- Katılım
- 4 Haz 2006
- Mesajlar
- 39
- Konu Yazar
- #1
Standart/Naked/Geleneksel/Muscle Bike/Commuter:
Ayaklıklar ve vites kolu neredeyse tümünde aşağı yukarı “doğal” bir biçimde çok rahat, ergonomik ve dik bir oturma pozisyonu sağlayarak bel hizasının altında (ya biraz ileride, ya tam altında ya da biraz geriye doğru) bulunur. Gidonlar dik sürüş stilini tanımlar ve bileklere ya da omurgaya baskı uygulamayacak şekilde tasarlanmıştır. Bu stilin motoru açıktadır, oturma yerleri uzundur, ve hiç grenajsız ya da çok az grenajlıdır. Yapılma amaçları bir çok sürüş durumuna uyum sağlamaktır. Temiz düzgün hatları ve çok yönlü tasarımları ile vazgeçilmez bir sürüş keyfi sunarlar. Standart/Naked/Geleneksel motorsikletler performans ve pratikliği, rahatlık ve güveni dengede tutar ve hepsi de düşük fiyatlıdır.
Standart/Naked/Geleneksel motorsikletler, bir sürücünün yeterli bir spor motorsiklete (performans ve jet kitleri), dirt bike’a dişli lastikler, amortisörler), cruiser’a (custom boya, kromaj, yan çantlar, ön cam) ve hatta touring motorsikletine (ön cam, yan çantalar, depo çantası, selelar) çevirebileceği en “custom yapılabilir” motorsikletlerdir.
Standart/Naked/Geleneksel Motorsikletler tüm dünyada rağbet görürler ve 50cc - 1300+cc motor hacimlerinde bulunurlar: çeşitli üreticilerin tek silindirli, sıra ikili, sıra üçlü, sıra dörtlü, V2, V4, ve boxer (2 adet 180 derecelik piston) motorları vardır. Bu yüzden motor kısmı motorsikletin belirli bir tip özelliğini yansıtmaz.
Standart/Naked/Geleneksel tipin “yeni” bir çeşitlemesi Muscle Bike ve commuterdir. Bu iki tipin arasındaki fark şudur: Muscle Bike, adrenalin üretmek için çerçeveye sığdırılabilen en büyük, en güçlü, en torklu motoru olan Standart/Naked/Geleneksel motorsiklettir. Commuter ise genellikle moped ya da scootera benzeyen ama Standart/Naked/Geleneksel sürüş pozisyonunu kullanan çok küçük motorlu ve az benzin tüketen tiptir.
Standart/Naked/Geleneksel motorsiklet kategorisi diğer tüm kategorilerden çok daha uzun süredir vardır ve hemen tüm motorsiklet tasarımları bu tip ile başlamıştır. Standart/Naked/Geleneksel tasarım şekli, cruiser ve spor motorsikletlerin artan popülerliği nedeni ile 1980’lerin sonu ile 90’ların başında yok olma tehdidi ile karşı karşıya kalmıştır. Bugün üreticiler tekrar Standart/Naked/Geleneksel tip motorsikletler sunmaya başlamışlardır.
The Standard/Naked/Traditional stili (dual-sport dışında) yeni başlayanlar için en kolay öğrenilecek motorsikletlerdir ve başlangıç için önemle tavsiye edilirler. Tüm kumandalar tam olmasını istediğiniz yerlerdedir, dengeleri ve ağırlık dağılımları çok iyidir ve pahalı plastik ve krom parçaları olmamaları nedeniyle düşürme sonucu gerekecek tamir masrafları fazla değildir. Sürücünün istediği herhangi bir şeye çabucak, kolayca ve ucuz bir şekilde dönüştürülebilmek gibi kendine has özellikleri vardır.
Cruiser/Custom/Choppers/Muscle Cruiser:
Ayaklıklar ve vites kolu (genellikle daha eski tasarımlı cruiser/custom motorsikletlerde) ya biraz öne doğru ya da bacaklarınız motorun ön kısmına uzanacak şekilde çok öne konulmuştur. Sürüş pozisyonu rahat olabilir ama omurgaya çok yük bindiğinde çok kötü tasarlanmış bir işkence aleti de olabilir. Gidonlar geriye yatık sürüş stilini tanımlar ve kolları ileri doğru germeyi gerektirecek şekilde tasarlanmıştır. Cruiserlar söz konusu olduğunda, tipleri/görünüşleri bazan diğer herşeyin önünde gelir, bu sizin için önemliyse bir Cruiser düşünmeye değer. Bu stilin “kötü çocuk” görünümü, açık motoru, custom selesi vardır, plastik parçası çok azdır ve neredeyse hiç grenaj kullanılmamıştır ancak kromaj boldur. Aslında bazı Cruiser/Custom motorsikletlerde kromajlar neredeyse motorunki kadar ağır olabilir. Görüntü amaçlı üretilmişlerdir. Oynadıkları diğer iyi bir rol de geriye yatık, rahat sürüş şekilleri (bazılarında) sayesinde touring motorsikleti görevi görmeleridir.
Cruiser/Custom motorsikletler görünüşleri itibari ile “en custom” hale sokulabilenlerdir. Durdukları yerde güzel görünürler, uzun yol sürüşünde iyidirler ve dergilerde göz alırlar. Aslında, üzerlerine bindiğinde hemen herkese yakışırlar. Düzinelerce kromaj ve aksesuarları sayesinde bir cruiserı istediğniz şekle sokabilir ve farklı görünümler verebilirsiniz.
Cruiser/Custom motorsiklet kategorisi çok uzun zamandır vardır ama zaman geçtikçe stilleri değiştirilmiştir ve hemen her dönemde “kendilerine özgü” görünümleri olmuştur. Üreticiler 1970'lerinden sonundan beri Cruiser/Custom motorsiklet üretimine başlamışlardır ve bugün Cruiser/Custom motorsikletler pazarın büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Cruiser/Custom motorsikletler bir çok yeri el yapımı olan eşsiz motorsikletlerdi. Chopperlar muazzam meyilli ön çatalları, banana seleleri ile Cruiser/Custom stilinin diğer bir çeşitlemesidir. Şimdi stil/görünüm kısmının ne kadar önemli olduğunu anladığınızı sanıyorum. Güçlü Cruiser/Custom motorsikletler Muscle bike dışında “normal” stildeki Cruiser/Custom motorsikletlerle aynı tiptendir, onlarda da çerçeveye çok büyük bir motor oturtulmuştur ancak bu motor genellikle bir Muscle bike ya da Sport bikedan uyarlanmıştır. Çoğu Cruiser/Custom motorsikletde düşük RPM’de maksimum tork elde edilebilecek şekilde tasarlanmış V2 motor bulunmaktadır ve bu motorlar çok gürültülü çalışabilirler. Motor hacimleri 50cc ile canavar 1800cc’ye kadar değişir. Görünüşleri ve motor sesleri nedeniyle şehirde dolaşırken de, sokakta park halindeyken de ilgi çekerler.
Eğer bu tip bir motorsiklet sizi çekiyorsa, şanslısınız demektir. Günümüzde Cruiser/Custom motorsikletlere rağbet çok büyüktür ve yüksek satış oranları vardır). Hemen her üreticinin size ve bütçenize uyacak bir çok tipi mevcuttur.
Cruiser/Custom stili yeni başlayanlar için öğrenmesi kolay motorsikletler değildir ancak bu tip bir motorsiklet kullanmak istiyorsanız başka seçeneğiniz yoktur. Ayaklıklar ve vites kolunun pozisyonu, geriye yatık oturma pozisyonu ve kısmen daha yüksek gidon ile birleştiğinde yeni başlayanlar için hakim olması zaman alacak bir sürüş biçimidir. Bir öğrenme motorsikleti olarak iyi tarafı düşük sele yüksekliğidir ve en kısa boylu sürücüler bile ayakları ile yere rahatça değebilirler. Her ne kadar bu tip motorsikletler düşürüldüğünde tamir masrafları çok yüksek olacağından (pahalı kromajların miktarı ve kalitesi açısından) öğrenmek amaçlı olarak tavsiye etmesem de V2 motor tasarımları sayesinde düşük RPM’lerde oldukça yüksek tork ürettikleri de bir gerçektir.
Sport Bike/Crotch Rocket/Super Sport/Hyper Sport:
Ayaklıklar ve vites kolu bel hizasından arkaya doğru “agresif” bir sürüş stili sunacak şekildedir ve bu sayede aerodinamik ve refleksleri daha çabuk harekete geçiren bir oturma pozisyonu elde edilir. Gidonlar “agresif” sürüş pozisyonunu tanımlar ve sürücüyü motorsikletin modern aerodinamik şekline göre eğilmeye zorlayacak şekilde tasarlanmıştır. Bu sürüş pozisyonu bileklere baskı uygulayabilir ve uzun sürüşlerde rahatsızlık verebilir. Bu stilin jet savaş uçağı görünüşü, gizlenmiş motoru, kısa selesi ve rüzgar tünelinde biçimlendirilmiş modern aerodinamik grenajları vardır. Hız, yarış ve virajları hızlı dönebilmek amaçlı üretilmişlerdir.
Sport Bike/Crotch Rocket Motorsikletler hızlı, atik ve çevik tasarlanmıştır. Sport Bike’da modern motor tasarımı ve şase teknolojisi birleştirilmiştir. Yarış motorsikletlerine göre tasarımları yapılmıştır ve en son teknoloji kullanılmıştır. Hemen her üreticinin küçük 250 cc’den başlayıp dev 1300 cc’ye kadar bir çok farklı modeli vardır. Bir Sport Bike/Crotch Rocket motorsiklet touring motorsikleti ya da commuter olarak da kullanılabilecekken, gerçek yerleri yarış pistleri ya da virajlı yollardır. Ne yazık ki, Sport Bike/Crotch Rocket tipi motorsikletler çok büyük sayılarda motorsiklet kazası ile ünlüdürler.
Sport Bike/Crotch Rocket tipi motorsikletler tüm dünyada kullanılmaktadır ve 50cc – 1300+ cc hacimlerinde, tek silindirli, sıra ikili, sıra üçlü, sıra dörtlü, V2, V4, boxer (2x180 derece piston) motorları bulunmaktadır. Standart/Naked/Geleneksel kategorinin aksine motoru bu tip motorsikletlerde tanımlayıcı değildir çünkü en hafif olmasına rağmen boyutuna göre en çok beygirgücü (HP) üretebilecek şekilde mühendislik ürünüdür. Çoğu Sport Bike/Crotch Rocket motoru çok yüksek RPM’de (14,000+) çalışabilme yeteneğindedir.
Sport Bike/Crotch Rocket stilinin bir çeşitlemesi de Super Sport ve Hyper Sport Motorsikletlerdir. Bunlarla Sport Bike/Crotch Rocket stili arasındaki fark şudur: Super Bike’ın gidonları normal spor motorsikletlere oranla daha alçakta durur, sürücü pozisyonu daha agresiftir, daha çok beygirgücü üretirler ve ağırlıkları da daha azdır. Onlar profesyonel yarış pistlerinde kullanılan motorsikletlerin hemen hemen aynısıdır. Bir yan not: bazı Sport Bike/Crotch Rocket motorsikletlerde de bu özelliklerin bazıları mevcuttur ancak onlar kadar profesyonel yarış motorsikleti sayılmazlar.
Sport Bike/Crotch Rocket motorsiklet kategorisi insanlar motorsikletlerle yarışmaya başladığından beri vardır. İlk zamanlarda, 1000 cc’lik bir sport motorsiklet 12 HP üretebiliyordu; bugün ise bunun kolayca 10 katına çıkabiliyor. Sport motorsikletin artarak süren popülerliği sayesinde, ihtiyaçlarınıza, sürüş stilinize ve güç isteklerinize uyan bir motorsiklet bulmakta zorlanmazsınız. Motorsiklet üreticileri yarış pistlerinde kazanılan bir birinciliğin showroomlarda daha fazla satış demek olduğunu uzun zamandır biliyorlar.
Sport Bike/Crotch Rocket motorsikletleri kullanmak zevklidir ve ortalama seviyede olanlarının (EX500, Ninja 250) öğrenilmesi kolaydır. Tüm kumandalar tam olmasını istediğiniz yerdedir, dengelidirler, ağırlık dağılımları iyidir (genellikle daha hafiftirler) ve ayaklıkları cruiserlara göre ayaklarınızı daha çabuk yerleştirebileceğiz bir pozisyondadır. Ne yazık ki, düşürülmeleri halinde tamirleri oldukça pahalı olabilir.
Sport Touring/Performance Tourer/Cruiser Tourer:
Ayaklıklar ve vites kolu neredeyse hemen bel hizasının altında “doğal” bir biçimde bulunur ve bu standart/Geleneksel motorsikletlerde olduğu gibi çok rahat, ergonomik dil bir sürüş pozisyonu sunar. Gidonlar dik sürüş pozisyonu tanımlar ve bileklere ve omurgaya baskı uygulamayacak şekilde tasarlanmıştır. Sport Bike’da olduğu gibi performans sürüşüne daha eğilimlidirler ve sıradan touring motorsikletlerinden daha aerodinamik ve ince hatlıdır.
Performans Tourer ile Luxury Tourer arasında ne fark vardır? Basit anlamda, Luxury Tourer’ın performansa yönelik motoru, düzgün görünümlü tipi, aerodinamik grenajları yoktur ve toplam ağırlıkta diğerleri kadar hafif olamaz. Ancak Performans Tourer’da da düzgün yerleştirilmiş bir motor olmayabilir, tüm süper lüks özellikler, iki kişilik süper rahatlık ve geniş bagaj hacmi yoktur. Bir Luxury Tourer konfora, ve uzak sürüşlere daha eğilimlidir. Performans Tourer ise hıza, çevik ve daha hafif olmaya. Bir Cruiser Touring motorsiklet bu iki tipin arasına düşer, Luxury Tourer’ın rahatlığını ya da Performans Tourer’ın yeteneklerini vermez ama bu eksiklikleri hissetirmemek için diğerlerine göre daha iyi görünüm/tip sunar.
Hemen tüm touring motorsikletlerin (performans ya da değil) ön camları, bagaj çantaları (sert ya da yumuşak), çok rahat seleleri (hem sürücü hem yolcu için), daha büyük yakıt depoları vardır. Cruiser Tourer, Cruiser’un ayaklık pozisyonu, gidonlar ve oturma pozisyonu gibi bir çok özelliklerini paylaşabilir ama onlar uzun sürüşleri çok daha rahat yapmak için tasarlanmışlardır.
Performance Tourer/Cruiser Tourer Motorsikletler sürüşü çok daha lüks ve konforlu kılabilmek açısından son derece “custom” yapılabilir motorsikletlerdir. Üreticiler ve satış sonrası firmalar ayarlanabilir ön camlar, yan çantalar, bagaj/depo çantaları, seleler, ısıtılan elcikler, CD radyolar, GPS üniteleri, cruise kontrol, yolcu kol dayama yerleri ve custom krom parçalar sunmaktadırlar. Eğer kalbinizden virajlı uzun yollar yapmak geçiyorsa, bu motorsiklet sizin içindir.
Performans Tourer tüm dünyada tutulmaktadır ve 500cc ile 1800+ cc motorları vardır. Motorların büyük çoğunluğu sıra dörtlü, V2, V4, ve boxerdir (2, 4 ya da 6 adet 180 derece piston). Boxer 4 ve 6 en düzgün çalışanlarıdır ve motor motorsikletin tip özelliğini tanımlar. Buna ek olarak, aerodinamik ve düzgün hatlı grenajlar ve performans parçaları da betimleyici özelliklerdir.
Touring motorsikletler çok uzun zamandır kullanılmaktadır. Sürücülerin hem dolaşmak hem de performansa yönelik sürüş yapmak istemeleri doğaldır. Performans Touring motorsikletler, hem spor motorsiklet gücü hem de uzun yol yapmak isteyenler arasında çok tutulmaktadır.
Performance Tourer stili yeni başlayanlar için kolay öğrenilecek bir motorsiklet tipi değildir. Tüm kumandalar olmasını istediğiniz yerdedir, ortalama bir denge ve ağırlık dağılımları vardır. Bu yüzden çok ağır olabilirler ve düşük süratlerde kontrol edilmeleri zordur. Sport motorsiklette olduğu gibi, düşürüldüklerinde pahalı plastik ve krom parçaların çokluğu nedeniyle tamir masrafları çok yüksek olabilir. Bu motorsikletler uzak sürüşler için tasarlandıklarından, yüksek kapasiteli motorları (minimum 500cc) vardır ve bu yüzden de motorsiklet kullanmayı öğrenmek zor olabilir. Kişisel olarak ben Standart bir tip motorsikletle başlamayı tavsiye ederim.
Touring/Luxury Touring:
Ayaklılar ve vites kolu neredeyse hemen bel hizasının altında “doğal” bir biçimde bulunur ve bu Standart/Geleneksel motorsikletlerde olduğu gibi çok rahat, ergonomik bir sürüş pozisyonu sunar. Gidonlar dik sürüş pozisyonu tanımlar ve bileklere ve omurgaya baskı uygulamayacak şekilde tasarlanmıştır. Performance ya da cruiser touring motorsikletlere oranla daha çok rahatlığa önem verilmiştir.
Luxury Tourer ve Performance Tourer arasındaki fark nedir? Çok basit olarak, bir Luxury Tourer rahatlığa ve uzak mesafeli sürüşlere daha fazla önem verirken, Performance Tourer hıza, atikliğe ve daha hafif olmaya meyillidir. Bir Cruiser Touring ise bu iki tip arasında yerini alır ve ne Luxury Tourer rahatlığına ne de Performance Tourer yeteneklerine sahiptir ancak görünüşe daha çok önem verir.
Hemen tüm touring motorsikletlerin (performans olsun olmasın) ön camları, bagaj çantaları (sert ya da yumuşak), oldukça rahat seleleri (hem sürücü hem yolcu için), ve büyük yakıt depoları vardır. Tourer Motorsikletler sürüşü daha da konforlu hale getirebilecek şekilde “custom” yapılmaya çok uygundur. Üreticiler ve satış sonrası firmalar ayarlanabilir ön camlar, yan çantalar, bagaj/depo çantaları, seleler, ısıtılan elcikler, CD radyolar, GPS üniteleri, cruise kontrol, yolcu kol dayama yerlei, custom krom parçalar üretirler. Eğer çok çok uzun mesafeli yollara gitmek istiyorsanız, bu size uyacak olan motorsiklettir.
Luxury Touring motorsikletler Amerika’nın dışında çok az sayıda bulunmakla beraber Tourer motorsikletler her yerde görülebilir. Tourer motorsikletler her motor hacminde ve konfigürasyonunda mevcuttur; aslında standart bir tip motorsiklet modifiye edilerek touring motorsiklet kategorisine dahil edilebilir. Luxury Touring motorsikletler konfor amaçlı üretilmişlerdir bu yüzden en büyük ve en düzgün çalışan motorlara sahiptirler ve çoğunluğunda sıra dörtlü, V2, V4, ve boxer (2, 4 ya da 6 adet 180 derece piston) motor vardır. 4 ve 6 Boxer motorlar en düzgün çalışanlarıdır. Bu sayede motor, Performance Touring motorsiklet yerine Luxury Touring motorsiklet tipinin tanımlanmasına yardımcı olur.
Luxury Tourer stili standart motorsikletlerin yıllar süren geliştirilmesi ile ortaya çıkmıştır ve çok uzun mesafeler yapmayı sevenler ve aynı zamanda da çok konfor arayanlarca rağbet görmektedir.
Luxury Tourer motorsiklet tipinin kullanımını öğrenmek yeni başlayanlar için kolay değildir. Tüm kumandalar tam olmasını istediğiniz yerdedir ancak ortalama bir dengeleri ve ağırlık dağılımları vardır ve oldukça ağır olduklarından düşük süratlerde kontrol edilmeleri zordur. Normalden yüksek ölçüleri ve ağırlıkları bazılarında geri vites kullanımını gerektirmiştir. Düşürüldüklerinde oldukça yüksek tutan (pahalı plastik ve krom parçaların çokluğu nedeniyle) tamir masrafları oluşur. Bu motorsikletler çok uzun mesafeli sürüşler için tasarlandığından, yüksek kapasiteli motorları vardır ve sadece bu yüzden de kullanımlarını öğrenmek zor olabilir.
Dual Sport/Dual Purpose:
Ayaklılar ve vites kolu neredeyse hemen bel hizasının altında “doğal” bir biçimde bulunur ve bu sayede çok rahat, ergonomik bir sürüş pozisyonu sunar. Gidonlar dik sürüş pozisyonunu tanımlar ve yavaş süratlerde kolay dönebilmek ve bileklere baskı uygulamamak amaçlı tasarlanmışlardır. Bu stilin basit bir görünüşü, dışarıya açık motoru, uzun selesi vardır, aynı zamanda ağır değildir, sele yüksekliği fazladır, uzun amortsörlüdür ve genellikle de grenajı yoktur. Dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir sürüş yüzeyinde kullanılacak şekilde çok geniş bir sürüş durumunu kapsamak amaçlı üretilmişlerdir. Temiz, berrak hatları, yasal sürüş ekipmanı (far, sinyaller, aynalar) ve çok yönlü tasarımları ile hem toprak hem asfalt üzerinde eşsiz bir sürüş zevki verirler. Dual-Sport motorsikletler toprak yolda bir cadde motorsikletinden, asfaltta da bir dirt bikedan daha iyi performans verecek şekilde tasarlanmıştır ve her ikisini de eşit oranda başarabilmeniz için iyi bir fırsattırlar. Dünyada offroad sürüş olanakları çok olduğundan Dual sport motorsikletler bu konuda oldukça duyarlı motorsikletlerdir. Çeviktirler, performanslı, kullanışlı, rahattırlar ve güven verirler, ve bunların tümü çok düşük fiyatlara elde edilebilir.
Dual-Sport Motorsikletler tüm dünyada kullanılmaktadır ve 50cc - 650+cc arası motor hacimleri vardır. Dual-Sportların büyük çoğunluğu tasarımlarının basitliği ve tek silindirli motorlarının yüksek torklar üretmeleri nedeniyle tek silindirlidir. Çok azında da V2 ve Boxer (2 adet 180 derece piston) motor bulunur ve bir çok üreticisi vardır. Motoru (tek silindir) motorsikletin kendine özgü tasarımını tanımlar.
Dual-Sport stilinin yeni bir çeşitlemesi Adventure Bike’dır. Bu iki tip arasındaki fark Adventure’un daha büyük, daha güçlü ve yüksek torklu bir motoru, daha yüksek taşıma kapasitesi, daha fazla aydınlatması ve kütlesinin daha ağır olmasıdır. Daha fazla torkun ve taşıma kapasitesinin gerekli olduğu arazi ve ormanlık alanlarda kullanılabilmeleri nedeniyle oldukça popülerdirler. Adventure versiyonu farklı görünse de dual-sport tipinin daha büyük boyutlusudur.
Dual-Sport kategorisi diğerlerine nispeten daha yenidir. 1970’lerde dirt ve standart motorsikletlere yol güvenlik teçhizatı, dişli lastikler ve daha uzun amortisörler eklenmesiyle ortaya çıkmaya başlamıştır.
Dual-Sport tasarımı ile motorsiklet kullanmayı öğrenmek çok kolaydır ve başlangıç motorsikleti olarak kullanılmaları önerilir. Tüm kumandalar tam olmasını istediğiniz yerdedir, oldukça dengelidirler ve ağırlıkları azdır. Kısa boylu sürücüler için nispeten yüksek seleleri bir handikap olabilir. Düşürülmeleri halinde yüksek tamir masrafları çıkarmazlar.
Dirt Bike/Off-Road Bike:
Dual-Sportlara benzer olarak ayaklılar ve vites kolu neredeyse hemen bel hizasının altında “doğal” bir biçimde bulunur ve bu sayede çok rahat, ergonomik bir sürüş pozisyonu sunar. Gidonlar dik sürüş pozisyonunu tanımlar ve yavaş süratlerde kolay dönebilmek ve bileklere baskı uygulamamak amaçlı tasarlanmışlardır. Bu stilin basit bir görünüşü, dışarıya açık motoru, kısa selesi vardır, aynı zamanda ağır değildir, yakıt tankı plastiktir, sele yüksekliği fazladır, uzun amortisörlüdür, geniş çaplı lastikleri vardır ve grenajı yoktur. Toprak ve çamur yüzeylerde kullanım amaçlı üretilmişlerdir. Bu tip motorsikletler çamurlu yerlerde başka herhangi bir motorsikletten daha iyidirler.
Dirt Bike (ve Motocross) motorsikletleri tüm dünyada kabul görür ve motorları 50cc – 400cc arasındadır. Tek silindirli motorlar yüksek tork üretmek amaçlı tasarlandığından, büyük motorlara ihtiyaçları yoktur. Dirt-Bike ve Motocross özel tasarlanmış tipler olduğundan, üreticileri de sınırlıdır. Tek silindirli motoru, küçük torklu motorların çıkardığı “katil arı” sesi ile birlikte motorsikletin stilini tanımlayıcıdır.
Dirt Bike’ın diğer bir çeşitlemesi Motocross’dur. Motocross motorsikletleri kapalı pist yarışmaları için tasarlanmıştır. Bu iki tip arasındaki fark Motocross’un yarış için ayarlanmış tek silindirli motoru ve amortisör sistemi olan bir Dirt bike olmasıdır. Çamurlu yarış pistlerinde ve çok zorlu arazi şartlarında kullanmak açısından popülerdirler ancak diğer kullanım alanlarında pek pratik sayılmazlar.
Dirt Bike/Motocross kategorisi de nispeten yeni bir kategoridir. 1960’larda küçük standart motorsikletlere çamur lastikleri ve uzun amortisörler takılmasıyla ortaya çıkmıştır. Bu motorsikletler hafif, küçük ve satınalınması ve tamiri ucuzu olduğundan her yere götürülebilir, satışları da bu yüzden artmıştır.
Dirt Bike tasarımı motorsiklet kullanımını öğrenmekte kolaylık sağlasa da, yol güvenlik malzemelerinin (aynalar, korna, sinyaller ve) eksikliği nedeniyle çok tavsiye edilmezler. Sadece toprak/çamur/kum gibi yerlerde kullanmak istemiyorsanız, Dual-Sport daha iyi bir çözüm olabilir. Daha az kumandası olması, dengesinin iyiliği ve hafifliği sayesinde off-road sürüşler için eğlenceli olabilir. Tek dezavantajı büyük tiplerinin yüksek selelerinin kısa boylu sürücüler için sorun yaratmasıdır ancak bu sorun küçük kapasiteli motorları olanlarda yoktur. Düşürülmeleri halinde tamirleri çok pahalı değildir
_________________
Ayaklıklar ve vites kolu neredeyse tümünde aşağı yukarı “doğal” bir biçimde çok rahat, ergonomik ve dik bir oturma pozisyonu sağlayarak bel hizasının altında (ya biraz ileride, ya tam altında ya da biraz geriye doğru) bulunur. Gidonlar dik sürüş stilini tanımlar ve bileklere ya da omurgaya baskı uygulamayacak şekilde tasarlanmıştır. Bu stilin motoru açıktadır, oturma yerleri uzundur, ve hiç grenajsız ya da çok az grenajlıdır. Yapılma amaçları bir çok sürüş durumuna uyum sağlamaktır. Temiz düzgün hatları ve çok yönlü tasarımları ile vazgeçilmez bir sürüş keyfi sunarlar. Standart/Naked/Geleneksel motorsikletler performans ve pratikliği, rahatlık ve güveni dengede tutar ve hepsi de düşük fiyatlıdır.
Standart/Naked/Geleneksel motorsikletler, bir sürücünün yeterli bir spor motorsiklete (performans ve jet kitleri), dirt bike’a dişli lastikler, amortisörler), cruiser’a (custom boya, kromaj, yan çantlar, ön cam) ve hatta touring motorsikletine (ön cam, yan çantalar, depo çantası, selelar) çevirebileceği en “custom yapılabilir” motorsikletlerdir.
Standart/Naked/Geleneksel Motorsikletler tüm dünyada rağbet görürler ve 50cc - 1300+cc motor hacimlerinde bulunurlar: çeşitli üreticilerin tek silindirli, sıra ikili, sıra üçlü, sıra dörtlü, V2, V4, ve boxer (2 adet 180 derecelik piston) motorları vardır. Bu yüzden motor kısmı motorsikletin belirli bir tip özelliğini yansıtmaz.
Standart/Naked/Geleneksel tipin “yeni” bir çeşitlemesi Muscle Bike ve commuterdir. Bu iki tipin arasındaki fark şudur: Muscle Bike, adrenalin üretmek için çerçeveye sığdırılabilen en büyük, en güçlü, en torklu motoru olan Standart/Naked/Geleneksel motorsiklettir. Commuter ise genellikle moped ya da scootera benzeyen ama Standart/Naked/Geleneksel sürüş pozisyonunu kullanan çok küçük motorlu ve az benzin tüketen tiptir.
Standart/Naked/Geleneksel motorsiklet kategorisi diğer tüm kategorilerden çok daha uzun süredir vardır ve hemen tüm motorsiklet tasarımları bu tip ile başlamıştır. Standart/Naked/Geleneksel tasarım şekli, cruiser ve spor motorsikletlerin artan popülerliği nedeni ile 1980’lerin sonu ile 90’ların başında yok olma tehdidi ile karşı karşıya kalmıştır. Bugün üreticiler tekrar Standart/Naked/Geleneksel tip motorsikletler sunmaya başlamışlardır.
The Standard/Naked/Traditional stili (dual-sport dışında) yeni başlayanlar için en kolay öğrenilecek motorsikletlerdir ve başlangıç için önemle tavsiye edilirler. Tüm kumandalar tam olmasını istediğiniz yerlerdedir, dengeleri ve ağırlık dağılımları çok iyidir ve pahalı plastik ve krom parçaları olmamaları nedeniyle düşürme sonucu gerekecek tamir masrafları fazla değildir. Sürücünün istediği herhangi bir şeye çabucak, kolayca ve ucuz bir şekilde dönüştürülebilmek gibi kendine has özellikleri vardır.
Cruiser/Custom/Choppers/Muscle Cruiser:
Ayaklıklar ve vites kolu (genellikle daha eski tasarımlı cruiser/custom motorsikletlerde) ya biraz öne doğru ya da bacaklarınız motorun ön kısmına uzanacak şekilde çok öne konulmuştur. Sürüş pozisyonu rahat olabilir ama omurgaya çok yük bindiğinde çok kötü tasarlanmış bir işkence aleti de olabilir. Gidonlar geriye yatık sürüş stilini tanımlar ve kolları ileri doğru germeyi gerektirecek şekilde tasarlanmıştır. Cruiserlar söz konusu olduğunda, tipleri/görünüşleri bazan diğer herşeyin önünde gelir, bu sizin için önemliyse bir Cruiser düşünmeye değer. Bu stilin “kötü çocuk” görünümü, açık motoru, custom selesi vardır, plastik parçası çok azdır ve neredeyse hiç grenaj kullanılmamıştır ancak kromaj boldur. Aslında bazı Cruiser/Custom motorsikletlerde kromajlar neredeyse motorunki kadar ağır olabilir. Görüntü amaçlı üretilmişlerdir. Oynadıkları diğer iyi bir rol de geriye yatık, rahat sürüş şekilleri (bazılarında) sayesinde touring motorsikleti görevi görmeleridir.
Cruiser/Custom motorsikletler görünüşleri itibari ile “en custom” hale sokulabilenlerdir. Durdukları yerde güzel görünürler, uzun yol sürüşünde iyidirler ve dergilerde göz alırlar. Aslında, üzerlerine bindiğinde hemen herkese yakışırlar. Düzinelerce kromaj ve aksesuarları sayesinde bir cruiserı istediğniz şekle sokabilir ve farklı görünümler verebilirsiniz.
Cruiser/Custom motorsiklet kategorisi çok uzun zamandır vardır ama zaman geçtikçe stilleri değiştirilmiştir ve hemen her dönemde “kendilerine özgü” görünümleri olmuştur. Üreticiler 1970'lerinden sonundan beri Cruiser/Custom motorsiklet üretimine başlamışlardır ve bugün Cruiser/Custom motorsikletler pazarın büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Cruiser/Custom motorsikletler bir çok yeri el yapımı olan eşsiz motorsikletlerdi. Chopperlar muazzam meyilli ön çatalları, banana seleleri ile Cruiser/Custom stilinin diğer bir çeşitlemesidir. Şimdi stil/görünüm kısmının ne kadar önemli olduğunu anladığınızı sanıyorum. Güçlü Cruiser/Custom motorsikletler Muscle bike dışında “normal” stildeki Cruiser/Custom motorsikletlerle aynı tiptendir, onlarda da çerçeveye çok büyük bir motor oturtulmuştur ancak bu motor genellikle bir Muscle bike ya da Sport bikedan uyarlanmıştır. Çoğu Cruiser/Custom motorsikletde düşük RPM’de maksimum tork elde edilebilecek şekilde tasarlanmış V2 motor bulunmaktadır ve bu motorlar çok gürültülü çalışabilirler. Motor hacimleri 50cc ile canavar 1800cc’ye kadar değişir. Görünüşleri ve motor sesleri nedeniyle şehirde dolaşırken de, sokakta park halindeyken de ilgi çekerler.
Eğer bu tip bir motorsiklet sizi çekiyorsa, şanslısınız demektir. Günümüzde Cruiser/Custom motorsikletlere rağbet çok büyüktür ve yüksek satış oranları vardır). Hemen her üreticinin size ve bütçenize uyacak bir çok tipi mevcuttur.
Cruiser/Custom stili yeni başlayanlar için öğrenmesi kolay motorsikletler değildir ancak bu tip bir motorsiklet kullanmak istiyorsanız başka seçeneğiniz yoktur. Ayaklıklar ve vites kolunun pozisyonu, geriye yatık oturma pozisyonu ve kısmen daha yüksek gidon ile birleştiğinde yeni başlayanlar için hakim olması zaman alacak bir sürüş biçimidir. Bir öğrenme motorsikleti olarak iyi tarafı düşük sele yüksekliğidir ve en kısa boylu sürücüler bile ayakları ile yere rahatça değebilirler. Her ne kadar bu tip motorsikletler düşürüldüğünde tamir masrafları çok yüksek olacağından (pahalı kromajların miktarı ve kalitesi açısından) öğrenmek amaçlı olarak tavsiye etmesem de V2 motor tasarımları sayesinde düşük RPM’lerde oldukça yüksek tork ürettikleri de bir gerçektir.
Sport Bike/Crotch Rocket/Super Sport/Hyper Sport:
Ayaklıklar ve vites kolu bel hizasından arkaya doğru “agresif” bir sürüş stili sunacak şekildedir ve bu sayede aerodinamik ve refleksleri daha çabuk harekete geçiren bir oturma pozisyonu elde edilir. Gidonlar “agresif” sürüş pozisyonunu tanımlar ve sürücüyü motorsikletin modern aerodinamik şekline göre eğilmeye zorlayacak şekilde tasarlanmıştır. Bu sürüş pozisyonu bileklere baskı uygulayabilir ve uzun sürüşlerde rahatsızlık verebilir. Bu stilin jet savaş uçağı görünüşü, gizlenmiş motoru, kısa selesi ve rüzgar tünelinde biçimlendirilmiş modern aerodinamik grenajları vardır. Hız, yarış ve virajları hızlı dönebilmek amaçlı üretilmişlerdir.
Sport Bike/Crotch Rocket Motorsikletler hızlı, atik ve çevik tasarlanmıştır. Sport Bike’da modern motor tasarımı ve şase teknolojisi birleştirilmiştir. Yarış motorsikletlerine göre tasarımları yapılmıştır ve en son teknoloji kullanılmıştır. Hemen her üreticinin küçük 250 cc’den başlayıp dev 1300 cc’ye kadar bir çok farklı modeli vardır. Bir Sport Bike/Crotch Rocket motorsiklet touring motorsikleti ya da commuter olarak da kullanılabilecekken, gerçek yerleri yarış pistleri ya da virajlı yollardır. Ne yazık ki, Sport Bike/Crotch Rocket tipi motorsikletler çok büyük sayılarda motorsiklet kazası ile ünlüdürler.
Sport Bike/Crotch Rocket tipi motorsikletler tüm dünyada kullanılmaktadır ve 50cc – 1300+ cc hacimlerinde, tek silindirli, sıra ikili, sıra üçlü, sıra dörtlü, V2, V4, boxer (2x180 derece piston) motorları bulunmaktadır. Standart/Naked/Geleneksel kategorinin aksine motoru bu tip motorsikletlerde tanımlayıcı değildir çünkü en hafif olmasına rağmen boyutuna göre en çok beygirgücü (HP) üretebilecek şekilde mühendislik ürünüdür. Çoğu Sport Bike/Crotch Rocket motoru çok yüksek RPM’de (14,000+) çalışabilme yeteneğindedir.
Sport Bike/Crotch Rocket stilinin bir çeşitlemesi de Super Sport ve Hyper Sport Motorsikletlerdir. Bunlarla Sport Bike/Crotch Rocket stili arasındaki fark şudur: Super Bike’ın gidonları normal spor motorsikletlere oranla daha alçakta durur, sürücü pozisyonu daha agresiftir, daha çok beygirgücü üretirler ve ağırlıkları da daha azdır. Onlar profesyonel yarış pistlerinde kullanılan motorsikletlerin hemen hemen aynısıdır. Bir yan not: bazı Sport Bike/Crotch Rocket motorsikletlerde de bu özelliklerin bazıları mevcuttur ancak onlar kadar profesyonel yarış motorsikleti sayılmazlar.
Sport Bike/Crotch Rocket motorsiklet kategorisi insanlar motorsikletlerle yarışmaya başladığından beri vardır. İlk zamanlarda, 1000 cc’lik bir sport motorsiklet 12 HP üretebiliyordu; bugün ise bunun kolayca 10 katına çıkabiliyor. Sport motorsikletin artarak süren popülerliği sayesinde, ihtiyaçlarınıza, sürüş stilinize ve güç isteklerinize uyan bir motorsiklet bulmakta zorlanmazsınız. Motorsiklet üreticileri yarış pistlerinde kazanılan bir birinciliğin showroomlarda daha fazla satış demek olduğunu uzun zamandır biliyorlar.
Sport Bike/Crotch Rocket motorsikletleri kullanmak zevklidir ve ortalama seviyede olanlarının (EX500, Ninja 250) öğrenilmesi kolaydır. Tüm kumandalar tam olmasını istediğiniz yerdedir, dengelidirler, ağırlık dağılımları iyidir (genellikle daha hafiftirler) ve ayaklıkları cruiserlara göre ayaklarınızı daha çabuk yerleştirebileceğiz bir pozisyondadır. Ne yazık ki, düşürülmeleri halinde tamirleri oldukça pahalı olabilir.
Sport Touring/Performance Tourer/Cruiser Tourer:
Ayaklıklar ve vites kolu neredeyse hemen bel hizasının altında “doğal” bir biçimde bulunur ve bu standart/Geleneksel motorsikletlerde olduğu gibi çok rahat, ergonomik dil bir sürüş pozisyonu sunar. Gidonlar dik sürüş pozisyonu tanımlar ve bileklere ve omurgaya baskı uygulamayacak şekilde tasarlanmıştır. Sport Bike’da olduğu gibi performans sürüşüne daha eğilimlidirler ve sıradan touring motorsikletlerinden daha aerodinamik ve ince hatlıdır.
Performans Tourer ile Luxury Tourer arasında ne fark vardır? Basit anlamda, Luxury Tourer’ın performansa yönelik motoru, düzgün görünümlü tipi, aerodinamik grenajları yoktur ve toplam ağırlıkta diğerleri kadar hafif olamaz. Ancak Performans Tourer’da da düzgün yerleştirilmiş bir motor olmayabilir, tüm süper lüks özellikler, iki kişilik süper rahatlık ve geniş bagaj hacmi yoktur. Bir Luxury Tourer konfora, ve uzak sürüşlere daha eğilimlidir. Performans Tourer ise hıza, çevik ve daha hafif olmaya. Bir Cruiser Touring motorsiklet bu iki tipin arasına düşer, Luxury Tourer’ın rahatlığını ya da Performans Tourer’ın yeteneklerini vermez ama bu eksiklikleri hissetirmemek için diğerlerine göre daha iyi görünüm/tip sunar.
Hemen tüm touring motorsikletlerin (performans ya da değil) ön camları, bagaj çantaları (sert ya da yumuşak), çok rahat seleleri (hem sürücü hem yolcu için), daha büyük yakıt depoları vardır. Cruiser Tourer, Cruiser’un ayaklık pozisyonu, gidonlar ve oturma pozisyonu gibi bir çok özelliklerini paylaşabilir ama onlar uzun sürüşleri çok daha rahat yapmak için tasarlanmışlardır.
Performance Tourer/Cruiser Tourer Motorsikletler sürüşü çok daha lüks ve konforlu kılabilmek açısından son derece “custom” yapılabilir motorsikletlerdir. Üreticiler ve satış sonrası firmalar ayarlanabilir ön camlar, yan çantalar, bagaj/depo çantaları, seleler, ısıtılan elcikler, CD radyolar, GPS üniteleri, cruise kontrol, yolcu kol dayama yerleri ve custom krom parçalar sunmaktadırlar. Eğer kalbinizden virajlı uzun yollar yapmak geçiyorsa, bu motorsiklet sizin içindir.
Performans Tourer tüm dünyada tutulmaktadır ve 500cc ile 1800+ cc motorları vardır. Motorların büyük çoğunluğu sıra dörtlü, V2, V4, ve boxerdir (2, 4 ya da 6 adet 180 derece piston). Boxer 4 ve 6 en düzgün çalışanlarıdır ve motor motorsikletin tip özelliğini tanımlar. Buna ek olarak, aerodinamik ve düzgün hatlı grenajlar ve performans parçaları da betimleyici özelliklerdir.
Touring motorsikletler çok uzun zamandır kullanılmaktadır. Sürücülerin hem dolaşmak hem de performansa yönelik sürüş yapmak istemeleri doğaldır. Performans Touring motorsikletler, hem spor motorsiklet gücü hem de uzun yol yapmak isteyenler arasında çok tutulmaktadır.
Performance Tourer stili yeni başlayanlar için kolay öğrenilecek bir motorsiklet tipi değildir. Tüm kumandalar olmasını istediğiniz yerdedir, ortalama bir denge ve ağırlık dağılımları vardır. Bu yüzden çok ağır olabilirler ve düşük süratlerde kontrol edilmeleri zordur. Sport motorsiklette olduğu gibi, düşürüldüklerinde pahalı plastik ve krom parçaların çokluğu nedeniyle tamir masrafları çok yüksek olabilir. Bu motorsikletler uzak sürüşler için tasarlandıklarından, yüksek kapasiteli motorları (minimum 500cc) vardır ve bu yüzden de motorsiklet kullanmayı öğrenmek zor olabilir. Kişisel olarak ben Standart bir tip motorsikletle başlamayı tavsiye ederim.
Touring/Luxury Touring:
Ayaklılar ve vites kolu neredeyse hemen bel hizasının altında “doğal” bir biçimde bulunur ve bu Standart/Geleneksel motorsikletlerde olduğu gibi çok rahat, ergonomik bir sürüş pozisyonu sunar. Gidonlar dik sürüş pozisyonu tanımlar ve bileklere ve omurgaya baskı uygulamayacak şekilde tasarlanmıştır. Performance ya da cruiser touring motorsikletlere oranla daha çok rahatlığa önem verilmiştir.
Luxury Tourer ve Performance Tourer arasındaki fark nedir? Çok basit olarak, bir Luxury Tourer rahatlığa ve uzak mesafeli sürüşlere daha fazla önem verirken, Performance Tourer hıza, atikliğe ve daha hafif olmaya meyillidir. Bir Cruiser Touring ise bu iki tip arasında yerini alır ve ne Luxury Tourer rahatlığına ne de Performance Tourer yeteneklerine sahiptir ancak görünüşe daha çok önem verir.
Hemen tüm touring motorsikletlerin (performans olsun olmasın) ön camları, bagaj çantaları (sert ya da yumuşak), oldukça rahat seleleri (hem sürücü hem yolcu için), ve büyük yakıt depoları vardır. Tourer Motorsikletler sürüşü daha da konforlu hale getirebilecek şekilde “custom” yapılmaya çok uygundur. Üreticiler ve satış sonrası firmalar ayarlanabilir ön camlar, yan çantalar, bagaj/depo çantaları, seleler, ısıtılan elcikler, CD radyolar, GPS üniteleri, cruise kontrol, yolcu kol dayama yerlei, custom krom parçalar üretirler. Eğer çok çok uzun mesafeli yollara gitmek istiyorsanız, bu size uyacak olan motorsiklettir.
Luxury Touring motorsikletler Amerika’nın dışında çok az sayıda bulunmakla beraber Tourer motorsikletler her yerde görülebilir. Tourer motorsikletler her motor hacminde ve konfigürasyonunda mevcuttur; aslında standart bir tip motorsiklet modifiye edilerek touring motorsiklet kategorisine dahil edilebilir. Luxury Touring motorsikletler konfor amaçlı üretilmişlerdir bu yüzden en büyük ve en düzgün çalışan motorlara sahiptirler ve çoğunluğunda sıra dörtlü, V2, V4, ve boxer (2, 4 ya da 6 adet 180 derece piston) motor vardır. 4 ve 6 Boxer motorlar en düzgün çalışanlarıdır. Bu sayede motor, Performance Touring motorsiklet yerine Luxury Touring motorsiklet tipinin tanımlanmasına yardımcı olur.
Luxury Tourer stili standart motorsikletlerin yıllar süren geliştirilmesi ile ortaya çıkmıştır ve çok uzun mesafeler yapmayı sevenler ve aynı zamanda da çok konfor arayanlarca rağbet görmektedir.
Luxury Tourer motorsiklet tipinin kullanımını öğrenmek yeni başlayanlar için kolay değildir. Tüm kumandalar tam olmasını istediğiniz yerdedir ancak ortalama bir dengeleri ve ağırlık dağılımları vardır ve oldukça ağır olduklarından düşük süratlerde kontrol edilmeleri zordur. Normalden yüksek ölçüleri ve ağırlıkları bazılarında geri vites kullanımını gerektirmiştir. Düşürüldüklerinde oldukça yüksek tutan (pahalı plastik ve krom parçaların çokluğu nedeniyle) tamir masrafları oluşur. Bu motorsikletler çok uzun mesafeli sürüşler için tasarlandığından, yüksek kapasiteli motorları vardır ve sadece bu yüzden de kullanımlarını öğrenmek zor olabilir.
Dual Sport/Dual Purpose:
Ayaklılar ve vites kolu neredeyse hemen bel hizasının altında “doğal” bir biçimde bulunur ve bu sayede çok rahat, ergonomik bir sürüş pozisyonu sunar. Gidonlar dik sürüş pozisyonunu tanımlar ve yavaş süratlerde kolay dönebilmek ve bileklere baskı uygulamamak amaçlı tasarlanmışlardır. Bu stilin basit bir görünüşü, dışarıya açık motoru, uzun selesi vardır, aynı zamanda ağır değildir, sele yüksekliği fazladır, uzun amortsörlüdür ve genellikle de grenajı yoktur. Dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir sürüş yüzeyinde kullanılacak şekilde çok geniş bir sürüş durumunu kapsamak amaçlı üretilmişlerdir. Temiz, berrak hatları, yasal sürüş ekipmanı (far, sinyaller, aynalar) ve çok yönlü tasarımları ile hem toprak hem asfalt üzerinde eşsiz bir sürüş zevki verirler. Dual-Sport motorsikletler toprak yolda bir cadde motorsikletinden, asfaltta da bir dirt bikedan daha iyi performans verecek şekilde tasarlanmıştır ve her ikisini de eşit oranda başarabilmeniz için iyi bir fırsattırlar. Dünyada offroad sürüş olanakları çok olduğundan Dual sport motorsikletler bu konuda oldukça duyarlı motorsikletlerdir. Çeviktirler, performanslı, kullanışlı, rahattırlar ve güven verirler, ve bunların tümü çok düşük fiyatlara elde edilebilir.
Dual-Sport Motorsikletler tüm dünyada kullanılmaktadır ve 50cc - 650+cc arası motor hacimleri vardır. Dual-Sportların büyük çoğunluğu tasarımlarının basitliği ve tek silindirli motorlarının yüksek torklar üretmeleri nedeniyle tek silindirlidir. Çok azında da V2 ve Boxer (2 adet 180 derece piston) motor bulunur ve bir çok üreticisi vardır. Motoru (tek silindir) motorsikletin kendine özgü tasarımını tanımlar.
Dual-Sport stilinin yeni bir çeşitlemesi Adventure Bike’dır. Bu iki tip arasındaki fark Adventure’un daha büyük, daha güçlü ve yüksek torklu bir motoru, daha yüksek taşıma kapasitesi, daha fazla aydınlatması ve kütlesinin daha ağır olmasıdır. Daha fazla torkun ve taşıma kapasitesinin gerekli olduğu arazi ve ormanlık alanlarda kullanılabilmeleri nedeniyle oldukça popülerdirler. Adventure versiyonu farklı görünse de dual-sport tipinin daha büyük boyutlusudur.
Dual-Sport kategorisi diğerlerine nispeten daha yenidir. 1970’lerde dirt ve standart motorsikletlere yol güvenlik teçhizatı, dişli lastikler ve daha uzun amortisörler eklenmesiyle ortaya çıkmaya başlamıştır.
Dual-Sport tasarımı ile motorsiklet kullanmayı öğrenmek çok kolaydır ve başlangıç motorsikleti olarak kullanılmaları önerilir. Tüm kumandalar tam olmasını istediğiniz yerdedir, oldukça dengelidirler ve ağırlıkları azdır. Kısa boylu sürücüler için nispeten yüksek seleleri bir handikap olabilir. Düşürülmeleri halinde yüksek tamir masrafları çıkarmazlar.
Dirt Bike/Off-Road Bike:
Dual-Sportlara benzer olarak ayaklılar ve vites kolu neredeyse hemen bel hizasının altında “doğal” bir biçimde bulunur ve bu sayede çok rahat, ergonomik bir sürüş pozisyonu sunar. Gidonlar dik sürüş pozisyonunu tanımlar ve yavaş süratlerde kolay dönebilmek ve bileklere baskı uygulamamak amaçlı tasarlanmışlardır. Bu stilin basit bir görünüşü, dışarıya açık motoru, kısa selesi vardır, aynı zamanda ağır değildir, yakıt tankı plastiktir, sele yüksekliği fazladır, uzun amortisörlüdür, geniş çaplı lastikleri vardır ve grenajı yoktur. Toprak ve çamur yüzeylerde kullanım amaçlı üretilmişlerdir. Bu tip motorsikletler çamurlu yerlerde başka herhangi bir motorsikletten daha iyidirler.
Dirt Bike (ve Motocross) motorsikletleri tüm dünyada kabul görür ve motorları 50cc – 400cc arasındadır. Tek silindirli motorlar yüksek tork üretmek amaçlı tasarlandığından, büyük motorlara ihtiyaçları yoktur. Dirt-Bike ve Motocross özel tasarlanmış tipler olduğundan, üreticileri de sınırlıdır. Tek silindirli motoru, küçük torklu motorların çıkardığı “katil arı” sesi ile birlikte motorsikletin stilini tanımlayıcıdır.
Dirt Bike’ın diğer bir çeşitlemesi Motocross’dur. Motocross motorsikletleri kapalı pist yarışmaları için tasarlanmıştır. Bu iki tip arasındaki fark Motocross’un yarış için ayarlanmış tek silindirli motoru ve amortisör sistemi olan bir Dirt bike olmasıdır. Çamurlu yarış pistlerinde ve çok zorlu arazi şartlarında kullanmak açısından popülerdirler ancak diğer kullanım alanlarında pek pratik sayılmazlar.
Dirt Bike/Motocross kategorisi de nispeten yeni bir kategoridir. 1960’larda küçük standart motorsikletlere çamur lastikleri ve uzun amortisörler takılmasıyla ortaya çıkmıştır. Bu motorsikletler hafif, küçük ve satınalınması ve tamiri ucuzu olduğundan her yere götürülebilir, satışları da bu yüzden artmıştır.
Dirt Bike tasarımı motorsiklet kullanımını öğrenmekte kolaylık sağlasa da, yol güvenlik malzemelerinin (aynalar, korna, sinyaller ve) eksikliği nedeniyle çok tavsiye edilmezler. Sadece toprak/çamur/kum gibi yerlerde kullanmak istemiyorsanız, Dual-Sport daha iyi bir çözüm olabilir. Daha az kumandası olması, dengesinin iyiliği ve hafifliği sayesinde off-road sürüşler için eğlenceli olabilir. Tek dezavantajı büyük tiplerinin yüksek selelerinin kısa boylu sürücüler için sorun yaratmasıdır ancak bu sorun küçük kapasiteli motorları olanlarda yoktur. Düşürülmeleri halinde tamirleri çok pahalı değildir
_________________