Khutuck' Alıntı:
Abi helal olsun bu ne hız
ohoo siz buna hız mı diyorsunuz.
ben dönüşte kadıköyde durup bir sosisli bile götürdüm yıldırım büfeden...
ama şunu söylemeden de edemiicem.ben ilkokuldan beri yıldırımdan bişeyler yerim,hani kadıköy sirkeci vapur iskelesinin karşısındaki en eski büfe.tamam çok temiz bir yer olmadığını biliyorum, yiyenleriniz varsa bilir.ama
yıldırım büfe en eskilerinden biridir ve orda bişeyler yemek keyiflidir.
ancak bugunden sonra pek bişey yiyeceğimi sanmıyorum orda.neden derseniz ben sosislimi götürürken elemanlarda tostları hazırlıyorlardı.biri ekmek kesiyor, diğeri içine kaşar koyuyordu.ekmek kesen kestiği somunu öbür elemanın önüne koydu.o sırada somun dengesini kaybedip yere düştü.bizim eleman aldı onu, bakıyorum bende o arada napacak diye, kenara koydu.başka bir sonun aldı kesti.sonra hooop aldı bizim yere düşen somunu verdi ve devam etti.aradan 1 2 dakka zaman geçti ya, bir de bunu yapan hani genç,seyrek kumral saçlı oranın en eski elemanlarından biri var işte o.yani bu kadar da olmaz dedim.bir burası kalmıştı eskilerden iyi olan büfe diyordum, hiç yakıştıramadım yıldırım büfeye doğrusu.
neyse çok sevmeme rağmen artık yıldırım büfeden :farao: bir şey yiyeceğimi sanmıyorum.
dönüşte başımdan geçen ve bilmenizi istediğim bu küçük anımı da anlatmış oldum böylece...