- Katılım
- 1 Nis 2006
- Mesajlar
- 148
- Konu Yazar
- #1
Avukatlık stajıma bir gün kala son özgür hafta içi günümü değerlendirmek için meşgale ararken gezideki yol arkadaşım motora binmek istiyorum diyince ağzım kulaklarıma vardı,bundan güzel bahane olmaz diyip,google earth başına çöküp ilginç bi yer aramaya başladım,sonunda 3 adım ötemizdeki (bizim gittiğimiz yolu kastetmiyorum 160km) Polonezköyü keşfettim.En başta 2.köprü yolunu şaşırarak başlayan yolculuk kesintisiz kayboluşlarla devam etti.
....................
İlk kayboluşun ardından 2.Köprü bu kadar uzak diildi sanki derken,kendimizi Şile sahilinde bulduk ! Bi yere varmanın haklı gururu ve koskoca köprüyü ıskalamanın abukluğu birarada...
....................
Tuğbanın yüzü Polonezköyün yerine dair en ufak bir fikrim olmadığını anlayana kadar hep güldü...
....................
Üstümdeki ince zımbırtıyla soğuktan titrerken,"şort getirsek yüzermiydik acaba" diye saçöalıyorum içimden !
....................
Bu karede benim aklımdan geçenler: "sevimli görünüyo fotoğrafını çekiyim..." "Suya düşerse umarım kendi çıkar,soğuktur şimdi atlanmaz..." "motor artçısız daha rahat sanki,sessizce uzaklaşsam..."
....................
Uzuuuun bir yolculuğun ardından çok yakındaki polonezköye ters istikametten giriş yapıyoruz,muhtemelen o yönden giren istanbul plakalı tek aracız...
....................
Marmara bölgesindeki tek "Polonezköy" tabelasını bulmuşken bol bol fotoğraf çekiyoruz...
....................
Bir kavşakta 3 ayrı yönde "Ağva" tabelası gördüm (şaka değil) ama muhtarınIN evinin önüne gelene kadar Polonezköy tabelası çıkmıyor !!!
....................
Polonezköyde pekçok koşu,yürüyüş,kros (bisiklet) parkuru var ama oruç yüzünden nazik popomu motordan kaldıramayacak durumda olduğumdan görmek nasip olmadı...
....................
Ramazan dolayısıyla gezi sinir harbi gibiydi,erik gördük yiyemedik,elma gördük yanından geçtik,böğürtlenler gözümüze gözümüze böğürttüler ama dokunamadık bile,heryerde mangal lokantaları,ekmek kokuları... ):
....................
Etraf gerçekten güzel olunca insan fotoğraf çekmeyi unutuyor,hatırlayıncada böyle manasız pozlar veriyor...
....................
Polonezköyü tanıtmak için bir organizasyon,dört yıldır yabancı sanatçılarla ortaklaşa sürdürülen bir ahşap heykel çalışması,sanata meraklı olmayan insanların bile hoşuna gidecek türden eserler...
....................
....................
En ufak bir sanat kaygımız yomuşçasına görünsekte,çoook keyif aldık her heykelden...
....................
....................
Muzip düşünceleri aklınızdan bile geçirmeyin,bu bir nevi Türk-Polonya dostluk anıtı diyebiliriz,üzerinde polonyanın işgali,Polonezköyün kuruluşu gibi çeşitli tarihler,Türk-Polonya bayrağı,Osmanlı sembolleri v.s. bulunuyor.
....................
...evet yukarda dediğimiz gibi,bulunuyor
....................
....................
Bunu eve götürmek istiyorum,izin çıkarsa salonun ortasında yeri hazır,bakıp bakıp yıkılıcam yerlere...
....................
İlk başta sevimli göründü...
....................
Sonra sinir bozucu bi hal almaya başladı bakışları...
....................
....................
....................
Bir başka heykel yapım aşamasında,çok hoşuma gitti bende büstümü istiyorum suntadan,şaka bir yana herşey çok güzeldi,hatta muhtarla bile tanışma fırsatımız oldu,Fredy beye,sıcak kanlı tavırları ve verdiği bilgiler için teşekkür ediyorum. (Not: Fotoğraftaki o diil,kendisi Zeki Alasya kıvamında sevimli bir insan)
....................
Ve nihayet hayalini kurduğum temiz asfaltlı,üstünü ağaçların örttüğü,bizden başka kimsenin olmadığı yollar...
....................
...yorum yapmıyorum...
....................
Bu fotoğrafta da görüldüğü gibi biz geyik,karaca,tilki,rakun v.s. çıkabilir tabelalarıyla dalga geçip,bu konuda geyik yaparken......
....................
...ciddi ciddi geyik çıktı :s
....................
Yorgunluk,açlık ve temiz hava çarpmasının ardından dönüş yolundan korkup,buraya yerleşme planları yaparken...
....................
Bölgede Tuğba,ben ve geyikten başka hiçbir canlı olmadığını kanıtlamanın salakça bir yolunu deniyorum...
....................
Pekçoğumuzun hayalindeki manzara,temiz asfalt,nehir gibi virajlar,harika manzara,sıfır trafik ve 100 beygir...
....................
Tuğba motoru kaçırınca koşarak yakalama girişimim...
....................
Tam olarak kaybolmayı isteyerek çıktığımız yolculuk,beklediğimden fazlasını sundu,ramazan dolayısıyla hertürlü mahrumiyete rağmen çok verimli geçti.Bundan sonra kafa dağıtmak,dostlarla zaman geçirmek,geyik görmek ya da romantik kaçamaklar için yeni güzergah POLONEZKÖY...
Vakit ayırıp göz attığınız,yorumlarıma katlandığınız için teşekkürler...
Mesut Cüneyt Övüç
....................
İlk kayboluşun ardından 2.Köprü bu kadar uzak diildi sanki derken,kendimizi Şile sahilinde bulduk ! Bi yere varmanın haklı gururu ve koskoca köprüyü ıskalamanın abukluğu birarada...
....................
Tuğbanın yüzü Polonezköyün yerine dair en ufak bir fikrim olmadığını anlayana kadar hep güldü...
....................
Üstümdeki ince zımbırtıyla soğuktan titrerken,"şort getirsek yüzermiydik acaba" diye saçöalıyorum içimden !
....................
Bu karede benim aklımdan geçenler: "sevimli görünüyo fotoğrafını çekiyim..." "Suya düşerse umarım kendi çıkar,soğuktur şimdi atlanmaz..." "motor artçısız daha rahat sanki,sessizce uzaklaşsam..."
....................
Uzuuuun bir yolculuğun ardından çok yakındaki polonezköye ters istikametten giriş yapıyoruz,muhtemelen o yönden giren istanbul plakalı tek aracız...
....................
Marmara bölgesindeki tek "Polonezköy" tabelasını bulmuşken bol bol fotoğraf çekiyoruz...
....................
Bir kavşakta 3 ayrı yönde "Ağva" tabelası gördüm (şaka değil) ama muhtarınIN evinin önüne gelene kadar Polonezköy tabelası çıkmıyor !!!
....................
Polonezköyde pekçok koşu,yürüyüş,kros (bisiklet) parkuru var ama oruç yüzünden nazik popomu motordan kaldıramayacak durumda olduğumdan görmek nasip olmadı...
....................
Ramazan dolayısıyla gezi sinir harbi gibiydi,erik gördük yiyemedik,elma gördük yanından geçtik,böğürtlenler gözümüze gözümüze böğürttüler ama dokunamadık bile,heryerde mangal lokantaları,ekmek kokuları... ):
....................
Etraf gerçekten güzel olunca insan fotoğraf çekmeyi unutuyor,hatırlayıncada böyle manasız pozlar veriyor...
....................
Polonezköyü tanıtmak için bir organizasyon,dört yıldır yabancı sanatçılarla ortaklaşa sürdürülen bir ahşap heykel çalışması,sanata meraklı olmayan insanların bile hoşuna gidecek türden eserler...
....................
....................
En ufak bir sanat kaygımız yomuşçasına görünsekte,çoook keyif aldık her heykelden...
....................
....................
Muzip düşünceleri aklınızdan bile geçirmeyin,bu bir nevi Türk-Polonya dostluk anıtı diyebiliriz,üzerinde polonyanın işgali,Polonezköyün kuruluşu gibi çeşitli tarihler,Türk-Polonya bayrağı,Osmanlı sembolleri v.s. bulunuyor.
....................
...evet yukarda dediğimiz gibi,bulunuyor
....................
....................
Bunu eve götürmek istiyorum,izin çıkarsa salonun ortasında yeri hazır,bakıp bakıp yıkılıcam yerlere...
....................
İlk başta sevimli göründü...
....................
Sonra sinir bozucu bi hal almaya başladı bakışları...
....................
....................
....................
Bir başka heykel yapım aşamasında,çok hoşuma gitti bende büstümü istiyorum suntadan,şaka bir yana herşey çok güzeldi,hatta muhtarla bile tanışma fırsatımız oldu,Fredy beye,sıcak kanlı tavırları ve verdiği bilgiler için teşekkür ediyorum. (Not: Fotoğraftaki o diil,kendisi Zeki Alasya kıvamında sevimli bir insan)
....................
Ve nihayet hayalini kurduğum temiz asfaltlı,üstünü ağaçların örttüğü,bizden başka kimsenin olmadığı yollar...
....................
...yorum yapmıyorum...
....................
Bu fotoğrafta da görüldüğü gibi biz geyik,karaca,tilki,rakun v.s. çıkabilir tabelalarıyla dalga geçip,bu konuda geyik yaparken......
....................
...ciddi ciddi geyik çıktı :s
....................
Yorgunluk,açlık ve temiz hava çarpmasının ardından dönüş yolundan korkup,buraya yerleşme planları yaparken...
....................
Bölgede Tuğba,ben ve geyikten başka hiçbir canlı olmadığını kanıtlamanın salakça bir yolunu deniyorum...
....................
Pekçoğumuzun hayalindeki manzara,temiz asfalt,nehir gibi virajlar,harika manzara,sıfır trafik ve 100 beygir...
....................
Tuğba motoru kaçırınca koşarak yakalama girişimim...
....................
Tam olarak kaybolmayı isteyerek çıktığımız yolculuk,beklediğimden fazlasını sundu,ramazan dolayısıyla hertürlü mahrumiyete rağmen çok verimli geçti.Bundan sonra kafa dağıtmak,dostlarla zaman geçirmek,geyik görmek ya da romantik kaçamaklar için yeni güzergah POLONEZKÖY...
Vakit ayırıp göz attığınız,yorumlarıma katlandığınız için teşekkürler...
Mesut Cüneyt Övüç
Son düzenleme: