instagramda çok eski püskü bir Suzuki DRZ 400 ile dünyayı gezen bir kadın vardı, Asya, Avrupa falan bir sürü gezdi, pandemi zamanı Fas'da mahsur kaldı zar zor avrupaya döndü, drz çok sorun çıkarıyordu ama bir şekilde elindeki kısıtlı alet edevatla bile bir yerlerini söküp takıp bir şeyler yapıp devam ediyordu yola, sonra Avrupa üretimi AJP marka bir motosiklet aldı yine benzer tipte, onunla atladı Amerika kıtasına geçti, Kuzey amerikada ABD içinde gezerken sorun yaşadı, avrupadan parça bekledi, derdinden anlayan ustayı zor buldu falan güney amerikaya gittiğimde arızaları iyice çoğaldı, hatta en son bir ülkedeyken iyice bozuldu, parça falan bekleyemedi, motoru uçağa yükleyip avrupaya dönebildi mi yoksa motoru da çaldılar orada kendi zar zor mu döndü öyle kötü bitmişti. Eski külüstür suzuki varken en azından bir şekilde gidiyordu o avrupa malı ile hepten yollarda perişan oldu canını zor kurtardı, motorla gezme işlerine de küstü sanırsam.
Şimdi böyle karşılaştırmalar varken insan avrupa almaya çekiniyor. Haa biz en fazl aköfte turlarına çıkyıoruz ya da çoğunluk şilede dolanıyor gözlemecilerde falan, ducati sorun çıkarsa çekiciye koyup servise çektirilir, o zaman tabi ki bu yollarda ducuati daha havalı olur, tabi ki öncelik sürüş zevki, rahatlık falan olur.
4 tekerlekliler konusunda da japonlar önde. Niye dünyanın her yerinde toyota hilux ya da toyota LC bol bol var, bunlar sağlam, kolay kolay bir şey olmuyor diye en çok bunlar tercih ediliyor.