Bu kadar güzel bir beyin fırtınası yapıldığı ve körü körüne kabul yerine herkes elinden geldiğince bir yorum yapıp tezini kanıtlamaya çalıştığı için çok mutlu oldum.
Şimdi gelelim kafadaki soru işaretlerini aydınlatmaya. Sıradan gidelim.
ttopchu,
Alıntı:
|
BU olay kamyon v.s. gibi çok yüklü araçlarda da geçerlimi?
|
Evet tüm araçlar için kural aynıdır.
Belkide en iyisi yazının uzunluğundan dolayı tam anlaşılmayan bir iki anahtar noktaya değinmek. Şu parargraflar işin kilit noktası:
Alıntı:
Lastiğin kızaklamayıp yere tutunmasını sağlayan şey ağırlık. Peki ağırlık artarsa fren mesafesi kısalır mı? Hem evet hem hayır. Evet, çünkü artan ağırlık bize ilave bir tutuş vereceğinden, daha yüksek bir sürtünme katsayısı ile durma gücümüz artıyor. Yani lastik kızaklamaya başlamadan önce daha büyük bir güçle fren yapma imkanımız oluyor. Hayır, çünkü artan ağırlıktan dolayı durdurma işlemi için kinetik enerjiden termal enerjiye dönüştürülmesi gereken toplam enerji miktarı artıyor. Sonuç nedir? İkisi birbirini götürerek denklemi yine aynı tutuyorlar. Yani motorun (veya herhangi bir tekerlekli aracın) durma mesafesi ağırlıkla orantılı olarak değişmiyor.
Hemen itrazları duyar gibi oluyorum. "O zaman bir motora 500 kg yük yüklesek de aynı mesafede mi durabiliyoruz"? Elbette hayır.
İşin asıl açıklığa kavuştuğu nokta tam burası. Nereye kadar "ilave ağırlık" fren mesafesine etki etmiyor?
Her fren sisteminin ısı enerjisine dönüştürebileceği kinetik enerji miktarının bir üst sınır vardır. Eğer motoru (aracı) yolcu veya yük ile aşırı yüklerseniz, yani istiap haddini geçerseniz, fren sisteminin durdurabilme kapasitesini aşacağınızdan en nihayetinde, ilave kinetik enerjinin miktarı ilave yol tutuşun miktarını aşacağından denklem bozulacak ve fren mesafesi uzayacaktır. Uç bir durumda aşırı ısınma sebebiyle fren sistemi tamamen devre dışı bile kalabilecektir (fren şişmesi denen hadise).
Kısaca
- Artan ağırlıkla beraber, artan yol tutuştan dolayı tekerleği kilitlemeden önce uygulanabilecek azami frenleme gücü de artar.
- Artan frenleme gücü ilave ağırlığın ortaya çıkarttığı ilave kinetik enerjiyi etkisiz hale getirebilecek seviyededir.
- Bu kural, aracın üretici-tasarımcı tarafından belirlenen istiap haddi aşılmadığı, yani aracın fren sisteminin toplam kinetik
enerjiyi termal enerjiye dönüştürebilme kapasitesi aşılmadığı sürece geçerlidir.
|
Yani yorumlarda yer alan "kamyonların yokuş inerken frenlerinin boşalması" olayı fren sisteminin aşırı yüklemeden doğan ısı yüzünden işlemez duruma gelmesindendir. Bakımı yapılmış ve muayneden geçer not almış (gerçek bir muayneden) bir aracın istiap haddi aşılmadığı sürece fren mesafesi ağırlığıyla orantılı olarak DEĞİŞMEZ.
Bazı arkadaşların lastik sıcaklığı, kuru veya ıslak zemin, pozitif veya negatif yol eğimi, balata cinsi, vs.. gibi etkenleri hesaba katmaya çalışmışlar. Gözden kaçırdıkları bir nokta var. Hangi şartlar altında olursa olsun aynı şartlarda yapılan iki frenlemeden bahsediyoruz. Artçılı ve artçısız. Çok absit iki cümleyle tekrar edeyim
1- Daha yüksek bir ağırlığı durdurmak için daha çok güç (frenleme) gerekir
2- Daha yüksek ağırlık, tekerlekler kızaklamaya başlamadan evvel daha fazla güç (frenleme) ugulayabilmemizi sağlar.
Bu ikiside birbirini eşitler (istiap haddi aşılmamışsa).
Her aracın üretimi sırasında tasarım ve testlerle belirlenmiş bir istiap haddi vardır. Fren sistemi bu istiap haddi sınırları dahilindeki ağırlıkları aynı mesafede durdurabilecek şekilde tasarlanmıştır. Aynı motoru kullanan 50 kg'lık bir pilot ile 100 kg'llıık bir pilot aynı mesafee durabilirler (motorun istiap haddi aşılmıyorsa). Tek fark 100 kg'lık pilotun frenleme sırasında daha yüksek bir frenleme gücü kullanmak zorunda olmasıdır.
Hatta şöyle de bir örnek verebilirim. 2006 yılında MotoGP'de çaylak sezonunu geçiren Pedrosa sadece 51 kg ağırlığında (MotoGp pilotlarının ortalama ağırlığı 65 kg civarında). Bu hafiflik ise avantaj sağladığından diğer takımların itirazlarıyla karşılaştı FIM. Honda Repsol'ün Pedrosa'nın motoruna ilave ağırlık koymasını istediler. Peki itiraz sebebi neydi dersiniz? Pedrosa'nın daha iyi fren yapabiliyor olamsı değil viraj çıkışlarında daha iyi hızlanabiliyor olması.
Bazı arkadaşlar artçılarıyla frenleme yaparken fren mesafelerinin uzadığını düşünebilirler. Bu artçı yüzünden motorun durmayışından değil onların fren yaparken yol tutuşunu doğru kestirip yeterince frenleme gücü kullanmamalarından kaynaklanıyor. Antrenman ve tecrübeyle giderilebilicek bir sorun.
st_erdogan,
Alıntı:
|
Frenleme sırasında ağırlıktan kaynaklanan kinetik enerji artışının sürtünmede kaybedilen enerjiyle eşit olacağı temelsiz bir kabul. Farklı yüklenmeler altında disk ve balataların etkileşimini incelemek gerekir ki ileri bir araştırma labı lazım bu iş için (eski bir Fizik olimpiyatçısı olarak yorumum budur)
|
Farklı kuvvetler altında malzemelerin nasıl tepki verdiğini incelememize gerek yok. Fren sistemlerinin tasarım sırasında belirlenen bir azami durdurma gücü vardır. Diğer bir değişle ne kadar kinetik (hareket) enerjisini termal (ısı) enerjisine çevirebilecekeleri bellidir. Eğer bu enerji değişimi limitler dahilinde yapılıyorsa bu enerjinin ne kadar sürede şekil değiştireceği (yani frenleme mesafemiz) bizim fren manetine ne kadar güç uyguladığımıza bağlı. Formüllerin içinde boğulmaktansa kilit noktayı anlayıp düz mantıkla bakmak gerekiyor.
Ghost Smoker'ın bahsettiği Honda Güvenli Sürüş eğitiminden Alman ADAC'nin eğitimine kadar, ABD'li MSF'ın eğitim içeriğinden İngiliz İAM kitaplarına kadar her eğitim kurumunun programında bunun aynen dediğim gibi öğretildiğini göreceksiniz.
Hala ikna olmayan arkadaşların
işinin ehli bir makine mühendisine danışmalarını tavsiye ederim.

Şaka bir yana, bu işe yine aklı yatmayanlara uygun bir zaman ve mekanda olayı pratikte göstermekten memnuniyet duyarım.
Not:
BBRR,
Alıntı:
|
bu yazıyı yazanın motor kullandığından şüpheliyim yada bir araç..fiziksel kurallarla gayet mantıklı gibi görünen bu açıklama .. yol şartlarına (ıslak ,kuru, asfalt , toprak ) ve ağırlıkla yola olan tutunuşa göre çok büyük değişiklikler gösterir .. şimdi artçı varken ıslak bir zeminde 90 km/ h ile giderken durmakla artçı yokken durmak aynı diyen bu mantığı acele motor kullanmaya davet ediyorum bence kesinlikle yanlış..
|
Alıntı:
bizim türke bi şeyi bilimsel ve matematik terimlerle anlatırsan her şeye inanır.. bence burada bunu yerlermi denenmiş .. ama yurdum insanı yememiş ..
kafamı karıştırmayın şu an ıslak zemin ve kuru zemin fren mesafeleri aynıdır. yazısını bilimsel ve teknik detaylarla süsleyip sizin anlayamayacağınız bir hale getirmekle meşgulüm dağılın dağılın
|
Bu ve bu tarz cevapların yazılmasını pek hoş karşılamıyorum. Amaç üzümü yemek olmalı bağcıyı dövmek değil. Hele hele yönetici vasfına sahip birinin yazısını yazıdıktan sonra "Gönder" tuşuna basmadan önce bilhassa üslubunu ve yazısının içeriğini iki kere kontrol etmesinde fayda olduğunu düşünüyorum.
Elinden geldiğince teknik açıklamalarla kendi fikirlerini savunan arkadaşların hepsine teşekkürler.
