eğitim
İzmirde Honda Sürüş Eğitimi Alabiliyomuyus ? ( Daha cok yeniyim bilgilenmem gereken cok konu var

)
Eğitim almak istiyorsan Türkiyenin sertifikalı bence en iyi hocası olan Uğur Abiden almalısın. Detaylar için 532 326 64 25 telefonum.
Arkadaşlar başka almak isteyen olursa grup olarak çok daha ekonomik yapabiliriz.
Arkadaşlar nasılulsunuz hayat va mı, sesim geliymi.... Pek aranızda olamasamda arkadan yetişmeye çabalıyorum.
Süper yemekleri ile 2 aç insanı doyurduğu için Özleme sonsuz teşekkürler. Allah razı olsun.
Motorsiklet seven sevmeyen herkesin okuması gereken bir yazı...
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayattır.
Birçok babanın korkusu oğlunun motosiklete
binmesidir. Ölümden ve başka her türlü tehlikeli
durumun çocuklarının başına gelmesinden
korkarlar.
Benim senin başına gelmesinden en çok korktuğum
şey ise hayatın zevklerini almadan yaşayan bir
eğreltiotu olmandır.
Eğer yapmak istediğin şey orada duruyorsa ve
aranızda bir tehlike dikilmişse, senin yapman
gereken o tehlikeyi bertaraf edip, istediğin şeye
ulaşmaktır.
İşte bunu yapamazsan hayatın ancak bir
eğreltiotununki kadar heyecanlı olabilir.
Motosiklete bin oğlum, ama dikkat et, motosiklet
tehlikelidir.
O tehlikenin üzerine aptal gibi gitme. Unutma Sun Tzu
der ki; "kötü komutanlar önce savaşa girer,
sonra nasıl kazanacağını düşünürler; iyi
komutanlar önce nasıl kazanacağını bulmadan
savaşa girmezler".
Önce viraja girip de sonra nasıl çıkacağını
düşünen aptallardan olma.
Tehlikeleri en küçüğüne kadar bertaraf et. Hep
tam koruma kullan, bakımsız motorla yola çıkma,
alkollü ya da yorgun binme, kafan bozukken taksi tut,
bilmediğin yolda risk alma, diğer araç
sürücülerinden köşe bucak kaç.
Tehlikeleri nasıl dibine kadar bertaraf edeceğini
bilemiyorsan sakın motosiklete binme, çünkü o
zaman bu işi beceremezsin demektir.
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet aşktır.
Sadece kızlardan bahsetmiyorum, motosiklet macerası
yaşam aşkıyla doludur.
Güneşi batıracağın yeri bilmek, üzerinde
yaşadığın toprakları karışı karışına
gezmek, her yaş ve meslekten insanla yolunu
paylaşmak ve bindiğin makinenin üzerinde sanki
çığlık atarmış gibi kopup gitmek, hayatı dibine
kadar yaşamak, ancak bu araçla mümkündür.
Motosiklet macerasının içinde yaşam aşkı olmayan
insanların tek yaptığı ise teknik detayları
birbirlerine anlatarak kocaman, yararlı ama sıkıcı
bir ansiklopediyi yaşayıp gitmektir.
Aşkın ucunu bırakma, heyecanlı ve renkli ol,
sıkıcı olma.
Sıkıcı olacaksan arabaya binip, hafta sonları
futbol, akşamları ana haber seyrederek
yaşayabilirsin, motosiklete ihtiyacın yok.
Günü yakalamayı bil oğlum, motosiklet senin
yaşama enstrümanındır.
Kızlardan bahsetmiyorum dediysem, o kadar da demedim
tabi. Hani bazen pembe bir vespa üzerinde pembe
kaskla kuğu gibi giden pembe pantolonlu bir kız
görürsün ya? Git yanaş, merhaba de ona. Orta
parmağı gösterirse, kıza efendi gibi bir selam
çakıp gazla bana gel, ensene bir tane patlatayım,
sonra bira içmeye gideriz. Hayatı böyle
yaşayacaksın işte, öküz gibi, ödlek gibi değil.
Hem efendiliğini bozmayacaksın, hem de
çılgınlığını koruyacaksın.
Ha hoşlandığın bir kız mı buldun? At motorunun
arkasına, Datça'ya gxxür onu, Knidos'un
sularıyla yıka.
Can Yücel'in en sevdiğin şiirlerini okurken batan
güneşi izlet ona, Domuzbükü'nde yıldızları
ört üstüne uyusun.
Sonra bu macera için bana teşekkür edeceksin.
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet isyandır.
İnsanlık tarihi popüler kültürler ve onlara
tepkiyle gelişen kültlerle doludur. Rock tarihi, 68
kuşağı, Avrupa bohemleri, Beatnick'ler hep aynı
heyecanla tutuştular. Bugün bu ateş bir miktar
sönmüş görünse de sen buna aldanma.
İnsanoğlunun doğasında isyan vardır ve motosiklet
bunun dışa vuruluş şekillerinin en güzellerinden
biridir. Motosiklet bir ulaşım aracı değildir, bir
isyan aracıdır, bunu kafandan çıkarma.
Hayatın rutinlerine dikkat et oğlum. Efendi ol ama
içindeki serseriyi korumayı bil, akşam eve gelince
takım elbiseni çıkarıp deri montunu giy.
Her zaman kravatın olabilir ama hiç yuların
olmasın, her zaman bir patronun olabilir ama hiç
efendin olmasın.
Eğer seni zincirliyorlarsa o patronu, arkadaşı ya
da sevgiliyi dehleyip, kravatı çöz, kol saatini
fırlatıp at, gemileri yakmayı bil.
Hayatımda tanımaktan keyif aldığım insanların
neredeyse hepsi, günü geldiğinde hayatında radikal
değişiklikler yaparken gözünü kırpmamış
insanlardır.
Ve bu insanların neredeyse hepsi motorcudur.
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet
dostluktur.
Bir motosiklet grubuna mutlaka gir. O motosiklet
grubunun içerisindeki bir kavgaya ise asla girme.
Unutma ki insanın olduğu yerde sevgi de vardır,
kavga da vardır. Toplumdan soyut yaşama, yolu
paylaş. Ama kimliğini de kaybetme, yolunu
şaşırma. Toplumun içinde dur, ama tek başına
ayakta dur, sonuçta yol yalnız senin yolundur
unutma.
Herkesle konuştuğun gibi, her tip motora da bin,
tutucu olma. "Chopper gitmiyor, dönmüyor"
diyenleri takma, altındaki V motorun ritmiyle dans
etmeden isyanın ruhunu anlayamazsın. Sıkı bir
enduroyla off-road yapmadan doğaya fazla
kavuşamazsın. İbrende bir kez olsun 200'leri
görmeden de adrenalin seni ilk defa içki içmiş 15
yaşındaki kız gibi sarhoş eder durur. Herkesi
dinle ama hiç kimseye kulak asma. Motosiklet
türlerinin her biri farklı amaçlarla
üretilmiştir, birini seçeceksen seç, ama hepsiyle
barışık ol, hiçbirinin fanatiği olma.
Motosiklete bin oğlum, çünkü ben hep motosiklete
bindim.
Ve şu hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biri
bu. Tek bir dakikasından bile pişman değilim ve iyi
kötü her maceramın kıymetini bildim.
Hayatta öğrendiğim birçok şeyi bu iki tekerlekli
cansız makineden öğrendim.
Motosikletle yaşa oğlum ve aradan yıllar geçerse
ve ben motosiklete binemeyecek durumda olursam, gel
bana maceralarını anlat, nereleri keşfettiğini,
kimlerle hırlaştığını, kimlerle dost olduğunu,
hangi şarabı kiminle içip, hangi güneşi nerede
batırdığını.
Eğer ben ölmüşsem de çok önemseme. Motor
üzerinde ölmüşsem neden pişman olmadığımı
anlayacak tek kişi sen olacaksın.
Eğer ölmemişsem şu pembeli kıza sor bakalım
ablası var mı?
Sana bırakacağım en büyük miras, işte bu hayat
rehberi, motosikletli hayatın ta kendisidir.
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayatın
ta kendisidir.
alıntıdır...
Özgün Adı: Lettera a un bambino mai nato
Yazar: Oriana FALLACI
Türkçeye çeviren: Pınar KÜR
Yayınlayan: ÇAĞDAŞ DÜNYA YAZARLARI
Tescili: 975-510-743-6