- Katılım
- 21 Mar 2009
- Mesajlar
- 5,554
- Konu Yazar
- #1
Efendim, daha ne kadar böyle bir başlık açmadan bu siteye yazabileceğim diye düşünürken kısmet bugüneymiş 
"Düşmeyen motorcu yoktur henüz düşmemiş motorcu vardır" sözüne inanmama delikanlılığım bugün sona erdi :mrgreen:
Sabah evden çıkarken (saat 06:15) hava sıcaklığı 1-2 dereceydi ama dışarıda güneş gözlüğü ile dolaşılabilecek bir hava vardı..
Atladım motora, güzel güzel Kemerburgaz'a kadar geldim.. (aslında güzel güzel değil dona dona geldim diyelim
)
Tam Göktürk sapağından çıkarak İstanbul Caddesi'ne gireceğim sırada ışıkların olduğu kavşağa yaklaşırken yavaşlıyordum ki benim, minik bir su birikintisi sandığım karaltının üstünden geçmemle arka tekerin sağa sola savrulması bir oldu ve dur tut demeye kalmadan motorun üstünden uçtum..Yani düz yolda alakasız bir şekilde bildiğiniz highside düşüş yaşadım
Arkamdan gelen iki tane öğrenci servisi Allah'tan boştu da rezil olmadık
Neyse kalktım yerden baktım arkamdaki servis şöförlerinden biri inip yanıma geldi geçmiş olsun diye..Yanında da kırık aynamı getirdi..heh..
Sonuç:
Sol ayna, sol kumandalar, sol sis farı ve far tası kırıldı..
Sol omzum üzerine düştüğüm için sırtımda sıkışmaya bağlı hafif bir ağrı ve sol baldırımda minik bir morarma dışında bende hasar yok..
Elbette koruma ekipmanlarım tamamen üzerimdeydi..
En kötüsü asfalta yapışınca kafamın solunu gümbedek yere vurdum, kask olmasa kafayı gözü kırardım muhtemelen..
Çıkarımlar:
- Güneş vizörü inikken yerdeki buz tutmuş bölgeleri fark edemiyorsunuz..
- Yoldaki ısı değişimlerini, karanlık ve kuytu bölgeleri, rüzgar alan yerleri iyi analiz ederek o bölgelerdeki koyu renk kısımlara frensizve çok dikkatli girmek gerekli..
- Motor koruma demiri sol bacağımı muhtemel bir ezilmeden kurtardı..(Her motorda şart bir ekipman)
- Her zaman tam koruma, tam koruma, tam koruma!!!:wiinkk:
"Düşmeyen motorcu yoktur henüz düşmemiş motorcu vardır" sözüne inanmama delikanlılığım bugün sona erdi :mrgreen:
Sabah evden çıkarken (saat 06:15) hava sıcaklığı 1-2 dereceydi ama dışarıda güneş gözlüğü ile dolaşılabilecek bir hava vardı..
Atladım motora, güzel güzel Kemerburgaz'a kadar geldim.. (aslında güzel güzel değil dona dona geldim diyelim
Tam Göktürk sapağından çıkarak İstanbul Caddesi'ne gireceğim sırada ışıkların olduğu kavşağa yaklaşırken yavaşlıyordum ki benim, minik bir su birikintisi sandığım karaltının üstünden geçmemle arka tekerin sağa sola savrulması bir oldu ve dur tut demeye kalmadan motorun üstünden uçtum..Yani düz yolda alakasız bir şekilde bildiğiniz highside düşüş yaşadım
Arkamdan gelen iki tane öğrenci servisi Allah'tan boştu da rezil olmadık
Neyse kalktım yerden baktım arkamdaki servis şöförlerinden biri inip yanıma geldi geçmiş olsun diye..Yanında da kırık aynamı getirdi..heh..
Sonuç:
Sol ayna, sol kumandalar, sol sis farı ve far tası kırıldı..
Sol omzum üzerine düştüğüm için sırtımda sıkışmaya bağlı hafif bir ağrı ve sol baldırımda minik bir morarma dışında bende hasar yok..
Elbette koruma ekipmanlarım tamamen üzerimdeydi..
En kötüsü asfalta yapışınca kafamın solunu gümbedek yere vurdum, kask olmasa kafayı gözü kırardım muhtemelen..
Çıkarımlar:
- Güneş vizörü inikken yerdeki buz tutmuş bölgeleri fark edemiyorsunuz..
- Yoldaki ısı değişimlerini, karanlık ve kuytu bölgeleri, rüzgar alan yerleri iyi analiz ederek o bölgelerdeki koyu renk kısımlara frensizve çok dikkatli girmek gerekli..
- Motor koruma demiri sol bacağımı muhtemel bir ezilmeden kurtardı..(Her motorda şart bir ekipman)
- Her zaman tam koruma, tam koruma, tam koruma!!!:wiinkk: