- Katılım
- 17 Haz 2005
- Mesajlar
- 54
- Konu Yazar
- #1
"tintinopsella2"]uzun süredir planını yaptığımız. "ordan bir yol varmış dağları geçiyomuş" tarzı geyiklerini dinlediğimiz geçişi nihayet yaptık.. ve evet artık koca torosları aşmış olmanın hemde kenarından köşesinden değil direk üstünden aşmış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
hersey bundan 3 ay önce başladı. birisi bize "karboğazdan yol varmış torosları aşıp ereğliye çıkıyomuş" dedi ve ondan sonra eşşeğin aklına karpuz kabuğu düştü..her hafta adana enduro toplantılarında "karboğaz geçişine gelen varmı" geyiği yapmaya başladım. koca torosları aşmak hayallerime girdi..ancak bu gezinin standart bir enduro gezisi olmayacağını da biliyordum. eh boru değil ciddi ciddi hard core bir gezi..en azından dağda kalmak, başına olmadık bissürü şey gelme ihtimali var..yanıma ne alsam nasıl yapsam vs hazırlığı yanısıra oldukça fazla miktarda "zihinsel hazırlık" da gerektiriyor.
eh birde bu yola yanlız çıkmak çok tehlikeli olacak dolayısıyla sizin kadar kafayı yemiş bir- birkaç endurocuya da ihtiyaç var..(gerçi adana-enduro da bu cinsten bol bol var ama...)
dolayısıyla geçiş planı sürekli ertelendi ertelendi ertelendi....taa ki birgün Erdinç abi "ya fakir ben asıl şu torosları geçen yola ilk duyduğumdan beri gitmek istiyorum havalar bozmadan bu bahar içinde yapalım" deyince allaah dedim budur. hemen planlar yapıldı. kabasakal civarında önce mesut abi (mdogruc) eşliğinde sonra da sadece ikimiz biraz off road yetkinliğimizi arttırıp gezi için antreman yaptık ve artık hazırdık..
hazırlık:
cumartesi çıkmak planlandı çünki dağda başımıza bir rezillik gelirse ertesi gün emniyet payımız olsun istedik..motorlarda her off road durumu gibi case'ler sökülü arkaya sırt çantaları vs bağlandı. bakımlar yapıldı.
yanımızda patlak spreyi(karagölde hayatımı kurtarmıştı) çakmak, pusula bol su ve erzak alındı.. aşırı sıcak adana dan 3000m lik dağ başına çıkılacağı için ve ters bir durumda dağda gecelemek gerekirse diye hacimde az olan ancak sıcak tutma katsayısı yüksek giysiler alıdı.
ve hazırdık cumartesi sabah 9 da erdinç abiyle buluştuk. erdinç abi geldiğinde bir süpriz yaptı.. yol planı değişmişti..karboğaz dan değil tarsus'un yaylalarından geçmek gerekiyordu..tamam dedik nasıl olsa oralarda bize yardım edecek birini buluruz. ve ilk edef tarsus üstünden çamlıyayla oldu....çamlıyaylada erzak stoğu yaptık, ve çamlıyaylanın içerisindeki benzinlikte bir amcanın tarifi ile yola çıktık. amca bize yolun yarısını tarif etti ve "geri kalnında yol yok siz bulacaksınız kurumuş bir göle gelince batıya dooru gidin oralarda bakın falan" dedi..bizde zaten daha fazlasını beklemiyorduk...yola çıktık...ve evet çamlıyaylanın içinde kaybolduk...! hemen istasyona geri döndük amca bize "gençler isterseniz hiç çımayın siz daha burda kayboluyosanız..." gibi ağır bir laf ettikten sonra..yola çıktık...
malesef fotograflar az çünki parkur sert zaman kısıtlı olduğu için çok durmamamız gerekiyordu.
burası çamlıyayladan 15km falan sonra bu kısımlarda yol oldukça iyi idi
bir müddet sonra rakım arttığı için ağaçlar azalmaya başladı. artık ağaçlık dağlar altımızda, gidilecek kuru ve çıplak tepeler önümüzdeydi.. rakım henüz 1800-1900 lerde
bu resimdeki tepeden çıkınca bizi bir süpriz bekliyordu
evet devasa bir plato 2500 m yükseklikte kocaman (~15km uzunluğunda)bir boş alan
bu platodan sonra önümüzdeki beyaz renkli ~500-600m yükseklikteki beyaz dağ sırasını geçmemiz gerekiyor
yanına yaklaşınca dikkatli bakıldığında bir yol izi görülmekte
çıkış anında bendeniz
ve erdinç abi
hala tırmanıyoruz
hala
hala
yolun üst kısımlarına yakın alttaki 2500m lik plato'yu artık yukardan görmeye başlıyoruz
artık tırmanmanın sonuna geldik altimetre 3000 e yaklaşıyor bizimse sadece 50-100m miz kaldı
ve o da ne bir plato daha hemde 3000 m de ve bir öncekinin 5-6 katı geniş
inanılmaz bir manzara
erdinç abi advrider'lık bir poz veriyor..
Daha sonra başımıza bize 3 saat ve yolun tüm keyfini kaybettiren bir olay geliyor..burada anlatmamız doğru olmadığından bahsetmek istemiyorum. ama tam bir "çölde kutup ayısı" durumu ve müthiş bir stress- korku yaşadık...
3000 m lik platodan sadece yukardaki fotolar kaldı..bir an önce uzaklaşmak için hem yolumuzu değiştirdik hemde bırakın foto çekmeyi susuzluk ve açlık için bile durmadık..
ardından inişe geçtik
ve bizi tüm endurocuların dostu yörükler karşıladı
klasik yörük misafirperverliği ile tüm reddetmelerimize karşın bizimle ellerinde olan mütevazi şeylerini paylaştılar ve dağ başında bize taze çay demlediler.
ve o çayı bu manzaraya karşı sundular bize.. bu arada da yukarda başımıza gelen enteresan olay hakkında da aydınlattılar bizi..
geziden çıkarılan dersler
1. GPS müthiş bir alet..ilk fırsatta para biriktirilip alınacak
2. Pusula ve düzgün bir harita her zaman hazır olacak.
3. Dürbün mutlaka gerekli (uzun messafeden iz-yol görmek için)(yolumuzu çoğunlukla tepeye çıkıp ileriden iz arayarak buduk)
4. Hafif bir çadır. ne olur ne olmaz diye
5. SİLAH...(tabanca,tüfek) şart...!!!
hersey bundan 3 ay önce başladı. birisi bize "karboğazdan yol varmış torosları aşıp ereğliye çıkıyomuş" dedi ve ondan sonra eşşeğin aklına karpuz kabuğu düştü..her hafta adana enduro toplantılarında "karboğaz geçişine gelen varmı" geyiği yapmaya başladım. koca torosları aşmak hayallerime girdi..ancak bu gezinin standart bir enduro gezisi olmayacağını da biliyordum. eh boru değil ciddi ciddi hard core bir gezi..en azından dağda kalmak, başına olmadık bissürü şey gelme ihtimali var..yanıma ne alsam nasıl yapsam vs hazırlığı yanısıra oldukça fazla miktarda "zihinsel hazırlık" da gerektiriyor.
eh birde bu yola yanlız çıkmak çok tehlikeli olacak dolayısıyla sizin kadar kafayı yemiş bir- birkaç endurocuya da ihtiyaç var..(gerçi adana-enduro da bu cinsten bol bol var ama...)
dolayısıyla geçiş planı sürekli ertelendi ertelendi ertelendi....taa ki birgün Erdinç abi "ya fakir ben asıl şu torosları geçen yola ilk duyduğumdan beri gitmek istiyorum havalar bozmadan bu bahar içinde yapalım" deyince allaah dedim budur. hemen planlar yapıldı. kabasakal civarında önce mesut abi (mdogruc) eşliğinde sonra da sadece ikimiz biraz off road yetkinliğimizi arttırıp gezi için antreman yaptık ve artık hazırdık..
hazırlık:
cumartesi çıkmak planlandı çünki dağda başımıza bir rezillik gelirse ertesi gün emniyet payımız olsun istedik..motorlarda her off road durumu gibi case'ler sökülü arkaya sırt çantaları vs bağlandı. bakımlar yapıldı.
yanımızda patlak spreyi(karagölde hayatımı kurtarmıştı) çakmak, pusula bol su ve erzak alındı.. aşırı sıcak adana dan 3000m lik dağ başına çıkılacağı için ve ters bir durumda dağda gecelemek gerekirse diye hacimde az olan ancak sıcak tutma katsayısı yüksek giysiler alıdı.
ve hazırdık cumartesi sabah 9 da erdinç abiyle buluştuk. erdinç abi geldiğinde bir süpriz yaptı.. yol planı değişmişti..karboğaz dan değil tarsus'un yaylalarından geçmek gerekiyordu..tamam dedik nasıl olsa oralarda bize yardım edecek birini buluruz. ve ilk edef tarsus üstünden çamlıyayla oldu....çamlıyaylada erzak stoğu yaptık, ve çamlıyaylanın içerisindeki benzinlikte bir amcanın tarifi ile yola çıktık. amca bize yolun yarısını tarif etti ve "geri kalnında yol yok siz bulacaksınız kurumuş bir göle gelince batıya dooru gidin oralarda bakın falan" dedi..bizde zaten daha fazlasını beklemiyorduk...yola çıktık...ve evet çamlıyaylanın içinde kaybolduk...! hemen istasyona geri döndük amca bize "gençler isterseniz hiç çımayın siz daha burda kayboluyosanız..." gibi ağır bir laf ettikten sonra..yola çıktık...
malesef fotograflar az çünki parkur sert zaman kısıtlı olduğu için çok durmamamız gerekiyordu.
burası çamlıyayladan 15km falan sonra bu kısımlarda yol oldukça iyi idi
bir müddet sonra rakım arttığı için ağaçlar azalmaya başladı. artık ağaçlık dağlar altımızda, gidilecek kuru ve çıplak tepeler önümüzdeydi.. rakım henüz 1800-1900 lerde
bu resimdeki tepeden çıkınca bizi bir süpriz bekliyordu
evet devasa bir plato 2500 m yükseklikte kocaman (~15km uzunluğunda)bir boş alan
bu platodan sonra önümüzdeki beyaz renkli ~500-600m yükseklikteki beyaz dağ sırasını geçmemiz gerekiyor
yanına yaklaşınca dikkatli bakıldığında bir yol izi görülmekte
çıkış anında bendeniz
ve erdinç abi
hala tırmanıyoruz
hala
hala
yolun üst kısımlarına yakın alttaki 2500m lik plato'yu artık yukardan görmeye başlıyoruz
artık tırmanmanın sonuna geldik altimetre 3000 e yaklaşıyor bizimse sadece 50-100m miz kaldı
ve o da ne bir plato daha hemde 3000 m de ve bir öncekinin 5-6 katı geniş
inanılmaz bir manzara
erdinç abi advrider'lık bir poz veriyor..
Daha sonra başımıza bize 3 saat ve yolun tüm keyfini kaybettiren bir olay geliyor..burada anlatmamız doğru olmadığından bahsetmek istemiyorum. ama tam bir "çölde kutup ayısı" durumu ve müthiş bir stress- korku yaşadık...
3000 m lik platodan sadece yukardaki fotolar kaldı..bir an önce uzaklaşmak için hem yolumuzu değiştirdik hemde bırakın foto çekmeyi susuzluk ve açlık için bile durmadık..
ardından inişe geçtik
ve bizi tüm endurocuların dostu yörükler karşıladı
klasik yörük misafirperverliği ile tüm reddetmelerimize karşın bizimle ellerinde olan mütevazi şeylerini paylaştılar ve dağ başında bize taze çay demlediler.
ve o çayı bu manzaraya karşı sundular bize.. bu arada da yukarda başımıza gelen enteresan olay hakkında da aydınlattılar bizi..
geziden çıkarılan dersler
1. GPS müthiş bir alet..ilk fırsatta para biriktirilip alınacak
2. Pusula ve düzgün bir harita her zaman hazır olacak.
3. Dürbün mutlaka gerekli (uzun messafeden iz-yol görmek için)(yolumuzu çoğunlukla tepeye çıkıp ileriden iz arayarak buduk)
4. Hafif bir çadır. ne olur ne olmaz diye
5. SİLAH...(tabanca,tüfek) şart...!!!