Vatandaş içinden geçsin diye yapılan tünel, görüldüğü üzere vatandaşın içinden geçiyor.
Öncelikle yaşlıveacemi arkadaşımizın haberden alıntıladığı rakamlar gerçeklerle örtüşmüyor.
Mesela mevcut araç geçiş sayısinın 2 katına çikması fiziken imkansız. Çünkü tünelin bir kapasitesi var. Yetkili şahsiyet bunun 110bin olduğunu iddia ediyor ama matematik hesabı bu rakamı bulmaya yetmiyor.(tünel uzunluğu, azami hız sınırı ve geçiş süresi tünel içerisinde aynı anda bulunabilecek araç sayısını kısıtlıyor) Yani devletin verdiği para hesaplaninca günlük gecişin 45bin civarında olduğu görülüyor. Bunun 2 katına cıkması demek 90bin arac demek ki tunel full kapasite çalıştırılabilse dahi kapasitesini ancak karşiliyor.
Verilen garanti ise 70bin.
Yani tünel tam kapasite çalışsa bile devlet pek bir kâr etmiyor.
Artı olarak tünelin tam kapasite çalışabilmesi için 2 yol var.
Ya İstanbul'da trafikteki araç sayısı 2 katına çıkacak ki mevcut araç sayısı bile İstanbul'da tam bir kaos ortamı yaratıyor. Böyle bir şey olması durumunda devletin yeni yatırımlar yapması gerekecek yani zarar!
Ya da mevcut trafik tünele yönlendirilecek ki bu durumda devletin diğer köprulerden elde ettiği gelir yok olacak ve daha kötüsü geçiş garantisi verilen 3.köprü gibi ekstra zararlar ortaya çıkacak. Yani küllüm zarar.
Şimdi bir de olayın ticari boyutuna bakalım.
Devlet bu köprüyü kendi yapsaydı kasasından 1milyar 245 milyon dolar çıkacaktı.
Yani yaklaşık 4,7 milyar lira.
Aynı devlet günde 110bin araç kapasitesini onaylamış.
Araç başı 15 lira ortalama olsa ve yuvarlak hesap 100bin geçiş desek:
100binx15=1.500.000
Lira günlük gelir demek.
Bu da yılda:
1.500.000x365= 547 milyon 500 bin lira yapıyor.
Yani proje 9 yılda kendini ödüyor.
Yani yapan şirket 9 yıl yatırıma 15.5 yıl ise kendine çalışacak.
Peki işletme süresi 24.5 yıl olan bu tünel gelir kaybını hesapladığımızda devlete kaça mal olmuş oluyor?
Yılda 500 milyon desek ve süreyi de 24 yıla ceksek yuvarlak hesap 12 milyar lira.
Burda şirketlerin elestirilecek bir yönü yok. Bir şirket tabiki kâr edecek.
Fakat devlet bu kadar zarara sokulur mu?
Efendim 25 yıl sonra tünel devlete geçecek!
Ne yapacak devlet tünel mi işletecek?
Satacak burayı ve yine özel sektör kazanacak.
Üstelik yapan şirket 960 milyon kredi almış ve kefil devlet.
Yanlış anlaşılmasın devletin geçiş garantisinden bahsetmiyorum.
Bizzat bankaya kefil olmuş devlet.
Yani şirket krediyi ödeyemezse devlet ödeyecek.
Bu milyar milyon hesaplarına bizim milletin kafası pek basmadığından anlayacağımız bir örnekle yapılan işi anlatayım.
Simdi sizin mahallede ki bir dukkan satıliķ.
Bakkal olur, tekel bayii olur önemli değil.
Fiyatı da 4700 lira.
Bu dükkan yılda 500 lira kâr ediyor.
Şimdi bu dükkanı siz almıyorsunuz, gidip bir tanıdığa al diye teklif ediyorsunuz.
Tanıdık diyor ki iyi ama benim sadece 1000 liram var geri kalan parayı nerden bulacam diyor.
Sorun değil diyorsunuz ve bankaya gidip tanıdıga kefil oluyor ve kredi almasını sağlıyorsunuz.
Tanıdık diyor ki ya 500 lira kâr yapamazsam?
Önemli değil üstünü ben öderim diyorsunuz.
Üstelik bu krediyi siz de alabilirdiniz ve bu dükkana aslında sizin ihtiyacınız var.
Böyle bir salaklığı yaparmısınız?
Ev örneği de verilebilir.
Mesele yapılan işin anlaşılması.
Kısaca tünel güzel bir mimari örnek olmasının yanı sıra gayet faydalıdır da.
Ama bunu gerçek maliyetinin 2 katına yapmak ahmaklık değilse ihanettir.
Sayın Coq,
Analiziniz baştan sonra materyal hatalar içeriyor. Aşağıda bir kısmına değinmeye çalışacağım.
1. Yetkili şahsın 110 bin olarak verdiği sayının yanlış olduğunu belirtiyorsunuz. Hesabınızı (ya da başkasının yaptığı hesabı) belirtmeniz durumunda sayı üzerinde fikir beyan edebiliriz. Varsayalım ki sizin belirttiğiniz sayı olan 90 bin üst sınır olsun. Verilen garanti ise 70 bin. Yani 20 bin araç için devlet cironun %30'unu tahsil edecek. 25 yıl sonra da tünel devletin olacak. Devlet açısından etki analizi (zaman, yakıt tasarrufu vs) dışarıda tutulsa bile karlı görünüyor. Ortaya para koyulmuyor, 2 yıl 100 M TL civarı para ödeniyor ardından 20 yıl para alınıyor. Vade sonunda tünel devletin oluyor.
2. Tünelin tam kapasite çalışması için araç sayısının iki katına ulaşması zorunluluk değil. Bu tip işlerde zamanla insanlar ilave alternatife alışıyor. Bir yere bir mağaza açıldığında, havayolu şirketleri hat açtığında zaman içinde tam kapasiteye ulaşılır.
3. Devlet bu işi yapsaydı 1,245 Milyar USD kasadan çıkacağını belirtiyorsunuz. Bu mutlak doğru değil, normalde işi bilen insanlar tüneli devletin maliyetinin altına yapabilirler. Varsayalım ki devlet de 1,245 Milyara tüneli kendisi yapabilecekti.
a. Yılda 547 M TL ciroyu 100 bin geçişe göre hesaplıyorsunuz. Alternatif A (işin dışarıya verilmesi) ile Alternatif B'yi (işi devletin yapması) farklı varsayımlara göre kıyaslıyorsunuz. Ya ikisinde de 90 bin verisini kullanın ya da ikisinde de 100 bin.
b. Net kar ile ciroyu karıştırıyorsunuz. 547,5 M TL ciro yapan bir firmanın karı da 547,5 M TL olamaz. Bakım giderleri, personel giderleri, faiz gideri vs bir çok gider olacaktır. Sadece 30 M USD kredi anaparasının ödenebilmesi bize bir fikir verebilir.
c. Kendini geri ödeme dönemi yatırım analizlerinde pek kullanılmaz çünkü bu yöntem paranın zaman değerini içermez. İç verim oranı (İng IRR) ya da net bugünkü değer (İng NPV) yaklaşımlarının daha doğru olduğu söylenebilir.
d. a, b, ve c maddelerinde değinilen hataların neticesinde 12 Milyar TL kayıp hesabınızın da yanlış olduğunu ifade edebiliriz.
4. Bir sonraki paragrafta devletin tüneli işletmeyeceğini söylemişsiniz. Devlet köprüleri ve otoyolları işletiyor pekala bir tüneli de işletebilir. Varsayalım ki sizin belirttiğiniz gibi satacak. Bundan özel sektörün kazanacağından nasıl emin olabilirsiniz. Tüpraş'tan, Telekom'dan, Erdemir'den, elektrik dağıtım işlerinden, Halkbank halka arzından özel sektör çok mu kazandı?
5. Bir sonraki paragrafta devletin bankaya kefil olduğunu belirtmişsiniz. Öncelikle devlet bankaya neden kefil olsun, işletmeyi yapan firma demek istiyorsunuz sanırım. Ancak bu bilgi de yanlış, devletin kefaleti sözkonusu değil, sadece alım garantisi mevcut.
6. Bizim milletin kafasının basmadığını belirterek durumu pek de yansıtmayan yine yaklaşım hataları dolu bir örnek vermişsiniz.
a. Bir defa 500 lira kar değil ciro.
b. Devlet kefil olmuyor.
c. Ortada bitmiş bir dükkan yok, performans sorumluluğu inşaatçı firmada.
d. Devlet kar garantisi vermiyor, ciro garantisi veriyor.
Analizinizi tünelin maliyetinin olması gerekenin 2 katı olduğunu belirterek noktaladınız. Burada da bir bilgiden ziyade sanıyorum bir fikir var.
Aslında proje finansmanı, yatırım analizleri, şirket değerleme, fonlama optimizasyonu, gelir tablosu, nakit akış tablosu vs konularda pek bilginiz yok. Bunları bilen kişi Türkiye'de sadece ben değilim. Bir bankanın proje finansman departmanı, bir holdingin iş geliştirme departmanı, aracı kurumlardaki temel analiz departmanı, denetim şirketlerindeki şirket değerlemeciler gibi bu tip konularla ilgili birine denk gelirseniz yaptığınız analizin A'dan Z'ye yanlışlarla dolu olduğunu size ifade edecektir. Ancak bu kadar sınırlı bilginize rağmen bizim milletin kafasının pek basmadığından bahsediyorsunuz.
Yaşınız benden büyük olduğu için daha ileriye gitmeyeyim. Benim değerlendirmeme göre motosikletlerden anlıyorsunuz. Nacizane tavsiyem bu alanın dışına pek çıkmayın.
Not: Bir ara İstanbul'a yolunuz düşerse ve ilginizi çekerse bir excel üzerinde yukarıda bahsedilen konuları daha detaylı anlatabilirim.
42 bine sıfır Fazer 8 var, benim motoru satıp alsam mı, ben de size onu danışırım.
Saygılar