Çatköy'den Verçenik Dağı'na 02 Kasım 2003 (A-RI-ZA-LI)

Katılım
12 Tem 2004
Mesajlar
122
Selam yol dostlari,

Dunyanin en guzel vadisinden birisi olan Fırtına Vadisi boyundan Verçenik dağı eteklerine doğru, Trabzon Motor Kulübünden yol dostları ile bir tur yaptık bu gün.

Çamlıhemşin ilçesine kadar asfalt yolda yağmur altında devam eden yolculuğumuz, Çamlıhemşin ilçesinden sonra yine yağmur, çamur, bol çukur ve derin dere geçişleri ile devam etti.Yollardaki çamur ve çukurlar suruculerin performansını olcerken, sicim gibi yagan yagmur bot, eldiven ve elbiselerimizin performansını ölçüyordu. Zilkale üzerinden Çatköydeki her zamanki uğrak yerimiz olan Cancık restoran da ilk uzun molayı veriyoruz.Aslında Çatköy tarafnın çoktan karla kaplı olduğunu ve oralarda yaşayanlarin Çamlıhemşine indikleirni tahmin ediyorduk, ama öyle olmadı.Restoranın işletmecisi sobaya biraz daha odun atarak bir miktar da olsa ıslanan elbiselerin kurumusanına yardımcı olmaya çalıştı.Dursun ve Musa nın botlarını çoktan su basmıştı bile.Musa sobanın başında botlarını çıkararak içindeki suyu boşalttı, marketten daha once almış olduğu naylon torbaları ayağına geçirdi, topcase den bant çıkartarak monte islemine yardım ettim :). Naylon torbanın üzerine Cancık'tan bir çift çorap satın alarak giydi.Bu arada restoran dediğime bakmayın Cancık da ne ararsanız var.Çoraptan, dizel motor yağına, foto filmden, hediyelik eşyaya kadar, dağ başında büyük nimet doğrusu.Bu arada Dursun çaktırmadan restoranın önünde ıslanan botlarını ve çoraplarını çıkartırken objektifimize yakalandı.Aramızdan bir arkadaş tüm bunlar olup biterken, mıhlama ve balı mideye indirmişti bile.Çatköy, Elevit yaylasına giden yolun üzerindeki kavşakta bulunuyor, biz bu defa Elevit tarafına değil de Verçenik dağı tarafına gaz açaçaktık ve de öyle oldu.Bu yolu yaz boyunca hep geçmeyi hayal etmişimdir, ancak şimdi fırsat oldu.Yolun tamamını gidemiyecegimizi biliyorduk.Çünkü ileride 3200 mt.de bir geçit var, orası çoktan 2-3 mt.kara bürnmüş olmalıydı.Yol gerçekten çok vahşi idi.Solda deli gibi akan dere, sağda dik yamaçlar ve üzerimize üzerimize dökülen şelaleler.Rakım yükseldikçe sis artmaya yağan yağmur yoğunlaşarak kara çevirmeye başlamışı bile.2250 rakıma kadar ilerledik ve etraf benbeyaz örtü ile kaplanmıştı çoktan.Altında Tourance bulunan Africa Twin benden bu kadar dedi ve durdu :). Bitmeye yüz tutan Karoo ları denemek için geçide tırmanan yaklaşık 35-40 cm kar kaplı yola gazı açmıştım bile.Arka lastiğin yanaklarındaki derin dişler sayesinde tutunarak çok da fazla zorlanmadan gidebiliyordum, ancak taze yağan kar altındaki buyuk ve keskin taşlar oldukça denge bozmakta idi.Nem ve yağmurun etkisi ile dijital makina da sudan nasibini almıştı ve son çekimini sisli bir görüntü ile gerçekletirmiş oldu.Bahar gelip karlar eridiğinde aynı yoldan İkizdere ye kadar gitme sözü vererek uygun bir yerden geriye doğru dönerek aşağıda bekleyen yol dostlarina ulaştım.İyiden iyiye eller ve ayaklar üşümeye, hatta buz tutmaya başlamıştı, geldiğimiz yoldan aşağıya doğru yeniden gazladık.İnat edercesine yağmur devam ediyordu.Isıtmalı elcikler sayesinde diğer arkadaşlara nazaran ellerim hiç üşümediler, ama eldivenimin ıslanmasına da engel olamadılar. Şunu bir defa daha anladım ki uzun yağmur altında % de yüz kuru tutabilen hiç bir eldiven yok. :-(

Gelirken fotoğraflar çektiğimiz iki derin derenin suları sürekli akan yağmurun etkisi ile adeta kabarmış nerede ise 60 cm ye ulaşmıştı.Deli gibi akan bu geçişlerde makinayı sulara gömmek de bu yağmurda bir facia olurdu adeta.Derin sulardan geçmek o kadar sorun değilde, su motoru tuttuğu için fazla gaz açmak zorunda kalıyorsunuz ( 5000-6000 devirlerde) o esnada kirli akan suyun dibinden hareket eden taşlar oldukça dengeyi bozuyor.

Zilkale ve Çamlıhemşin ilçesinden geçerek Rize-Artvin karayoluna (sahile) indiğimizde bize nisbet edercesine güneş gözümüze gözümüze vura vura dört enduro/cu batıya doğru süzülerek gaz açtılar.

D.Karadenizin Kaçkar'dan (3932 mt.) sonra ikinci yüksek dağı olan Verçenik (3702 mt.), sisin arkasına saklanıp bize yüzünü göstermese de baharda açık havada yaklarız elbet.....

DSC02378_jpg.jpg

DSC02382_jpg.jpg

DSC02385_jpg.jpg

DSC02388_jpg.jpg

DSC02389_jpg.jpg

DSC02390_jpg.jpg

DSC02392_jpg.jpg

DSC02393_jpg.jpg

DSC02396_jpg.jpg

DSC02398_jpg.jpg

DSC02401_jpg.jpg

DSC02404_jpg.jpg

DSC02406_jpg.jpg

DSC02408_jpg.jpg

DSC02413_jpg.jpg

DSC02414_jpg.jpg

DSC02415_jpg.jpg

DSC02416_jpg.jpg

DSC02417_jpg.jpg

DSC02420_jpg.jpg

DSC02421_jpg.jpg

DSC02423_jpg.jpg

DSC02424_jpg.jpg

DSC02426_jpg.jpg

DSC02427_jpg.jpg

DSC02428_jpg.jpg

DSC02429_jpg.jpg

rota.jpg
 
Katılım
31 Ocak 2005
Mesajlar
2,031
babacım tarih 2003 ya nerden çıktı bu şimdi,gerçi manzara atraksiyon güzel resimler hoş olmş yinede thanks ettim
 
Katılım
4 Ocak 2006
Mesajlar
520
motor kankim

bu motorcu dostlarımız valla bizim gezileri kısanmışlar ve bize nipet olsun diye gezi yazısı yazmışlar ama dediğin gibi tarih eski
sizi gidi siziiiiiiiiiiiiiiii

şakaydı arkadaşlar

eski bile olsa çok güzel

hepiniz iki teker üstünde kalın hep herkesi seviyoruz :)))
 
Katılım
30 Haz 2005
Mesajlar
640
Bence bu gezi yazıları ve fotoğrafları eskimez.anca nostalji olur.zamanı gelince defalarca okunur.ileride gezmek isteyenlere ışık olur rehber olur.ellerine sağlık Hocam
www.ARIZALILAR.COM
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst