Apaçi misiniz?

Apaçi misiniz?


  • Kullanılan toplam oy
    158
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
27 Mar 2009
Mesajlar
526
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
kısa mesafe bir yere gideceksem kask eldiven mont falan giymem (hava iyiyse tabi) bide anayoldaki kırmızı ışıklarda etrafıma bakarım gelen geçen yok ise geçer giderim :p
 
Katılım
25 Nis 2009
Mesajlar
1,524
Motosikleti
Hornet
-kırmızıda hiç geçmedim geçmemde..
-ters yola baktım karşıdan araç qelmiyo girerim..
-4 sene önce ilk yaptığım kazadan sonra korumasız hayatta binmem..
-trafikte aralara girmek, boşlukları doldurmayı severim
-ekzoz orjinal..
-bazen ışıklarda yüksek devirde kalkıp ön tekeri bi 5-10 santim kaldırırm..Çok hoşuma gidiyo:mrgreen:
-motosiklet hız sınırlarını geçiyorum fakat arabalarınkini geçmeme motorum el vermiyo:p
Yinede kurallara uyuyorum Kendimi apaçiler sınıfına sokmuyorum:cat:

Çünki motorumun aynaları var..
sağında solunda pavyon misali ışıklar yok..
ekzoz'um bi soba borusu değil..
veya motorumun üzerinde al yazmalım,esmerim,liselim gibi yazılar sticerlar yok:mrgreen:
 
Katılım
3 Kas 2006
Mesajlar
2,854
Arkadaş :cat:

Şindi şööyle de oluyo bak:

Motorun topcase den her zaman daim bir adet mangal sarkmakta/taşmakta. Altında mangal kömürü, özel yapım krom mangal teli, portakal sandığından kırma tutuşturucu ve çıralar dahil. Sele altında her an hemen uygun bir ortama serilmeye hazır battaniye, bazı bazı küçük çadır:cat: Termos, plastik olmayan 3çatal, piçak, 2 melamin tabak, plastik olan düzine çatal-piçak vs vs. yani her an herhangi uygun bir ortamda pikniklemeye/konaklamaya hazır:cat::cat: Cep telefonuna indirilmiş muhabbetlik şarkılar/türküler.

Benzin her zaman dolu, motor bakımlı ve hazır, adeta bir Apaçi gibi her an her yere Obamızı kurmak için:)

Ben ce apaçilik derkene konuyu az daha geniş tutmalı gibi:mrgreen:
 
Katılım
6 Şub 2009
Mesajlar
307
-kırmızıda geçmek--(hiç yapmadım yapmam)
-ters yola girmek, kaldırımı, parkı bahçeyi yol etmek(bazen kaldırıma çıkmak mecburi durumda)
-korumasız motosiklet kullanmak(çok nadir,500 metre kadar gideceksem,o da 15 km yi geçmez hızım en sağdan çok dikkatli)
-trafikte aralara girmek, sol gösterip sağdan sollamak(aralara girmek,evet)
-çevreye rahatsızlık veren egsoz edinmek(yok yok:)
-olur olmaz yerde artistlik hareketler icra etmek(bazen artistlik iyidir,arada)
-hız sınırlarının çok üzerinde yardırmak(şehirler arası yollarda ve nadir..)
 
Katılım
22 Mar 2009
Mesajlar
1,434
apaçiliğimi pirelli lastiğimle asfalta yazarım ışıklarda beklerken redlıne devbir yapar saat gibi motoru sayıklatırım sonra lastkll ykarak bir kalkış yaparaım ardından sivl polsler kovalıyo zaten:)))))
 
Katılım
9 Kas 2008
Mesajlar
3,117
Kırmızı ışıkta geçmedim geçmem.
Mecbur kalmadığım sürece ters şeride girmem.
Yaptığım kazada (full korumaydım) değerini bir kez daha anladım.
Bazen aralara girerim.
Aynasız motora binmem.
Egzos sesi rahatsız edici değil (hatta hiç değil)
2 kişiyken istemsiz tekere kalkma olayı oluyor.:cherry:
 
Katılım
26 Kas 2005
Mesajlar
1,103
la burası motosiklet sitesi mi yoksa piskolojik destek-tedavi merkezi mi :mrgreen:
 
Katılım
16 May 2007
Mesajlar
3,088
motora binen herkezin içinde vardır bir apaci ruhu , bizlerde motorlarımıza apacilerin atına bağlı olduğu gibi bağlı değil miyiz? :)

yoksa nasıl kullanırdık o motorları... nasıl bastırırdık içimizdeki apaci tarafını...
lulululuuulluuuuuulluu...
 
Katılım
29 Haz 2006
Mesajlar
3,438
airbrush, anılyuksel, aYe, CERRAHI, dogan_86, edii, hasanpinar0537, kalipso, Marv, mete_han, motocycleboyreigns, rEnE, teror, uniqe

Yanlız APACHE olanlara bakınca sitenin cok eskileri oldugunu gordum :mrgreen:
Ulen essek kadar adam oldunuz koca siteden hiçmi bişi ogrenemediniz yıllardır :p
 
Katılım
6 Ocak 2008
Mesajlar
39
-kırmızıda geçmek -etraf güvenliyse neden olmasın(iyice emin olmadan geçmem)
-ters yola girmek, kaldırımı, parkı bahçeyi yol etmek. - ara sıra bazı bazı :wiinkk:
-korumasız motosiklet kullanmak - kesinlikle hayır
-trafikte aralara girmek, sol gösterip sağdan sollamak - duran yada yawaş akan ölümcül görünmeyen trafikte evet.
-çevreye rahatsızlık veren egsoz edinmek - başta kendim rahatsız olurum.takana mana veremem
-olur olmaz yerde artistink hareketler icra etmek - işim olmaz..
-hız sınırlarının çok üzerinde yardırmak - kesinlikle hayır.. sona aman arabalar üstümüze kırıo bizi görmüyo tabi görmez ben bile görmüyom...
 
Katılım
14 Eyl 2006
Mesajlar
5,631
Kaldırıma çıkarım bazen, ama oda aradan geçmemi engelleyen araçtan kurtulmak için olur.

Onun haricinde tüm kurallara uyarım:)
 
Katılım
16 Tem 2008
Mesajlar
9,095


Yoksul ailelerden çıkıp, yoksul semtlerde yaşadığı halde iyi yerlerde takılan ve çakma giysiler giyen ‘apaçiler’ facebook’ta açılan bir grupta acımasızca yargılanıyor

Başlık, Facebook’ta açılmış ve çok popüler olmuş bir grubun adı. Yazıyı yazdığım saat itibariyle 56 bin 442 hayranı var. Apaçiler bu ellialtıbindörtyüzkırkiki hayranı çok eğlendiriyor. Önce masum ve mizahi bir hareket olarak başlayan bu sayfa, sayısız başka internet komünitesinin de desteğini aldıktan sonra giderek alayın, dışlamanın ve en sonunda da nefretin doruklarda yaşandığı bir nitelik kazandı. İnternet genelinde yapılan yorumların büyük kısmı yeteneksiz bir küçümseme ve izansız bir tektipleştirmeyle başlıyor; hapse, sürgüne ve hatta ölüme varan dileklerle sona eriyor.

Bileceksiniz, çoğunlukla yoksul ailelerden çıkıp, yoksul semtlerde yaşadığı halde şehrin ‘iyi’ yerlerinde takılan, eklektik müzikler seven, birkaç jenerik saç modeli kullanan ve mutlaka ‘çakma’ şeyler giyen gençlere ‘apaçi’ deniyor. Daha batılı bir görüntü kazanmış ‘kırolar’ olarak da algılayabilirsiniz.
İşlenen suçu mizah zannedenler için bir tanım getireyim. Her şeyin, ama her şeyin mizahı yapılır. Edebiyle olursa ölümün bile mizahı yapılır. Ancak mizah, komiği çıkarmak için teşhis ettiği farklılığı ayrım yapmak, rütbe dağıtmak için kullanmaz. Çelişkiyi yakalar ve o noktada durur. ‘Yanlış’ı göstermez. Çünkü o zaman neyin ‘doğru’ olduğunu açıklama mecburiyeti doğar. O da biraz sıkar.
Fikrini açıklamakla ahlak öğretmek arasında dev bir uçurum bulunur. Özetle, dünyadaki birçok şey gibi apaçi denen arketipin de komiği vardır, buna gülünür. İş ki, mizahı kendini temize çekme aracı olarak kullanmayasın. Sosyal sınıflarla dalga geçmenin (alay etmek değil) nasıl hakkıyla yapılacağını görmek için Umut Sarıkaya’nın bazen apaçileri de konu ettiği- karikatürlerini bir ders gibi takip edebilirsiniz.
Şimdi de bu çocuklara yönelen nefreti meşrulaştırmak için getirilen eleştirileri görelim.

İNSANLARI RAHATSIZ EDİYORLAR
Doğrudur. Olabilir . Yalnız bazen de üniversite hocaları, karılarını dövüyor. Son derece ‘normal’ insanlar, trafikte kavga çıkarıyor. Bazı taksiciler, bizi dolandırıyor. Kimi memurlar rüşvet yiyor. Çift anadal okumuş mühendislerden bir kısmı 1988’den beri oduncu gömleği giyerek göz zevkimizi bozuyor. Demek ki neymiş, bütün aklı başında ceza hukuklarında, suçun şahsiliği ilkesi varmış. Akça pakça orta sınıf faşizminin kafasının bir türlü basmadığı şeyi yeniden hatırlatayım: bir suçlu, ait olduğu (düşünülen) sınıfa, camiaya, örgüte mal edilemez. Biri size yolda laf atarsa gider polise şikayet edersiniz. Bu kimsenin Apaçi, Komançi ya da Abu Çi Çi olması fark etmez. Grubunun bütün üyelerini de sorumlu kılmaz.
İkincisi, hani önünde elpençe divan durduğunuz patron ve bünyesinde çalıştığınız yüksek kurumsal ‘ideallere’ sahip şirket filan var ya. Hah, işte bütün bunlar o apaçilere sattığınız cep telefonu sayesinde ayakta duruyor. Aman yani, fazla rahatsız olursanız kar marjınız düşüverir.

ÇOK ZEVKSİZLER (ÇAKMA)
Eğer kuşaklar boyu topraktan ya da sanayinden gelen bir zenginliğe sahip değilseniz, büyükbüyük dedenizle aynı ya da benzer eğitimi görmediyseniz, paranız cüzdanda değil de kimi evrakların üzerinde bulunmuyorsa; uzun lafın kısası aristokrasiye değil orta sınıfa aitseniz sahip olduğunuz her şey, edindiğiniz tüm zevkler, kimliğinizi oluşturan tüm parçacıklar ikinci eldir. Yani sizin deyişinizle, dur büyük yazayım, ÇAKMA’dır. Sonradan öğrenilmiştir. Çok azı sindirilmiş, geri kalanı üzerinize ancak teğellenmiştir.
Siz, eşten dosttan geri kalmamak için hayat boyu sevmeyeceğini bildiği müzikleri biriktiren, içine darallar geldiği halde rafına Kieslowski filmleri dizen, konusu gelince “OKUDUM ONU BEN!” diyebilmek için çok sıkıldığı halde elindeki kitabı fırlatıp atamayan, Fransa’nın bağrından kopmuş bir gastronomi uzmanı gibi “Rakının yanında şu yenmez, şampanyayla kumpanya yapılmaz” diye öğretmenlik taslayanlardansınız.
Ben sizi bu zavallılıklardan ötürü yargılamıyorum. Çünkü bu çağ, bu sistem, bu hayat böyle şeyleri zorunlu kılıyor. Acıklı yaşamlarımızı böyle merhemlerle ovmadan ağrılara katlanamıyoruz. Çünkü siz, büyük oranda ‘ben’im.
Unutmayınız ki Türkiye’de İstanbul’dan başka gerçek anlamıyla büyük şehir yoktur. Yani, Türkiye taşradır. Dolayısıyla taşranın kenti ‘işgali’ ekonomik, sosyal ve psikolojik bir masturbasyondan ibarettir. Ve kanaatimce nefret suçu işlenmediği sürece bu büyük taşra, hepimize yetecek kadar neşeli, zengin ve mutlu bir yer olabilir.
“En iyi kızılderili ölü olandır” sözünü bilirsiniz. Amerikalı kızılderili avcısı General Sheridan’a atfedilir. Bense kendi ülkemde her gün yeni bir Sheridan göreceğime, her gün yeni bir apaçi görmeyi elli kere tercih ediyorum. Mutlu yarınlar.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst