- Katılım
- 18 Nis 2009
- Mesajlar
- 4,287
- Konu Yazar
- #1
Eski gazeteci Rauf Gerz, korkularını yenmek için motosikletle yola çıktı, zengin oldu
28 Ağustos 2010 Cumartesi, 10:08:05
İki tekerlek üzerinde 250 bin kilometre
KADİR ECEVİT ÖZOĞLU
Yola korkularını yenmek için çıkmış ama çıkış o çıkış. Tam 250 bin kilometre yol kat ederek gezgin unvanını bileğinin hakkıyla kazanan Rauf Gerz, motosiklet tutkusunu anlattı.
Hayatta en çok korktuğum şey köpek ve motosikletti. Korkularımı yenmek için 10 yıl önce ani bir kararla kangal yavrusu ve motosiklet aldım” diye anlatıyor motor tutkusunun nasıl başladığını Rauf Gerz. 250 bin kilometre yol kat ederek Türkiye ve çok sayıda Avrupa ülkesini dolaşıp yeni yerler keşfetmesini, 30’lu yaşlarda hayatına giren hobisinin sağladığına inanıyor. “Cruiser”le adım attığı motosiklet dünyasında, “turing”le yalnız başına gezmeye devam eden Rauf Gerz, deneyimlerini bizimle paylaştı.
Motora 30 yaşından önce binilmez tartışmasında ne taraftasınız?
Motosiklete binmenin bence yaşla bir ilgisi yok. İstediğin yaşta bin. Sadece insanların ilk motosiklet olarak “racing” (Super Sport-yarış motoru) almasına karşıyım. İlle de bir “racing” alınacaksa ancak 250-300 bin kilometrelik tecrübeden sonra alınmalı. O sırada kaç yaşında olduğun da önemli değil zaten...
“Racing”e karşı mısınız?
Edindiğim tecrübe, karşı olmayı gerektiriyor. Çünkü motosiklete binip gazlamak, motosikletten alınabilecek keyfin büyük bir bölümünü yok saymak anlamına geliyor. Motosiklet akıl ve duyguyla, iki insani faktör birleştiğinde ortaya çıkan bir şey. Zaten aklı olabildiğince baskılayarak motosiklet alıyorsun. Hele Türkiye’de “racing” kullanmak için aklı tamamen yok sayman lazım. Yani ergonomik olmayan, 0-200 kilometreye 7-8 saniyede çıkabilen bir motosikleti Türkiye yollarında kullanmak uygun değil. İmkânın varsa alır bir tane garaja koyarsın, sonra gider pistte gazlarsın. Yarış eğitimlerine katılırsın, drag yaparsın. Bu motoru ancak böyle kullanabilirsin.
Tecrübe ne kadar önemli?
Benim için tecrübe kendi limitlerini bilmektir. Keyif-tehlike kesişiminde optimum noktayı yakalamak lazım. Motosiklet, korku duygusunu kontrol altına almamız gereken bir hobi. Korkunu yok sayarsan başına her şey gelebilir. Dünya şampiyonu Valentino Rossi bile, “Beni durduran tek şey korkudur” diyor.
ABD’de yaşayan Reşat Arbaş, Motosiklet Teorisi kitabında size teşekkür ederek “İkarus sendromu”ndan bahsediyor. Nedir bu sendrom?
Havacılar için kullanılan bir tabir aslında. Öğrenme aşamasının başlarında aracın temel kullanımına iyice alıştıktan sonra çok ustalaştığını sanarak kendine fazla güvenip risk almayı sonucunda kaçınılmaz olarak kaza yapmayı tarif eden bir tanım. Reşat Arbaş’ın da, motosikletin tam yaygınlaşmaya başladığı geçtiğimiz 10 yıl içerisinde Türkiye için bir şans olduğunu söylemeliyim. Teorik olarak ne öğrendiysek onun sayesindedir.
Motosikletle nerelere gittiniz?
Güneydoğu hariç Türkiye’nin bütün bölgelerini dolaştım. Sayamayacağım kadar çok kereler Bulgaristan ve Yunanistan’a gittim. Onun dışında Avusturya, Almanya, Romanya, Macaristan, Makedonya, Hırvatistan, Bosna Hersek ve Karadağ’ı gezdim.
Super Eva Riders eski başkanı olarak kulüp ve gruplar hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Hobi motosikletçiliğinin sosyalleşmesi açısından kulüpler faydalı. Genellikle kullanılan motosiklet tarzlarına göre gruplaşıldığı için hızlı bir öğrenme süreci de sağlıyor.
Kimlik kartı
Yıllarca gazeteci olarak medya sektöründe çalışan Rauf Gerz, bir dönem ulusal bir gazetede yayımlanan havacılık ve motosiklet alanındaki yazılarıyla, motor tutkunlarının tanıdığı isim oldu. Yaklaşık üç bin üyesi olan klasik motosiklet tutkunlarının grubu Super Eva Riders’ın da iki yıl boyunca başkanlığını yapan Gerz, şu an Onur Air Kurumsal İletişim Direktörlüğü, MotorOn Dergisi’nde köşe yazarlığı, radyo programcılığı ve reklamcılık yapıyor.
“Advanced balıkadam” olarak sualtı dünyasında da geziye çıkan deneyimli motosikletçi, amacının kendiyle uğraşmak, korkularının üzerine gitmek, hobilerinin sonunu bulmak ve öğrendiklerini paylaşmak olduğunu söylüyor.
kaynak: habertürk gazetesi