- Konu Yazar
- #1
Saat 18,00 19,00 civarları idi, bir sevgili arkadaşımla leven te doğru yol alıyorduk, hava gayet güzeldi keyfim yerinde idi arkadaşımla geçirdiğim sohbetlerdeni havanın güzelliğindeni haftasonu olmasından.... Taaaa ki....
Edirnekapı alt geçidinden atatürk köprüsüne doğru iniyorduk, bi anda trafik ile karşılaştım ama köprüyü görüyordum, açık tı. Belliki çok az önümüzde bişi vardı bişi olmuştu
ale:
Artık geçerken ciğerimizin yanma sırası bize gelmişti, olay yeri 5 şeritli yolun soldan bir önceki şeridi idi, kaliteli bir enduro yan ayaklıkta dikiliyordu, yakınında bir genç elinde cep telefonu, 5 mt geride bir yaya trafik polisi belliki görüp gelmişti yakından bi yerden trafiği yönlendiriyordu, yüzünde çok kötü bir ifade vardı, ve resmen o anda herşey çok ağır bir çekim gibi gelmeye başladı, arabam aktıkça yavaş yavaş ben soldaki görüntü ile irkildim, bir 50 yaşlarında amca sırt üstü yerde yola tam paralel yatmakta idi, elleri ayakları yanında sanki uykuya dalmış gibi, sonsuz bir uyku, aksaçlarının çevresinde henüz akmaya başlamış kanlar asfalttan süzülüyordu daha 5 mt aşağıya bile ulaşmamıştı, gözleri bir cesedin gözlerinin duruşu ile aynıydı, bu duruşu çok ii bilirim amcalarımı bizzat ben isteyerek yıkadım her ikisinide vefatlarında çünkü, o bakış dünyada ki hiç bir ifadeye sığmayan bir bakıştır, ki artık o yaşlı amca da o bakışla gökyüzünü izliyordu, biz ona uzanamayacağımz gibi o da artık bu dünyanın saçmalık oldugunu anladığı boş bakışlardı onlar... Ciğerlerden akan gözyaşımı hissettim, sonra yakınlarını düşündüm onların sel olacak olan acı haberi aldıklarında ki yaşlar selleri, parçalanacak olan ciğerleri...
ben kask görmedim, tek gördüğüm her birimizde olan, yaşarken riske ettiğimiz hayatları, neden riske ettiğimizi bilmediğim o iğrenç sıfatları kavramları düşündüm gördüm
bu sırada arkadaşım da çok üzüldü ve daldı daha önce yaşadığı olayı anlattı, gencecik bir kuzenine race alınıyor... genç kardeşimiz 15-16 yaşlarında.
Ve bir süre sonra vefat haberi geliyor o sevdiği motorunun üstünde. Bu da üstüne cila oldu duygularımın ağladım ağlıcam ağladım derken, arkadaşımı bıraktım ve boğaz köprüsüne ilerlerken koptum arabamın içinde hem köprüye gidiyor hemde parçalıyorum kendimi, neden neden neden diye
sonra cevabı buldum, ama kimsenin işine yaramayacak, ben dahil...
ALLAH herşeyin hayırlısını hayırlı zamanda nasip etsin kalbinde merhamet taşıyanlara
Edirnekapı alt geçidinden atatürk köprüsüne doğru iniyorduk, bi anda trafik ile karşılaştım ama köprüyü görüyordum, açık tı. Belliki çok az önümüzde bişi vardı bişi olmuştu
Artık geçerken ciğerimizin yanma sırası bize gelmişti, olay yeri 5 şeritli yolun soldan bir önceki şeridi idi, kaliteli bir enduro yan ayaklıkta dikiliyordu, yakınında bir genç elinde cep telefonu, 5 mt geride bir yaya trafik polisi belliki görüp gelmişti yakından bi yerden trafiği yönlendiriyordu, yüzünde çok kötü bir ifade vardı, ve resmen o anda herşey çok ağır bir çekim gibi gelmeye başladı, arabam aktıkça yavaş yavaş ben soldaki görüntü ile irkildim, bir 50 yaşlarında amca sırt üstü yerde yola tam paralel yatmakta idi, elleri ayakları yanında sanki uykuya dalmış gibi, sonsuz bir uyku, aksaçlarının çevresinde henüz akmaya başlamış kanlar asfalttan süzülüyordu daha 5 mt aşağıya bile ulaşmamıştı, gözleri bir cesedin gözlerinin duruşu ile aynıydı, bu duruşu çok ii bilirim amcalarımı bizzat ben isteyerek yıkadım her ikisinide vefatlarında çünkü, o bakış dünyada ki hiç bir ifadeye sığmayan bir bakıştır, ki artık o yaşlı amca da o bakışla gökyüzünü izliyordu, biz ona uzanamayacağımz gibi o da artık bu dünyanın saçmalık oldugunu anladığı boş bakışlardı onlar... Ciğerlerden akan gözyaşımı hissettim, sonra yakınlarını düşündüm onların sel olacak olan acı haberi aldıklarında ki yaşlar selleri, parçalanacak olan ciğerleri...
ben kask görmedim, tek gördüğüm her birimizde olan, yaşarken riske ettiğimiz hayatları, neden riske ettiğimizi bilmediğim o iğrenç sıfatları kavramları düşündüm gördüm
bu sırada arkadaşım da çok üzüldü ve daldı daha önce yaşadığı olayı anlattı, gencecik bir kuzenine race alınıyor... genç kardeşimiz 15-16 yaşlarında.
Ve bir süre sonra vefat haberi geliyor o sevdiği motorunun üstünde. Bu da üstüne cila oldu duygularımın ağladım ağlıcam ağladım derken, arkadaşımı bıraktım ve boğaz köprüsüne ilerlerken koptum arabamın içinde hem köprüye gidiyor hemde parçalıyorum kendimi, neden neden neden diye
sonra cevabı buldum, ama kimsenin işine yaramayacak, ben dahil...
ALLAH herşeyin hayırlısını hayırlı zamanda nasip etsin kalbinde merhamet taşıyanlara