Kocaeli İl Temsilcisi
- Katılım
- 29 Mar 2011
- Mesajlar
- 4,134
- Konu Yazar
- #1
Hepinize her zaman olduğu gibi saygı selamlarımı sunuyorum arkadaşlar, bu aralar sitede pek zaman geçiremiyor olsamda geçtiğimiz pazar günü ile alakalı tecrübe ettiğim, gezdiğim ,gördüğüm ve hem havacılık camiasıyla hemde aynı anda motosiklet camiasından arkadaşlarımın bulunmasından oldukça mutlu oldum
ama ondan önce yavvv irfan ne alaka ne işsin sen diyenlere bir açıklama yapmadan geçmek istemiyorum 
yer yer yeri ve zamanı geldiğinde topiclerde arkadaşlar arasında bir hava aracı yapmaktan, bahsederdim aslında pek çok konuşmadım bu konuyu ama uçma hevesimi yakınen tanıyan arkadaşlarım bilirler,
hayalimde hep kendi hava aracımı yaparak uçmak vardı
lakin yaptığım araştırmalar sonucunda hem maddi hemde manevi anlamda daha bunun erken olduğu kanısına vardım şu anki düşüncem aslında , önce uçmayı keşfedip , daha sonra ona göre bu düşüncem ve perojeme yer vermenin mantıklı olduğunu gördüm ,
tabiki bu arada yine boş durmayı düşünmüyorum bir uçak alacak ve yapacak imkanım olmadığı için hoşuma en çok giden mıcrolıght ları beğeniyorum ve 10/1 ölçekte yaklaşık 3 m boyunda bir modelle, rc kontrollü 2 zamanlı 100 cc lik benzinli bir (mıcrolıght) yaparak bu işe başlayacağım , hiç olmazsa mantığını daha iyi kavramam ve güvenlik açısından bunun daha doğru olduğunu düşünüyorum
öte yandan maliyet ,araştırma ve hesaplamalarım sonucu gerçek bir hava aracının masrafının neredeyse yenisinin fiyatına tekamül etmesi beni oturup düşünmeye sevketti
hiç gereği yok , ama öte yandan içimde yanıp duruyor uçmaktan yana
ve karşıma daha güvenli , daha uygun herkezin uçma hayalini yaşayabileceği ekonomik olan yamaç paraşütü kafama takıldı , kocaelinde yamaç paraşütü adı altında herhangi bir okul ve eğitim verecek bir kurum olmadığı için adapazarında olması dolayısı ile geçen pazar günü , inşallah bir aksilik olmaz ise temmuzun 2 . haftası teorik ve teknik derslerim başlayacak ve kaza keder olmazsa ağustosun ortalarında , kendi kanatlarımın üzerinde süzülüyor olacağım
neyseeee
10 haziran pazar günü benim için oldukça keyifli bir gündü gerçiii motosikletimle gitmedim , karamürselden son bir kaç uçuşu kalmış ve kursu bitirecek arkadaşım bülentin aracıyla takıldım peşine zaten onunda bu konu hakkında bana oldukça fikir yardımı ve faydaları olduğunu söyleyebilirim
o gün neredeyse 9 sorti yaptı hava uçuşa çok müsait ve güzeldi , tabi ben içim içimi yedim 
ama o sıralarda herkez aslanlar gibi uçarken kendimi foto çekimine vermişim ve telefonum çalıyor sevgili özer abim, nadir ağabeyim ve aytaç kardeşim bana geliyorlarmış
daha önce konuşmuştuk ama gelmeleri beni çok sevindirdi ,
bir sürü motosikletin içinde , motosikleti olmayan ama motosikletlere hayran hayran bakan gariban fukaralar gibi sap sap ortalıkta dolaşıyordum kimseyi tanımam bir bülentten başka oda uçuşunu yapmış aşağıdaki araziye inmişti
hava camiası acayip bir durum
gerçiii kimsenin kimseye rüzgar gider, artistik yaptığı yok ama şunu söyleyebilirim sanki içten içedir böyle küçük dağları yaratmış yavırları kaçmadı bazı insanlar gözümden tabi bu durumda adamından adamına değişir ama sormazsan kimse konuşmuyor bile , herkez klendi dalgasında uçmak :cherry:
bu arada istanbuldada eğitim veren yerler varmış ama bana ters düşüyor şu an temmuzda derslere başlayabilmemiz için 8 kişinin tamamlanması gerekiyor çünki uçuş hocası bursadan geliyormuş vs. yani 2 kişi daha eksik düşünen arkadaşlar olursa buradan irtibata geçelim , kocaeliden tabi
fiyat vs. konularını merak edenlere söylerim 
neyse başınızı daha fazla ağrıtmadan resimlere geçiyor tüm gönül dostlarına selamlarımı sunuyorum esen kalın....:rendeer:



bu ağabeyimiz sakarya uçuş konfedarasyonu başkanı geçenlerde havada 2 paraşütün birbirine çarpması ve karışması sonucu yaklaşık 5 mt den düşerek ayak topuğunu kırmış , kendisine abi tekrardan uçacakmısın dediğimde gülerek sen merdivenden düştüğünde tekrar merdiven çıkmıyormusun diye soru ,:cherry:

bu da bahsettiğim karamürselden bülent arkadaşım, belkide karamürselde sadece ikimiz varız delüüüüü









ben uçanı kaçanı görüntülemeye çalışırken bir bakıyorum bizim kara kartalları çıkıveriyor karşıma ulen diyorum motorculuk başka bir şey arkadaşşş

özer abi adapazarındaki kırantepe mevkiini bulamayınca sanırım havadaki paraşütleri görüp iniş noktalarına varıyorlar ama ben tepeden onları kabak gibi görüyorum :cherry: tesadüf bülentte atlayışı yapıp inişini tamamlamıştı onuda alarak yanımıza çıkıyorlar



özer abimin her zamanki sıcak kanlılığı ve girişkenliği sayesinde insanlar sanki kendilerinden çok yakın bir arkadaşilarıymış gibi algılamalarını yüzlerinden okuyorum , zaten motosikletleri görünce ulen bunlarda ne gibilerinden bakındılar durdular
ohhhhh beee dedim sahapsız değiliz çok şükür :cherry:




aslında yamaç paraşütü vs ydi günü gene motosiklete gezmeye bağladıkya valla helal olsun size , özer abime , sevgili nadir ağabeyime ve aytacıma çok teşekkür ederim
tepede karnımız acıkınca çarşıya yemeğe iniyoruz






dünyanın değişik yerlerinden gelen şarkılarımızı türkülerimizi söyleyen çocukları biliyorsunuz tesadüfen yemeğimizin üzerine geliyorlar bir kaç kare de onlardan almasak ayıp olurdu


bizim motorları koyduğumuz çınar altlarına , yemeğe gelen çocukları taşıyan otobüsün güvenliği ve koruma amacıyla , sevgili tarafik polisi ağabeylerimizle , çınarların gölgesi size aitti , biz daha önce geldikti, koyarsınız koyamazsınız diye, tartışmaya giriyoruz :cherry:
, beni muhabir sanıp elleşmiyorlar ,aytaç ve nadir ağabeyimi ağaçların altında sıkıştırıyorlar ama özer abim ani çevik bir hareketle aralarından sıyrılıp kendini asfaltın kenarına atıyor :queen:
sonra 2 polis memuru daha özer ağabeyimi yakalıyorlar inanmazsanız aha resimler :cherry: resimler yalan söylemez




polisleri atlattıktan sonra özer ağabeyim beni yine uçuş yapılan tepeye götürüyor tabi aytaç ve nadir abi boşuna çıkmasın diye onları merkezde bırakıyoruz

özer abi yoları tam bilmediği için yanlış sapağa giriyor ve bozuk taşlı topraklı bir çıkmaz yola giriyoruz
kim demiş swadovla cross olmaz diye ..... heyyy koçum benim beeeee

tabi sağolsun özer abimi uğurladıktan sonra ben yine kendi halime takılıyorum bizim bülent çmaktan kendinden geçmiş zaten benlşe sohbet edecek halde değil herif
eeee ne yapalım kartallar yanlız uçar :cherry:
tek tabanca basıyorum deklanşörün dibine :cherry:






buda son olarak küçük bir ayrıntı
hani yemekten geldiğimizde gördüm ya ulen ne bahtsız bedeviyim diye geldi aklıma ama sağolsunlar kısa sürede durumu farkederek tam faal çalışan bir fotoğrafçı arkadaşları olduğunu farkedince akşam saatine doğru bana torpillice bir ekmek arası yapmışlar
ulen ben bu paraşütçüleri sevmeye başladım :cherry:
aslında daha çok resim var ama yükle yükle bitmez konunun özünü anlatmaya yettiğine inanıyorum ve satırlarıma son vermeden önce , yine hiç hesapta yokken hatta motosikletin adının bile anılmayacağı bir günde , insanların ve konunun tam ortasında birdenbire günün tüm seyrini motosiklet adına çeviren ve güzelleştiren (speddy özer abime ) nadrov nadir ağabeyime ve aytaç kardeşime çok teşekkür ederim iyiki varsınız
ellerinizden öpüyorum
saygılar sevgiler.
yer yer yeri ve zamanı geldiğinde topiclerde arkadaşlar arasında bir hava aracı yapmaktan, bahsederdim aslında pek çok konuşmadım bu konuyu ama uçma hevesimi yakınen tanıyan arkadaşlarım bilirler,
hayalimde hep kendi hava aracımı yaparak uçmak vardı
tabiki bu arada yine boş durmayı düşünmüyorum bir uçak alacak ve yapacak imkanım olmadığı için hoşuma en çok giden mıcrolıght ları beğeniyorum ve 10/1 ölçekte yaklaşık 3 m boyunda bir modelle, rc kontrollü 2 zamanlı 100 cc lik benzinli bir (mıcrolıght) yaparak bu işe başlayacağım , hiç olmazsa mantığını daha iyi kavramam ve güvenlik açısından bunun daha doğru olduğunu düşünüyorum
öte yandan maliyet ,araştırma ve hesaplamalarım sonucu gerçek bir hava aracının masrafının neredeyse yenisinin fiyatına tekamül etmesi beni oturup düşünmeye sevketti
hiç gereği yok , ama öte yandan içimde yanıp duruyor uçmaktan yana
ve karşıma daha güvenli , daha uygun herkezin uçma hayalini yaşayabileceği ekonomik olan yamaç paraşütü kafama takıldı , kocaelinde yamaç paraşütü adı altında herhangi bir okul ve eğitim verecek bir kurum olmadığı için adapazarında olması dolayısı ile geçen pazar günü , inşallah bir aksilik olmaz ise temmuzun 2 . haftası teorik ve teknik derslerim başlayacak ve kaza keder olmazsa ağustosun ortalarında , kendi kanatlarımın üzerinde süzülüyor olacağım
neyseeee
10 haziran pazar günü benim için oldukça keyifli bir gündü gerçiii motosikletimle gitmedim , karamürselden son bir kaç uçuşu kalmış ve kursu bitirecek arkadaşım bülentin aracıyla takıldım peşine zaten onunda bu konu hakkında bana oldukça fikir yardımı ve faydaları olduğunu söyleyebilirim
ama o sıralarda herkez aslanlar gibi uçarken kendimi foto çekimine vermişim ve telefonum çalıyor sevgili özer abim, nadir ağabeyim ve aytaç kardeşim bana geliyorlarmış
bir sürü motosikletin içinde , motosikleti olmayan ama motosikletlere hayran hayran bakan gariban fukaralar gibi sap sap ortalıkta dolaşıyordum kimseyi tanımam bir bülentten başka oda uçuşunu yapmış aşağıdaki araziye inmişti
hava camiası acayip bir durum
bu arada istanbuldada eğitim veren yerler varmış ama bana ters düşüyor şu an temmuzda derslere başlayabilmemiz için 8 kişinin tamamlanması gerekiyor çünki uçuş hocası bursadan geliyormuş vs. yani 2 kişi daha eksik düşünen arkadaşlar olursa buradan irtibata geçelim , kocaeliden tabi
neyse başınızı daha fazla ağrıtmadan resimlere geçiyor tüm gönül dostlarına selamlarımı sunuyorum esen kalın....:rendeer:



bu ağabeyimiz sakarya uçuş konfedarasyonu başkanı geçenlerde havada 2 paraşütün birbirine çarpması ve karışması sonucu yaklaşık 5 mt den düşerek ayak topuğunu kırmış , kendisine abi tekrardan uçacakmısın dediğimde gülerek sen merdivenden düştüğünde tekrar merdiven çıkmıyormusun diye soru ,:cherry:

bu da bahsettiğim karamürselden bülent arkadaşım, belkide karamürselde sadece ikimiz varız delüüüüü









ben uçanı kaçanı görüntülemeye çalışırken bir bakıyorum bizim kara kartalları çıkıveriyor karşıma ulen diyorum motorculuk başka bir şey arkadaşşş

özer abi adapazarındaki kırantepe mevkiini bulamayınca sanırım havadaki paraşütleri görüp iniş noktalarına varıyorlar ama ben tepeden onları kabak gibi görüyorum :cherry: tesadüf bülentte atlayışı yapıp inişini tamamlamıştı onuda alarak yanımıza çıkıyorlar



özer abimin her zamanki sıcak kanlılığı ve girişkenliği sayesinde insanlar sanki kendilerinden çok yakın bir arkadaşilarıymış gibi algılamalarını yüzlerinden okuyorum , zaten motosikletleri görünce ulen bunlarda ne gibilerinden bakındılar durdular
ohhhhh beee dedim sahapsız değiliz çok şükür :cherry:




aslında yamaç paraşütü vs ydi günü gene motosiklete gezmeye bağladıkya valla helal olsun size , özer abime , sevgili nadir ağabeyime ve aytacıma çok teşekkür ederim
tepede karnımız acıkınca çarşıya yemeğe iniyoruz






dünyanın değişik yerlerinden gelen şarkılarımızı türkülerimizi söyleyen çocukları biliyorsunuz tesadüfen yemeğimizin üzerine geliyorlar bir kaç kare de onlardan almasak ayıp olurdu


bizim motorları koyduğumuz çınar altlarına , yemeğe gelen çocukları taşıyan otobüsün güvenliği ve koruma amacıyla , sevgili tarafik polisi ağabeylerimizle , çınarların gölgesi size aitti , biz daha önce geldikti, koyarsınız koyamazsınız diye, tartışmaya giriyoruz :cherry:
sonra 2 polis memuru daha özer ağabeyimi yakalıyorlar inanmazsanız aha resimler :cherry: resimler yalan söylemez




polisleri atlattıktan sonra özer ağabeyim beni yine uçuş yapılan tepeye götürüyor tabi aytaç ve nadir abi boşuna çıkmasın diye onları merkezde bırakıyoruz

özer abi yoları tam bilmediği için yanlış sapağa giriyor ve bozuk taşlı topraklı bir çıkmaz yola giriyoruz

tabi sağolsun özer abimi uğurladıktan sonra ben yine kendi halime takılıyorum bizim bülent çmaktan kendinden geçmiş zaten benlşe sohbet edecek halde değil herif
eeee ne yapalım kartallar yanlız uçar :cherry:






buda son olarak küçük bir ayrıntı
aslında daha çok resim var ama yükle yükle bitmez konunun özünü anlatmaya yettiğine inanıyorum ve satırlarıma son vermeden önce , yine hiç hesapta yokken hatta motosikletin adının bile anılmayacağı bir günde , insanların ve konunun tam ortasında birdenbire günün tüm seyrini motosiklet adına çeviren ve güzelleştiren (speddy özer abime ) nadrov nadir ağabeyime ve aytaç kardeşime çok teşekkür ederim iyiki varsınız
ellerinizden öpüyorum

