Artık çok oluyorsunuz!

asm

Katılım
3 Şub 2007
Mesajlar
2,665
- Ben... dedim
- Sen kim oluyorsun, dediniz

- Siz... dedim
- Bizi ağzına alma !..., dediniz

- Onlar... dedim
- Onların lafı mı olur? dediniz

- Allah şahidim olsun ki... dedim
- Şahitsiz, ispatsız konuşamaz ki... dediniz

Sustum
- Kim bilir ne fesatlık düşünüyor?... dediniz

Kafamı sağa sola sallayarak lahavle çektim
- Bize sövüyor...dediniz

Abdest almak için kollarımı sıvadım
- Bize meydan okuyor...dediniz

Önemli bir haberi size ulaştırmak için koşa koşa yanınıza geldim
- Üstümüze yürüyor... dediniz


Dua ettim, size el açtığımı sandınız,
- Dileniyor...dediniz


Kalemimi açacak oldum,
- Bıçak çekiyor... dediniz


Size bir sigara vermek için elimi tabakaya attım
- Tabancaya davranıyor... dediniz


Artık çok oluyorsunuz. Bir adamın tahammülü bundan fazla olamaz. Hasta döşeğimde doktoru dilime bakarken görseniz, benim için, nerdeyse,
- Tıbba, fenne, iyiliğe dil çıkarıyor... diyeceksiniz.

Evet... Doğru söylüyorsunuz. Ancak, tıbba değil, fenne değil; size dil çıkarıyorum... Ve iste simdi, sola kaçmış boyunbağınızı düzeltmek için ellerimi uzatıyorum.
- Gırtlağımıza sarılıyor... diyorsunuz,
Evet... Gırtlağınıza sarılıyorum. Adamsanız koruyun gırtlağınızı!

Arif Nihat Asya





Arif Nihat'ın sevdiğim ve çok manidar bulduğum bir şiiridir. Paylaşayım dedim sizlerle.
 
Katılım
21 Kas 2007
Mesajlar
3,832
su içen kuşu her yudumda gagasını göklere kaldırıp Allah a şükreder gördüm

Arif Nihat Asya
bu sözünü de çok seviyorum kendisinin
 
Katılım
16 Kas 2008
Mesajlar
64
gerçekten güzel bir şiir bende daha önce Kıbrıs Rubaileri adlı şiir kitabını okumuştum(okumaya çalışmışıtım o zmn daha lisedeydim). Dili o zaman için ağır gelsede etkileyici idi şimdik raflardan bulupta okumak lazım bakalım artık ne alıycaz.
 
Katılım
22 Mar 2006
Mesajlar
629
- Ben... dedim
- Sen kim oluyorsun, dediniz

- Siz... dedim
- Bizi ağzına alma !..., dediniz

- Onlar... dedim
- Onların lafı mı olur? dediniz

- Allah şahidim olsun ki... dedim
- Şahitsiz, ispatsız konuşamaz ki... dediniz

Sustum
- Kim bilir ne fesatlık düşünüyor?... dediniz

Kafamı sağa sola sallayarak lahavle çektim
- Bize sövüyor...dediniz

Abdest almak için kollarımı sıvadım
- Bize meydan okuyor...dediniz

Önemli bir haberi size ulaştırmak için koşa koşa yanınıza geldim
- Üstümüze yürüyor... dediniz


Dua ettim, size el açtığımı sandınız,
- Dileniyor...dediniz


Kalemimi açacak oldum,
- Bıçak çekiyor... dediniz


Size bir sigara vermek için elimi tabakaya attım
- Tabancaya davranıyor... dediniz


Artık çok oluyorsunuz. Bir adamın tahammülü bundan fazla olamaz. Hasta döşeğimde doktoru dilime bakarken görseniz, benim için, nerdeyse,
- Tıbba, fenne, iyiliğe dil çıkarıyor... diyeceksiniz.

Evet... Doğru söylüyorsunuz. Ancak, tıbba değil, fenne değil; size dil çıkarıyorum... Ve iste simdi, sola kaçmış boyunbağınızı düzeltmek için ellerimi uzatıyorum.
- Gırtlağımıza sarılıyor... diyorsunuz,
Evet... Gırtlağınıza sarılıyorum. Adamsanız koruyun gırtlağınızı!

Arif Nihat Asya





Arif Nihat'ın sevdiğim ve çok manidar bulduğum bir şiiridir. Paylaşayım dedim sizlerle.

kendisinin bütün şiirleri etkileyidir.
teşekkür ederim.
 
Katılım
16 May 2007
Mesajlar
3,088
Tanrıya Sesleniş

Elsizlere el, dilsizlere dil ver yeniden,
Lutfet, bize bin şanlı nesil ver yeniden,
Dünyayı alıp avcuna bir gün Tanrım,
Avcunda bu dünyaya şekil ver yeniden

Arif Nihat Asya
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst