Enfes bir dil bilgisi fırtınası oldu, hataları fark edip paylaşan ve bu konu Türkçe'mize sahip çıktıklarından dolayı minnet duruyorum. Sizler de olmasanız ne olur dilimizin hali?
Profesyonel dil inceliği ve kelime tercihleri ile yazılanları anlayacak olan aklın bol olduğu yerde zaten bir firma böylesi detaylı bir matematiksel açıklama ihtiyaç duymaz. Karşısına alıp konuşurcasına ifadeler var içerisinde, bunda eleştirilecek bir yan yok. Hatta lütfedip bu kahve ağzı olduğunu düşündüğünüz metni bir de plaza ağzı ile restore edip paylaşırsanız müteşekkir olurum.
Ben takdir ettim firmayı (Yanlış anlamadıysam da Z-Moto). Alelade biçimde bu durumun tespitini yapmak, açıkçası ceza kesme/hapsetme hevesleriyle fikir yahut tespit paylaşanları terörist ilan etme, devlet aleyhine propaganda yapmayla suçlama, enflasyonu olumsuz etkileme gibi ilginç yapışkan kağıtları kullanarak suçlu arayan kolluk kuvvetlerinin bereketli olduğu zamanda nu kadar açık ifadeleri takdir ediyorum. Güzelce dile getirmiş mevcut durumu, çok da dallandırmadan, sade biçimde aktarmış.
Mevcut motosikletlerin karlarını sıfıra indirgemek bir o kadar cesur bir davranış, ancak bende Kawasaki'nin sıfır motosikletlerini bir daha YouTube videolarında görebileceğimiz intibasına vesile oldu.
---------- Mesajlar birleştirildi - 14:00 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:51 ----------
Bence tespit harika tebrik ederim öncelikle..
Bu açıklama genel olarak motosiklet sektörünün vizyonunu ortaya koyuyor.
Şimdi sorarlar adama kardeşim bu ülkede MOTED kaç yıldan beri var. Yada Kawasaki gibi kaliteli olduğuna inandığımız bir Japon motosiklet markası kaç yıldır var? Motosiklet sektörü için dolar ötv vs yükselmeden ne yaptınız? NAsıl öngörülerde bulundunuz? 2006 daki satış patlamasından sonra gerekli olan çalışmaları yaptınız mı?
Herşeyden önemlisi bu ülkenin motosiklet pazarı 50cc-125 cc den oluşuyor ( çoğu iş amaçlı kullanılan motosiklet ) yıllık 200 binler demi kalmalıydı?
Bir tutturmuşlar vergi vs. Kardeşim Türkiyede motosiklet distributorleri bu işi berbat ötesi yönetmiştir. Nasıl otomobilde Mazda kötü yönetmişse bu işi Türkiyede Kawasakide öyle kötü yönetmiştir. Honda da da ötv falan var onlar sizin sattığınızın heralde 10 katından fazla satıyor buna ne diyeceksiniz?
Velhasıl bu yıl itibarı ile otomobilciler %50 lik kayıpla duvara toslarken bu motosiklette daha vahim bir daralmayla sonuçlanacak gibi. Kimse araba alamayan motosiklet alır demesin Türkiye müşterisi öyle bir müşteri değil. Motosiklet severler gerçek müşteriler bu distributorler tarafından soğutuldu.
Bundan 5 yıl önce Z-Moto Kadıköy showroomuna gittim. Lütfen!! ilgilendiler alırsan al almazsan alma durumları.. Ulan kimsiniz siz Honda sizden daha iyi yapmış ki bu işi gidip Honda dan motosiklet almışım.. Önce müşteriye ADAM gibi davranmayı öğrenin sonra ÖTV den şikayet edin.
Yazılan bu içeriğin bence hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur..Kendine bakmayıp bahane üretme modu.Tipik Türk İşletmecisi mantığı..
Yazınızda katıldığım noktalar var, fakat Türkiye Cumhuriyeti içerisinde vatandaş aleyhine ortaya çıkan unsurlarda vatandaşı müdafaa etmesi gereken hakikaten de dernekler, şirketler, distribütörler mi yoksa vatandaşın kendisi mi?
ÖTV çıktığında, bir şirket bu şartlarda satışlarının idamesinin derdinde düşer "vay canına %37 ÖTV mi olur? İnsanlar bu vergiyi nasıl ödeyebilir ya da bu ödemeye karşılık ne hizmet alır ki? Kesin bir kurnazlık var bu işin içinde hemen gerekli bakanlıklarla iletişime geçip yeniden düşünmesini sağlamalıyım" diye aklında dahi geçirmez. Hoş, varsayalım ki arka planda firmalar aslında gerekli bakanlıklara konuyu iletip, hassas tepkiler koydular ; bunu bilemeyiz. İçimden bir ses diyor ki bakanlığın bu konudaki tepkisi firmaların canını yakmak için Atv, A Haber gibi kanallarda satışları bir süre olumsuz etkileyecek haberler yayınlanmasını sağlamak olur. Ne bileyim mesela "Trafikte motosiklet terörü", "Kaldırımda motosiklet terörü" gibi. Firmalar da ağızlarının payını alıp susmakla kalırlar.
Tabii bu uydurduğum mini hikaye oldukça uçarı. İş o raddeye dahi gelmez, çünkü bu ülkenin icraatlerine tepki vermek o kadar kolay iş değil. Fetö kuruluşu diyip kayyum atarlar, ne olduğunu kimse anlamaz.
İşletmenin kendi bünyesindeki hizmet kalitesidir, personelin ürünlere dair bilgisi ya da hakimiyetidir ; bambaşka bir konu.