- Katılım
- 1 Şub 2005
- Mesajlar
- 21
- Konu Yazar
- #1
************************************************************
Evet Arkadaslar, 6000 km lik Türkiye Turumuz sona erdi ve ben söz verdigim gibi cekmis oldugum Fotograf ve
anilarimi burada sizinle paylasmak istiyorum. Merak edenlere, hani su palyoco kilikli olan tip varya iste o
benim ;-))
Genelde cekimleri Video Kameralariyla yaptigimdan dolayi Fotograflari Cep telefonu ile cekmek zorunda kaldim
(yer problemi) + Haya (Yol Arkadasim) in cekmis oldugu Fotolarda var. Eminim oda cektigi Fotolari koyarsa
Topic zenginlesir.
Stuttgart-Villach
+++++++++++++++++
Bir Pazar Aksami Almanyadan iki Motorsikler (BMW R1200GS) tam yüklü bir sekilde Avusturyaya (Villach) yola
ciktik. Asiri yük nedeni ile her motor en az 300 Kg geliyordu. Aksam ve bütün gece (bol bol mola verdik
Hayatinin Akrabasini ziyaret ettik) ertesi günü sabah kücük bir Kasaba olan Villach a vardik (550 km). Yolda
bizim gibi TR ye gitmek icin yola cikmis baska bir Motorcu Arkadas ile tanistik (Bülent).
Villach-TR
++++++++++
Villahta gereken islemler halloldu ve Motorlarimizi Trene yükledik (Wagonlar arasindaki gecislere dikkat).
Önümüze 35 Saatlik bir yolculugumuz vardi ve Trende yemek Servisi yoktu :-( Bunu bildigimiz icin yanimizda
yiyeceklerimizide getirmistik, eksik olanlari Hayati Organize etti.
Kompartimimiz 6 kisilikti ve bunun 3 ü Motorcu geri kalan Arkadaslar Hollanda ve Almanyadan gelen
Gurbetcilerdi. Bir Kayseili Arkadas vardi ve onun Hikayesi oldukca ilgincti, Adam Hollandadan Mercedesine
Biniyor ve Köln civarinda Sanzimanini dagitiyor, ceke ceke (Arkadasinin arabasi ile) Villacha kadar
geliyorlar! Niyetleri TR de araci tamir ettirmek. Iste ben buna Vatan sevgisi derim, ölmek var dönmek yok
Arabasinin 450 bin km yi devirdiginide eklemek lazim burda
Sanirim bu yolculuk esnasinda bir kac kisiyede
Motorculugu Asiladik
Kompartimanimizin dar olmasina ragmen eglenceli bir yolculuk gecirdik ve 4-5 Saat (Bulgaristanda Cekici ile
ilgili Problem cikti) gecikme ile geldigimiz Edirnede hemen Yurda Giris islemlerine basladik (Pasaport,
Triptik, YesilKart).



Edirne-Istanbul
+++++++++++++++
Motorlarimizi büyük bir heyecanla indirdik, bayagida özlemisdik hani
Edirneden otoban üzerinden ver elini
Istanbul (yolda sadece bir yemek Molasi verdik) Hayati hanimini (Hanimi Istanbulda bulusmak üzere Ucakla
geldi) bayagi özlemis olacak 160-180 km/h den assagi düsmüyordu
Yolda bir kac kedi, köpek, yilan ezip cesitli tehlikeler atlattiktan sonra günün ilk isiklarinda Istanbula
vardik
Istanbul
++++++++
Burda sagolsunlar Hayatinin Akrabalarinda kaldik, Maltepeyi, Bagdat caddesini gezdik, cesitli MD li
Arkadaslarla tanistik. Istanbuldan Ilk hedefimiz olan Bergamadaki EMOK Festivaline, yeni tanistigim Wischne
yide yanimaza alarak ilk önce Feribotla Bandirmaya gectik, önce Büyük bir Motor Kafilesiyle beraber (onlarda
Emok Festivaline gidiyordu) daha sonra sadece 3 Motor cesitli Macera dolu süper manzarali yollardan gecerek
Bergama Kozak Yaylasina verdik. Bu arada üzücü bir olayda oldu, Insaat halindeki yolda bir Scooter düsmüs
kullananlar yaralanmisti (Fotografta Sapkali olan Wischne).

Kozak Yaylasi Oldukca serin ve Agaclarin bol oldugu bir yer. Ilk cadirlar kurulmus Motorcular yavas yavas
gelmeye baslamisti.
Bergama-Koza yaylasi
++++++++++++++++++++
Almanyadan Gemi ile gelen Savas (Fireblade) ve Yilmaz (Tam35) bizi hemen karsiladilar ve sagolsunlar
cadirlarimizi kurmaya yardimci oldular. Onlar Anconadan Cesmeye gelmisler bir kac gün dinlendiktens sonra
Kozak Yaylasina gecmislerdi. Savas tam bir Turist (Günes görmemis) idi ve daha ilk gününde Güneste fazla
kalarak Vücüdunun cesitli yerlerini yakmisti. Bunun yani sira yanlarinda Gemide tanistiklari iki Isvicreli
Gurbetci Motorcu arkadasida getirmislerdi.
Festival büyük bir hizla canlaniyordu, hemen yanimizda kurulan MD Cadirinda MD li sanal olarak tanidigimiz
kisilerle canli tanisma imkanimiz oldu. Hepsini cok sevdik umarim onlarda bizi sevmislerdir. Rabbite
icecekler icin Hakan_R1 e tschörtler icin cok tesekkürler. Bu arada Md li olmayan ama tanismak istdigimiz
insanlarlada tanisma serefine erdik, cok mutlu olduk.
Emok Festivali
++++++++++++++
Festival cok güzel gecti, cesitli yarislar (ben kaybettim
), bol ve uzun Muhabbetler esliginde felekten
bir kac gün caldik. Ilginc görüntülerde yok degildi: Rocker (genelde Harley kullanirlar) tipli kisileri bir
Enduro üzerinde görmek, yol motorlarinin cross yaparken kendilerini paralamalari, neredeyse tüm evini kamp
yerine getirenler...
Izmir
+++++
Ayrilik zor geldi, tanistigimiz kaynastigimiz insanlardan kopmak bizi hüzünlendirdi. Ama daha gidecek cok
yolumuz, görecek cok yerimiz vardi ve Izmire dogru Haya ile beraber yola koyulduk. Izmirde Kordon sefasi
yapmadan olmaz, Haya ile Kavun Aromali Nargilelerimizi sicak Cay ve Kave esliginde höpürtederken Bu arada
Izmirde olan Banu (Alizee), kiz Arkadaslari ve ayrica iki MD li kardesimizde bize katilmis muhabbetimiz Günes
batarken koyulasmisti. Izmir bir baska canim
) Bu arada Kordonda seref turu atarken Pasifik kardesimizlede
karsilastigimizi hatirlatmak gerek, burda tekrar kendisine davetiyesi icin tesekkür etmek istiyorum,
insaallah bir dahaki sefere.
Izmir-Ankara
++++++++++++
Izmirde 1-2 Gün kaldiktan sonra Ankaraya dogru yola ciktik. Usagi gectikten sonra yol kenarindaki bir
Seftaliciden Seftali alirken yagmur damlamaya basladi. Az ilerideki bir Benzinciye kendimizi zor attik, öyle
bir Yagmur yagdiki sanki gök bosaldi. Neyse sahibi eski bir Almanci olan kisiyle Muhabbet ederek Yagmurun
dinmesini bekledik. Bir süre sonra Yagmur dinmis ve biz yine Ankaraya dogru yolumuza devam ediyorduk bu arada
hava kararmis ve sogumustu.


Üzerimizde tam korumalarimiz oldugu halde üsümemek icin yagmurluklarimiz giymek zorunda kaldik. Ankaraya 150
km kala Geceyi Türkiye Soförler Federasyonuna ait bir Motelde gecirdik. Oda fiyatlari cok uygun ve son derece
temiz, bakimli bir yer tavsiye ederim. Sabah Kahvaltisinda Size Kupon veriyorlar asagidaki Restorantta
Kahvalti yapiyorsunuz, yalniz dikkat edin yanilmiyorsam sadece 5 Parca alabiliyorsunuz gerisi extra. Bu arada
sunuda belirtmek lazim, acik düz alanlarda (Polatli) müthis bir yan rüzgari esiyor, nerdeyse yere 75 derece
egimle gitmek zorunda kaliyorsunuz. Motorlar hafifse yandiniz.
Ankara
++++++
Ankaranin Trafigi müthis, ne Izmirde nede Istanbulda karsilasmadigimiz bir sorunla karsilastik. Diger Arac
sürücüleri Motorsikletlere nasil davranacaklarini galiba bilmiyorlar, sürekli SIkIstIrIyorlar. Buna bizim
sehre yabanci oldugumuzuda katarsaniz yasadiklarimizi düsünebilirsiniz. Acayip bir Stres, acelelik hüküm
sürüyor, Trafik lambalarinda beklerken lambalar sariya gecince Kornalar ötmeye basliyor. Cok sogukkanli
olmali ve Strese girmemeli. Gözümüzün önünde trafikte bekleyen bir Minibüs karsi yola gecti hemde aradaki
yüksek kaldirimlara aldirmadan !!!
Ankarada Akraba Ziyaretlerini tamamladiktan sonra Anitkabire gectik, ben
Ankara dogumlu oldugum halde Anitkabirin nerde oldugunu bilmem!! Onun icin muhakkak görmem lazim, ne yazikki
gec kalmisiz, aksam 5 te Ziyarete kapaniyormus. Imdadimiza Beniz yetisti kendisi Ankarali bir MD li. Cok
tatli bir Bayan, sagolsun gece onda kaldik, sanki 40 yildir tanisiyormusuz gibi bize Misafirperver davrandi,
ona buradan cok tesekkürler (Beniz Almanyaya bekleria). Fotoda Soldaki Bayan Hayatinin Esi, ortadaki zarif
Bayan Beniz.

Anitkabir
+++++++++
Ertesi günü Nihayet Anitkabire girebildik, tek kelimeyle muhtesem bir yer, muhakkak herkes gitmeli. Anitkabir
büyük bir Müze, zaten Atatürk ün Nasini göremiyorsunuz cünkü kapali anca canli Kamera görüntüleri var.
Ülkemiz, Insanimiz, gecmisimiz hakkinda bilgi sahibi olmak icin ideal bir yer. Anitkabirin Kantininede
deginmeden edemiyecegim, sivil kiyafetli Askerler isletiyor. Belki Türkiyenin en kaliteli en ucuz Kantini
muhakkak ugrayin ;-)

Ankara-Nevsehir
+++++++++++++++
Ankaradan ciktik Bir ara bir nehrin yanindan geciyorduk ben zaten sicaktan bunalmisim, birden aklima suya
dalmak geldi ana yoldan ciktim, vay senmisin yoldan cikan yerler cakil tasi, Micir dolu birak motorla o yolda
gitmeyi o yolda yürünmez bile ama cikmis bulundum ve dengemi kaybederek yeri öptüm, zaten daha öncede ayagim
kaydigi icin TR de bu tür tecrübelerim olmustu, Bundan ne ögreniyoruz -> Yol kenarlarinda durmak cok
tehlikeli cünkü her tarafta Micir denilen bir tür cakil var ve dengeyi saglamak cok zor oluyor. Suya girecek
bir yer bulamadan, Moralde sifir bir sekilde yolumuza devam ettik :-(
Nevsehire yaklastikca yol insaatlari cogaliyor, Doga degisiyor insan ben nerdeyim nereye geldim yahu gibi
kendi kendine sorular sormaya basliyor.

Avanos-Göreme-Nevsehir
++++++++++++++++++++++
Göreme ye yaklasirken yol sola Avanos, saga Nevsehir ikiye ayriliyor, biz Haritamiza bakip Avanos üzerinden
gitmek gibi yanlis bir karar variyoruz cünkü bir süre sonra yol tamamen bir insaata dönüyor (neden iki seriti
ayni ande bozarlar anlamadim) öyle sert bir Zeminde yok, hele önünüzde bir Kamyon gidiyorsa göz gözü
görmüyor. Bin bir cambazlikla 20 km lik insaati bitiriyoruz ve kendimizden gurur duyuyoruz, demekki biz biraz
motor kullanmayi biliyormusuz. Her tarafimiz toz icinde ne kendimizi nede Motorlarimiz tanimak mümkün degil.
Bir an önce bir yerlere gidip sicak ve tozdan kurumus girtlaklarimizi Islatmamiz lazim.
Devam edecek....
Evet Arkadaslar, 6000 km lik Türkiye Turumuz sona erdi ve ben söz verdigim gibi cekmis oldugum Fotograf ve
anilarimi burada sizinle paylasmak istiyorum. Merak edenlere, hani su palyoco kilikli olan tip varya iste o
benim ;-))
Genelde cekimleri Video Kameralariyla yaptigimdan dolayi Fotograflari Cep telefonu ile cekmek zorunda kaldim
(yer problemi) + Haya (Yol Arkadasim) in cekmis oldugu Fotolarda var. Eminim oda cektigi Fotolari koyarsa
Topic zenginlesir.
Stuttgart-Villach
+++++++++++++++++
Bir Pazar Aksami Almanyadan iki Motorsikler (BMW R1200GS) tam yüklü bir sekilde Avusturyaya (Villach) yola
ciktik. Asiri yük nedeni ile her motor en az 300 Kg geliyordu. Aksam ve bütün gece (bol bol mola verdik
Hayatinin Akrabasini ziyaret ettik) ertesi günü sabah kücük bir Kasaba olan Villach a vardik (550 km). Yolda
bizim gibi TR ye gitmek icin yola cikmis baska bir Motorcu Arkadas ile tanistik (Bülent).
Villach-TR
++++++++++
Villahta gereken islemler halloldu ve Motorlarimizi Trene yükledik (Wagonlar arasindaki gecislere dikkat).
Önümüze 35 Saatlik bir yolculugumuz vardi ve Trende yemek Servisi yoktu :-( Bunu bildigimiz icin yanimizda
yiyeceklerimizide getirmistik, eksik olanlari Hayati Organize etti.
Kompartimimiz 6 kisilikti ve bunun 3 ü Motorcu geri kalan Arkadaslar Hollanda ve Almanyadan gelen
Gurbetcilerdi. Bir Kayseili Arkadas vardi ve onun Hikayesi oldukca ilgincti, Adam Hollandadan Mercedesine
Biniyor ve Köln civarinda Sanzimanini dagitiyor, ceke ceke (Arkadasinin arabasi ile) Villacha kadar
geliyorlar! Niyetleri TR de araci tamir ettirmek. Iste ben buna Vatan sevgisi derim, ölmek var dönmek yok
Arabasinin 450 bin km yi devirdiginide eklemek lazim burda
Motorculugu Asiladik
Kompartimanimizin dar olmasina ragmen eglenceli bir yolculuk gecirdik ve 4-5 Saat (Bulgaristanda Cekici ile
ilgili Problem cikti) gecikme ile geldigimiz Edirnede hemen Yurda Giris islemlerine basladik (Pasaport,
Triptik, YesilKart).



Edirne-Istanbul
+++++++++++++++
Motorlarimizi büyük bir heyecanla indirdik, bayagida özlemisdik hani
Istanbul (yolda sadece bir yemek Molasi verdik) Hayati hanimini (Hanimi Istanbulda bulusmak üzere Ucakla
geldi) bayagi özlemis olacak 160-180 km/h den assagi düsmüyordu
Yolda bir kac kedi, köpek, yilan ezip cesitli tehlikeler atlattiktan sonra günün ilk isiklarinda Istanbula
vardik
Istanbul
++++++++
Burda sagolsunlar Hayatinin Akrabalarinda kaldik, Maltepeyi, Bagdat caddesini gezdik, cesitli MD li
Arkadaslarla tanistik. Istanbuldan Ilk hedefimiz olan Bergamadaki EMOK Festivaline, yeni tanistigim Wischne
yide yanimaza alarak ilk önce Feribotla Bandirmaya gectik, önce Büyük bir Motor Kafilesiyle beraber (onlarda
Emok Festivaline gidiyordu) daha sonra sadece 3 Motor cesitli Macera dolu süper manzarali yollardan gecerek
Bergama Kozak Yaylasina verdik. Bu arada üzücü bir olayda oldu, Insaat halindeki yolda bir Scooter düsmüs
kullananlar yaralanmisti (Fotografta Sapkali olan Wischne).

Kozak Yaylasi Oldukca serin ve Agaclarin bol oldugu bir yer. Ilk cadirlar kurulmus Motorcular yavas yavas
gelmeye baslamisti.
Bergama-Koza yaylasi
++++++++++++++++++++
Almanyadan Gemi ile gelen Savas (Fireblade) ve Yilmaz (Tam35) bizi hemen karsiladilar ve sagolsunlar
cadirlarimizi kurmaya yardimci oldular. Onlar Anconadan Cesmeye gelmisler bir kac gün dinlendiktens sonra
Kozak Yaylasina gecmislerdi. Savas tam bir Turist (Günes görmemis) idi ve daha ilk gününde Güneste fazla
kalarak Vücüdunun cesitli yerlerini yakmisti. Bunun yani sira yanlarinda Gemide tanistiklari iki Isvicreli
Gurbetci Motorcu arkadasida getirmislerdi.
Festival büyük bir hizla canlaniyordu, hemen yanimizda kurulan MD Cadirinda MD li sanal olarak tanidigimiz
kisilerle canli tanisma imkanimiz oldu. Hepsini cok sevdik umarim onlarda bizi sevmislerdir. Rabbite
icecekler icin Hakan_R1 e tschörtler icin cok tesekkürler. Bu arada Md li olmayan ama tanismak istdigimiz
insanlarlada tanisma serefine erdik, cok mutlu olduk.
Emok Festivali
++++++++++++++
Festival cok güzel gecti, cesitli yarislar (ben kaybettim
bir kac gün caldik. Ilginc görüntülerde yok degildi: Rocker (genelde Harley kullanirlar) tipli kisileri bir
Enduro üzerinde görmek, yol motorlarinin cross yaparken kendilerini paralamalari, neredeyse tüm evini kamp
yerine getirenler...
Izmir
+++++
Ayrilik zor geldi, tanistigimiz kaynastigimiz insanlardan kopmak bizi hüzünlendirdi. Ama daha gidecek cok
yolumuz, görecek cok yerimiz vardi ve Izmire dogru Haya ile beraber yola koyulduk. Izmirde Kordon sefasi
yapmadan olmaz, Haya ile Kavun Aromali Nargilelerimizi sicak Cay ve Kave esliginde höpürtederken Bu arada
Izmirde olan Banu (Alizee), kiz Arkadaslari ve ayrica iki MD li kardesimizde bize katilmis muhabbetimiz Günes
batarken koyulasmisti. Izmir bir baska canim
karsilastigimizi hatirlatmak gerek, burda tekrar kendisine davetiyesi icin tesekkür etmek istiyorum,
insaallah bir dahaki sefere.
Izmir-Ankara
++++++++++++
Izmirde 1-2 Gün kaldiktan sonra Ankaraya dogru yola ciktik. Usagi gectikten sonra yol kenarindaki bir
Seftaliciden Seftali alirken yagmur damlamaya basladi. Az ilerideki bir Benzinciye kendimizi zor attik, öyle
bir Yagmur yagdiki sanki gök bosaldi. Neyse sahibi eski bir Almanci olan kisiyle Muhabbet ederek Yagmurun
dinmesini bekledik. Bir süre sonra Yagmur dinmis ve biz yine Ankaraya dogru yolumuza devam ediyorduk bu arada
hava kararmis ve sogumustu.


Üzerimizde tam korumalarimiz oldugu halde üsümemek icin yagmurluklarimiz giymek zorunda kaldik. Ankaraya 150
km kala Geceyi Türkiye Soförler Federasyonuna ait bir Motelde gecirdik. Oda fiyatlari cok uygun ve son derece
temiz, bakimli bir yer tavsiye ederim. Sabah Kahvaltisinda Size Kupon veriyorlar asagidaki Restorantta
Kahvalti yapiyorsunuz, yalniz dikkat edin yanilmiyorsam sadece 5 Parca alabiliyorsunuz gerisi extra. Bu arada
sunuda belirtmek lazim, acik düz alanlarda (Polatli) müthis bir yan rüzgari esiyor, nerdeyse yere 75 derece
egimle gitmek zorunda kaliyorsunuz. Motorlar hafifse yandiniz.
Ankara
++++++
Ankaranin Trafigi müthis, ne Izmirde nede Istanbulda karsilasmadigimiz bir sorunla karsilastik. Diger Arac
sürücüleri Motorsikletlere nasil davranacaklarini galiba bilmiyorlar, sürekli SIkIstIrIyorlar. Buna bizim
sehre yabanci oldugumuzuda katarsaniz yasadiklarimizi düsünebilirsiniz. Acayip bir Stres, acelelik hüküm
sürüyor, Trafik lambalarinda beklerken lambalar sariya gecince Kornalar ötmeye basliyor. Cok sogukkanli
olmali ve Strese girmemeli. Gözümüzün önünde trafikte bekleyen bir Minibüs karsi yola gecti hemde aradaki
yüksek kaldirimlara aldirmadan !!!
Ankarada Akraba Ziyaretlerini tamamladiktan sonra Anitkabire gectik, ben
Ankara dogumlu oldugum halde Anitkabirin nerde oldugunu bilmem!! Onun icin muhakkak görmem lazim, ne yazikki
gec kalmisiz, aksam 5 te Ziyarete kapaniyormus. Imdadimiza Beniz yetisti kendisi Ankarali bir MD li. Cok
tatli bir Bayan, sagolsun gece onda kaldik, sanki 40 yildir tanisiyormusuz gibi bize Misafirperver davrandi,
ona buradan cok tesekkürler (Beniz Almanyaya bekleria). Fotoda Soldaki Bayan Hayatinin Esi, ortadaki zarif
Bayan Beniz.

Anitkabir
+++++++++
Ertesi günü Nihayet Anitkabire girebildik, tek kelimeyle muhtesem bir yer, muhakkak herkes gitmeli. Anitkabir
büyük bir Müze, zaten Atatürk ün Nasini göremiyorsunuz cünkü kapali anca canli Kamera görüntüleri var.
Ülkemiz, Insanimiz, gecmisimiz hakkinda bilgi sahibi olmak icin ideal bir yer. Anitkabirin Kantininede
deginmeden edemiyecegim, sivil kiyafetli Askerler isletiyor. Belki Türkiyenin en kaliteli en ucuz Kantini
muhakkak ugrayin ;-)

Ankara-Nevsehir
+++++++++++++++
Ankaradan ciktik Bir ara bir nehrin yanindan geciyorduk ben zaten sicaktan bunalmisim, birden aklima suya
dalmak geldi ana yoldan ciktim, vay senmisin yoldan cikan yerler cakil tasi, Micir dolu birak motorla o yolda
gitmeyi o yolda yürünmez bile ama cikmis bulundum ve dengemi kaybederek yeri öptüm, zaten daha öncede ayagim
kaydigi icin TR de bu tür tecrübelerim olmustu, Bundan ne ögreniyoruz -> Yol kenarlarinda durmak cok
tehlikeli cünkü her tarafta Micir denilen bir tür cakil var ve dengeyi saglamak cok zor oluyor. Suya girecek
bir yer bulamadan, Moralde sifir bir sekilde yolumuza devam ettik :-(
Nevsehire yaklastikca yol insaatlari cogaliyor, Doga degisiyor insan ben nerdeyim nereye geldim yahu gibi
kendi kendine sorular sormaya basliyor.

Avanos-Göreme-Nevsehir
++++++++++++++++++++++
Göreme ye yaklasirken yol sola Avanos, saga Nevsehir ikiye ayriliyor, biz Haritamiza bakip Avanos üzerinden
gitmek gibi yanlis bir karar variyoruz cünkü bir süre sonra yol tamamen bir insaata dönüyor (neden iki seriti
ayni ande bozarlar anlamadim) öyle sert bir Zeminde yok, hele önünüzde bir Kamyon gidiyorsa göz gözü
görmüyor. Bin bir cambazlikla 20 km lik insaati bitiriyoruz ve kendimizden gurur duyuyoruz, demekki biz biraz
motor kullanmayi biliyormusuz. Her tarafimiz toz icinde ne kendimizi nede Motorlarimiz tanimak mümkün degil.
Bir an önce bir yerlere gidip sicak ve tozdan kurumus girtlaklarimizi Islatmamiz lazim.
Devam edecek....










