- Katılım
- 1 Eki 2008
- Mesajlar
- 1,071
- Konu Yazar
- #1
Bu sefer arkadaşım Özgür beni arayarak 100 KM lik kısa ama öz bir gezi yapmak istediğini ve ona katılıp katılamayacağımı sorduğunda bende memnuniyetle eşlik edebileceğimi söylerek kabul ettim...
İşte Rotamız...

Bu rota üzerinde mutabık kalındıktan sonra kahvaltı ve öğle yemek lojistiğini tamamlayıp saat 10;30 gibi Kepez Ormanında kahvaltı için gaz açmıştık bile... Bir anda kendimiz ormanda ve motosikletlerimizi park etmiş halde buluverdik....

Ve ben.......

Kahvaltımızda klasik "SELKA" kahvaltısı vardı.. Beyaz tam yağlı keçi peyniri, termos çay, mısır, domates ve ceviz...

Orman içindeki kahvaltımız çok keyifli idi.. Başladık Özgür ile Mayıs sonunda yapacağımız Güney Doğu Anadolu gezimizi sorgulamaya...

Kahvaltımızı sıkı bir şekilde yaptıktan sonra doğru "Kırkgöz"e...

Kırkgöz Toros dağlarının 40 adet tatlı su kaynağı ile oluşmuş tertemiz bir göletidir. Adını buradan alıyor. Dikkatli bakılınca fıkır fıkır su kaynıyor gibi.. Halbuki kaynak yükseliyor..

Kırkgöz eski Antalya'nın en önemli su kaynaklarından birisiymiş....


BU SIRADA Özgür suya dokunamadan edemiyor..

Su gerçekten cam kadar şeffaf...

Su o kadar berrak ve duru ki; dalmış gitmişim o esnada Özgür şipşaklamış.... Derler ya su gibi güzel diye... Torosların kaynağında bunu anlıyoruz...

Özgür'de çoçuk iken burada yüzdüğünü ve çok eğlendiğini söylüyor...

Ancak yola devam etmek gerekir ki Özgür bu güzellik karşısında pekde ayrılmak istemiyor gibiydi.. Sanki eski dostunu görmüş gibi....

Ama yola devam...

Karain Mağarasına gelmden Toros Dağlarını Resimliyorum.. Bulunduğumuz bölge tamamen Torosların tatlı suyu.. Sanki bir ana gibi bize süt veriyor.... Muhteşem dağlarımız tepesindeki kar ile selamlıyor bizleri...

İŞte yine bir tatlı su kaynak göleti...

Güzel yolları geçtikten sonra
İşte Karain Mağara Müzesi....

Karain Mağarası 2.000.000 yıl önce yani 2000 adet 1000 yıl önce yaşamış dönem ilkel insanların mağarası...

Ama müze işin rahat kısmı idi.... Asıl olan mağaraya gitmek.. Yani dağın yukarısına....


Mağara Toros dağının ortasında biyerde...


Manzara çok iyi....

Ancak daha tırmanmalı....

En nihayet mağara girişi ...


Burada yaşayan insanlar fil ve gergedan avlamışlar...


Yola devam...

Harika KIR ÇİÇEKLERİ::::::

Çok hoşlar..

İŞte Güver Uçurumu.. 120 m derinlik 2.000.000 yılda oluşmuş bir yarık....



Derinlik korkutucu idi....


Özgür'e dedim ki; bi çayda burada içelim yahu.. O da olur dedi...

Çayımızı bu uçuruma karşı yudumladıktan sonra hadi Özgür bişey yiyelim deyince....

Soframızı kurmaya başlamıştık bile...


Yemeğimizi yedikten sonra...


Direkt Yaban keçisi Üretme merkezine gittik..

Burası son lokasyonumuz idi.... Fazla bir vakit kalmamıştı.. Özgür gece nöbetçi olduğundan direkt molasız Antalya yaptık....
Bu gezide beni gezdiren Özgür arkadaşıma da kocaman Teşekkür...
İşte Rotamız...

Bu rota üzerinde mutabık kalındıktan sonra kahvaltı ve öğle yemek lojistiğini tamamlayıp saat 10;30 gibi Kepez Ormanında kahvaltı için gaz açmıştık bile... Bir anda kendimiz ormanda ve motosikletlerimizi park etmiş halde buluverdik....

Ve ben.......

Kahvaltımızda klasik "SELKA" kahvaltısı vardı.. Beyaz tam yağlı keçi peyniri, termos çay, mısır, domates ve ceviz...

Orman içindeki kahvaltımız çok keyifli idi.. Başladık Özgür ile Mayıs sonunda yapacağımız Güney Doğu Anadolu gezimizi sorgulamaya...

Kahvaltımızı sıkı bir şekilde yaptıktan sonra doğru "Kırkgöz"e...

Kırkgöz Toros dağlarının 40 adet tatlı su kaynağı ile oluşmuş tertemiz bir göletidir. Adını buradan alıyor. Dikkatli bakılınca fıkır fıkır su kaynıyor gibi.. Halbuki kaynak yükseliyor..

Kırkgöz eski Antalya'nın en önemli su kaynaklarından birisiymiş....


BU SIRADA Özgür suya dokunamadan edemiyor..

Su gerçekten cam kadar şeffaf...

Su o kadar berrak ve duru ki; dalmış gitmişim o esnada Özgür şipşaklamış.... Derler ya su gibi güzel diye... Torosların kaynağında bunu anlıyoruz...

Özgür'de çoçuk iken burada yüzdüğünü ve çok eğlendiğini söylüyor...

Ancak yola devam etmek gerekir ki Özgür bu güzellik karşısında pekde ayrılmak istemiyor gibiydi.. Sanki eski dostunu görmüş gibi....

Ama yola devam...

Karain Mağarasına gelmden Toros Dağlarını Resimliyorum.. Bulunduğumuz bölge tamamen Torosların tatlı suyu.. Sanki bir ana gibi bize süt veriyor.... Muhteşem dağlarımız tepesindeki kar ile selamlıyor bizleri...

İŞte yine bir tatlı su kaynak göleti...

Güzel yolları geçtikten sonra
İşte Karain Mağara Müzesi....

Karain Mağarası 2.000.000 yıl önce yani 2000 adet 1000 yıl önce yaşamış dönem ilkel insanların mağarası...

Ama müze işin rahat kısmı idi.... Asıl olan mağaraya gitmek.. Yani dağın yukarısına....


Mağara Toros dağının ortasında biyerde...


Manzara çok iyi....

Ancak daha tırmanmalı....

En nihayet mağara girişi ...


Burada yaşayan insanlar fil ve gergedan avlamışlar...


Yola devam...

Harika KIR ÇİÇEKLERİ::::::

Çok hoşlar..

İŞte Güver Uçurumu.. 120 m derinlik 2.000.000 yılda oluşmuş bir yarık....



Derinlik korkutucu idi....


Özgür'e dedim ki; bi çayda burada içelim yahu.. O da olur dedi...

Çayımızı bu uçuruma karşı yudumladıktan sonra hadi Özgür bişey yiyelim deyince....

Soframızı kurmaya başlamıştık bile...


Yemeğimizi yedikten sonra...


Direkt Yaban keçisi Üretme merkezine gittik..

Burası son lokasyonumuz idi.... Fazla bir vakit kalmamıştı.. Özgür gece nöbetçi olduğundan direkt molasız Antalya yaptık....
Bu gezide beni gezdiren Özgür arkadaşıma da kocaman Teşekkür...
Son düzenleme: