her gittiğim yerde her türlü balıktan yakalamışlığım vardır. çocukuluğumda olta misina bulamayıp toplu iğne iplikle bile balık yakalamışımdır. bu iş için yürümediğim yol, çıkmadığım dağ tepe, girmediğim macera kalmadı. bir yerde balık var sözünü duymayayım, en kısa zamanda orada biterdim. yalnız başıma ıssız dağlarda dere içinden her türlü tehlikeyi göze alarak yaptım bu işi. ozaman motor da yoktu altımda tabanvay turizm seyahat ediyordum. en son artık yaş kemale erdi deyip dere ve göl işini bırakarak denize yöneldim. çinekop, kaya balığı, istavrit, baya balık yakaladım denizde. bir kaya balığını yakalamak için kayalıkların içinde iki büklüm 2 saat beklediğim olmuştur. yedim doydum, işin zevkini çıkardım.
velhasıl kelam:
4 yıl önce bizim deniz kıyısındaki dalgakıranlara kefal sürüsü yanaşmıştı. deniz kum gibi balık kaynıyordu irili ufaklı, bir balık manyağı için rüya gibi bir durum anlayacağın. 3 gün boyunca sabah gittim akşam döndüm. eğer şu durumda 1 tane bile balık yakalayamazsam bu işi bırakırım diye yemin ettim baştan. bildiğim her oltayı her yemi denedim ama 1 tane bile yakalayamadım.
nasibimiz kesilmiş dedim ve yeminime uyup bu işi bıraktım.
oh be dünya varmış, kurtuldum bu hastalıktan :queen: