İçeriğini bilmediğim için yorum yapmam saçma olacak ama bu tür bir kısıtlama mevcut yönetimin asla yapmayacağı bir şey.
Bugün iktidarı ve muhalefeti o yumuşacık koltuklarında tutan şey halkın gırtlağına kadar borçlu olması.
Halk borçlu olacak, çaresiz olacak ki dümenlerini istedikleri gibi çevirsinler.
Kısacası bahsedilenin aksine, halkın daha çok borçlanması için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerdir.
Eğer iyi niyetli olsalardı bu işin standartları gayet basit bir biçimde belirlenir.
Mesela dersin ki,
taşıt kredilerinin vadesi 5 yılı
konut kredilerinin vadesi 20 yılı
İhtiyaç kredilerinin vadesi 2 yılı
ticari kredilerin vadesi 7 yılı
geçemez.
Ayrıca dersin ki,
bir bireyin geçimini sağlaması için atıyorum;
300 lira yiyecek
200 lira kira
200 lira elektrik su
100 lira kişisel ihtiyaçlar
olmak üzere toplam en az 800 lira kendisine kalmak zorundadır.
Banka başvuran kişinin gelirinden bu 800 lirayı düşer kalan paranın en fazla 2/3'ünü kredi taksidi olarak kabul edebilir.
Eğer bu standardın üstüne çıkarsa sigorta, garanti, kefil gibi şeyler geçersiz olacağı gibi icra takibi de yapamaz.
Yani diyelimki 1400 lira maaş alıyorsunuz.
800 lira düşüldükten sonra 600 liranız kalıyor.
Bu paranın en fazla 400 lirasını krediye taksit yapıyorsunuz.
Mesela taşıt kredisi için
5 yıl x 12 ay=60
60 x 400 = 24.000 lira kredi kullanabilirsiniz.( faiz dahil)
Yani ben basit bir örnek verdim. Rakamlar daha sağlam zeminlere oturtulabilir.
Maaşı fazla gösterme meselesi de iş yerlerine kontrat yapma mecburiyeti getirilerek kolayca halledilir.
2 çeşit kontrat yaparsın.
Geçici ve Daimi
geçici kontratı olan sadece kontrat süresi kadar taksite girebilir.
Daimi kontrat bizim kadrolu dediğimiz olay oluyor ki zaten bu kontratta kimse kafasına göre maaş miktarlarıyla oynayamayacağı gibi işten çıkartma durumları da o kadar kolay olmaz.
Şimdi bunlar benim küçük aklıma geliyor ama bizi yönetenlerin aklına gelmiyor mu?
Geliyor tabi...
Sadece işlerine gelmiyor.
Kapitalizmin uşağı iktidarlar ve muhalefet olduğu müddetçe hiç korkmayın.
Kredi muslukları asla kapanmaz.
Siz ömrünüzün sonuna kadar borçlu yaşar ve yine borçlu olarak ölürsünüz.
Zaten bundan utanmamayı çoktan öğrendik.
Türkiye gibi ülkelerde istikrar denilen şey budur ve hangi partiyi iktidara getirirseniz getirin kaderiniz aynıdır.