Merhaba arkadaşlar. Geçmiş olsun dilekleriniz için çok teşekkür ederim. İstanbul trafiğinde motosiklet kullanmak gerçekten inanılmaz dikkatli olmayı gerektiriyor. Ancak bazı durumlarda da yapılacak hiçbirşey olmuyor. Taksinin kapısının açıldığını bile göremedim. Olay dün akşam iş çıkışı Gümüşsuyu'ndan aşağıya doğru inerken gerçekleşti. 1000RR ile değil, eşimin motoru CBR125R ile oldu kaza. Leyla da dün motor ehliyetini almıştı, haftasonu büyük bir hevesle kullanacaktı motorunu. Motorda ciddi birşey yok, sağ grenajda ufak bir sıyrık, sinyalde ufak bir kırık ve aynada ufak bir çatlak. 1000RR için endişelenenlerin içi rahatlamıştır şimdi, bir ooohh çekebilirler :mrgreen:
Kapı açılıp da çarpışmadan sonra kendimi yerde bulduktan sonra ilk farkettiğim şey sol elimdeki sızlama, zonklama ve yavaş yavaş direseğime doğru çıkan uyuşma oldu. Eldivenin yırtık yerlerinden kanlar damlıyordu. Herhalde parmağım koptu dedim ve eldiveni elimden çıkartmadım. Kapıyı açan şahısı sadece bir an için gördüm sonra adam kayboldu. Taksici beni hastaneye götürdü. Özel sigortam olduğundan ve daha önce bir arkadaş için gittiğim Alman hastanesine yabancı olmadığımdan taksiciye beni Alman hastanesine götürmesini söyledim, mesafe de çok yakındı. Acil bölümüne gittim. Röntgen çektiklerinde ortopedi uzmanı doktor durumun ciddi olduğunu ve operasyon gerektirdiğini söyledi. Bu durumda sigortanın masrafların %100'ünü karşılaması için yatarak tedavi olmam gerekiyordu, bir gece hastanede kaldım. Lokal anestezi yaparak, yarım saat süren bir ameliyat ile parmağımdaki kırığı 3 adet atel tel ile içten sabitlediler. Yani şu anda parmağımıniçindeki kemiğe girmiş 3 adet çelik tel mevcut ve 1 ay orada kalacaklar.
Alt tarafı bir parmak kırdık ama olayın faturası ağız açık bırakacak kadar büyük çıktı. Özel hastaneler olayı abartmışlar. Bu operasyonu 4500 YTL gibi bir fiyata yaptı hastane. 20 YTL de terlik ve bardak için biz ödedik. Özel sigortanın avantajı büyük ama hastaneler de sigortayı soyuyor gibi geliyor bana.
Alın size birkaç resim...
