- Katılım
- 1 Haz 2009
- Mesajlar
- 4,117
- Konu Yazar
- #1
2011 ekiminde 2004 YBR em "Rafi" yi sattığımdan beri olan kararsızlığımı (sıfır ESD mi alsam sonra Fat280 arkadaşımızın tavsiyeleri üzerine Salcano Wolf mü alsam yoksa ikinci el ESD yada Wolfmü alsam) bitirerek bir anda netten gördüğüm bi ilandaki telefonu arayı karşıdaki motorun sahibine yarın geliyorum dememle başladı her şey
gece görevinden izin alıp saat 03:30 da trenle düştük yollara Arifiyeye kadar tren yolculuğu + Gebze otobüs yolculuğu + metro v.s derken Şişliye yeni motörümün yanına ulaştım:cat: inceleme ve denemeden sonra noterden motorumuzun satışını alıp depomuzu fulleyip km yi sıfırlayıp düşüyoruz salcomla yollara
Boğaziçi köprüsüne yaklaşırken minibüsü ile KGS tezgahı açan bi dayıya ne kadar diye soruyorum 35 TL olduğunu köprü girişinde ise en az 50 TL ye alabileceğimi söylüyor fakat ben genede köprü girişine gitmeyi tercih ediyorum ve dayı haklı çıkıyor
ale: en az 50TL ye KGS ye sahip olabilirsiniz yanıtını aldıktan sonra kapının önüne KGS sini doldurtmak için siyah bi DL 650 ile uzun boylu bi abi yaklaşıyor ona rica ediyorum ve onun KGS si ile Köprüye giriş yapıyorum para vermek üzere durduğumda ise el sallayarak yanımdan uzaklaşıp gidiyor buradan teşekkürlerimi sunuyorum kendisine :rendeer: Köprüden çıktıktan sonra ise paralı yola giriyorum KGS em olmadığı ve kimseyide bulamadığım için kaçak giriş yapmış oluyorum mecburen
ale: bu arada köprü ve paralı yol girişinde güvenlik gerekçesiyle fotoğraf çekemedim üzgünüm
ale: ilk molamızı ise 74km sonunda Tavşancıl viyadüğünde veriyoruz
bi sigara tüttürüp dinlendikten sonra yola devam edip 116.kmde telefonumun titreşimiyle Tabaş Shell tesislerinde durup mola veriyorum
arayan İstanbulda olduğum süre boyunca telefonla bana her türlü lojistik desteği (yol tarifi v.s) sağlayan dostumuz metehanmış onada buradan teşekkürlerimi sunuyorum:rendeer: ve ilk çay keyfimiz
çayımı içip yola koyulmak üzereyken tesisin marketinden KGS alabileceğimi görüyorum ve 25 TL ödeyerek nur topu gibi bi KGS ye sahip oluyorum
Yola koyulduktan epey sonra otoyolun Bilecik- Antalya çıkışını geçtiğimi 200m sonra fark ettim ee uykusuzlukmu desek artık yorgunlukmu desek aklıma geri dönüp sağdan tin tin gidip girmek gelmedi
yada belki Salcoyla yolculuğun keyfimi etkiledi beni bilemiyorum artık 30 km daha ilerledikten sonra Taytem tesislerinde tekrar mola verip soluklanıyorum
pompacı abiden 1km ileride Düzce sapağı olduğunu öğrendikten sonra yola devam ediyoruz gene
Düzceye gelmişken daha önceden alışveriş ettiğimiz bi galerici dostumu ziyaret edeyim diorum fakat oda ne dükkan kapalı ee saat de 8 e yaklaşmış tabi kim kalır bu saate
Düzceye girişimizi resimleyemedim ama çıkışımızı bari resimledim
Düzcede tersimmi döndü nolduysa Ankaraya doğru gittiğimi fark ettim
yol kenarında bulunan bi sitenin güvenlikçi meslektaşlarıma sorunca tam ters istikamette olduğumu öğrenip geriye yaklaşık 30 km dönüp en nihayet Düzcenin Kütahya çıkışına ulaşıyorum burada kamyonla her zaman uğradığımız çapa tesislerine uğrayıp karnımı bi güzel doyuruyorum
Rosto köfte (küftestar pandacığımızın kulakları çınlasın) pilav ve yoğurt üçlüsü muhteşem gidiyor tavsiye ederim :cat:
tesisin bahçesi
yola devam ederken paralı yola girdiğime pişman olmuyoda değil insan çünkü sadece yanınızdan geçen otomobillerin gürültüsünü ve sıcak asfaltın ve kamyonların eksoz kokusunu duyuyorsunuz oysa diğer yollar öylemi kuş cıvıltıları ve eşsiz yeşilliklerin tadına doyulmuyor
bu arada yolun tam yarısındayız ve akşam olmak üzere aklımdan motürü tesise bırakıp mola veren kamyonların birine binip Kütahyaya dönüp ertesi gün gündüz göreve girip daha sonraki gün tekrar dönüp yolculuğa kaldığım yerden devam etmek yada yükü müsait olan bi kamyona motoruda atıp getirmek geliyor ama serde motorculuk var ya işte
hemen aklımdan bu düşünceleri çıkarıp yola devam ediyorum. :cat: Yolculuğumuzun 374.kmsinde yağmur başlıyor pamukova civarlarında bi benzinliğe girerek yağmurun dinmesini bekliyorum
burada Fransa da Pariste çalışan gurbetçi bi vatandaşımızla tanışıyoruz ve sağolsunlar pompada görevli arkadaşların ikram ettiği sıcacık nescafelerimiz eşliğinde koyu bi sohbete dalıyoruz sohbetin konusumu ? e tabiki motosiklet
abimizinde Fransada CBF 125 marka motosikleti varmış :bounce:
yağmurun dinmesine müteakiben görevli arkadaşlarla ve gurbetçi abimizle vedalaşıp yola koyuluyoruz saat 21.30 civarı ve yaklaşık 150-160 km daha yolumuz var. Fakat oda ne yaklaşık 6 km gittikten sonra şimşekler tekrar çakmaya ve yağmur damlaları gene düşmeye başlıyor üstelik giderekte hızlanarak
r: bereket versinki hemen yakınımda bi yerleşim yeri var :cat: ilk gördüğüm saçağın altına Salcomla beraber sığınıyorum
ilk şoku atlattıktan sonra bakıyorum tam karşıda bi kahve :cherry: hemen gidip sıcak bi çay söyleyip yağan yağmuru izleyerek yudumlayarak kendime geliyorum:cat: ve düşünüyorumki atalarımız "Ölümü görmeyen hastalığa razı olmazmış" demişler vede doğruda söylemişler o ana kadar gece nasıl süreceğimi düşünürken o andan sonra yeterki yağmur olmasın farketmez demeye başladım bile :queen: neyseki yaz yağmuru fazla uzun sürmüyor diner dinmez tekrar yola koyuluyoruz ee yolcu yolunda gerek :bounce: Bozüyüğe yaklaşırken bakıyorumki benzin ibrem E ye yaklaşıyor bir anda bi korku kaplıyor içimi ya bu dağın başında benzinim biterse
ale: Yolumun üzerine bi benzinlik çıksa die dua ederekten sürüyorum veee çok şükür dualarım kabul oluyor (keşke şans topu bana çıksa deseymişim)
10 liralık daha benzin aldıktan sonra benzinci arkadaşlarla sohbete başlıyoruz konuysa tabiki gene motosiklet
bendeki yorgunluk ise had safhada ee bi gece öncesi uykusuzluk ve üzerine İstanbul yolculuğu hepsinin üstünede şu ana kadarmotosikletle yapılmış yaklaşık 460 km
ale: resimdeki Ramzey scooterde benzinci arkadaşınmış ben 2012 sandım meğerse 2006 modelmiş ne temiz bakmış maşallah
son bi gayretle tekrar yola koyuluyoruz ve memlekete varıyoruz ee memlekette de bi zafer turu atmasak olmaz değilmi
işte Kütahyanın simgesi vazo ve önünde Salcom
sonuç olarak 524 km boyunca izlenimlerim çok rahat bi motosiklet titreşim sıfıra yakın koltuğu rahat yol tutuşu güzel yakıtı uygun daha sonra Fat280 Fatihle görüştüğümde ibrenin Eyi geçip sona dayandıktan sonra yaklaşık bi 80-90 km daha gittiğini öğrenince yaşadığım korkunun yersiz olduğunu öğreniyorum buda kilometre saatimizin son durumu
sağlıcakla kalın yeni gezilerde görüşmek üzere motor dostları :rendeer::rendeer:
Boğaziçi köprüsüne yaklaşırken minibüsü ile KGS tezgahı açan bi dayıya ne kadar diye soruyorum 35 TL olduğunu köprü girişinde ise en az 50 TL ye alabileceğimi söylüyor fakat ben genede köprü girişine gitmeyi tercih ediyorum ve dayı haklı çıkıyor
bi sigara tüttürüp dinlendikten sonra yola devam edip 116.kmde telefonumun titreşimiyle Tabaş Shell tesislerinde durup mola veriyorum
arayan İstanbulda olduğum süre boyunca telefonla bana her türlü lojistik desteği (yol tarifi v.s) sağlayan dostumuz metehanmış onada buradan teşekkürlerimi sunuyorum:rendeer: ve ilk çay keyfimiz
çayımı içip yola koyulmak üzereyken tesisin marketinden KGS alabileceğimi görüyorum ve 25 TL ödeyerek nur topu gibi bi KGS ye sahip oluyorum
Yola koyulduktan epey sonra otoyolun Bilecik- Antalya çıkışını geçtiğimi 200m sonra fark ettim ee uykusuzlukmu desek artık yorgunlukmu desek aklıma geri dönüp sağdan tin tin gidip girmek gelmedi
pompacı abiden 1km ileride Düzce sapağı olduğunu öğrendikten sonra yola devam ediyoruz gene
Düzceye gelmişken daha önceden alışveriş ettiğimiz bi galerici dostumu ziyaret edeyim diorum fakat oda ne dükkan kapalı ee saat de 8 e yaklaşmış tabi kim kalır bu saate
Düzcede tersimmi döndü nolduysa Ankaraya doğru gittiğimi fark ettim
Rosto köfte (küftestar pandacığımızın kulakları çınlasın) pilav ve yoğurt üçlüsü muhteşem gidiyor tavsiye ederim :cat:
tesisin bahçesi
yola devam ederken paralı yola girdiğime pişman olmuyoda değil insan çünkü sadece yanınızdan geçen otomobillerin gürültüsünü ve sıcak asfaltın ve kamyonların eksoz kokusunu duyuyorsunuz oysa diğer yollar öylemi kuş cıvıltıları ve eşsiz yeşilliklerin tadına doyulmuyor
bu arada yolun tam yarısındayız ve akşam olmak üzere aklımdan motürü tesise bırakıp mola veren kamyonların birine binip Kütahyaya dönüp ertesi gün gündüz göreve girip daha sonraki gün tekrar dönüp yolculuğa kaldığım yerden devam etmek yada yükü müsait olan bi kamyona motoruda atıp getirmek geliyor ama serde motorculuk var ya işte
burada Fransa da Pariste çalışan gurbetçi bi vatandaşımızla tanışıyoruz ve sağolsunlar pompada görevli arkadaşların ikram ettiği sıcacık nescafelerimiz eşliğinde koyu bi sohbete dalıyoruz sohbetin konusumu ? e tabiki motosiklet
yağmurun dinmesine müteakiben görevli arkadaşlarla ve gurbetçi abimizle vedalaşıp yola koyuluyoruz saat 21.30 civarı ve yaklaşık 150-160 km daha yolumuz var. Fakat oda ne yaklaşık 6 km gittikten sonra şimşekler tekrar çakmaya ve yağmur damlaları gene düşmeye başlıyor üstelik giderekte hızlanarak
ilk şoku atlattıktan sonra bakıyorum tam karşıda bi kahve :cherry: hemen gidip sıcak bi çay söyleyip yağan yağmuru izleyerek yudumlayarak kendime geliyorum:cat: ve düşünüyorumki atalarımız "Ölümü görmeyen hastalığa razı olmazmış" demişler vede doğruda söylemişler o ana kadar gece nasıl süreceğimi düşünürken o andan sonra yeterki yağmur olmasın farketmez demeye başladım bile :queen: neyseki yaz yağmuru fazla uzun sürmüyor diner dinmez tekrar yola koyuluyoruz ee yolcu yolunda gerek :bounce: Bozüyüğe yaklaşırken bakıyorumki benzin ibrem E ye yaklaşıyor bir anda bi korku kaplıyor içimi ya bu dağın başında benzinim biterse
10 liralık daha benzin aldıktan sonra benzinci arkadaşlarla sohbete başlıyoruz konuysa tabiki gene motosiklet
bendeki yorgunluk ise had safhada ee bi gece öncesi uykusuzluk ve üzerine İstanbul yolculuğu hepsinin üstünede şu ana kadarmotosikletle yapılmış yaklaşık 460 km
son bi gayretle tekrar yola koyuluyoruz ve memlekete varıyoruz ee memlekette de bi zafer turu atmasak olmaz değilmi
sonuç olarak 524 km boyunca izlenimlerim çok rahat bi motosiklet titreşim sıfıra yakın koltuğu rahat yol tutuşu güzel yakıtı uygun daha sonra Fat280 Fatihle görüştüğümde ibrenin Eyi geçip sona dayandıktan sonra yaklaşık bi 80-90 km daha gittiğini öğrenince yaşadığım korkunun yersiz olduğunu öğreniyorum buda kilometre saatimizin son durumu
sağlıcakla kalın yeni gezilerde görüşmek üzere motor dostları :rendeer::rendeer: