- Katılım
- 29 Eki 2007
- Mesajlar
- 2,233
- Konu Yazar
- #1
Cumartesi akşamı Japonya'daki eniştemin çok yakın bir japon arkadaşı ve yanında 6 kişilik arkadaş grubu İstanbul'a geldi. Tüm karşılanmaları, otele aktarımları, odalarına yerleştirilmeleri, bir sorunla karşılaştıklarında ilgilenilmeleri, tercümanlıkları vs. ile bizzat ben ilgilendim ve en azından az çok japonları tanımış oldum. Japon arkadaşımız Takashi ile konuşurken laf döndü dolaştı kendisinin motosiklet kullanıcısı olmasına geldi
Öncelikle otele taksiyle dönerken ve dolaşmalarımızda Takashi dahil hepsi çok korktu ve hayatlarında böyle trafik görmediklerinden konuşup durdular:queen: Taksilerin, minibüslerin, doblo türü araçların deli gibi birbirlerine makas atmaları, aniden çıkan motosikletler falan adamların hiç görmediği şeyler ki resmen adrenalin doldular takside.
Otelde Takashi motosikletin çok olduğunu, bunun hoşuna gittiğini söyledi ama trafik ve motor kültürümüzü hiç beğenmediğini küçücük yollarda yarışan ss'ler, kasksız-korumasız sürücüler, onlara hiç saygı göstermeyen araç sürücüleri ve hatta ışıklara bakmadan kaç kere yol lök diye atlayan yayaları gördüğünden defalarca söyledi. Ve ardından motorumun olup olmadığını sordu. Bir kaç ay önce çok küçük bir kaza geçirdiğimi, o zamandan beri motorumun olmadığını, trafikten korktuğumu ama almayı düşündüğümü söyledim. Adam "Ne kadar motoru sevsem de ben olsam burada kesinlikle kullanmazdım:silent:" dedi.
Sonra laf döndü dolaştı ve japon malı motosikletlere geldi. Takashi 62 yaşında, şimdiye kadar birçok ülke görmüş geçirmiş, kültürlü bir resmi japon din görevlisi. 4 japon markasının da fabrikasını, üretim tesislerini anlattığına göre gezmiş ve kendisine direk şu can alıcı soruyu sordum "En iyi japon motosikleti hangisi sence?". Açıkcası verdiği cevabı pek beklemiyordum şaşırmadım desem yalan olur ama hiç düşünmeden Suzuki dedi. Ardından büyük bir heyecanla Yamaha dedi. Tip olarak en beğendiği Yamaha'larmış. Tabi sonrasında Honda'yı söyledi ve sustu. Daha yok mu dedim yüzüne bakıp:silent: Böyle çok alalade önemsiz bir şeymiş gibi tabi bir de Kawasaki var dedi:queen:
Kısaca bir japon'a göre en iyi japon motosikletleri(tabi adamın kendi fikri):
1- Suzuki
2- Yamaha
3- Honda
4- Kawasaki
Biraz uzun olduysa kusura bakmayın. Sadece anı olarak kalacak bu olayı sizlerle paylaşmak istedim:cat:
Öncelikle otele taksiyle dönerken ve dolaşmalarımızda Takashi dahil hepsi çok korktu ve hayatlarında böyle trafik görmediklerinden konuşup durdular:queen: Taksilerin, minibüslerin, doblo türü araçların deli gibi birbirlerine makas atmaları, aniden çıkan motosikletler falan adamların hiç görmediği şeyler ki resmen adrenalin doldular takside.
Otelde Takashi motosikletin çok olduğunu, bunun hoşuna gittiğini söyledi ama trafik ve motor kültürümüzü hiç beğenmediğini küçücük yollarda yarışan ss'ler, kasksız-korumasız sürücüler, onlara hiç saygı göstermeyen araç sürücüleri ve hatta ışıklara bakmadan kaç kere yol lök diye atlayan yayaları gördüğünden defalarca söyledi. Ve ardından motorumun olup olmadığını sordu. Bir kaç ay önce çok küçük bir kaza geçirdiğimi, o zamandan beri motorumun olmadığını, trafikten korktuğumu ama almayı düşündüğümü söyledim. Adam "Ne kadar motoru sevsem de ben olsam burada kesinlikle kullanmazdım:silent:" dedi.
Sonra laf döndü dolaştı ve japon malı motosikletlere geldi. Takashi 62 yaşında, şimdiye kadar birçok ülke görmüş geçirmiş, kültürlü bir resmi japon din görevlisi. 4 japon markasının da fabrikasını, üretim tesislerini anlattığına göre gezmiş ve kendisine direk şu can alıcı soruyu sordum "En iyi japon motosikleti hangisi sence?". Açıkcası verdiği cevabı pek beklemiyordum şaşırmadım desem yalan olur ama hiç düşünmeden Suzuki dedi. Ardından büyük bir heyecanla Yamaha dedi. Tip olarak en beğendiği Yamaha'larmış. Tabi sonrasında Honda'yı söyledi ve sustu. Daha yok mu dedim yüzüne bakıp:silent: Böyle çok alalade önemsiz bir şeymiş gibi tabi bir de Kawasaki var dedi:queen:
Kısaca bir japon'a göre en iyi japon motosikletleri(tabi adamın kendi fikri):
1- Suzuki
2- Yamaha
3- Honda
4- Kawasaki
Biraz uzun olduysa kusura bakmayın. Sadece anı olarak kalacak bu olayı sizlerle paylaşmak istedim:cat: