aslında vn800 ve vt600 de güzel ama ds 650 istiyorum. fabrikadan çıktığı şekilde orjinal kullanıcam sadece gidon yapmayı planlıyorum. shadow 750 karakterimi hiçbir şekilde yansıtmadığı için onu hiç düşünmüyorum. enjeksiyonlu oluşu,su soğutma, parça bulunabilirliği gibi etkenler 2.elini kuvvetlendiriyo ama mantık evliliği yapmıcam.
arkadaşlar, herkeze selamlar
ilk mesajda sorulandan biraz sapıcam ama benim merak ettiğim ve çok beğendiğim bir motor var, Kawasaki VN 1500
ileride sahibi olmayı istiyorum, 3 sene gv 250 kullandım, şimdi cbf kullanıyorum, 2 ay içinde hyo gv 650 alıcam. daha sonrasındada böyle büyük cc bir cruiser düşünüyorum ve bu motoru sesi olsun, görüntüsü olsun çok beğeniyorum.
mesela yedek parçaları yurtdışında mevcutmudur?
kronik problemleri varmıdır? varsa nelerdir?
türkiyede bu motoru satmaya kalksak kaç ayda elden çıkarırız? :cherry:
kaç litre yakar?
bunun yerine düşünebileceğimiz emsalleri nelerdir?
internette araştırma yaptım fakat yakıt tüketimini bile doğru düzgün yazan olmamış.
Fikir vermesi açısından 10 yaşında DS650 kullanıyorum 56000 km , memnunum , inanın enjeksiyon , su sogutma vs bunlar bizim tarzımızda gerekli seyler degil, tarz ve gönül meselesi tamamen .
***P.S: Adamın soru sorduğu konuyu resmen çorba ettik, cruiser muhabbet başlığı haline getirdik. İyi mi oldu, kötü mü oldu bilemedim ama şu sitede son zamanlarda dönen en müthiş muhabbeti bu başlıkta bulduğumuz kesin : )
Oğuzcan kardeşim öncelikle gerçekten çok güzel bir seçim. Ben biraz kurcaladım ve şurada pek çok parçasını buldum: http://www.kawasakipartshouse.com/oemparts/#/c/kawasaki_motorcycle_2000/parts
Merak ettiğim drifter modelini mi alacaksın classic mi ? Drifter alırsan Indian diye hava bile atarsın. Hatta şöyle bir ilan da var: http://www.sahibinden.com/ilan/vasi...guzel-ve-dikkat-cekici-motoru-259149369/detay
Benim bildiğim kadarıyla vulcan serisi ya da kısa tabir ile VN serisi, Amerika'da en çok tutulan ve bir Amerikan cruiser'ında olması gereken detayları sunabildiği için en çok satan Japon cruiser modellerini içeriyor. Bu başarının temelinde Kawasaki'nin üstün kalite işçiliği yatmaktadır. Ancak durum Türkiye'de farklı. Etrafta bu kadar yarış motoru özentisi varken, bırak bu motoru tanıyanı; cruiser tipi motorlara çamur atan atana. O sebeple senin gibi spesifik olarak bu motosikleti kafaya koymuş birine satman lazım. E bu da aylar sürebilir. Yakıt tüketimi olarak tahmininden daha az yakar emin ol. Çünkü gökgürültüsü sesli VN2000 kullanmışlığım var birkaç günlüğüne Seattle'da iken. 100 milde 2,6-2,7 galon gibi bir miktar yakmıştım. Bu da metrik sisteme çevirince 160 km'de 10,25 litre gibi bir değere tekabül ediyor. Daha da Türkçeleştirirsek yaklaşık olarak 6,4 lt/100 km gibi bir yakıt tüketimi sözkonusu idi. Aradaki 500 cm³ 'lük farkı göz önünde bulundurursan 6 litre civarı yakacağını düşünebiliriz kabaca. 1500 cc için bence iyi bir miktar. 250'lik Aquila ile 4 litre civarı yaktığımızı düşünürsen hem de : )
Ancak şöyle bir sıkıntı var ki üretim yılı. Şimdi çok özel bir motor o kesin. Herkese hitap etmez o da kesin. Türkiye'de de bir elin parmakları kadar ya var ya yok. Hal böyle olunca, hele de klüp motoru ise yaptığı o kadar yol ve 15 sene civarı yaşıyla piston, silindir, segman, kol, yatak, supap, cart curt derken bu iş sana 2 motosiklet fiyatına gelecektir. Ama biliyorsun bu iş aşka bakar. Alacağım dediğinde alırsın. Ama bunları da hesaba katmak lazım.
Bu yüzdendir ki ben 2010 öncesi hiçbir motosikleti tavsiye etmem. Kendim de almam. Ama alana da karışmam. Alırsan zaten büyük ihtimal satamazsın ve elinde tutacağın bir motorun olur. Yalnız Kawasaki parça üretimini kestiği an yandın demektir. Çok ciddi sanayiden dostluklar kurman lazım olur. O da işinin ehli adamlarla olmalı. Ben bu kadar cesur olamadım bugüne kadar, ama Amerikadayken adamlar 1948 model Indian'ları gıcır gıcır yapıp kullanıyordu. Orada hem bu işe başka gözle bakıyorlar (değerlere ve mirasa sahip çıkma mantığı) hem de bu tarzın hastası ve meraklısının çok olması faktörü var. Ama durum burada maalesef farklı.
Gelelim emsali var mıdır sorusuna. Yoktur. O günün teknolojisine sahip, o şartlarda başka motor yoktur. Ama daha yakın tarihli Yamaha XVS 1300A Midnight Star, Honda VTX 1300S, Suzuki VL 1500 Intruder, yine bir başka Kawasaki VN 1600 olur. Yok ille o dönemi yansıtsın diyorsan Yamaha XV 1600 Wild Star ve XVZ 1300 Royal Star'a bakılabilir. Ama bu seçenekler arasında Vulcan serisi "benim şahsi kanaatime göre" bambaşka bir ruha sahip motosikletlerdir.
Karar tamamen senin inisiyatifinde. Çok özel bir motor soruyorsun gerçekten.
***P.S: Adamın soru sorduğu konuyu resmen çorba ettik, cruiser muhabbet başlığı haline getirdik. İyi mi oldu, kötü mü oldu bilemedim ama şu sitede son zamanlarda dönen en müthiş muhabbeti bu başlıkta bulduğumuz kesin : )
abi bu kapsamlı cevabın için teşekkürler, benimde sanırım bu motoru sevmemin nedeni amerikan tarzını en çok yansıtan motor olmasıdırtabiki daha çok var sırada gv 650 var ondan sonra ne alırım hayat ne gösterir bilemiyorum ama, ne honda nede suzuki bende böyle heyecan uyandırmadı açıkçası
yazdığın bu yazı ileride bu motoru araştıranlar için oldukça yararlı olucaktır.
Kazasız belasız sürüşler dilerim, güzel bir makine, oldukça diri görünüyor.
Yazdıklarınız haricinde; lastiklere bir bakın derim, fren hidroliği de genellikle ihmal edilen bir konudur. Rüzgar camı ile kullanma alışkanlığınız var ise paraya kıyıp alın bir tane bence.
Saygılarımla.
Not: Bir şeyi merak ettim; 400 km'lik yolculuğunuzda bu gidon sizi zorladı mı?
http://i.hizliresim.com/vnr4YD.jpghttp://i.hizliresim.com/1Mqdjb.jpg
evet bende ilk japon macerama başladım
Uzun zamandır takipde olduğum bir modeli beğenip aldım geçen cumartesi günü.2001 model Honda Shadow BlackWidow karbüratörlü ve zincir aktarmalı bu makine ile eskişehirden istanbula en kötü hava koşullarında,tipi,sağnak yağmur ve lodos gibi hava şartlarında yer yer -4 derecelere varn sıcaklık ortamında yaklaşık 400km lik yol yaparak geldim.Şunu söylemeliyim 750cc olan bu motorun gerek hızlanması gerek tork gücü ve gerekse düşük devirdeki gidişi beni çok memnun etti.Şİmdi tecrübeli arkadaşlardan bakımlar konusunda paslaşabilirimartık su soğutmalı bir motorum var ve ona göre hareket etmem gerekecek.Bu hafta genel bakımlarını,yağ değişim vs gibi işlemlerini yaptıracağım,bunların haricinde nelere dikkat etmem,kontrol ettirmem gerekir?
Gidonun uzunluğunu ölçmedim ama bu orjinal gidonu zaten motorun.Hafif bir eğimli kullanım var,yani sportif sürüş durumu söz konusu.Ben kendi yaptığım eski sl200 makinemde 22cm yüksekliğinde T gidon kullanuyordum dolayısı ile bu makinedeki T gidon açısı bana sırıtmadı ama eğimli stil kullanım anlamında biraz alışma süresi geçirdim ancak şuan sıkıntı hissetmiyorum.T gidonu standart T gidon ölçüleri ile kıyas edebilirsiniz,hiçbir farkı yok yani.
Bu arada Gidon yükseklik 16-17cm kadar
Gidonun uzunluğunu ölçmedim ama bu orjinal gidonu zaten motorun.Hafif bir eğimli kullanım var,yani sportif sürüş durumu söz konusu.Ben kendi yaptığım eski sl200 makinemde 22cm yüksekliğinde T gidon kullanuyordum dolayısı ile bu makinedeki T gidon açısı bana sırıtmadı ama eğimli stil kullanım anlamında biraz alışma süresi geçirdim ancak şuan sıkıntı hissetmiyorum.T gidonu standart T gidon ölçüleri ile kıyas edebilirsiniz,hiçbir farkı yok yani.
Bu arada Gidon yükseklik 16-17cm kadar
Peki dostum senin eski motorun 22cm gidon ile fotoları yüklü mü buraya? Senin eski mesajları kurcalasam bulur muyum?