tak kaskı donuslerde fılan sınyal ver asırı hız yapma polısın yanında dıkkat cekecek hareket yapma yeter

bu kadar basıt yane
arkadaşın verdiği taktikler doğru.
şimdi gelelim bu konuyu açan arkadaşa.
yaptıklarının meziyet olduğunu düşünerek bu konuyu açmışın ben sana asıl meziyet nasıl olur anlatayım.
Babam ben 8 yaşında iken vefat etti. o güne kadar arabasız yaşamanın ne olduğunu bilmeyen ben kardeşim ve annem bir anda yaya kalmıştık. çünkü kapımızdaki araba baba bir üvey abimin üzerineydi ve sabahı gelip arabayı götürdü.
hatta plakasını ve modelini hiç unutmam 34 Y 3262 beyaz VW jetta 1.6 TDi (yazarak kendisini tekrar anmak istedim)
bu tarihten sonra 6 sene boyunca yaya yaşadık istanbuldan ayrıldık yalova'ya yerleştik.
1998 yılının Temmuz ayında 0 km Hyundai H100 aldık ihtiyaç yoktu çünkü istanbul gibi bir yerde oturmadığımız için trafikti ulaşımdı gibi dertlerimiz olmadı. nedeni tamamen babamıza duyduğumuz özlemdi araba sürerek onun gibi olacağımı düşünürdüm.
arabayı alana kadar sadece 10 15 kere tanıdıkların arabalarını çalıştırmış yerinden dahi oynatmamıştım.ama hareket ettirmeyi teorik olarak biliyordum.çünkü babam öğretmişti ilk çalıştırmayı kaldırmayı ve vitesleri.
neyse benim başımda babam yoktu araba sürmeyi öğreticek bir akrabamda yoktu. bu iş nasıl yapılır alırsın arabayı çıkarsın köy yollarına dedik ve bir delilik yaptım. araba 3 günlüktü sağ tarafını bir traktör römorkuna geçirdim arabayı 3.150.000.000 ye almıştık 500.000.000 küsür ytl masraf ettik tekrar eski haline getirmek için. demek ki bu iş yavaş yavaş olacaktı neyse araba tamirden geldi (bu arada gerekli durumlarda konu komşudan arabayı götürüp getirmelerini istiyorduk). neyse konuyu fazla uzatmayım 6 ay içinde araba sürmeyi bir hayli öğrendim ama köy dışına çıkmıyordum. bir gün araba ile bir yere gitmemiz gerekli oldu götürecek kimseyi bulamayınca atladım direksiyona çıktım izmit bursa yoluna 6 km ötedeki inşaatımıza arabayı götürdüm. zaten gerçek şöförlüğümde bundan sonra başladı. 6 ay geçmeden bir arkadaşım ehliyet aldı benim daha 3 senem vardı o sıra çeyiz dükkanı açtık arkadaşım bizi sürekli istanbula mal almaya götürdü onunda canına minnet beleş araba sürüyordu. bu arada ehliyet alan arkadaş araba sürmeyi benden öğrendi yanlış anlaşılmasın yani götürdü dersek otobana girince direksiyonu ben devir alıyordum polis olabilecek yerlerde o sürüyordu. bir zaman sonra onunda miladı doldu çünkü her zaman insanlardan bir şeyler istenmez. baktım ki adam gibi araba sürüyorsan trafik kurallarını çiğnemiyorsan polis görünce panik yapmıyorsan bir asayiş denetlemesi dışında çevrilmen imkansız gibi kendim yanlız başıma istanbula bursaya mal almaya gitmeye başladım. bu arada atladım belirtmek isterim şöförlüğümde büyük atılımları 1999 senesinde depremde yaşadım yardım ekiplerini il içinde bir çok yere hatta il dışına götürüp getiriyordum. o zamanlarda ehliyetsiz araç sürülmesine bir şey demeleri imkansız çünkü koordinasyon merkezinden izmin vardı. neyse allah bir daha göstermesin. konuyu fazla uzattım galiba şöyle bir toparlarsak yaklaşık olarak 3 sene ehliyetsiz olarak araba sürdüm özellikle şehirler arası olduğunu belirtmek isterim. 3 defa asayiş uygulamasına takıldım. 2 defa kaza yaptım (birincisi acemilikten ikincisinde benim hiç suçum yoktu üstüme kaldı) ama bir kere bile trafik kuralı çiğnediğimden yakalanmadım daha doğrusu çiğnemedim çünkü ehliyetim olmaması benim için bir kontrol mekanizmasıydı. 2002 yılında B 2006 yılında E sınıfı ehliyet aldım E sınıfı almadan önce bir kaç kez îveco m23 ile bir kaç kezde isuzu NPR ile şehir dışına gittim.
geçen sene A2 aldım alana kadar toplasanız 10 15 km mobilet 25 km kadarda mz 251 sürmüşlüğüm vardı yani ilk defa ehliyeti önce aracı sonra dedim.
konuyu açan arkadaş yaptıklarının bir marifet olmadığını bilmeli.şimdi düşünüyorumda ne kadar delice davranmışım o zamanlarda şimdi 3 çocuğum var ve ehliyet almadıkları sürece yanlız başlarına araba sürmelerine izin vericeğimi hiç sanmıyorum.
ehliyet demişken ehliyeti koltuğa koyduğunuzda ehliyet araba sürmüyor süren sizsiniz. ben ehliyetim yokken tüm trafik kurallarını biliyordum. arkadaşlarımın sürücü kursu kitaplarını ve televizyon yayınlarını sürekli takip ediyordum. yazılarımı okuyupta kimse cesaret almasın herkes benim gibi olamaz. eğer illaki süreceğim derseniz bunu uygun yerlerde uygun zamanlarda ve yanınızda usta bir sürücü varken yapın.
şimdi bir kaç arkadaş yazım hakkında kötü yorumda bulunucaktır.
tekrar söylüyorum yazımı okuyupta kimse cesaret almasın.