Emekli Bir Astsubaydan.. Lütfen Okuyun

Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
9 Nis 2006
Mesajlar
1,414
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
>......ili kırsalında teröristlerin dur ihtarına ateşle karşılık
vermesi sonucu çıkan çatışmada güvenlik görevlisi şehit oldu.
>
>Ya da .....ilinde devriye görevini yerine getiren aracına açılan
ateş sonucu..güvenlik görevlisi şehit oldu.
>
>Ya da ......ili kırsalında teröristlerce döşenen mayının patlaması
sonucu asker
>yaralandı..
>
>Bu nasıl başlar biliyor musunuz?
>
>Hava o kadar sıcaktır ki beyninizdeki sıvının buharlaşıp uçtuğunu
düşünürsünüz. Oluştuğu anda kuruyup giden ter damlacıklarından
>geriye
>kalan tuzlar yüzünüzün ve hatta elbisenizin her yanını kaplamıştır.
>
>Avucunuzun içindeki ter, yüzünüzdeki gibi kolay kurumadığı için
>elinizdeki tüfeğinizin metal kısmı avucunuzun içinde vıcık, vıcık
oynar. Ter ile ıslanan çeliğin kokusu avucunuzun içine ve elinizi
sürdüğünüz her yere siner.
>
>Önünüzde yürüyen adamın, ayağının kuru toprakla her temas edişinde
çıkan toz, ağzınızın kupkuru olmasına ve zor nefes almanıza sebep olur.

>Sırt çantanızın askı kayışları yüzünden omuzlarınızı hissetmezsiniz.
Kült ağrıları ancak çantayı sırtınızdan çıkardığınızda fark edersiniz.
>
>Bastığınız her taş parçası, her çalı ve bir ayağınızın kaplayabildiği
her yeryüzü parçasından çıkan sesi duyarsınız.
>
>Yürüdüğünüz yerdeki her Ağustos böceğinin sesini, dallardaki kuşları,
yüzünüzün etrafında ürkütücü devriye uçuşları yapan arıların kanat
>
>seslerini, ağzınıza ve yüzünüze ya da herhangi bir yerinizdeki küçük
yaraların üzerine konmaya çalışan sineklerin vızıltılarını, ayağınızı
bastığınız yerden havalanan yeşil çekirgenin küçücük cüssesine rağmen
çıkardığı tok kanat sesini en ince ayrıntısına kadar duyarsınız.
>
>Sonra, kendi teçhizatınızın ve önünüzdeki arkadaşınızın ve arkanızdaki
arkadaşınızın teçhizatlarının çıkardığı düzensiz seslerin her birini ayrı
ayrı duyarsınız.
>
>Ve aynı anda önünüzdeki arkadaşınızın nefes alışlarını duyarsınız,
öksürmesini ve hapşırmasını da duyarsınız.
>
>Telsizinizden çıkan seslerin ve cızırtıların her biri ayrı ayrı
katılır bu senfoniye.
>
>Ter ve tozun birleşmesinden oluşan kaygan çamur, postalın içindeki tüm
ayağınızı kaplamıştır, çoraplar önce su toplayıp sonra patlayan yerlere
adeta bir deri gibi yapışmıştır.
>
>En çok yapmak
>istediğiniz şey ayaklarınızı yıkayıp, çoraplarınızı
>değiştirmektir. Ama bu çok büyük bir lükstür o anda.
>
>Çünkü...
>
>Çünkü hangi çalının dibinde, hangi kayanın arkasında sizi beklediğini
bilmediğiniz ihaneti arayıp bulmanız ve yok etmeniz gerekmektedir.
>
>Bütün masumların hayatı ve huzuru size emanet diye, öğretmenler bayrak
direğine asılmasın diye, kundaktaki bebekler kurşunlanmasın diye, binlerce
yıllık emanete halel gelmesin diye kahpeliği ve ihaneti yok etmeniz
gerekmektedir.
>Çünkü bunun için bayrağın, silahın, namusun ve şerefin üzerine yemin
etmişsinizdir.
>
>Çünkü önemli olan ayağınız değil, ülkeniz, bayrağınız ve onurunuzdur.
>
>İşte bu yüzden lükstür ayak yıkamak, çorap değiştirmek. İşte bu yüzden
senfoniye dönüşmüştür bütün o düzensiz sesler güruhu.
>
>Sonra!..
>
>Sonra birden tüm sesler kesilir, bıçağın
>dalı kestiği gibi, makasın
>kâğıdı, pensenin bir hoparlör kablosunu kestiği gibi... Bir anda...
Kuşların sesleri, arıların ve sineklerin vızıltıları, çekirgenin kanat
sesleri hepsi bir anda biter.
>
>Gözlerinizi açtığınızda önünüzdeki arkadaşınızı değil, gökyüzünü
>görürsünüz, yere düşmüş olduğunuzu anlamanız birkaç saniye sürer.
>
>Tek hissettiğiniz kesif bir barut ve yanık et kokusudur, yüzünüzün
toprak parçalarıyla kaplandığını fark edersiniz, temizlemek için
çalışmazsınız.
>
>Arkadaşlarınızın bağırarak koşuşturduğunu görür ama kulağınızdaki
çınlama ve uğultudan seslerini duyamazsınız. Sesleri yavaş yavaş duymaya
>
>başladığınızda ayağa kalkmaya çalışırsınız ama başaramazsınız.
>
>Yine birkaç saniye sonra arkadaşlarınızın sesleri arasında "mayın"
kelimesini ayırt eder ve kalkmaya çalıştığınızda ayağınızdaki yoğun ağrıyı
fark edersiniz.
>
>Ayağınız yoktur ama yine de ağrıdığını hissedersiniz.
>
>Ne olduğunu anlamak için baktığınızda ise parçalanmış pantolonunuzun
ve kopmuş ayağınızın farkına varırsınız. İşte her şey o anda başlar.
>
>Avazınız çıktığı kadar bağırırsınız. Sonra, nefesiniz biter. Sonra,
yeniden nefes alırsınız ve yeniden bağırmaya başlarsınız. Sonra yine
nefesiniz biter ve yeniden, yeniden ve yine...
>
>Yanınıza ilk gelen arkadaşınız size, "fazla bir şey yok, sadece küçük
bir yara" gibi telkinlerde bulunur. Ama siz arkadaşınız konuşurken
>de,
>helikopterle hastaneye götürülürken de artık bir ayağınızın olmadığını
biliyorsunuzdur. Hep bir soru çınlar kafanızın içinde "neden ben, neden
ben, neden ben ?"
>
>Hastanede geçen aylar, tedavi ve terapilerde geçen yıllar sonunda, diz
kapağınızın on iki santim altından takılı olan ve her akşam yatarken veya
banyoya girerken çıkarıp kenara koyduğunuz takma bacak artık bir uzvunuz
olmuştur.
>
>Ama bunun önemi yoktur çünkü bu fedakârlığınız sayesinde vatan var
olacaktır. Sizin bir bacağınızın ne önemi vardır ki!
>
>Artık koşamayacak olmanızın, yazın herkes gibi havuza, denize
giremeyecek olmanızın da hiç önemi yoktur. Vatan sağ olsun yeter.
>
>Sonra birilerinin, sizin ödediğiniz vergilerle Fransız
televizyonlarında, uğruna yarım kaldığınız vatan hudutlarını hiçe sayan
programlara finans sağladığını okursunuz. Aynı dillerin bundan pişmanlık
duymadıklarını söylediklerini de okursunuz.
>
>Pamuk'ları, Dink'leri, okursunuz, Bizans çocuğuyum diyenleri duyar,
Ali Kemallere tanık olursunuz, "koçlar gibi satanları "görürsünüz. .
>
>Türk Bayraklarının yakıldığını, görürsünüz. Başlarına çuvallar
geçirilip aşağılanarak elleri arkalarından bağlanan Türk askerlerini
görürsünüz.
>
>Bu aşağılanmaya cevap verecek tankların motor seslerini,
helikopterlerin kanat seslerini, piyadelerin intikam yeminlerini duymayı
beklersiniz ama duyamazsınız.
>
>Onun yerine hainlerin cesetlerinin üstüne örtülen çaputlara "bayrak"
diyenleri görürsünüz, "uçaklarını çek", "valiyi çek" diyen başkanları ve
karşılarında kekeleyen riyaseti görürsünüz.
>
>Bu da yetmez Türk
>askerlerinin kendi mahkemeleriniz tarafından,"çete"
>diye suçlandığını, yargılandığını görürsünüz.
>
>Yok, yok bu da yetmez. Askere, polise, öğretmene ateş eden, yol kesip
soygun yapan, köy yakan, okul yıkan, mayın döşeyen teröristlerin sadece
"ben bir şey yapmadım" demelerinin esas kabul edilip, "suçsuz" sıfatıyla
serbest bırakıldığını görürsünüz.
>
>Susanları, konuşması gerektiği halde susanları görürsünüz, konuşanlar
her konuştuğunda, kekeleyenler her kekelediğinde ve susanlar her
sustuğunda siz yeniden vurulursunuz, yeniden ölürsünüz her defasında.
>
>Gövdenizden o toprağa akan kan, bu defa içinize akar, inandıklarınıza,
uğrunda savaşarak kendi kanınızı akıtmak pahasına tertemiz tuttuğunuz
değerlerinize akar.
>
>Sizin kaya arkalarında, çalı diplerinde aradığınız ihanet gelir
aklınıza, o mayınları yerleştiren eller gelir.
>Sorgulamaya başlarsınız: "Biz bu
>ihaneti doğru yerde mi aradık, kuyruğunda dolaştığımız yılanın başı,
hep gözümüzün önünde miydi yoksa?"diye sorarsınız kendinize.
>
>Onlara verilen maaş'ın sizin vergilerinizden ödendiğini, içinize
>sindiremezsiniz, uykularınız kaçar, neden bu vatanı sizin kadar
>sevmediklerini düşünürsünüz.
>
>Bu vatan onların da vatanı değil mi?
>
>Onlar da, tıpkı benim gibi namusun ve şerefin üstüne yemin etmedi mi?
diye sorarsınız kendi kendinize.
>
>Sinirlenirsiniz, üzülürsünüz, on beş yaşında bir askeri okul öğrencisi
iken her adımda söylediğiniz, beyninize ve yüreğinize nakşettiğiniz sözler
gelir aklınıza": VATAN, SANA CANIM FEDA"
>
>Geri kalan tüm hayatınızın ilk beş dakikası, böyle başlayacak işte ve
hayatınız böyle devam edecektir. Son nefesinize kadar savaşacaksınız
ihanetle, her şeye ve herkese rağmen, bu
>yolda ölene ya da bu ihaneti
>bitirene kadar.
>
>Siz diyorum, çünkü bu vatan için bedel ödeyen insanların neler
>yaşadığını, neler hissettiğini, size rağmen ve sizin için neler
>yaptıklarını, neler yapabileceklerini bilin istiyorum. Okuduğunuz ya
da televizyonda duyduğunuzdan daha fazladır yaşananlar.
>
>Yani aslında gazetelerin iç sayfalarındaki, minicik karelerde okuduğunuz;
>
>"...ili kırsalında teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu, bir
güvenlik görevlisi yaralandı!" haberi aslında o kadar da kısa değildir.
>
>Sizin, daha okuduğunuz gazetenin arka sayfasına geçerken unuttuğunuz,
falanca mankenin otel odası maceralarına, ya da uyuşturucu komasından ölen
oğluna "şehit" deyip Türk bayrağı "örten kadının haberine
>ayırdığınızdan daha uzun zaman ayırmadığınız bu küçük haber, birileri
için bir ömür boyu sürecek ve asla
>unutulmayacaktır.
>
>Ve siz unuttuktan sonra da başka birileri, "ne için?" dendiğinde
"vatan için" diyecekleri fedakârlıklarını size rağmen yapmaya devam
>edeceklerdir.
>
>Sizin uyuşmuşluğunuza, duyarsızlığınıza rağmen, sizin rahatlığınıza,
sizin vicdanlarınıza rağmen bu kahramanca fedakârlıklar ve bu ilk beş
dakikalar yaşanmaya devam edecektir.
>
>Asla unutmayınız başınızın üstündeki egemenlik örtüsünün payandası
kopan bacaklar, bedeli ise size rağmen bu vatan için akan kanlar, feda
edilen canlar, sıcak yuvalarını, babalarının yüzlerini unutan küçücük
>çocuklarını düşünmeden vakfedilen hayatlardır.
>
>Ne kadarını anlayabilirsiniz veya anlamak sizin umurunuzda mı
bilmiyorum, ama birileri bunları yaşadı, birileri hala yaşıyor ve emin
olun yaşlı dünya döndükçe, Türk vatanı ve Türk Bayrağı için birileri daha
tüm bunları
>yaşayacak.
>
>Gördüğünüz gibi size bir hayli uzak bir yaşam biçimi bu. Masalarda
oturup "aydınca" sohbetler etmeye hiç benzemiyor değil mi?
>
>Bir an için bile olsa kendinizi onların yerine koyasınız diye "siz"
diyerek yazdım, sizin onlardan biri olamayacağınızı biliyorum.
>
>"Siz" kim misiniz?
>Siz kendinizi çok iyi biliyorsunuz!
>Biz de, biz de sizi çok iyi biliyoruz.
>"Siz" de bilin ki biz asla unutmayacağız.
>
>"VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN"
>
>Oktay Yıldırım / Emekli Astsubay
 
Katılım
13 May 2005
Mesajlar
1,862
Motosikleti
Su Motoru
Bu daha önce yazılmıştı. Ama yinede sağol ...
 
Katılım
25 Mar 2006
Mesajlar
551
o mayına denk gelmıyen ama o mayına basana birşeyin yok diyen yalancılardan biri benim... okumammıstim saol
 
Katılım
17 Mar 2006
Mesajlar
162
>Gözlerinizi açtığınızda önünüzdeki arkadaşınızı değil, gökyüzünü
>görürsünüz, yere düşmüş olduğunuzu anlamanız birkaç saniye sürer.
>
>Tek hissettiğiniz kesif bir barut ve yanık et kokusudur, yüzünüzün
toprak parçalarıyla kaplandığını fark edersiniz, temizlemek için
çalışmazsınız.


ARKADAŞIM YAZI ÇOK GÜZEL HELE BU TESBİTLER ÇOK DOĞRU OLMUŞ. BENDE KURŞUN YEDİM VE GERÇEKTEN BARUT VE YANIK ET KOKUSU ÖĞLE BİR KAPLIYORKİ ... HAYATIMDA EN DAYANAMADIĞIM BİR KOKU OLDU BARUT KOKUSU
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
9 Nis 2006
Mesajlar
1,414
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
GÖz Ucuyla DeĞİlde Anlayarak Okuyunca Daha Bİ Etkİlenİyo İnsan Zaten Etkİlİ Bİ Yazi Olmasa Kİmseyle PaylaŞmak İstemezdİm
 
Katılım
30 Eki 2005
Mesajlar
1,050
Sorgulamaya başlarsınız: "Biz bu
ihaneti doğru yerde mi aradık, kuyruğunda dolaştığımız yılanın başı,
hep gözümüzün önünde miydi yoksa?"diye sorarsınız kendinize
.

Oktay Yıldırım / Emekli Astsubay
İşte sözün özü burada galiba:cat:
 
Katılım
29 Haz 2005
Mesajlar
767
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
9 Nis 2006
Mesajlar
1,414
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
okram' Alıntı:
Sorgulamaya başlarsınız: "Biz bu
ihaneti doğru yerde mi aradık, kuyruğunda dolaştığımız yılanın başı,
hep gözümüzün önünde miydi yoksa?"diye sorarsınız kendinize
.

Oktay Yıldırım / Emekli Astsubay
İşte sözün özü burada galiba:cat:

ben söylüyom ama dinleyen yokki :)
 
Katılım
17 Kas 2005
Mesajlar
441
Land a bindiğinizde yanınızda olan devrenizin , operasyon dönüşünde niye yanınızda olamadığını düşünmek kadar kötü bi şey yoktur. Telsiz den hiç duymak istemediğiniz anons en sonunda gelir....

Yavuz , konuşan Efe 2 , iki meleğimiz var malum koordinata bulut istiyoruz.. :salut: :salut: :salut:

Yeşil atlet terden bursa spor forması gibi olur, bütün gün güneşi yemiş cantanızdaki pet suyun içinde yumurta bile pişirebilirsiniz.

Her geçtiğiniz dağlar tepeler birbirine benzer , skorrsky den bakınca gördüğünüz manzara çoğu belgesel de yoktur....

Ancak tüm bu olumsuz koşullara rağmen yaptığınız görevin kutsallığı hiç bir şeye değişilmez.

Efeler Jandarma Özel Harekat C Timleri....:cat:

Motorsikletli jandarma olamadık ya , en çok ona yanarım....:queen:
 
Katılım
13 Ara 2005
Mesajlar
448
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Birileri Ovacık ilçesinin kırsalında dağlarda kelle koltuk vatan beklerken, aynı saatlerde karargahtan birileri de sabaha kadar gazinolarında ziftlenirler zom olurlardı ihaneti fazla uzaklarda da aramamak lazım.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
11 Ocak 2006
Mesajlar
649
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Yavuz , konuşan Efe 2 , iki meleğimiz var malum koordinata bulut istiyoruz.. :salut: :salut: :salut:
Efeler Jandarma Özel Harekat C Timleri....:cat:
Motorsikletli jandarma olamadık ya , en çok ona yanarım....:queen:[/QUOTE]

Efeler'i biz kurduk(1987) A Timleriyle, sonra C Timine döndü, emeklilik yaklaştı ve yine Efeler, ama bu sefer B Timleriyle..
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
9 Nis 2006
Mesajlar
1,414
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Sonsovalye' Alıntı:
Yavuz , konuşan Efe 2 , iki meleğimiz var malum koordinata bulut istiyoruz.. :salut: :salut: :salut:
Efeler Jandarma Özel Harekat C Timleri....:cat:
Motorsikletli jandarma olamadık ya , en çok ona yanarım....:queen:

Efeler'i biz kurduk(1987) A Timleriyle, sonra C Timine döndü, emeklilik yaklaştı ve yine Efeler, ama bu sefer B Timleriyle..[/QUOTE]


jandarma olmuşsun daha ne istiyon :)

istihkam çvş.
serkan altuntaş :)
 
Katılım
17 Kas 2005
Mesajlar
441
Daha ne isterim hocam ,

millet komando olayım diye hop hop zıplarken , biz JÖH olduk. allaha şükür hakkınıda verdik zamanında az yılan başı ezmedik o dağlarda....

Yine çağırsınlar gitmezsem R6 motorum today 50 olsun:queen:
 
Katılım
3 Tem 2005
Mesajlar
88
...Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere,memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar,GAFLET ve DELALETve hatta HIYANET içinde bulunabilirler.Hatta bu iktidar sahipleri,ŞAHSİ MENFAATlerini,müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler.
...Ey Türk İstikbalinin Evladı!
İşte;bu ahval ve şerait içinde dahi VAZİFEN,Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki ASİL kanda mevcuttur.

Mustafa Kemal ATATÜRK,1927


Allah ve askerler zor anlarda hatırlanır.Zor anlar bittiğinde Allah unutulur,askerler ise küçümsenir.
 
Katılım
21 Eki 2005
Mesajlar
3,170
Ben hiç bir zaman gazi olmak istemem. Bu yapılanları duydukça , yüreğim yanar diye.
Ben hiç bir zaman şehit olmak istemem. Birdaha savaş çıkarsa tekrar.Seve seve çarpışayım diye.
Ama hiçbir zaman savaştan da kaçmam , bu vatan yaşasın diye.

NE MUTLU ; TÜRKÜM DİYENE...
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
7 Nis 2006
Mesajlar
83
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
bende vatani görevimi yaparken ankara reabilitasyon merkezine moral konserine gidiyorduk orada gazilerimizi ve ailelerini görünce ağlamamak için kendimi zor tutmuştum sonraları alıştım ama işimiz onları biraz güldürmek eğlendirmekti öylede yaptık ama o yüzleri asla unutamayacağım o yüzler inanın çok farklı idi o tv lerde gördüğümüz taş atan molotof atan tipler hep birbirine benzerya! onları yüzü farklıdır hepsi birbirine benzer renkleri kokuları dilleri, sanki bu vatanı gerçekten seven o insanlarında yüzleri gülmeleri ağlamaları herşeyi aynıydı onu hissettim soraa gittim hela! (wc) yazan yere yüzümü yıkadım ankarada askerlik yaptığım için sevineyimmi üzüleyimmi.. ama acemi birliğinde altımda yatan badim (arkadaşım) diyarbakırlı ibrahim demişti hep kulaklarımda çınlıyo "bu sefer tekrar başlayacak başlayaca eskisnden beter olacak az kaldi" dedi ağzını içinde (diyarbakır şivesiyle) ozaman hadi len dedim
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
9 Nis 2006
Mesajlar
1,414
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
bi bağlantısı varmıydı acaba :)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
7 Nis 2006
Mesajlar
83
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
yok yaa abilerinden mi duydu artık yoksa tesadüfmü bir mevzuya sinirlenmişti o yüzden dedi
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst