askerliğim hatay/iskenderun çıktı, çok mutluyum :D

Katılım
17 Şub 2007
Mesajlar
296
O kadar korkutmayın ya gemiden :)

Tertipçilik (bahriyeli dilinde kura cılık) gerçekten çok güçlü bir sistem. Dakikayı bırak iskeleden çıkarken senden bir basamak üstte olan bile daha kıdemlidir. Olurda dağıtımda gemiye çıkarsan, akşama 5'e kadar özgürlüğün tadını çıkarmak uğruna dışarda oyalanma. Ne kadar erken girersen gemiye o kadar iyi.

Yataklar çok dardır, yattığın yönde geri kalkarsın, dönme şansın yok. Ranzalar 3 katlıdır. Geri kalan ceza dayak vs olayı tamamen komutan ile alakalı, genelleme yapılması uygun değil. Gördüğüm en ağır ceza alabanda idi (10-15 m2 koğuşun "manga denir" taban duvar ve tavanının temizlenmesi) Öte yandan rahatlığı başka, üst rütbeliye sadece sabah ilk gördüğünde selam veriyorsun, sonra kanka oluyorsunuz :) Silah bölümünde değilsen nöbet tutmadan askerliği bitiriyorsun.


Ben askerliğimi 1948 (yanlış okumadınız) model bir gemide yaptım. Kakalaktan geçilmiyordu ama hiç ilaç kullanmadığım halde hasta olmadım. Hatta sıcak havalarda 100 tane er aynı sebilden, 2 adet sabit maşrapa ile su içiyorduk, buna rağmen hasta olmadım :) Türk askerine bişey olmaz :D

Konu askerlik olunca ne çok yazacak şeyi oluyor insanın...

Şimdiden hayırlı teskereler.
 
Katılım
2 Eki 2007
Mesajlar
1,411
bahriyeli rahattır ya ben havacı olaarak yapmıştım bi gün hiç unutmam askerdeyken .... :queen:
 
Katılım
26 Kas 2008
Mesajlar
1,468
"HER ŞEY VATAN İÇİN" Askerde en çok söyleyeceğin kelimedir ve çok anlamlıdır.:cat:

Tertipçilik yani alt-üst devre olayı heryerde vardır buna hazırlıklı olmalısın.:)
Asker ocağı ana ocağına benzemez tel örgülerin hemen önündeki bakkaldan kafana göre çıkıp alışveriş yapamazsın istediğin zaman çarşıya gidip gezemezsin herşey belli kurallarla-intizamla emirlerle gerçekleşir.

Ama bir bakarsın acısıyla-tatlısıyla günler geçiverirmiş ve askerlik bitivermiş. (1984 de Manisa'da teskere aldım kaç sene olmuş hesapla)

Şimdiden hayırlı teskereler dilerim.:cat:
 
Katılım
18 Nis 2008
Mesajlar
607
Mesleğin sebebi ile gemiye gitme şansın çok çok yüksek. Büyük ihtimalle makineci veya yara savunmacı olursun. Makineci olursan seyir sırasında makine dairesinde olursun, limanda rahatsın. Yara savunma ismi karizma olsa bile erler arasında lağımcı diye bilinir. Geminin temiz ve pis su sistemleri ile ilgilenirler, çok tercih edilesi bir görev değil fakat elbetteki askerde tüm görevler kutsaldır.
aslında bende gemide görev almak istiyorum mesleğim icabı herşeyi öğrenmek istiyorum. nede olsa ' HERŞEY VATAN İÇİN '
espri kutusu gel gel burası güzel yer

sana her türlü gıda işinde yardımcı olabilirim::sefereee

pac dan döner petekten künefe v.s. :D
teşekkür ederim ama aslında künefe ve döneri anladım, diğerlerinin inan ne olduğunu bilmiyorum desem ayıp olmaz umarım :mrgreen:
Hacı bu bizim döneri bitiremezki :queen:
merak etme, dönerin başında ben varsam hertürlü yerim:queen:
şimdiden hayırlı teskereler olsun..

bahriyeli olmak çok güzel bir ayrıcalıktır. karada olursan çok rahat edersin özellikle. ama gemi çıksa falan diye dua etmemeni öneririm.

askerlik sırasında da daha öncesinde başvururken de gönüllü olmuştum doğuya gitmek veya komando olmak için. dikkat et askerlik sırasında da dedim. ki tek doğuya gitmek isteyen ben değildim.

gemi yaşamı dayanılacak gibi değildir. daha da kötüsü başka şeyler de var hem çok hatırlamadığım hem de anlatmaya gerek görmediğim. aşırı tertipçilik vardır ve gemiye senden sadece bir dakika önce girmiş olan kişi sana emir verebilir. emir derken.. emir yani.. demiri kesen cinsinden :)

sağlığına çok dikkat etmen gerekir vücuduna yayılacak mikrobun haddi hesabı olmaz. hele uluslararası seyretmişse o gemi.. ömrü billah virüslerden arındıramazsın o gemiyi.. o yüzden düzenli antibiyotik kullanımına da dikkat etmen gerekir.

güzel yanları yok mu? var.. tekmil vermeden komutanım demeden askerlik biter.. :)

en güzel yanı da dayak yada kişisel aşağılama yoktur. onun yerine senin kaslarının dayanmayacağı yada grurunun dayanmayacağı işlerde çalıştırılırsın çok göze batarsan.. sabaha kadar şınav çeken arkadaş biliyorum ben.. istersen ara ver.. 0 dan tekrar başlatırlar.. :) sonraki iki haftayı öyle bir şekilde geçirirsin ki keşke daya yeseydim eşşek sudan gelinceye kadar dersin uyandığın her gün..

---------- Mesaj ekleme zamanı: 12:29 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 12:27 ----------

tabi unutmadan.. Türk bayrağının dalgalandığı her yer vatandır. Ve her görev vatan içindir.. O yüzden yaptığın her hizmetin sana en azından sevap olarak döneceğine inanıyorum.
inanın askerlikte hiç mi hiç ayırt etmiyorum, ne çıkarsa çıksın en iyi şekilde yapmaya çalışıcam. ben hertürlü ortama ayak uyduran bir tipimdir, o yüzden sorun çıkacağı zannetmiyorum ama orası faklı sivil farklı...
hayırlı olsun iskenderun acemi birliği ise her yıl dalgıç yetiştirilmek üzere yüzme bile asker alıyorlar ve istanbulda beykozda 6 aylık bi eğitim verip tekrar dağitim yapılıyor öyle bir durum olduğunda bana pm den msj at
aslında şuan çalışıtğım restoran müdürü de iskendurunda acemi birliği yapmış ve orada dalgıç olarak seçilmiş ve istanbul da beykozda askerliğini yapmış ve süper bişey olduğunu söyledi. ve sizin dediğiniz gibi mutlaka dalgıçlık için başvurmamı söyledi... öneri ve yardımlarınız için teşekkür ederim. size bu konu ile ilgilli pm atıyorum.
O kadar korkutmayın ya gemiden :)

Tertipçilik (bahriyeli dilinde kura cılık) gerçekten çok güçlü bir sistem. Dakikayı bırak iskeleden çıkarken senden bir basamak üstte olan bile daha kıdemlidir. Olurda dağıtımda gemiye çıkarsan, akşama 5'e kadar özgürlüğün tadını çıkarmak uğruna dışarda oyalanma. Ne kadar erken girersen gemiye o kadar iyi.

Yataklar çok dardır, yattığın yönde geri kalkarsın, dönme şansın yok. Ranzalar 3 katlıdır. Geri kalan ceza dayak vs olayı tamamen komutan ile alakalı, genelleme yapılması uygun değil. Gördüğüm en ağır ceza alabanda idi (10-15 m2 koğuşun "manga denir" taban duvar ve tavanının temizlenmesi) Öte yandan rahatlığı başka, üst rütbeliye sadece sabah ilk gördüğünde selam veriyorsun, sonra kanka oluyorsunuz :) Silah bölümünde değilsen nöbet tutmadan askerliği bitiriyorsun.


Ben askerliğimi 1948 (yanlış okumadınız) model bir gemide yaptım. Kakalaktan geçilmiyordu ama hiç ilaç kullanmadığım halde hasta olmadım. Hatta sıcak havalarda 100 tane er aynı sebilden, 2 adet sabit maşrapa ile su içiyorduk, buna rağmen hasta olmadım :) Türk askerine bişey olmaz :D

Konu askerlik olunca ne çok yazacak şeyi oluyor insanın...

Şimdiden hayırlı teskereler.
teşekkür ederim. güzel bilgiler içinde sağolun...
bahriyeli rahattır ya ben havacı olaarak yapmıştım bi gün hiç unutmam askerdeyken .... :queen:
bi gün derken :mrgreen:
"HER ŞEY VATAN İÇİN" Askerde en çok söyleyeceğin kelimedir ve çok anlamlıdır.:cat:

Tertipçilik yani alt-üst devre olayı heryerde vardır buna hazırlıklı olmalısın.:)
Asker ocağı ana ocağına benzemez tel örgülerin hemen önündeki bakkaldan kafana göre çıkıp alışveriş yapamazsın istediğin zaman çarşıya gidip gezemezsin herşey belli kurallarla-intizamla emirlerle gerçekleşir.

Ama bir bakarsın acısıyla-tatlısıyla günler geçiverirmiş ve askerlik bitivermiş. (1984 de Manisa'da teskere aldım kaç sene olmuş hesapla)

Şimdiden hayırlı teskereler dilerim.:cat:
askerlik herhalde öyle bişey, iyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla günler gelir geçer..:)
Aloo beni tekrar çağırın askere ekmek elden su gölden..

gel abi benimle beraber gider yaparız, hiç yoktan MT den bir tertibim olur :mrgreen::p
 
Katılım
12 Haz 2009
Mesajlar
257
Hacı bu bizim döneri bitiremezki :queen:

pac dan bi soba borusu yaptırsak askerlik biter daha döneri bitmez :D

---------- Mesaj ekleme zamanı: 00:26 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 00:23 ----------

teşekkür ederim ama aslında künefe ve döneri anladım, diğerlerinin inan ne olduğunu bilmiyorum desem ayıp olmaz umarım

pac dönerin en çok yendiği yer

petek iskenderunun en eski en klas en güzel künefe yapan cafe si

merak etme, dönerin başında ben varsam hertürlü yerim

döneri görmediğin için konuşmak kolay :D
 
Katılım
11 Tem 2007
Mesajlar
2,824
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
O kadar korkutmayın ya gemiden :)

Tertipçilik (bahriyeli dilinde kura cılık) gerçekten çok güçlü bir sistem. Dakikayı bırak iskeleden çıkarken senden bir basamak üstte olan bile daha kıdemlidir. Olurda dağıtımda gemiye çıkarsan, akşama 5'e kadar özgürlüğün tadını çıkarmak uğruna dışarda oyalanma. Ne kadar erken girersen gemiye o kadar iyi.

Yataklar çok dardır, yattığın yönde geri kalkarsın, dönme şansın yok. Ranzalar 3 katlıdır. Geri kalan ceza dayak vs olayı tamamen komutan ile alakalı, genelleme yapılması uygun değil. Gördüğüm en ağır ceza alabanda idi (10-15 m2 koğuşun "manga denir" taban duvar ve tavanının temizlenmesi) Öte yandan rahatlığı başka, üst rütbeliye sadece sabah ilk gördüğünde selam veriyorsun, sonra kanka oluyorsunuz :) Silah bölümünde değilsen nöbet tutmadan askerliği bitiriyorsun.


Ben askerliğimi 1948 (yanlış okumadınız) model bir gemide yaptım. Kakalaktan geçilmiyordu ama hiç ilaç kullanmadığım halde hasta olmadım. Hatta sıcak havalarda 100 tane er aynı sebilden, 2 adet sabit maşrapa ile su içiyorduk, buna rağmen hasta olmadım :) Türk askerine bişey olmaz :D

Konu askerlik olunca ne çok yazacak şeyi oluyor insanın...

Şimdiden hayırlı teskereler.

bittabi haklısın bir çok konuda, aynı benim yazdıklarım gibi.. anlatmaya kalksak dikkat etmesi gerekenleri herhalde diğerimize iki gün sonra sıra gelir :)

kurallar komutanlara ve gittiğin geminin kültürüne göre değişiyor aslında. ben bir komodorluk gemisindeydim. şansıma rütbeli olsun rütbesiz olsun, iyi sicillilerin ve sadece gönüllü olmuş askerlerin alındığı bir yerdi.

15 m2 olmayan bir kamarada(aslında manga) yaklaşık 20 kişi kalıyorduk. aslında ranzaların yapısını kafanda canlandırmak için kitaplık rafını düşünsen iyi olur. yatakta dönmek imkansızdı, hatta öksürdüğümde kafamı üst ranzaya vuruyordum. (kişisel tavsiyem oraya yatar yatmaz gözlerini kapa nerede olduğunu anlamazsın. yoksa ilk zamanlar bir tabuta konduğun hissi ile boğuşabilirsin. ve inan bir çok genç çocuğun hıçkırıklara boğulduğuna şahit oldum)

gemide standart işler raspa ve alabanda dır. birisi küçücük bir çekiçde gemi gövdesine vurarak boyaları sökme işi, diğeri borusuyla kaportasıyla (duvarı borusu tavanı ve yeri ile) mahallin silinerek temizlenmesidir. onun dışında güverte silme, güverte ve makine daireleri nöbetleri standart gündelik işlerdir.

seyre çıkarsan düzenli traş olman beklenmez (su boşa gitmesin diye)

saçların kısa kestirilmesi yasaktır. itiraf edeyim şu anki saçlarım bile daha kısa.

Hastalık genelde çok seyire çıktığında uğrar sana, o da her ülkede kapabileceğin mikroplar yüzünden. yoksa o kadar iyi beslerler ki zaten zımba gibi gezersin. sanıyorum ordunun en iyi beslenen birliği denizcilerdir. sürekli et ve taze sebze meyve yedirirler.

onun dışında..

alt ve üste yada bir güvertede bir bölümden diğerine geçmeni sağlayan geçiş ve merdivenlere kaporta;
pencerelere lumbuz denir..
geminin katlarına güverte denir.

silahçı birliğinde olursan en ballı birliktesin demektir çünki pek işleri olmaz.. deniz seviyesinin altında uyuyup yine daha altında çalışmış olsamda.. o güverteye çıkıp o denize bakma, o boşluk duygusuyla birşeyler düşünmek hayal etmek yok muydu? işte onu hiçbir şee değişmem.. o huzur.. ama insanı kendinden uzaklaştıran o hiçlik duygusu.. resmen sadece fikirlerin ve sen varsın bedenin yokmuş gibi..

Eğer döndüğümde yaşacak olduklarımı bilseydim.. Gerçekten bilseydim, Yemin ediyorum o gemiden dışarı adım atmaz hayatımın geri kalanını orada geçirirdim :).. Halbuki tüm denizin verdiği o hiçlik duygusuna da geri döndüğümde yaşayacağım tek bir güzel gün için diye dayanmıştım :)

Ah şu insancıklar diyorum şimdi.. Ah şu insancıklar ve kendilerinden beklenmeyecek büyüklükte kahpelikleri yok mu.. Gelip ne yapacaksın ki yaşa işte, ömür boyu güvertede sigara içmek denizi izlemek keyfin olsun.. En azından derdin olmazdı.. :)

Valla yine gitsem alırlar mı? valla ben bi gün eksik yapmışım falan desem yerler mi acaba? faiziyle yaptırırlar mı? :)
 
Katılım
26 Tem 2008
Mesajlar
2,258
Sevgili asfalt meleği.. Çok güzel anlatmışsın. Askerliğimi Bahriyeli olarak yapmama rağmen sanki yaşamış gibi hissettim kendimi ellerine sağlık. Doğuya gitmek için dilekçe vermeme bahriyeli olmak için dünden gönüllü olmama rağmen, acemiliğimi Burdurda Bedelli askerlerin arasında, usta birliğimide İskenderunda şöför-yazıcı olarak yaptım. Gerçekten Gece nöbetlerinde o körfezin ışıkları, sonsuz bir yalnızlık ve dinginlik veriyordu bana. Askerde kendimi dinleme ve bol bol düşünmeye vaktim oldu.. Askerliğimin sonlarına doğru bir hiç olduğumu bile düşünmeye başlamıştım ve bütüm tertiplerimde aynı duygular içindeydi. Askerliğin de böyle bir yanı var herhalde sana herşeyi unuttuyor belki..
 
Katılım
11 Tem 2007
Mesajlar
2,824
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Gerçekten o kadar çok düşünme fırsatı bulabiliyorsun ki.. Ama karadaki gibi değil. neden dersen uyaran yok.. yani karada önünden geçen bir asker, bir komutan, bir aracın sesi, yada sivil insanlarla aslında aynı dünya üzerinde olduğunu biliyorsun.

ama denizde bu tür uyaranlar yok. sadece suyun sesi var.. sadece mavinin tonlarından ibaret gördüklerin.. sanki mavinin tonlarına boyanmış boş bir duvara bakar gibisin. gözlerini kapatmaya bile ihtiyacın yok..

Doğrusunu söylemek gerekirse hiçlik duygusu bir müddet sonra çıldırtıcı bir hal almaya başlıyor, kendini sorgulamaya başlıyorsun. doğuya gitmek istediğimi zaten en başında gönüllü olduğumu söyledim bir gün çıkıp. hatta sonrasında benden cesaret alan birkaç kişide.. ama gönderilmedik. olur muydu olmaz mıydı onu da bilmiyorum hoş..

ama o hiçlik duygusunu sonraları öyle çok özledimki anlatamam.

kötü davranıldığından falan değil, sanırım anlayamayacak çok arkadaş olacaktır. değersiz ve sıradan hissetmekle alakası yok bahsettiğim duygunun. Allah var hiç bir askere kötü davranıldığını aşağılandığını görmedim. Tek bir kez uyarı yedim zaten dar koridorda yürürken yüzbaşıyla aynı anda geçmeye çalıştım. omuzlarımız çarptı. Ben durdum zaten o da durdu. Tamam selam vermiyorsunuz ama bari yanınızdan geçerken durun da önce biz geçelim dedi. haklıydı aslında normalde dururdum ama acilen ön taraftaki makine dairesine yetişmem gereiyordu.

Çok sakindi herşey. Yani en değerli şey güverteye çıkabildiğin ve dünyayı (aslında hava ve denizi görebildiğin kola ve sigara keyfi yaptığın saatlerdi) yani en heyecan verici şey buydu..

nasıl anlatabilirim ki makine dairesinin sıcağı gürültüsü koşturmacası.. sonra birşey olur elinin yüzünün yağını temizlersin ve güverteye çıkarsın.. gürültü yok kafanı ayaklarına doğru eğmediğin müddetçe görebildiğin hiç bir şey yok..

izin verirler karaya çıkarsın ayakların birbirine dolanır. yürümeyi beceremezsin ilk bir kaç dakika. oturur beklersin aslında dünyanın sabit durduğunu beynin algılasın diye.. sonra ayağa kalkarsın adımlarının düzelmeye başladığını farkedersin artık yürüyebiliyorsundur.
 
Katılım
14 Kas 2008
Mesajlar
3,169
MT den bir tertibin zaten var =)) BENN =))) hatay iskenderun deniz er eğitim alayı =) 19 unda yola çıkıyorum 20 sinde teslim olucam =) ve 4 yıl lisede 2 yıl ünw.de okudugum 6 yıllık en samimi 3 arkadaşım daha aynı yere düştü,birde iş arakdaşım =) ettik 6 kişi =) bekle bizi iskenderun :D :D
 
Katılım
11 Tem 2007
Mesajlar
2,824
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
ekip şimdiden kuruldu diyosun :)

şimdiden hepinize hayırlı tezkereler diliyorum.
 
Katılım
4 Ocak 2008
Mesajlar
1,876
MT den bir tertibin zaten var =)) BENN =))) hatay iskenderun deniz er eğitim alayı =) 19 unda yola çıkıyorum 20 sinde teslim olucam =) ve 4 yıl lisede 2 yıl ünw.de okudugum 6 yıllık en samimi 3 arkadaşım daha aynı yere düştü,birde iş arakdaşım =) ettik 6 kişi =) bekle bizi iskenderun :D :D

Aboooo kaçın ekip geliyor :queen: yarın iskenderunu terk ediyorum
 
Katılım
18 Nis 2008
Mesajlar
607
bittabi haklısın bir çok konuda, aynı benim yazdıklarım gibi.. anlatmaya kalksak dikkat etmesi gerekenleri herhalde diğerimize iki gün sonra sıra gelir :)

kurallar komutanlara ve gittiğin geminin kültürüne göre değişiyor aslında. ben bir komodorluk gemisindeydim. şansıma rütbeli olsun rütbesiz olsun, iyi sicillilerin ve sadece gönüllü olmuş askerlerin alındığı bir yerdi.

15 m2 olmayan bir kamarada(aslında manga) yaklaşık 20 kişi kalıyorduk. aslında ranzaların yapısını kafanda canlandırmak için kitaplık rafını düşünsen iyi olur. yatakta dönmek imkansızdı, hatta öksürdüğümde kafamı üst ranzaya vuruyordum. (kişisel tavsiyem oraya yatar yatmaz gözlerini kapa nerede olduğunu anlamazsın. yoksa ilk zamanlar bir tabuta konduğun hissi ile boğuşabilirsin. ve inan bir çok genç çocuğun hıçkırıklara boğulduğuna şahit oldum)

gemide standart işler raspa ve alabanda dır. birisi küçücük bir çekiçde gemi gövdesine vurarak boyaları sökme işi, diğeri borusuyla kaportasıyla (duvarı borusu tavanı ve yeri ile) mahallin silinerek temizlenmesidir. onun dışında güverte silme, güverte ve makine daireleri nöbetleri standart gündelik işlerdir.

seyre çıkarsan düzenli traş olman beklenmez (su boşa gitmesin diye)

saçların kısa kestirilmesi yasaktır. itiraf edeyim şu anki saçlarım bile daha kısa.

Hastalık genelde çok seyire çıktığında uğrar sana, o da her ülkede kapabileceğin mikroplar yüzünden. yoksa o kadar iyi beslerler ki zaten zımba gibi gezersin. sanıyorum ordunun en iyi beslenen birliği denizcilerdir. sürekli et ve taze sebze meyve yedirirler.

onun dışında..

alt ve üste yada bir güvertede bir bölümden diğerine geçmeni sağlayan geçiş ve merdivenlere kaporta;
pencerelere lumbuz denir..
geminin katlarına güverte denir.

silahçı birliğinde olursan en ballı birliktesin demektir çünki pek işleri olmaz.. deniz seviyesinin altında uyuyup yine daha altında çalışmış olsamda.. o güverteye çıkıp o denize bakma, o boşluk duygusuyla birşeyler düşünmek hayal etmek yok muydu? işte onu hiçbir şee değişmem.. o huzur.. ama insanı kendinden uzaklaştıran o hiçlik duygusu.. resmen sadece fikirlerin ve sen varsın bedenin yokmuş gibi..

Eğer döndüğümde yaşacak olduklarımı bilseydim.. Gerçekten bilseydim, Yemin ediyorum o gemiden dışarı adım atmaz hayatımın geri kalanını orada geçirirdim :).. Halbuki tüm denizin verdiği o hiçlik duygusuna da geri döndüğümde yaşayacağım tek bir güzel gün için diye dayanmıştım :)

Ah şu insancıklar diyorum şimdi.. Ah şu insancıklar ve kendilerinden beklenmeyecek büyüklükte kahpelikleri yok mu.. Gelip ne yapacaksın ki yaşa işte, ömür boyu güvertede sigara içmek denizi izlemek keyfin olsun.. En azından derdin olmazdı.. :)

Valla yine gitsem alırlar mı? valla ben bi gün eksik yapmışım falan desem yerler mi acaba? faiziyle yaptırırlar mı? :)
verdiğin bilgiler inan çok değerli ve önemli. çok teşekkür ederim, şimdiden biraz gözümde canlanmaya başladı askerlik durumu
iyi gelde el mi yaman bey mi yaman gör :D
inan o döneri yerken bulucam seni ve senin gözlerin önünde yicem. artık inada bindi iş :mrgreen:
hacı bu alışmış istanbulun dönerine :queen: dönerin yarısında tıkanmazsa bak ben neyim :mrgreen:
istanbulla oranın döneri arasında zannedersem sadece et ve lezzet farkı olacaktır. her tülü gider merak etme, yerim ben onu yerim:queen:
MT den bir tertibin zaten var =)) BENN =))) hatay iskenderun deniz er eğitim alayı =) 19 unda yola çıkıyorum 20 sinde teslim olucam =) ve 4 yıl lisede 2 yıl ünw.de okudugum 6 yıllık en samimi 3 arkadaşım daha aynı yere düştü,birde iş arakdaşım =) ettik 6 kişi =) bekle bizi iskenderun :D :D
vayyyyyyyyyy tertiplerim benim. ya hocam inan muazzam sevindim. hocam bana özelden isim soyisim felan göndersene, ben seni orada her halukarda bulurum. vayy be sonunda aynı yere hemde tertip buldum ya, süper oldu bu:cat:
ekip şimdiden kuruldu diyosun :)

şimdiden hepinize hayırlı tezkereler diliyorum.

aynen, MT heryerde, hatta ve hatta askerde. aslında film ismi gibi oldu. "MT ASKERDE " çok yakında sinemalarda :mrgreen: bu arada sağolasın abi:cat::rendeer:

---------- Mesaj ekleme zamanı: 01:01 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 00:50 ----------

bittabi haklısın bir çok konuda, aynı benim yazdıklarım gibi.. anlatmaya kalksak dikkat etmesi gerekenleri herhalde diğerimize iki gün sonra sıra gelir :)

kurallar komutanlara ve gittiğin geminin kültürüne göre değişiyor aslında. ben bir komodorluk gemisindeydim. şansıma rütbeli olsun rütbesiz olsun, iyi sicillilerin ve sadece gönüllü olmuş askerlerin alındığı bir yerdi.

15 m2 olmayan bir kamarada(aslında manga) yaklaşık 20 kişi kalıyorduk. aslında ranzaların yapısını kafanda canlandırmak için kitaplık rafını düşünsen iyi olur. yatakta dönmek imkansızdı, hatta öksürdüğümde kafamı üst ranzaya vuruyordum. (kişisel tavsiyem oraya yatar yatmaz gözlerini kapa nerede olduğunu anlamazsın. yoksa ilk zamanlar bir tabuta konduğun hissi ile boğuşabilirsin. ve inan bir çok genç çocuğun hıçkırıklara boğulduğuna şahit oldum)

gemide standart işler raspa ve alabanda dır. birisi küçücük bir çekiçde gemi gövdesine vurarak boyaları sökme işi, diğeri borusuyla kaportasıyla (duvarı borusu tavanı ve yeri ile) mahallin silinerek temizlenmesidir. onun dışında güverte silme, güverte ve makine daireleri nöbetleri standart gündelik işlerdir.

seyre çıkarsan düzenli traş olman beklenmez (su boşa gitmesin diye)

saçların kısa kestirilmesi yasaktır. itiraf edeyim şu anki saçlarım bile daha kısa.

Hastalık genelde çok seyire çıktığında uğrar sana, o da her ülkede kapabileceğin mikroplar yüzünden. yoksa o kadar iyi beslerler ki zaten zımba gibi gezersin. sanıyorum ordunun en iyi beslenen birliği denizcilerdir. sürekli et ve taze sebze meyve yedirirler.

onun dışında..

alt ve üste yada bir güvertede bir bölümden diğerine geçmeni sağlayan geçiş ve merdivenlere kaporta;
pencerelere lumbuz denir..
geminin katlarına güverte denir.

silahçı birliğinde olursan en ballı birliktesin demektir çünki pek işleri olmaz.. deniz seviyesinin altında uyuyup yine daha altında çalışmış olsamda.. o güverteye çıkıp o denize bakma, o boşluk duygusuyla birşeyler düşünmek hayal etmek yok muydu? işte onu hiçbir şee değişmem.. o huzur.. ama insanı kendinden uzaklaştıran o hiçlik duygusu.. resmen sadece fikirlerin ve sen varsın bedenin yokmuş gibi..

Eğer döndüğümde yaşacak olduklarımı bilseydim.. Gerçekten bilseydim, Yemin ediyorum o gemiden dışarı adım atmaz hayatımın geri kalanını orada geçirirdim :).. Halbuki tüm denizin verdiği o hiçlik duygusuna da geri döndüğümde yaşayacağım tek bir güzel gün için diye dayanmıştım :)

Ah şu insancıklar diyorum şimdi.. Ah şu insancıklar ve kendilerinden beklenmeyecek büyüklükte kahpelikleri yok mu.. Gelip ne yapacaksın ki yaşa işte, ömür boyu güvertede sigara içmek denizi izlemek keyfin olsun.. En azından derdin olmazdı.. :)

Valla yine gitsem alırlar mı? valla ben bi gün eksik yapmışım falan desem yerler mi acaba? faiziyle yaptırırlar mı? :)
verdiğin bilgiler inan çok değerli ve önemli. çok teşekkür ederim, şimdiden biraz gözümde canlanmaya başladı askerlik durumu
iyi gelde el mi yaman bey mi yaman gör :D
inan o döneri yerken bulucam seni ve senin gözlerin önünde yicem. artık inada bindi iş :mrgreen:
hacı bu alışmış istanbulun dönerine :queen: dönerin yarısında tıkanmazsa bak ben neyim :mrgreen:
istanbulla oranın döneri arasında zannedersem sadece et ve lezzet farkı olacaktır. her tülü gider merak etme, yerim ben onu yerim:queen:
MT den bir tertibin zaten var =)) BENN =))) hatay iskenderun deniz er eğitim alayı =) 19 unda yola çıkıyorum 20 sinde teslim olucam =) ve 4 yıl lisede 2 yıl ünw.de okudugum 6 yıllık en samimi 3 arkadaşım daha aynı yere düştü,birde iş arakdaşım =) ettik 6 kişi =) bekle bizi iskenderun :D :D
vayyyyyyyyyy tertiplerim benim. ya hocam inan muazzam sevindim. hocam bana özelden isim soyisim felan göndersene, ben seni orada her halukarda bulurum. vayy be sonunda aynı yere hemde tertip buldum ya, süper oldu bu:cat:
ekip şimdiden kuruldu diyosun :)

şimdiden hepinize hayırlı tezkereler diliyorum.

aynen, MT heryerde, hatta ve hatta askerde. aslında film ismi gibi oldu. "MT ASKERDE " çok yakında sinemalarda :mrgreen: bu arada sağolasın abi:cat::rendeer:

---------- Mesaj ekleme zamanı: 01:04 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 01:01 ----------

Aboooo kaçın ekip geliyor :queen: yarın iskenderunu terk ediyorum

yok canım o kadar da değil, ben hataylıları çok misafirperver diye duydum:p
 
Katılım
14 Kas 2008
Mesajlar
3,169
adım SERkAN ÖZTÜRK =),iyi dilekleriniz için hepinize teşekkürler =) acemide çarşı izni yokmuş sanırım bende seviniyordum lezzetli yemeklerden yiyeceğim diye =) bu arada dostum gemiye düşme ihtimalim yüksek çükü güverte mezunuyum ve ayrıca istanbul liman başkanlıgından Radar Operatöre seltifikam var =) ama olsun her gemide bir iki tane astsubay arkadaşım var =) TCG yıldırımda,salihreiste =) bu arada face den eklersen yüzümüzüde hatırlarız =) denk gelirsek orda =) [email protected] dan aratabilirsin facebookta
 
Katılım
4 Ocak 2008
Mesajlar
1,876
Hacım bak dönerimiz bu
n47913362022_1826721_4373.jpg

Tabi soba borusu dedikleri döner bunun 2-3 katı bişey oluyor sana ondan yedircez :mrgreen:
 
Katılım
18 Nis 2008
Mesajlar
607
adım SERkAN ÖZTÜRK =),iyi dilekleriniz için hepinize teşekkürler =) acemide çarşı izni yokmuş sanırım bende seviniyordum lezzetli yemeklerden yiyeceğim diye =) bu arada dostum gemiye düşme ihtimalim yüksek çükü güverte mezunuyum ve ayrıca istanbul liman başkanlıgından Radar Operatöre seltifikam var =) ama olsun her gemide bir iki tane astsubay arkadaşım var =) TCG yıldırımda,salihreiste =) bu arada face den eklersen yüzümüzüde hatırlarız =) denk gelirsek orda =) [email protected] dan aratabilirsin facebookta
faceden ekliyorum seni hocam, kabul edersin. umarım istediğin yere düşersin.:rendeer::cat:
Hacım bak dönerimiz bu
n47913362022_1826721_4373.jpg

Tabi soba borusu dedikleri döner bunun 2-3 katı bişey oluyor sana ondan yedircez :mrgreen:

abi yenmez be o::dpac:: iskenderuna ilk ayak bastığımda ilk işim o dönerden yemek olucam. o soba bacası dediğiniz şey bundan 2-3kat daha kalınsa ayıptır söylemesi nasıl yiyosunuz ki onu. adamın çenesi yorulur :mrgreen:
 
Katılım
4 Ocak 2008
Mesajlar
1,876
faceden ekliyorum seni hocam, kabul edersin. umarım istediğin yere düşersin.:rendeer::cat:


abi yenmez be o::dpac:: iskenderuna ilk ayak bastığımda ilk işim o dönerden yemek olucam. o soba bacası dediğiniz şey bundan 2-3kat daha kalınsa ayıptır söylemesi nasıl yiyosunuz ki onu. adamın çenesi yorulur :mrgreen:

Haaaam yapıp ısırıyosun zaten 2-3 ısırıkta üst kısmı gidiyor düzleniyor sonra 3 ısırık daha yavaş yavaş sonu geliyor :queen:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst