Arkadaşım 1988 model IZH im var EL KONDAĞINA sahip,yazın sattığım 1992 model MNNCK 125 (misk 125) el kondağına sahip, 1990 model JAWA Style( Çekoslavak (1 Ocak 1993'te Çek Cumhuriyeti ve Slovakya olarak ayrıldı)) kullandım el kondağına sahip, 1986 model MZ 250 (Alman) kullandım el kondağına sahip, 1974 model IZH pilonta kullandım el kondağına sahip...Boşa konuşmuyorum dünkü çocuk değiliz ben doğduğum günden beri motosikletlerle büyüdüm;herkes artçı başlar ben depo üstünde 3-4 yaşında başladım...
Bu IZH denen motor denince başka modelleri mutlaka vardır ama Antalya ve ilçelerinde özelliklede Alanya'da bu model genelde 'Rus' motoru ya da motorları olarak bilinir ve birbirine benzeyen bir çok modelini yollarda az ama emniyetin hurda depolarında ve sanayinin köşelerinde bir hayli bulabilirsiniz.Benim ilk hatırladığım ve zamanının kralı olan çift silindirli 350 cc'lik modeli bu:
Zamanında Alanya'da bu motordan sadece Alanya'nın Demirtaş Kasabası'nda oturan ve 'Motorcu Osman' lakabıyla bilinen ve geçimini uzun yıllar bu motorla yolcu taşıyarak kazanmış olan Osman Uysal adlı şahısta vardı.Senin deyiminle 'el kondağı' vardır ama o şahsın bile bundan haberdar olduğunu zannetmiyorum.Bilse bile bu senin deyiminle 'el kondağını' kullanmak yerine Rus motorlarının meşhur anahtarı olan ve hani çivi şeklinde olup direk kafaya giren anahtarını yuvasından çekmek suretiyle stop ettirmeyi tercih etmişlerdir tahminimce...
Sırf merakımdan sabah sabah arkadaşım olan oğlu vasıtasıyla şimdilerde 80 yaşına merdiven dayamış bu adamı aradım ve sağ elcikte kırmızı bir stop düğmesi var Osman amca hatırladın mı dedim?Kendisinin verdiği cevap 'hatırlamıyorum yeğenim' oldu.Peki motoru stop edeceğin zaman ne yapıyordun Osman amca deyince verdiği cevap ise malum 'çiviye benzeyen'anahtarı yuvasından çıkarmak oldu.(Adam şaşırdı ve niye böyle bir şey sorduğumu sordu.Sadece merak ettim Osman amca dedim.Diyemedim Motosiklet.net'e bi şey yazacam onun için.

)
Senin IZH Planet5 dediğin motor ise bu motor bildiğim kadarıyla:
Bu motor normal tel jantlı ve tek egzost çıkışı var.Daha sonra bunun çift egzost olanı ve çelik jantlı ön freni disk olan modelleride çıktı ama ilk çıkan planet kadar tutulmadı.
Bu motoru kullanmış birisine IZH Planet5 diye bi motor biliyormusunuz diye belki tamamına yakını bilmez ama 'Rus' motoru deseniz hemen bilir.
Yine bu planet5 ilk piyasaya çıktığında Alanya'ya 3 tane geldi ve ilk alan kişi de Ali Şimşek isimli şimdi akciğer kanserinden rahmetli olan lokantacı bir şahıstı.
Bu motor çok yakmasına rağmen ilk alındığı zamanlarda 140-145 Km sürate çıkıyordu ve motorun gidonunun sol tarafındaki ufak kolu çekince 'pııırrrttt' şeklinde çıkan ses acayip hoşuma gittiği için bende bi hayli binmiştim bu motora.
Bu motorun en beğendiğim tarafı üzerine ne kadar yük atarsanız atın 1. vitese taktınız mı hiç bir yokuşta ben gitmem dememesi ve yan tarafına sepet takılabilmesi.En kötü tarafı ise aşırı yakıt tüketimi ve çalıştırma anında her an egzostunun yarılma ve bir yerleri kırma endişesi.
Bir keresinde planet5'in egzostu öyle bir patladı ki koskoca fotoğraf dükkanının vitrini tuz-buz oldu ve planetin egzostu baştan sona yarıldı.Onun için bu motordan birisini çalıştırırken görürsem mümkün mertebe arkasında durmamaya çalışırım zira her an beyninize bir susturucu saplanma ihtimali var.
Minsk ise o insanın kulaklarını çınlatan incecik sesiyle bu motor:
Bu motorun çok tutulduğu söylenemez ve yine bunu kullananların 'kırmızı stop düğmesi'nden pek haberdar olduklarını,olsa bile pek kullandıklarını hiç ama hiç zannetmiyorum.Yine bu motorun daha sonra deposunda ve bir kaç yerinde değişiklik yapıp sport modeli diye hiçte sporta benzemeyen bir modelini piyasaya sürdüler ama tutmadı Minsk kadar.
Minsk'e de bir çok kez bindim ve Allah binenlere sabır versin dedim.Tek kelimeyle kafa ağrıtmaktan başka bir işe yaramayan bir motordu.Ama hızını aldımı da 120 Km sürate kadar çıkabiliyordu.Ama yolunuz yokuşsa ve de yükünüz ağırsa vay halinize.Hele birde yokuş ortasında kalırsanız atın gitsin artık motoru.
3,5 diye bilinen Jawa 350'nin ise başka modelleri olmasına rağmen Türkiye'de en bilindik iki modelinden birisi
Jawa 350 TS bu:
Senin resmini koyduğun motor ise 'Jawa 350style' değil Türkiye'de 3,5 sport olarak bilinen ama normalde sadece Jawa 350 şeklinde adı geçen ve rengine göre üzerine kırmızı stil,(red style) siyah stil,(black style) yazılan model:
Bu iki modelden daha çok ilk resimdeki TS 350'nin özellikle 90-91 modelleri tutulur piyasada.Dört zamanlı motorlar(özellikle de çin motorları) piyasayı ele geçirdikten sonra daha önce çok temizini Konya'dan 1400 YTL' alıp 2500 YTL'ye sattığım bu motorun yine aynı şekilde bir başkasını 1500 YTL'ye almış ve 800 YTL'ye zor satmıştım.
Bu motorun zamanına göre en iyi tarafı yerine göre 160 Km sürate kadar çıkabilmesiydi.Ama 4 vites olduğu için midir yoksa başka bir nedenden midir bilinmez yüksek süratte uzun müddet gidemez ve 'şişerdi'.
Yine bu motora artçı olarak binen kişi beyaz gömlek ya da benzeri bir giysi giymişse ve de sürücü biraz basmışsa vay artçının haline...Bembeyaz gömlek egzosttan gelen yağdan simsiyah olurdu...
MZ'in 250 denilen modeli ise bildiğim kadarıyla bu:
Bu motora çok bindiğim söylenemez onun için pek bir şey söylemem pek doğru olmaz.Ama bu zamanında Jawa 250'nin ön dişlisini büyültmek için orjinal dişli bulunmadığı zaman bu motorun ön dişlisini tornacıda jawa 250'nin dişlisine monte ettirdiğimi hatırlıyorum.IZH pilonta diye bir motor ise bilmiyorum.
Konu 'kırmızı stop düğmesi' nden nerelere geldi ama bunları bende doğduğum günden bu yana senin kadar olmasa da az çok motorlarla haşır-neşir olduğum için ve artık 'çocuk' değil büyüyüp 'motorcu' olduğum için yazdım.
Motora herkes senin gibi 3-4 yaşında depo üzerinde başlamayabilir ama bu bir şeyi değiştirmez.Benim gözümde kurallara uyduğu sürece her motorcu 'motorcu'dur.
Benim motorla ilk tanışmam 2 yaşında babamın 69 model kulaklı 'gara cava' sını yakmamla başladı ve önce depo üzerinde,sonra artçı olarak ve en sonda sürücü olarak devam etti,ediyor.Elimin iç kısmında hala o yanıktan bi imza taşıyorum ve belki de motor sevdam bu kaza ile başlamıştır kim bilir?28 yaşına geldik,Allah'tan bi mani olmazsa da gücüm elverdiği sürece arabalardan nefret etmeye ve 'motorcu' olmaya devam edeceğim.
3-4 yaşındaki çocuğu kimse artçı olarak motora bindirmez zaten.Güvenliği açısından ya depo üzerine yada scooter ise ortadaki boş kısıma yerleştirir.
.
Bide scooter tarzı motorlarda vites olmadığı için acemi birinin yan ayakta çalıştırıp motosikleti devirmemesi için; yan ayağa bağlı bir müşur yardımıyla yan ayakta çalışmasını önlerler.Motosiklet çalışırken devrildiğinde yan ayak çarpmanın şiddetiyle yerle temas ederse motosiklet stop edebilir.Bunun dışında yere düşen motor stop eder diye bir kavram yoktur.Saygılarımla...
Benim ilk cümlenden çıkardığım anlam şu:
Scooter tarzı motorlarda vites olmadığı için acemi birinin yan ayakta çalıştırıp motosikleti devirmemesi için;
'kırmızı stop düğmesi' yan ayağa bağlı bir müşür yardımıyla yan ayakta çalışmasını önlerler.Sözünü ettiğimiz 'kırmızı stop düğmesi' olduğuna göre yanlış bir ifade bu.
Benim bildiğim kadarıyla 'kırmızı stop düğmesi' nin ayaktaki müşürle en ufak bi bağlantısı yok.Olması da saçma olur zaten.
Bunun dışında yere düşen motor;ya benzininin bitmesiyle,ya düştüğünde viteste olduğundan,ya düşme anında barbe almasından,ya da sürücü düşme anında paçayı kurtarmışsa psikolojik olarak ilk iş olarak motoru stop edeceğinden bana göre yere düşen motor stop eder diye bir kavram vardır...
Konu 'jawa'dan açılmışken birazda nostalji fena olmaz hani...
Bunlarda 'taze anti-nostalji'