- Katılım
- 13 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,547
- Konu Yazar
- #1
Merhaba
Bu haftasonu yaptığımız gezimizi de çok şükür kazasız belasız tamamladık. Gezimizde ufak tefek sorunlar yaşayan arkadaşlarımız olsada genede çok güzel vakit geçirdik. Yağmur, çamur, güneş, soğuk her türlü iklimi de yaşadık. Muhteşem manzara eşliğinde yaptığımız gezimizi akşam 21:00 sularında eve gelerek tamamladık. İşte fotoğraflarla gezi raporumuz.
Fotoğraflar: Sezen & Hasan
Pazar sabahı kötü bir baş ağrısıyla uyandım. Pencereden gökyüzüne baktımda bulutların yoğunlaştığını, yağmurun bizi sinsice beklediğini gördüm. Kalkıp bir iki birşey atıştırıp motora fotoğraf makinelerini, bir iki malzemeyi koydum. Kaskı temizledim. Zinciri yağladım ve kız arkadaşımı alarak kulübe vardım. Kulüpten Naci63 (Veyis hoca) ile yola çıkıp Buruk Mezarlığında qrar (Erhan) ile buluştuk. Yeşil buğday tarlalarının arasında kıvrılarak yol alan Kozan yolunda yol almaya başladık. Kısa bir süre sonra Kozan'a varmıştık. Adana MT boğazına düşkün bir grup olduğundan qrar (Erhan)'ın teklifi doğrultusunda kendimizi ciğercide bulduk.


Ciğercide Tekin abiyle (SARHOŞ) karşılaştık. O da ciğer yemeye gelmiş.

Biz yoldayken TT532 (Tamer) bana SMS yollamış ve yolda olduğunu belirtmişti. Biz ciğerleri yedikten sonra çay keyfi sırasında Tamer geldi. Sonrasında asıl hedefimiz olan Feke Kalesi ve Saimbeyli Obruk Şelalesi ne doğru yola koyulduk.

İşte yoldayız. İlk olarak Kozan barajını görüyoruz. Bu sene kar'ın az yağması sebebiyle su seviyesi oldukça düşük ve bu sebeple tarla sulaması bu sene yapılamayacak.


Yoldayız


Baraj setinin üstünden geçiyoruz. Mobiletli bir köylüde bize eşlik ediyor.

Kozan'ın ünlü mesire yeri Dağılcak'a varıyoruz. Yeşil bir güzellik bizi karşılıyor. İnsanlar aileleriyle, sevgilileriyle, kankalarıyla gelmiş eğleniyor sohbet ediyor. Çok güzel bir ortam.



Dağılcağa kısa bir baktıktan sonra Feke'ye doğru yola koyuluyoruz. Yol üzerinde çok güzel yayla evleri gözümüze çarpıyor. Bu güzel doğayla bütünleşik olan bu ahşap evlerin yerini artık betonarme çirkin yapılar almakta. Lütfen yetkililer bu konuya duyarlı olsun ve bu güzel coğrafya bozulmasın.




Güzel manzara eşliğinde yol alıyoruz. Yolun virajlı olması da bize ayrı bir keyif veriyor. Motorun lastiğini eşit aşındırabiliyorum :mrgreen:




Çulluuşağı'na varıyoruz. Gene o güzelim ahşap yayla evleri bizi karşılıyor.



Su molası vermek için duruyoruz. Erhan ve Tamer 'de arkadan geliyorlar.

Çevreden manzaralar.


Beklediğimiz kişilerden sadece Tamer geliyor ve Erhan'ın motorunun zincirinin çıktığını söylüyor. Hep beraber Erhan'ın yanına dönüyoruz (300mt ilerdeyiz :mrgreen: )



Zincir sorunu çözüldükten sonra tekrardan yola koyuluyoruz.

Feke'ye varıyoruz.

Feke çıkışında Göksu nehrinin o güzel görüntüsüne bakmadan geçmiyoruz ve motorları sağa çekip manzarayı izliyoruz.







Bu arada Feke belediyesini göreve çağırıyorum. Bu güzelim vadiyi kirleten bu terbiyesiz vatan hainlerini blup cezasını versinler. Önüne gelen çöpü buraya atmışlar. Şiddetle kınıyorum.

Feke Kalesi'ne doğru yola koyuluyoruz. Manzara yol muhteşem herkes mest olmuş durumda.





Sonunda kale yoluna giriyoruz. Tamamen stabilize ve bol tozlu. Motorlardan indiğimizde hepimiz kardan adam gibiydik :mrgreen:



İşte kale göründü.


Manzara harika. Kaleden baktığınızda ise çok daha güzel.

Motorları park edip kaleye doğru yola çıkıyoruz. Kale hakkında kısa bir bilgi.




Surun ihtişamı harika. Savaşa hazır beklemekte.

Manzara muhteşem.

Kale kapısındayım.

Tamer ve Erhan

Şu kemer yapısına bakın. Yıllardır sağlam bir şekilde duruyor.









Geldiğimiz yol. Nasılda kıvrılıyor.


Erhan su sarnıcının tepesinde


Surların üzerinde geziyorum, manzarayı izliyorum.


Kaleyi gezdikten sonra artık dönüş yoluna koyuluyoruz.

Hepimizden önce inen Tamer (TT532) yorgunluktan kendini yere atmış.

Motorlara atlayıp Saimbeyliye doğru yola koyluyoruz. Birden önümüze sığırlar çıkıyor hayvanlar bizle beraber yürümeye başlıyor. Bir an kendimi atlı sığır çobanı (Cowboy der Amerikalılar) gibi hissediyorum.


Hayvanları sürdükten sonra Feke - Saimbeyli yoluna varıyoruz. O sırada Feke'li bir kardeşimiz bizden yardım istiyor. Lastiği patlamış ve pompamız varmı diye bize soruyor. Erhan'ın motoru arızalandığında o kadar el ettik arabalara sadece korna çaldılar. Duran bir tanesinde de istediğimiz takımı yoktu ama bu arkadaş bizden yardım istedi ve bizde yardım ettik. Yanımda taşıdığım pompayla lastiğini şişirdik ve o da yoluna devam etti.

Tekrar yollardayız



Öpüşüp koklaşan sığırlar ve Göksu nehri hayvanlar işini biliyor :mrgreen:

Yola devam






Oyy oyy virajlara bak. Resmen coşuyorum.


Yolda kısa bir mola ve yamaçtaki mağaralar


İşte Adana MT süzülerek geçiyor. Süpersiniz.


Sonunda Saimbeyli'ye varıyoruz. Ancak havada bulutlar iyice yoğunlaştı. Vizörüme birkaç damla yağmur düşüyor ve Allah'a dua ediyorum akşam yağsın diye. Saimbeyli çıkışında Obruk Şelalesi yoluna giriyoruz. Bu yolda stabilize çıkıyor.
Bundan sonra her motor gelebilir demiyecem yalancı çıkartıyor beni yollar :mrgreen:

İşte yağmur başladı. Korktuğumuz başımıza geliyor. Hava zaten soğuk birde ıslanınca daha da soğuyacak. İşin kötü tarafı meteorolojiye inanan Tamer kotla. Kız arkadaşıma daha motosiklet pantalonu alamadığımız için o da kotla. Durum iyice kötüye gidiyor.


Yağmur durunca fotoğraflamaya devam az bir yolumuz kaldı.




Sonunda şelaleye varıyoruz. Süper bir manzara. Keşke güneşte olsa diyorum ama hava iyice kapanmakta ve yağmur nerdeyse yağmakta.





Her yerden su akıyor.







Bu fotoğraflardan sonra yağmur çilenmeden sağnağa doğru yöneldi. Hemen motorlara atladık ve yakın bir benzinciye doğru yola koyulduk. Bu arada Şelale yoluna girdiğimizde Veyis hocamızın lambasının yanmadığını fark etmiştik. Veyis hoca herşeyi kontrol etti ama sorunu çözemedik. Bizde benzinlikte bakalım dedik.


Benzinlikte motorla uğraştık ama sorunu çözemedik. Veyis hoca lambasız olarak aramızda Adana'ya kadar götürmeyi kararlaştırdık. Benzincide çalışanlar sağolsunlan kahve ikram ettiler. Soba başın da da üşüyenler ısınmaya çalıştı. Bir süre sonra yağmur azalınca ve saat de ilerleyince yemek için Feke ye gitmeye karar verdik. Yol boyu yağmur yağdı. Bazen güneş açtı ağaçlar, yol parıldadı. Kimi zaman bulut çöktü ortamı kararttı. Çok keyifli bir sürüş oldu ve sonunda Feke'ye vardık. Tesadüf eseri bir yer seçtik ve yemeği söyledik. Sonrasında iyiki burayı seçmişiz dedik.
Erhan hemen ocakbaşına geçti. Yeri hemen sahiplendik. Adam bile şaşırdı :mrgreen:




Bu gezide Tamer'in hepimizden daha iştahlı olduğunuda görmüş olduk. Yemek öncesi şokella alıp hepimizi yoldan çıkarttı. İşte şokella katliamı görüntüleri :mrgreen:


Bende geçtim kasaya biraz keyf yaptım. Gazete okudum.

Sonunda iş yeri sahibi "Buyurun abi" dedi. Kebaplarımız gelmişti.



Yemeklerimizi yedik ve dönüş yoluna koyulmak için hazırlanmaya başladık. Dışarıda çok sevimli bir köpekle biraz oynadım.

Motorlarımıza biniyoruz.

Sonunda yola koyulduk ve gece zor ve soğuk bir yolculuktan sonra Adana'ya vardık. Günün yorgunluğunu sıcak bir duşla atıp uykuya daldım.
Çok güzel geçen bu geziye katılan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Görüşmek üzere.
Bu haftasonu yaptığımız gezimizi de çok şükür kazasız belasız tamamladık. Gezimizde ufak tefek sorunlar yaşayan arkadaşlarımız olsada genede çok güzel vakit geçirdik. Yağmur, çamur, güneş, soğuk her türlü iklimi de yaşadık. Muhteşem manzara eşliğinde yaptığımız gezimizi akşam 21:00 sularında eve gelerek tamamladık. İşte fotoğraflarla gezi raporumuz.
Fotoğraflar: Sezen & Hasan
Pazar sabahı kötü bir baş ağrısıyla uyandım. Pencereden gökyüzüne baktımda bulutların yoğunlaştığını, yağmurun bizi sinsice beklediğini gördüm. Kalkıp bir iki birşey atıştırıp motora fotoğraf makinelerini, bir iki malzemeyi koydum. Kaskı temizledim. Zinciri yağladım ve kız arkadaşımı alarak kulübe vardım. Kulüpten Naci63 (Veyis hoca) ile yola çıkıp Buruk Mezarlığında qrar (Erhan) ile buluştuk. Yeşil buğday tarlalarının arasında kıvrılarak yol alan Kozan yolunda yol almaya başladık. Kısa bir süre sonra Kozan'a varmıştık. Adana MT boğazına düşkün bir grup olduğundan qrar (Erhan)'ın teklifi doğrultusunda kendimizi ciğercide bulduk.


Ciğercide Tekin abiyle (SARHOŞ) karşılaştık. O da ciğer yemeye gelmiş.

Biz yoldayken TT532 (Tamer) bana SMS yollamış ve yolda olduğunu belirtmişti. Biz ciğerleri yedikten sonra çay keyfi sırasında Tamer geldi. Sonrasında asıl hedefimiz olan Feke Kalesi ve Saimbeyli Obruk Şelalesi ne doğru yola koyulduk.

İşte yoldayız. İlk olarak Kozan barajını görüyoruz. Bu sene kar'ın az yağması sebebiyle su seviyesi oldukça düşük ve bu sebeple tarla sulaması bu sene yapılamayacak.


Yoldayız


Baraj setinin üstünden geçiyoruz. Mobiletli bir köylüde bize eşlik ediyor.

Kozan'ın ünlü mesire yeri Dağılcak'a varıyoruz. Yeşil bir güzellik bizi karşılıyor. İnsanlar aileleriyle, sevgilileriyle, kankalarıyla gelmiş eğleniyor sohbet ediyor. Çok güzel bir ortam.



Dağılcağa kısa bir baktıktan sonra Feke'ye doğru yola koyuluyoruz. Yol üzerinde çok güzel yayla evleri gözümüze çarpıyor. Bu güzel doğayla bütünleşik olan bu ahşap evlerin yerini artık betonarme çirkin yapılar almakta. Lütfen yetkililer bu konuya duyarlı olsun ve bu güzel coğrafya bozulmasın.




Güzel manzara eşliğinde yol alıyoruz. Yolun virajlı olması da bize ayrı bir keyif veriyor. Motorun lastiğini eşit aşındırabiliyorum :mrgreen:




Çulluuşağı'na varıyoruz. Gene o güzelim ahşap yayla evleri bizi karşılıyor.



Su molası vermek için duruyoruz. Erhan ve Tamer 'de arkadan geliyorlar.

Çevreden manzaralar.


Beklediğimiz kişilerden sadece Tamer geliyor ve Erhan'ın motorunun zincirinin çıktığını söylüyor. Hep beraber Erhan'ın yanına dönüyoruz (300mt ilerdeyiz :mrgreen: )



Zincir sorunu çözüldükten sonra tekrardan yola koyuluyoruz.

Feke'ye varıyoruz.

Feke çıkışında Göksu nehrinin o güzel görüntüsüne bakmadan geçmiyoruz ve motorları sağa çekip manzarayı izliyoruz.







Bu arada Feke belediyesini göreve çağırıyorum. Bu güzelim vadiyi kirleten bu terbiyesiz vatan hainlerini blup cezasını versinler. Önüne gelen çöpü buraya atmışlar. Şiddetle kınıyorum.

Feke Kalesi'ne doğru yola koyuluyoruz. Manzara yol muhteşem herkes mest olmuş durumda.





Sonunda kale yoluna giriyoruz. Tamamen stabilize ve bol tozlu. Motorlardan indiğimizde hepimiz kardan adam gibiydik :mrgreen:



İşte kale göründü.


Manzara harika. Kaleden baktığınızda ise çok daha güzel.

Motorları park edip kaleye doğru yola çıkıyoruz. Kale hakkında kısa bir bilgi.
Feke Kalesi
Feke İlçesi’nin kuzeydoğusundaki bir tepe üzerindedir.Buradan geçen kervan yolunu kontrol etmek amacıyla XII.yüzyılda yapılmıştır. İlk kez Bizanslıların yaptırdığı, sonra da Selçukluların kullandığı kaledir. Dikdörtgen bir plân düzeni gösterir. Sekiz burcu ve bir gözetleme kulesi vardır. Günümüzde bu burçların yarıdan fazlası toprağa gömülmüş durumdadır. Kale içerisinde yapı kalıntılarının izleri bulunmaktadır. Tek giriş kapısı güney yönündedir.




Surun ihtişamı harika. Savaşa hazır beklemekte.

Manzara muhteşem.

Kale kapısındayım.

Tamer ve Erhan

Şu kemer yapısına bakın. Yıllardır sağlam bir şekilde duruyor.









Geldiğimiz yol. Nasılda kıvrılıyor.


Erhan su sarnıcının tepesinde


Surların üzerinde geziyorum, manzarayı izliyorum.


Kaleyi gezdikten sonra artık dönüş yoluna koyuluyoruz.

Hepimizden önce inen Tamer (TT532) yorgunluktan kendini yere atmış.

Motorlara atlayıp Saimbeyliye doğru yola koyluyoruz. Birden önümüze sığırlar çıkıyor hayvanlar bizle beraber yürümeye başlıyor. Bir an kendimi atlı sığır çobanı (Cowboy der Amerikalılar) gibi hissediyorum.


Hayvanları sürdükten sonra Feke - Saimbeyli yoluna varıyoruz. O sırada Feke'li bir kardeşimiz bizden yardım istiyor. Lastiği patlamış ve pompamız varmı diye bize soruyor. Erhan'ın motoru arızalandığında o kadar el ettik arabalara sadece korna çaldılar. Duran bir tanesinde de istediğimiz takımı yoktu ama bu arkadaş bizden yardım istedi ve bizde yardım ettik. Yanımda taşıdığım pompayla lastiğini şişirdik ve o da yoluna devam etti.

Tekrar yollardayız



Öpüşüp koklaşan sığırlar ve Göksu nehri hayvanlar işini biliyor :mrgreen:

Yola devam






Oyy oyy virajlara bak. Resmen coşuyorum.


Yolda kısa bir mola ve yamaçtaki mağaralar


İşte Adana MT süzülerek geçiyor. Süpersiniz.


Sonunda Saimbeyli'ye varıyoruz. Ancak havada bulutlar iyice yoğunlaştı. Vizörüme birkaç damla yağmur düşüyor ve Allah'a dua ediyorum akşam yağsın diye. Saimbeyli çıkışında Obruk Şelalesi yoluna giriyoruz. Bu yolda stabilize çıkıyor.

İşte yağmur başladı. Korktuğumuz başımıza geliyor. Hava zaten soğuk birde ıslanınca daha da soğuyacak. İşin kötü tarafı meteorolojiye inanan Tamer kotla. Kız arkadaşıma daha motosiklet pantalonu alamadığımız için o da kotla. Durum iyice kötüye gidiyor.


Yağmur durunca fotoğraflamaya devam az bir yolumuz kaldı.




Sonunda şelaleye varıyoruz. Süper bir manzara. Keşke güneşte olsa diyorum ama hava iyice kapanmakta ve yağmur nerdeyse yağmakta.





Her yerden su akıyor.







Bu fotoğraflardan sonra yağmur çilenmeden sağnağa doğru yöneldi. Hemen motorlara atladık ve yakın bir benzinciye doğru yola koyulduk. Bu arada Şelale yoluna girdiğimizde Veyis hocamızın lambasının yanmadığını fark etmiştik. Veyis hoca herşeyi kontrol etti ama sorunu çözemedik. Bizde benzinlikte bakalım dedik.


Benzinlikte motorla uğraştık ama sorunu çözemedik. Veyis hoca lambasız olarak aramızda Adana'ya kadar götürmeyi kararlaştırdık. Benzincide çalışanlar sağolsunlan kahve ikram ettiler. Soba başın da da üşüyenler ısınmaya çalıştı. Bir süre sonra yağmur azalınca ve saat de ilerleyince yemek için Feke ye gitmeye karar verdik. Yol boyu yağmur yağdı. Bazen güneş açtı ağaçlar, yol parıldadı. Kimi zaman bulut çöktü ortamı kararttı. Çok keyifli bir sürüş oldu ve sonunda Feke'ye vardık. Tesadüf eseri bir yer seçtik ve yemeği söyledik. Sonrasında iyiki burayı seçmişiz dedik.
Erhan hemen ocakbaşına geçti. Yeri hemen sahiplendik. Adam bile şaşırdı :mrgreen:




Bu gezide Tamer'in hepimizden daha iştahlı olduğunuda görmüş olduk. Yemek öncesi şokella alıp hepimizi yoldan çıkarttı. İşte şokella katliamı görüntüleri :mrgreen:


Bende geçtim kasaya biraz keyf yaptım. Gazete okudum.

Sonunda iş yeri sahibi "Buyurun abi" dedi. Kebaplarımız gelmişti.



Yemeklerimizi yedik ve dönüş yoluna koyulmak için hazırlanmaya başladık. Dışarıda çok sevimli bir köpekle biraz oynadım.

Motorlarımıza biniyoruz.

Sonunda yola koyulduk ve gece zor ve soğuk bir yolculuktan sonra Adana'ya vardık. Günün yorgunluğunu sıcak bir duşla atıp uykuya daldım.
Çok güzel geçen bu geziye katılan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Görüşmek üzere.


























































