bizim burada 3 metrekare dükkanda tavuk döner satan, tek başına çalışan usta zurna dürümü 150'ye satıyor. çarşı merkezinde dükkanı olan bir sürü insan calıstıran esnaf da 150'Ye satıyor.
ben ustaya laf ederim; etraftaki fiyatlara bakıp "onlar bu kadara satıyorsa bende bu kadara satarım" diye ac gözlülük yapıyorlar.
Kaliteyi bilme şansımız yok. Ama aynı kalitede üretip, her iki işletmede 150 liraya satabiliyorsa eğer,
Bahis konusu ustanın açgözlülüğünden değil, seninde değindiğin üzere, teknolojik nimetleri kullanarak, hem giderleri düşürüp hemde aynı fiyata satabilmr ticari becerisinden bahsetmek daha doğru olur.
Hoşumuza gitmiyor olsada, ticarette aslolan, ürettiğini satabileceğin en yüksek karla satabilmektir.
Birileri hoşlanmoyor diye hiçkimse amme hizmeti yapmak zorunda değil.
Bu yaptığınız hesaba göre işçi maaşı yüzünden işyeri zarar edecekse demek ki patron yeterince kazandıracak katma değerli iş yaratamamıştır. O zamna kapatsın şirketini, kendi de sigortalı bir işe girsin.
Espresso, patron batmamak için bir şeyler yapınca bu forumda neredeyse herkesin aforoz ettiği durum ortaya çıkıyor.
Eğer gerçekten bu fikirdeysen yağ değişimi için 500 lira isteyen işletmeye gıkını bile çıkarmadan, o 500'ü helal ederek ödemen gerek. Adam motor tamirini bir tarafa bırakıp işi yağ değişimine çevirmiş. Motor tamiri uzun iş. Üstelik birde kapalı kutu. İçini açmadan neyle karşılaşacağını, tam olarak kaç gün uğraşacağını bilemezsin. Kumar gibi bir şey.
Nedense patron kısmı hammadde, makine, enerji vb. maliyetler arttığında bu kadar ağlamıyor ama asgari ücretten verdiği işçi maaşı artınca nedense hepsi aman batarız moduna giriyor. Batın o zaman demek ki sizin patron olmamanız lazımmış. Ülke bir sürü aslında batması gereken, sırf işçilik sömürüsü ile yürüyen küçük işletme dolu. Büyük şirketlerde en azından işçi sayıssı da fazla olduğu için işçilerin sendikalaşma ihtimali de var. Bir sürü küçük işletme olması bir ülkedeki işçi sınıfı için aslında olumsuz bir şey.
Benim yazımda hammadde yok, üretim yok.
Sadece hizmet satan işletme var.
2 çalışan, 1 sekreter var. Hatta bu sekreteri patron gibi bile düşünebilirsin.
Küçük işletmelere neden karşısınki.
Problem küçük işletmeler değil.
Asıl sorun rekabetin eşit şartlarda olmaması nedeniyle ülkedeki küçük işletmelerin sokak gerçeğine uymak zorunda kalmaları.
Sanırım farklı şeylerden bahsediyoruz.
Ufuk abi başka açıdan bakarsakta makinenin bir parçası arızalıyor 1000€ ufacık bişeyin fiyatını soruyoruz 800€ Dozajlamanın motoru arızalandı iki avucuna sığacak şey 2600€.Bunlara bakıncada en ucuz şey benim fabrikada.Türkiye şartlarında iyi maaş alıyoruz desekte.
Servis gibi yerler eğer mecburen ithal parçalar kullanıyorsa mesela motosiklet parçası yada bilgisayar parçası gibi.O zaman sıkıntı büyük.Hem parça hem işçilik üst üste binince fiyatlar uçuyor.
Ama adam yaptığı işte yerli parça kullanıyorsa o zamanda iyi kazanıyor.
Kombi için adam çağırdım değiştirdiği parça internette 35 tl servis yazmış 350.Normal karşışıyorum.Ama parça 35€ olsaydı ozman kötü.
Neredeyse aynı noktadayız.
Bir zamanlar fiyatlarda denge vardı bu ülkede.
Şimdi bu denge altüst oldu.
Bafra'da yaşayan arkadaşım, bir günlük bir iş için bir usta çağırdığını 1500 lira istediğini söyleyip kazıkçı diyor.
Yukarıdaki hesaba benzer bir hesabı, 4 kişilik aile olan ve tek başına çalışan, dükkan kirası, bağkur ödeyen, açlık sınırında yaşayan bir usta için çıkarıyorum.
Bu sefer arkadaşım "1.500 lira diyerek az bile istemiş" diyor.
Özetle hem algılarımız, hemde reel fiyat dengelerimiz alt üst oldu.
Bunu kimin başardığını söyleöeye gerek bile yok.
Ekonominin başında ben varım ben diyen zat desek yeterli olur herhalde.
Hoş gerçi her zaman her konuda yaptığı gibi, ekonomi moka sarınca bu komuyla ilgili ortalarda görünmez oluverdiya neyse..