- Katılım
- 13 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,547
- Konu Yazar
- #1
Merhaba
Yeni bir gezi yazımızla gene karşınızdayız. Bu gezi tam bir eğlence gezisi oldu diyebilirim. Motorumu satılması için galeriye koymuştum. Aklımda hiç gezi planı yoktu. Yapsam yapsam kız arkadaşımla birlikte deniz planı yapar ve yüzmeye giderim diyordum. Cumartesi akşam Mersin'den yakın arkadaşım Alper "abi pazar günü ufak çaplı bir gezi yapalım ardından da denize gireriz" dedi. Durumu anlattım ve arabayla katılacağımı söyledim. Buluşma yerini ayarladık ve gezimize başladık.
İşte sabahın ilk saatlerinde toplanmaya başlayan grubumuzdan bir kare.
Yunus ve Ahmet sabah doğal halleriyle :mrgreen:
Şimdide Kaan ve Nezih görülmekteler. Kaan'ın durumu hiç iç açıcı değil :mrgreen:
Mersin buluşma noktasında herkes toplandıktan sonra yola koyuluyoruz ve Limonlu'dan Alper'i alacağımız buluşma noktasına hareket ediyoruz. İşte yolda motorlar.
Sonunda buluşma noktasına varıyoruz.
Hep beraber Kayacı Vadisi'ne doğru yola koyuluyoruz. Kayacı vadisi hakkında bulduğum bir bilgiyi size sunmak siterim.
LİMONLU VE KAYACI VADİSİ
Limonlu Kasabasının başlıca geçim kaynağı narenciye. Erdemli'nin 8 km batısında bulunan Limonlu Kasabası tarihi kalıntıların yanı sıra doğal güzellikleriyle de cezbeder insanı. Kale ve sarnıçların yanı sıra KAYACI VADİSİ yeni tanınmaya başlamış durumda. Limonlu'nun kuzeyinde ve kasabaya 15 km uzaklıktadır. Adını sanki yüksek sarp ve kayalardan alan vadi, aynı zamanda tarih ve doğanın birleştiği bir mekan. Vadi içinde akan Limonlu Çayı 130 km uzunluğunda ve Orta Toroslar'dan doğup Akdeniz'e dökülüyor. Romalı'lar bu su sayesinde Korykos (Kızkalesi) kentini 450 yıl egemenlikleri altında tutmayı başarmışlardır. Limonlu Çayı ovalık Kilikya'da yani Çukurova'da 3500 yıl önce M.Ö.1700-1200 yıllarında kurulan bölgesel Kızzuvvatna'nın batı sınırı. Kayacı Vadisi'nde gezerken insanın kendisini Tunç ve Antik çağda hissetmesi normal. Hele bahar aylarında açan sümbüllerin eşsiz güzelliği görülmeye değer. Lemas Çayı yüksek ve sarp kayalar arasında "S" çizerek dolanır ve sonunda Limonlu Kasabası'nda denize dökülüp kaybolur gider. Kayacı Vadisi'nde kurulan piknik yerleri özellikle yaz aylarında ADANA ve MERSİN'in gürültü ve stresinden kurtulmak isteyenlerin akın ettiği bir mekan. Bu yörenin yeterince tanıtımı yapılmadığı için sadece günübirlikçiler tarafından biliniyor. Vadiye yeni yeni bazı lüks otel ve turlar tarafından günübirlik geziler düzenlenmeye başlanmış durumda 150-200 metre yükseklikteki Sarp Kayaları seyretmeye insan doyamıyor. Burada havanın yer yer pamuk gibi beyaz bulutlarla kaplı mavisi ile yeşilin binbir tonunun sonsuz çizgide buluşması ayrı bir özellik. Bölgede yaşayan yerli halk ise hala gelenek ve göreneklerini sürdürüyor. Toroslardan doğup Limonlu kasabasından denize dökülen Lemas çayından KORYKOS'a ve diğer yerleşim birimlerine su taşıyan su kemerleri Limonlu Kasabası'ndan Kız Kalesi'ne kadar uzanır. Su kemerinin yanı sıra da taştan bir yol uzanır.
Çevreden manzaralar.
Yol ayrımına geldiğimizde bakkalda kısa bir mola veriyoruz. İlk fotoğrafımızda Sercen ve nişanlısı Nazan hanım görülmekte.
Ekip su başında dağılmış vaziyette.
Alper bana bulaşıp canını tehlikeye atarken ki pozumuz :mrgreen:
İşte benim Gri Şimşek. :mrgreen:
Motorlar.
Sonunda güzel yollardan geçip vadi içinde yemek yiyecek hesaplı bir yer buluyoruz. Ekip hemen yerleşiyor. İşte motorlar ve Gri Şimşek :mrgreen:
Ohh bee diyip rahatlamaya geçen arkadaşlarımızın görüntüsü.
İşte su içindeki sedirlerimiz. Doğa içerisinde yemek yiyip rahat edilebilecek çok güzel bir mekan.
Mutlu çiftimiz Sercen ve Nazan gene mutlu halleriyle.
Kaan birşeyler diyor ama ne diyor? :mrgreen:
Şimdide bizim masamızdan görüntüler.
İşte ben.
Adana'dan aramıza katılan yeni tanıştığımız arkadaşlarımız. Ressam01 ve arkadaşı.
Evet etler hazırlandı yiyecekler gelmeye başladı. İlk olarak köy yufka ekmeği geliyor. Sıcak sıcak dalıyor herkes.
Ekmeği yapan teyzemizide karemize dahil ettik. Ellerine sağlık diyoruz. İşte teyzemiz.
Ardından salatamız geliyor.
Salatayı imal eden arkadaşta bu arkadaşımız onada ellerine sağlık diyoruz.
Etlerimizi kendin pişir tekniği ile pişireceğimiz için gönüllü 2 arkadaşımız görev başında. İşte etler ve pişirme ekibi :mrgreen: Kendilerine teşekkür ediyorum.
Su, içecekler tabaklar vs. konusunda yardımcı olan arkadaş onuda çektik.
Bu çocuğuda çektik. Şeker çocuk dimi? :mrgreen:
Ortamdan manzaralar.
Evet Kaan kız arkadaşı Deniz hanım ile birlikte çibinlik sefasında.
Alper suda oynuyor.
Yemek sonrası Karpuz keyfi yapan ben.
Yemek sonrası enerjisi fazla gelen arkadaşlar güreş, funk-fu, karete-do ve kamasutra :mrgreen: arası bir spor - aktivite yapmaya başladılar. İşte o şok anlar :mrgreen:
Didişme devam ederken etrafı çekmeye başlıyoruz.
Didişmeye giden Kaan 'ın boşalttığı yeri uyanık Sercen kapıyor ve Nazan ile çibinliğe giriyorlar. Kınıyoruz kendisini :mrgreen:
Didişmeden yorulan ekip ayaklarını suya sokup rahatlama faslına geçiyorlar.
Diğerleri.
Kardeşim dalmış gitmiş. Nerelerde kimbilir.
Evet yemekler yendi sohbetler edildi. Artık dönüş yolundayız. İstikamet deniz.
Denize gireceğimiz Atlantis Yazlık Sitesine varıyoruz. İlk pozu Ahmet veriyor.
Biz üzerimizi değiştirmiş ve denize yol almaktayken.
Deniz sefamızda bittikten sonra Mersin'e Gül Kafeye grupça geçiyoruz ve sohbete başlıyoruz.
İşte gece karanlığında motorlar.
Gezinin anlam ve önemi meselesi gerçekleşirken ki pozumuz. Alper sandalye üstünde görülmekte :mrgreen:
Son olarakta birşeyler yemeğe Mersin Üniversitesine Vadiye gidiyoruz.
Bu gezide emeği geçen ve geziye katılan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Diğer gezilerimizde görüşmek üzere.
Yeni bir gezi yazımızla gene karşınızdayız. Bu gezi tam bir eğlence gezisi oldu diyebilirim. Motorumu satılması için galeriye koymuştum. Aklımda hiç gezi planı yoktu. Yapsam yapsam kız arkadaşımla birlikte deniz planı yapar ve yüzmeye giderim diyordum. Cumartesi akşam Mersin'den yakın arkadaşım Alper "abi pazar günü ufak çaplı bir gezi yapalım ardından da denize gireriz" dedi. Durumu anlattım ve arabayla katılacağımı söyledim. Buluşma yerini ayarladık ve gezimize başladık.
İşte sabahın ilk saatlerinde toplanmaya başlayan grubumuzdan bir kare.
Yunus ve Ahmet sabah doğal halleriyle :mrgreen:
Şimdide Kaan ve Nezih görülmekteler. Kaan'ın durumu hiç iç açıcı değil :mrgreen:
Mersin buluşma noktasında herkes toplandıktan sonra yola koyuluyoruz ve Limonlu'dan Alper'i alacağımız buluşma noktasına hareket ediyoruz. İşte yolda motorlar.
Sonunda buluşma noktasına varıyoruz.
Hep beraber Kayacı Vadisi'ne doğru yola koyuluyoruz. Kayacı vadisi hakkında bulduğum bir bilgiyi size sunmak siterim.
LİMONLU VE KAYACI VADİSİ
Limonlu Kasabasının başlıca geçim kaynağı narenciye. Erdemli'nin 8 km batısında bulunan Limonlu Kasabası tarihi kalıntıların yanı sıra doğal güzellikleriyle de cezbeder insanı. Kale ve sarnıçların yanı sıra KAYACI VADİSİ yeni tanınmaya başlamış durumda. Limonlu'nun kuzeyinde ve kasabaya 15 km uzaklıktadır. Adını sanki yüksek sarp ve kayalardan alan vadi, aynı zamanda tarih ve doğanın birleştiği bir mekan. Vadi içinde akan Limonlu Çayı 130 km uzunluğunda ve Orta Toroslar'dan doğup Akdeniz'e dökülüyor. Romalı'lar bu su sayesinde Korykos (Kızkalesi) kentini 450 yıl egemenlikleri altında tutmayı başarmışlardır. Limonlu Çayı ovalık Kilikya'da yani Çukurova'da 3500 yıl önce M.Ö.1700-1200 yıllarında kurulan bölgesel Kızzuvvatna'nın batı sınırı. Kayacı Vadisi'nde gezerken insanın kendisini Tunç ve Antik çağda hissetmesi normal. Hele bahar aylarında açan sümbüllerin eşsiz güzelliği görülmeye değer. Lemas Çayı yüksek ve sarp kayalar arasında "S" çizerek dolanır ve sonunda Limonlu Kasabası'nda denize dökülüp kaybolur gider. Kayacı Vadisi'nde kurulan piknik yerleri özellikle yaz aylarında ADANA ve MERSİN'in gürültü ve stresinden kurtulmak isteyenlerin akın ettiği bir mekan. Bu yörenin yeterince tanıtımı yapılmadığı için sadece günübirlikçiler tarafından biliniyor. Vadiye yeni yeni bazı lüks otel ve turlar tarafından günübirlik geziler düzenlenmeye başlanmış durumda 150-200 metre yükseklikteki Sarp Kayaları seyretmeye insan doyamıyor. Burada havanın yer yer pamuk gibi beyaz bulutlarla kaplı mavisi ile yeşilin binbir tonunun sonsuz çizgide buluşması ayrı bir özellik. Bölgede yaşayan yerli halk ise hala gelenek ve göreneklerini sürdürüyor. Toroslardan doğup Limonlu kasabasından denize dökülen Lemas çayından KORYKOS'a ve diğer yerleşim birimlerine su taşıyan su kemerleri Limonlu Kasabası'ndan Kız Kalesi'ne kadar uzanır. Su kemerinin yanı sıra da taştan bir yol uzanır.
Çevreden manzaralar.
Yol ayrımına geldiğimizde bakkalda kısa bir mola veriyoruz. İlk fotoğrafımızda Sercen ve nişanlısı Nazan hanım görülmekte.
Ekip su başında dağılmış vaziyette.
Alper bana bulaşıp canını tehlikeye atarken ki pozumuz :mrgreen:
İşte benim Gri Şimşek. :mrgreen:
Motorlar.
Sonunda güzel yollardan geçip vadi içinde yemek yiyecek hesaplı bir yer buluyoruz. Ekip hemen yerleşiyor. İşte motorlar ve Gri Şimşek :mrgreen:
Ohh bee diyip rahatlamaya geçen arkadaşlarımızın görüntüsü.
İşte su içindeki sedirlerimiz. Doğa içerisinde yemek yiyip rahat edilebilecek çok güzel bir mekan.
Mutlu çiftimiz Sercen ve Nazan gene mutlu halleriyle.
Kaan birşeyler diyor ama ne diyor? :mrgreen:
Şimdide bizim masamızdan görüntüler.
İşte ben.
Adana'dan aramıza katılan yeni tanıştığımız arkadaşlarımız. Ressam01 ve arkadaşı.
Evet etler hazırlandı yiyecekler gelmeye başladı. İlk olarak köy yufka ekmeği geliyor. Sıcak sıcak dalıyor herkes.
Ekmeği yapan teyzemizide karemize dahil ettik. Ellerine sağlık diyoruz. İşte teyzemiz.
Ardından salatamız geliyor.
Salatayı imal eden arkadaşta bu arkadaşımız onada ellerine sağlık diyoruz.
Etlerimizi kendin pişir tekniği ile pişireceğimiz için gönüllü 2 arkadaşımız görev başında. İşte etler ve pişirme ekibi :mrgreen: Kendilerine teşekkür ediyorum.
Su, içecekler tabaklar vs. konusunda yardımcı olan arkadaş onuda çektik.
Bu çocuğuda çektik. Şeker çocuk dimi? :mrgreen:
Ortamdan manzaralar.
Evet Kaan kız arkadaşı Deniz hanım ile birlikte çibinlik sefasında.
Alper suda oynuyor.
Yemek sonrası Karpuz keyfi yapan ben.
Yemek sonrası enerjisi fazla gelen arkadaşlar güreş, funk-fu, karete-do ve kamasutra :mrgreen: arası bir spor - aktivite yapmaya başladılar. İşte o şok anlar :mrgreen:
Didişme devam ederken etrafı çekmeye başlıyoruz.
Didişmeye giden Kaan 'ın boşalttığı yeri uyanık Sercen kapıyor ve Nazan ile çibinliğe giriyorlar. Kınıyoruz kendisini :mrgreen:
Didişmeden yorulan ekip ayaklarını suya sokup rahatlama faslına geçiyorlar.
Diğerleri.
Kardeşim dalmış gitmiş. Nerelerde kimbilir.
Evet yemekler yendi sohbetler edildi. Artık dönüş yolundayız. İstikamet deniz.
Denize gireceğimiz Atlantis Yazlık Sitesine varıyoruz. İlk pozu Ahmet veriyor.
Biz üzerimizi değiştirmiş ve denize yol almaktayken.
Deniz sefamızda bittikten sonra Mersin'e Gül Kafeye grupça geçiyoruz ve sohbete başlıyoruz.
İşte gece karanlığında motorlar.
Gezinin anlam ve önemi meselesi gerçekleşirken ki pozumuz. Alper sandalye üstünde görülmekte :mrgreen:
Son olarakta birşeyler yemeğe Mersin Üniversitesine Vadiye gidiyoruz.
Bu gezide emeği geçen ve geziye katılan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Diğer gezilerimizde görüşmek üzere.