- Katılım
- 12 Tem 2004
- Mesajlar
- 122
- Konu Yazar
- #1
Heryerin bembeyaz olduğu bir pazar günü ogleye doğru Taraklı Karagöl yaylasına doğru gitmek üzere düştüm yola.Gölpazarı'nı çıktıktan sonra yol komple bembeyaz.Sadece bir kaç araba geçmiş o kadar.Yolun duz olan keismi boyle ise ileride viraj ve iniş çıkışlar kimbilir nasıldır diye duşunurken geri donmeyi bile duşundum ama dağlar beni çağırıyordu.Fazla gaz ayuklenmeden 2. vitesde 30 km hızla gidiyordum.Özellikle araçların alstik izlerinin dışından gidiyordum.Viraj ve tırmanışlara geldiğimde dikkatim had safhaya cıkmıştı.Her an kayıp yan yatmak an meselesi idi.Gazı birden açtığımda ve birden kestiğimde arka teker kızaklıyordu.Uygun bir tempo ile ortalama 3000-4000 devirde 2.viteste sabit gazda devam ediyordum.Zaten yoldan da pek araç geçmiyordu, virajlarda virajın genis tarafındna giriyor, cok rampalarda arka etker patinaj yapmaya basladığında ise asfaltın kenarındaki bolgeden gidiyordum.Asfalt kenarında karın altında mucur olduğu için bir kaç patinaj sonucunda lastikler tutunabiliyordu.Yaklaşık 30 km bu sekilde Taraklı girişindeki Kürşat Aperatif de çay molasını verdim.Çizmelerin içine su gecirmez çorap giymiştim, onların içine de ince corap giymistim ancak hata yaptığımı yola çıktıktan kıs asure sonra anladım.Çizmenin içinde yeterli boşluk olmadığından ayaklarım üşümeye başladı.Kürşat ın yerinde ince corapları cıkarttım, sobanın basında ayaklarımı ısıttıktan sonra sadece su geçirez çorapları giydim.Bu arada karnım da hafiften acıktığından orada çok güzel yaptıkları et kavurmadan yedim, yanında da kuru soğan, üstüne de çay
Ankara istikametine gaz açtım, bu yol işlek olduğundan yolda ne kar ne buz vardı yaklasık 6-7 km gazlayabildim.30 km boyunca 30 km hızla gelmenin üstüne 5.viteste gaz açmak oldukça lüks geldi.Ama hevesimin kursağımda kalacağını biliyordum,Ankara yolundan tekrar içeriye mahdumlar-Kemaller-Karagol yoluna girdim.Biraz ilerledikten sonra Kenmaller koyune biraz kala yolda kar ve buz yine başladı.Koyun içindeki dik yerlerden yolun kenarındaki dar su kanalalrından tırmandım, boylesi daha emniyetli idi.Yukselmeye başladıkça karın kalınlığı da artmaya başladı.İleride avcı ve kopekleirnin ilgin bakışları arasında devam ettim.Virajlarda mümkün olduğunca geniş giriyor, yolun kenarını kullanmaya gayret ediyordum.benden once bir kaç araç geçmiş ve iz yapmışlardı.Araçların lastik izlerinde arka lastik cok zor tutunuyordu.En guzeli yine izleirn dıısnda kalan bolumdu.Eğim iyice artmış motorun arkasını zor tutabiliyordum.Direksiyon manevraları ile arka sağ sol yaparak eksende zor kalıyordu.Karagol gorundu ve yaklasık yaklasık 1 km kala dönüş için mola verdim.Kar kalınlığı 50 cm yi bulmuştu.Kar yağışı etkisini iyece göstermeye başladığı halde adeta terlemeye başladım, su ve çikolata takviyesinden sonra geriye donerek inişe geçtim.Mahdumlar koyune 300 mt kala ters eğimde on ve arka lastiği aynı anda kaydırdım ve motoru sol tarafına yatırdım.Yerinden kaldırıp tekrar devam ettim.Stresli iniş sonunda kuru asfalta vardığımda dunyalar benim oldu lüks ün tadını cıkararak 5.vitese kadar cıktım ve Kürşat ın yerinde yine çay molası verdim.Taraklı-Gölpazarı arasının cok zorlu olacağını biliyordum.Hava karadı ve kar şiddetle yağmaya devam ediyordu.Bir ara 30 km karda gitmemek için yaklasık 150 km ana yoldan dolaşmayı duşundum Geyve-Pamukova-Osmaneli üzerinden.Sonra bunu kendime yediremedim ne olursa olsun o 30 km yi geçecektim.Madem inat ettim bu havada buraya kadar geldim donmesini de bilmeliydim.Bir kaç çay dan sonra hazırlanıp çıktım yola.yaklaşık 5 km 2.viteste gidebildim.Eğim arttıkça oyle bir kayıyordu ki gunduz geldiğimden daha fena idi.hava da sogumus onunda etkisi vardıbuzun üstüne kar yağmış kayma şiddeti iyice artmıştı.Motoru resmen zor tutabiliyor, çaresizlik içinde kaya kaya gidiyordum.Konsantrem bozulduğu anda iki teker birden kaıyordu.Birden iki teker kaydı ve motoru yine sola bırkatım hızım yaklasık 15-18 km civarınd aolduu için dusmeler esansında bir sorun olmuyordu.Zaten devrilen motor oluyordu, bacaklarımın arasında yeri boyluyordu.3-5 km sonra viraja yakın dar bir eğimde yine bir sye dusunuyordum ve yine sola yattı motor.O da ne vites kolu kırılmış.Kopan parçayı yerden aldım cebime koydum.Motoru kaldırdım.Bu durumda motoru viteste kaldırmak gerekiyor, ayaklarım da kaydığından destek alamıyordum.Sonra boşa aldım çalıştırdım, vite skolunun kalan parçasına ayağımı basarak 1.vitese taktım ve devam ettim.Zaten bundan sonra vites lazım olmayacaktı.Yol hem stresli hem de tek başıma far ışığında yağan kar taneleri altında zevkli bir yolculuk yapıyordum.Bir ara GPS in ekranını ayarladım kalan yol 4.9 km, varıs zamanı 17 dk. idi. .viteste bu çok korkunç bir zamandı.Dakikalar ilerlemek bitmiyordu.Zaman sadece motorun devir saati ve vitesi olmuştu benim için devir arttıkça, vites buyudukce zaman ilerleyecekti ama nafile 1. vitesten yukarısını gozum kesmedi.Bir kac defa daha on arka aynı anda kaydı daha once neden dustugumu cok iyi anladım.O esnada bir sey dusunmuyor olacakmısım ve hemen debriyaja basarak ayaklarımı yere açıp destek alarak motoru toparlayacakmışım.Düşmekten kurtuldum.İlçeye ve mahalleye 1. viteste girdim.Eve ulaşmak çok büyük mutluluktu, o gun kar ve buzda 90 km toplam 100 km yapmıştım ama kuru asfaltta 600-700 km yapmış kadar yorulmuştum.Şunu anladım lastiğiniz ne olursa olsun buzda işe yaramıyormuş...
Ankara istikametine gaz açtım, bu yol işlek olduğundan yolda ne kar ne buz vardı yaklasık 6-7 km gazlayabildim.30 km boyunca 30 km hızla gelmenin üstüne 5.viteste gaz açmak oldukça lüks geldi.Ama hevesimin kursağımda kalacağını biliyordum,Ankara yolundan tekrar içeriye mahdumlar-Kemaller-Karagol yoluna girdim.Biraz ilerledikten sonra Kenmaller koyune biraz kala yolda kar ve buz yine başladı.Koyun içindeki dik yerlerden yolun kenarındaki dar su kanalalrından tırmandım, boylesi daha emniyetli idi.Yukselmeye başladıkça karın kalınlığı da artmaya başladı.İleride avcı ve kopekleirnin ilgin bakışları arasında devam ettim.Virajlarda mümkün olduğunca geniş giriyor, yolun kenarını kullanmaya gayret ediyordum.benden once bir kaç araç geçmiş ve iz yapmışlardı.Araçların lastik izlerinde arka lastik cok zor tutunuyordu.En guzeli yine izleirn dıısnda kalan bolumdu.Eğim iyice artmış motorun arkasını zor tutabiliyordum.Direksiyon manevraları ile arka sağ sol yaparak eksende zor kalıyordu.Karagol gorundu ve yaklasık yaklasık 1 km kala dönüş için mola verdim.Kar kalınlığı 50 cm yi bulmuştu.Kar yağışı etkisini iyece göstermeye başladığı halde adeta terlemeye başladım, su ve çikolata takviyesinden sonra geriye donerek inişe geçtim.Mahdumlar koyune 300 mt kala ters eğimde on ve arka lastiği aynı anda kaydırdım ve motoru sol tarafına yatırdım.Yerinden kaldırıp tekrar devam ettim.Stresli iniş sonunda kuru asfalta vardığımda dunyalar benim oldu lüks ün tadını cıkararak 5.vitese kadar cıktım ve Kürşat ın yerinde yine çay molası verdim.Taraklı-Gölpazarı arasının cok zorlu olacağını biliyordum.Hava karadı ve kar şiddetle yağmaya devam ediyordu.Bir ara 30 km karda gitmemek için yaklasık 150 km ana yoldan dolaşmayı duşundum Geyve-Pamukova-Osmaneli üzerinden.Sonra bunu kendime yediremedim ne olursa olsun o 30 km yi geçecektim.Madem inat ettim bu havada buraya kadar geldim donmesini de bilmeliydim.Bir kaç çay dan sonra hazırlanıp çıktım yola.yaklaşık 5 km 2.viteste gidebildim.Eğim arttıkça oyle bir kayıyordu ki gunduz geldiğimden daha fena idi.hava da sogumus onunda etkisi vardıbuzun üstüne kar yağmış kayma şiddeti iyice artmıştı.Motoru resmen zor tutabiliyor, çaresizlik içinde kaya kaya gidiyordum.Konsantrem bozulduğu anda iki teker birden kaıyordu.Birden iki teker kaydı ve motoru yine sola bırkatım hızım yaklasık 15-18 km civarınd aolduu için dusmeler esansında bir sorun olmuyordu.Zaten devrilen motor oluyordu, bacaklarımın arasında yeri boyluyordu.3-5 km sonra viraja yakın dar bir eğimde yine bir sye dusunuyordum ve yine sola yattı motor.O da ne vites kolu kırılmış.Kopan parçayı yerden aldım cebime koydum.Motoru kaldırdım.Bu durumda motoru viteste kaldırmak gerekiyor, ayaklarım da kaydığından destek alamıyordum.Sonra boşa aldım çalıştırdım, vite skolunun kalan parçasına ayağımı basarak 1.vitese taktım ve devam ettim.Zaten bundan sonra vites lazım olmayacaktı.Yol hem stresli hem de tek başıma far ışığında yağan kar taneleri altında zevkli bir yolculuk yapıyordum.Bir ara GPS in ekranını ayarladım kalan yol 4.9 km, varıs zamanı 17 dk. idi. .viteste bu çok korkunç bir zamandı.Dakikalar ilerlemek bitmiyordu.Zaman sadece motorun devir saati ve vitesi olmuştu benim için devir arttıkça, vites buyudukce zaman ilerleyecekti ama nafile 1. vitesten yukarısını gozum kesmedi.Bir kac defa daha on arka aynı anda kaydı daha once neden dustugumu cok iyi anladım.O esnada bir sey dusunmuyor olacakmısım ve hemen debriyaja basarak ayaklarımı yere açıp destek alarak motoru toparlayacakmışım.Düşmekten kurtuldum.İlçeye ve mahalleye 1. viteste girdim.Eve ulaşmak çok büyük mutluluktu, o gun kar ve buzda 90 km toplam 100 km yapmıştım ama kuru asfaltta 600-700 km yapmış kadar yorulmuştum.Şunu anladım lastiğiniz ne olursa olsun buzda işe yaramıyormuş...