Arkadaşlar dikkatinizden kaçan birşey var.
Fotoğraftaki motosiklette plaka yok. Neden?
*Denetim yetersizliği
*Sigorta bedellerindeki artışlar.
*MTV ödemesi ile ilgili internet üzerinden ödeme kolaylıklarının kullanıcılara anlatılamaması.
*Motosiklet Ehliyet Kursları dışında başlangıç/İleri Sürüş Teknikleri/Yol Güvenliği/Viraj vs. eğitim veren firmalar için gerekli devlet desteğinin sağlanmaması ve bu eğitimin gerekliliğinin de fark edilememiş olması.
*Katlanabilir plakalıklar. vs. vs.
Yukarıda saydığım nedenler dışında sizlerin aklına gelip benim hatırlamadığım nedenler varsa sizler de ekleyebilirsiniz.
Mesela Halen 249 watt elektrikli ürünler için plaka gerekmemekte ve özellikle bu ürünleri kullanan şahıslar kavşaklarda kamera kayıtlarıyla kimliklerinin ortaya çıkarılamayacağını düşünerek ışık ihlallerini diğer araç kullanıcıları ve yayaların gözlerinin içine baka baka gerçekleştirmekteler. Denetim bu anlamda yapılmıyor diyerek, topu trafiği düzenleyen kolluk kuvvetlerine atmak mümkün tabii ki. Ancak hepimizin malumudur ki bizler de bu tip elektrikli yada plakasız motorlu araçları uyarmak yada yönlendirmek konusunda duyarsızız.
Bir başka bakışla: Bu plakasız gençlik, sigorta bedelleri bu derecede yüksek olduğu sürece çin menşeli ürün almasalar da global markalara ait ürünleri de plakasız binecek bundan sonra, ki ben trafikte sık olmamakla birlikte aralıklarla bu plakasız motosikletlerle karşılaşıyorum.
Yine bir başka Türk buluşu olan katlanabilir plaka (şu anda motosikletten anlar geçmişinden motosikletçidir saydığımız kişilerde dahi bu uygulamayı görmek mümkün), trafikte hız yapabilmek ve ışık ihlalleri gerçekleştirebilmek için bu bilinçli kişilerce bu uygulama kullanılmakta.
Her birimiz sadece motosiklet kullanmıyoruz. Ben ve birçok arkadaşım trafiğe diğer 4 tekerli araçlarımızla da çıkmaktayız. Şahit olduğumuz olaylar sonrasında bizler bile motosiklet kullananlardan nefret eder duruma geldik. Çünkü ne yazık ki bilinçsiz kural tanımaz arkadaşlarımız yüzünden, trafiğe motosikletimizle çıktığımızda bizler de hak ettiğimiz saygıyı göremiyoruz.
Değinmek istediğim bir diğer konu ise Hıncal Bey konusu. Hıncal Bey'e bir çok konuda hak vermekteyim ancak Hıncal Bey ve diğer yerel yöneticiler ve devlet kurumlarının da değerlendirmesi gereken konular var.
Öncelikle eleştiri yapabilmek için empati de yapmak lazım. Motosikletiniz olduğunda neler düşünürsünüz örneğin?
Motosikletim benim için bir maddi değer taşımakta ve güvenliğini düşünmek durumundayım. Park alanlarında motosikletlere ayrılmış özel bölümler hali hazırda birçok avm otoparkında dahi mevcut değil, kaldı ki ben motosikletimi şehir içinde güven duyarak bırakabileceğim alanlar bulamadığım için yayaya açık alanlara yada kaldırımlara park etmek durumunda kalıyorum. / Yiyecek vs. kuryeleri için ise gün geçtikce uygulamalar da değişmekte. Geçmişte geniş alanlara hizmet sunmaya çalışan zincir mağazalar artık bayilik sayıları arttıkça daha dar alanlara hizmet ulaştırmaya başladılar. Dolayısıyla bundan sonrası için bu tip kuryelerce yapılan üst geçit kullanımları vs. gibi ihlaller de eskisi kadar çok olmayacaktır. (bu tip kullanımları tasvip etmiyorum) / Ben de güvenle motosiklet kullanabileceğim motosiklet yolları istiyorum, hatta mümkünse 4 tekerli araçlar hiç giremesin

ancak bunun mümkün olmadığını bizler bildiğimiz gibi 4 teker sürücüleri de anlamak zorunda. Trafikte yayalar da dahil olmak üzere hepimiz olacağız. Yerel yönetimlerce motosikletler için farklı şehirleşme planlamalarına denk gelen oldu mu? Biz bisiklet değiliz, yaya değiliz, 4 tekerler de nereden çıkacağımız belli olmadığı için bizi sevmiyor. Biz hangi yolda gideceğiz ki? / İleri sürüş teknikleri eğitimleri halk eğitim merkezlerince veriliyor mu? Programlarında bu var mı? Peki varsa eğitimcilerin yeterliliğini kontrol edebilecek bilirkişi kurum kim? Ya ben sadece maddi amaçlar güden bir sertifikasyon programına bedelini ödeyerek sadece başlangıç eğitimi almış bir kişiysem ve eğitimci olduğumu iddia ediyorsam, bu başlangıç eğitimi belgemi getirip "show"umu yaparak her türlü eğitimi verdiğimi iddia eden bir şarlatansam? Kontrolü var mı bu şahısların sizce? Mümkünse motosiklete karşıyım kaldırımı kullanıyorlar diyen, motosiklete karşıyım yaya yoluna giriyorlar diyen kişilerin sülalelerinden hiç kimsenin motosiklet kullanmadığından da emin olun derim.:queen: Nereden biliyoruz bu kişilerin akrabalarının da apaçi olmadığını?

/ Bu arada tek sorun İZMİR değil, bu tipler her yerde var ve ne yazık ki denetlenmezlerse her yerde çoğalarak bulunacaklar.
Yazılacak çok şey var arkadaşlar aslında. Yukarıda önce yazdıklarımı kutucuk içerisinde tümüyle göremediğim için imla hataları yaptıysam bağışlayın.
Sabrınıza teşekkürler. Saygıyla......