BİR SELEDE MEÇHULEE...

Katılım
30 Ocak 2005
Mesajlar
141
can dündar dan....



Geçenlerde bir sohbette laf yoldan, yolculuktan açılınca 40'larının
>başında bir dostum 50. yaşgünü için yaptığı plandan söz etti:
>
>Yarım asrı devirdiği gün, küçük kızı da üniversiteyi bitirmiş
>olacaktı. İşte o gün üç arkadaşıyla birlikte bir tekneye atlayacak,
>rüzgârın peşi sıra yelken açacaktı.
>
>Tam bir yıl...
>
>Çoğunlukla başkaları için yaşanmış yarım asrın sonunda bir yıllık bir mola..
>
>
>Onun bu Koç'vari düşünü tartışırken, yine 40'larının başında bir anne,
>"Benim de motosikletle Ortadoğu turu projem var" dedi. O da oğlunu ve
>eşini bir süre bırakıp bir motorun selesinde hayatını yaşayacaktı.
>
>Ama sofradan gelen bir soru, hayali böldü:
>
>"Bavulunu nereye koyacaksın?"
>
>Doğrusu can yakıcı bir soruydu.
>
>Öyle ya, ömrüyle birlikte bavulu da doluyordu insanın; konfor ihtiyacı
>da yaşıyla beraber büyüyordu.
>
>Motor terkisinde özel şampuana, cilt kremine, makyaj malzemesine yer
>olmuyordu.
>
>Everest'in yayınladığı Che Guevara'nın "Motosiklet Günlükleri"nden söz
>etmenin tam sırasıydı.
>
>
>* * *
>Latin devriminin yakışıklısı, 23 yaşındayken yakın bir arkadaşıyla
>birlikte, motorla Güney Amerika'yı boydan boya katetmeyi kafasına
>koymuştu.
>
>O yaşlarda tıp fakültesini bitirmek üzereydi. Giderken okulunu,
>istikbâlini, ailesini ve ilk aşkını ardında bırakmıştı.
>
>Bir gün babasına "Ben Venezuela'ya gidiyorum. Bir yıl orada kalacağım"
>demişti.
>
>Babası şaşkınlık içinde "Kız arkadaşın ne olacak" diye sordu;
>
>"Beni seviyorsa bekler" dedi Che...
>
>Sevgilisine veda armağanı olarak bir köpek götürdü, adı "Geri-dön"dü.
>
>Günlüğüne o anki duygularını bir Latin şairiyle yazdı:
>
>"Kalbim o dilberle sokak arasında / salınıyordu bir sarkaç misali..."
>
>Günlük, sonrasını şöyle yazıyor:
>
>"Ağzımda veda etmenin yarı acı, yarı tatlı tadıyla, kendimi daha
>ilginç şeyler yaşayacağıma dair hayaller kurduğum yeni diyarlara
>kalkan serüven rüzgârlarına teslim ettim".
>
>
>* * *
>Nasıl da her şeye boş vermeye çağıran bir haytalığı, bir
>vurdumduymazlığı, bir bencilliği var yolculuk fikrinin...
>
>Bir kez yollara düşmeyegör, derhal bir yaşam biçimine dönüşür.
>
>Teker döndü mü artık "Geri-dön"üp yerleşmek, uzlaşmaktır.
>
>"Motosiklet Günlükleri"ni okuduktan sonra bu yolculuğun sonuçta
>Ernesto'nun hayatına malolduğunu anladım.
>
>Çünkü "seyahat" virüsü girmişti bir kez kanına...
>
>Fidel'le tanışıp Küba devriminin hizmetine girdikten sonra da
>yolculuğunu dağlarda gerilla olarak sürdürmüştü.
>
>Devrimi kazanıp da sıra koltuğa oturmaya gelince de yerleşmeyi
>reddetmiş, göçmen damarına yüklenmişti.
>
>Onun ütopyası, koltuğa oturmak değil, koltuksuz bir dünya yaratmaktı çünkü..
>
>
>Kişiliğini bir motor selesinde şekillendirmiş olanlar için koltuk
>eksiklik değil, fazlalıktı.
>
>Ayrılıp yeniden dağlara dönmek istediğini söyledi Fidel'e...
>
>Fidel kaldı ve devlet adamı oldu.
>
>O gitti, öldürüldü ve efsane oldu.
>
>
>* * *
>Bugün ölümünden 38 yıl sonra hâlâ bütün dünyada devrimin simgesi
>olarak selamlanıyor, adına şarkılar yakılıyor, resimleri tişörtleri
>süslüyorsa bu, biraz da onun "medeniyet zincirlerini parçalayan göçmen
>ruhu"nun eseridir.
>
>İşin sırrı, geçmişi ve gelecek hayallerini bir anda sıfırlayabilip bir
>motosikletin selesinde bir dostun beline sarılıp açılabilmektedir.
>
>Koltuğa yerleşmeden, 50 yaş beklemeden, bavul iteklemeden...
>
>Önünü ardını bilmeden, motoru hesapsız bir yarına doğru
>sürebilmektedir belki de mutluluğun sırrı...

CAN DÜNDAR
 
Katılım
29 Mar 2005
Mesajlar
1,328
yazı çok güzel chopy bizimle paylaştığın için teşekkürler bence her motor severin hayalidir plansız ve kaygısız bir şekilde motorun selesine atlayıp yüreğinin götürdüğü yere iki tekerlek üstünde gitmek :) :) :king:
 
G

Guest

hangimizin hayalinde böyle yolculuk yok iş güç ,yaşam kaygısı ,sorumluluklar,çocuklarımızın geleceği derken hayeller hep erteleniyor kaderimiz bize nasıl bir yol hazırladı bilinmez acaba hayallerimizi gerçekleştirecek zaman ve imkan olacakmı???????
 
Katılım
29 Mar 2005
Mesajlar
1,328
bence insanlar bu imkanı kendileri yaratıyorlar hayata karşı nasıl bu kadar kaygısız olabiliyolar çok şaşarıyorum doğrusu şahsen ben böle bi şeye kalksam eminimki istanbul sınırından çıkmadan vazgeçerdim çünkü sorumluluklarım ve geride bıraktıklarım aklıma gelirdi bize anca 60 ından sonra nasip olur oda tabi böle bi geziye halimiz ve ömrümüz kalıcakmı oda meçhul.bundan çıkan sonuç şudur benim ve benim gibiler için sadece hayalden ibaret :salut:
 
Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
800_2.jpg
 
Katılım
29 Mar 2005
Mesajlar
1,328
eyvallah prometheus bu fotoyu hemen kopyalayıp duvar kağıdı yapim bilgisayarıma :pr:
 
Katılım
30 May 2005
Mesajlar
41
Yazı süper, foto süper, alıp başını motorunla gitme fikri zaten süper...

Teşekkürler :rendeer:
 
Katılım
12 May 2005
Mesajlar
1,511
teror +1.. direk wallpaper yaptım.. çamur içindeki motoruyla, ustu başı tozlanmış surucu ve yolcuyla, çok doğal ve çok içerikli bir resim.. Prometheus optum seni
:rendeer:
 
G

Guest

Can Dündar'ın eline sağlık.
Onur resim için teşekkürler. Hemen bunları benim oraya da koyacağım.
 
Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
İzlemeyenler Motosiklet Günlüğü filmini mutlaka izlesinler. Ondan bir sahne bu...
 
Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
Daha önce bir foruma yazdığım tanıtım yazısı

975289025-3.jpg


Bu kitap, Che'nin 23 yaşında, yakın arkadaşı Alberto Granado'yla birlikte bir motosikletle çıktığı ilk Güney Amerika yolculuğunda tuttuğu günlüklerden oluşmaktadır. Che'nin derdi Amerika'yı keşfetmekti bir bakıma. Nitekim içindeki çağrıya uymamazlık edemeyip, üniversite eğitimini, ailesini, hatta ilk aşkı Chicniya'yı geride bıkaraka yollara vurmuştu kendini.

Çeşitli ülkeleri dolaştıkça ve özellikle cüzamlıların bulunduğu hastaneleri ziyaret ettikçe, gözlerinin önündeki tablo netleşmeye başlamıştı: Hem tüm insanlığı ikiye ayıran muazzam bölünme gerçekleştiğinde halkın yanında saf tutmaya karar veriyor, hem de tüm Amerika kıtasını Yankiler dışında bir melez ırka ait sayıyordu. Kadehini Birleşik Amerika için kaldıran bir Amerikalı!

'Lanetli' insanlar tüm burjuvalardan çok daha yakında bu sergüzeşte. Cüzamlıların Che'yi ve Alberto'yu sevmelerinin nedeni, bu iki kafadan onlarla çekinmeden sohbet etmeleri, dertlerini dinlemeleri ve futbol oynamalarıydı mesela. Biz de bu arada Che'nin Albert Camus'yle ortak bir noktasını da keşfediyorduk: İkisi de kaleciydi.

Dolayısıyla bu kitap, sonu bir gerilla mücadelesine varan ve Küba Devrimi'ne giden bir serüvencinin ağzından anlatılmış bir yol hikayesidir aynı zamanda...

Che'nin mizahi ve romantik kişiliğini de kitapta görmek mümkün. Ayrıca kitabın filmi de çevirildi.

http://imdb.com/title/tt0318462/
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst