anasayfaya git  
 
Tüm Motosiklet Siteleri  
Geri Dön   Motosiklet.NeT Forum > Motosiklet Türkiye Forum > Moto Sohbet


bmw f650 gs

Bu konuya 2 cevap yazıldı 570 kere görüntülendi
Cevapla
 
Konu Seçenekleri
Eski
  (#1)
artur
 
Çevrimdışı (offline)
Mesajlar: 50
Üyelik Tarihi: 05-11-05
Bulunduğu Yer: ankara
Motosikleti: bmw f 650+asya 125t
bmw f650 gs - 24-12-2005, 12:00 PM

 
yeni f 650 aldim bu makineyle ilgili bana bilgi verebilecek deneyimli birilerini ariyorum tesekkurler...
Alıntı ile Cevapla
 
Eski
  (#2)
xxxxx
 
xxxxx - ait Avatar
 
Çevrimdışı (offline)
Mesajlar: 2.962
Üyelik Tarihi: 19-11-05
Bulunduğu Yer: izmir
Motosikleti: honda cbf 500
Kan Grubu: A Rh+
24-12-2005, 13:26 PM

 
güle güle kullan su topiclere bi bak
http://www.motosiklet.net/forum/showthread.php?t=6840
http://www.motosiklet.net/forum/showthread.php?t=5830
   
ben giderim adım kalır dostlar beni hatırlasın
Alıntı ile Cevapla
Eski
  (#3)
Eyong
Süper Moderatör
 
Eyong - ait Avatar
 
Çevrimdışı (offline)
Mesajlar: 2.023
Üyelik Tarihi: 10-05-05
Bulunduğu Yer: İstanbul
Motosikleti: '06 FZ6 Fazer
Kan Grubu: B Rh+
24-12-2005, 13:50 PM

 
Uzun zamandan beri motosikletin yasası-tasası derken motosikletlerden pek bahsetmez oldum. Bu hafta, hangi motosiklet hakkında yazsam diye düşünürken yıllardır üzerinde yağmur-çamur demeden, iyi günde-kötü günde nereye gideceksem yoluma anlam katan emektar motosikletlerimi neden anlatmıyorum ki dedim.


Evet, Afacan F650 GS ile Mağrur Transalp. Her ikisi de ‘enduro’ motosiklet sınıfında her zaman takdir gören kendini kanıtlamış modeller. Detaylı bir teknik karşılaştırma yerine ilk üzerine oturup, kontağa bastığım gün bana hissettirdikleri ve o günden sonraki süregelen dostluğumuzu anlatayım.

BMW F650 GS

BMW F650 GS‘i ilk gördüğümde sanki durduğu yerde bile gidiyormuş gibi görünmesi yüzünden yerinde bir türlü duramayan afacan bir ifade sezmiştim. Kullanmaya başlayınca hiç de yanılmadığımı anladım. Bir enduronun olabileceği kadar kıpır kıpır, yerinde duramayan bir motor F560 GS, ama bir o kadar da sürücüsüne karşı sıcak kanlı, dost bir motor. ‘Sıcak kanlı motor mu olur?’ demeyin. Sürücüsüne pek çok konuda yardım eden, onun yolda giderken bazı şeyler için tedirgin olmasını engelleyen, rahatını düşünen bir motor olduğu için sıcak kanlı. Bir kere ‘780 milimetrelik sele yüksekliği’ demek orta boylu insanların rahatlıkla ayaklarını yere basabilmesi anlamına geliyor ki pek güven veren bir durum bu. Benzin deposu alışıldık yerinde değil, selenin altında olduğu için ağırlık merkezi iyice aşağıda ve ayrı bir ağırlık merkezi oluşturmuyor. Zaten kuru ağırlığı 175 kilogram olan BMW ile dar alanlarda manevra yapmak hiç sorun olmuyor. Pek haşarı mı haşarı motoru var ki yerinde durmuyor. Alt devirlerde biraz huysuzlanıp, kıpırdanan 6500 devirde 50 beygir güç üreten motor üst devirlerde otomatik olarak sürücüsünün dudaklarını kulaklara yaklaştıran bir mekanizmaya sahip. Bakmayın afacan falan diyorum, ama aslında sahibinin sözünü her zaman dinleyen ve harfiyen yerine getirmeyi seven bir motosiklet. Özellikle, virajlarda sunduğu esneklik çok farklı. Yanlış çizgiden de girseniz, devir düşük de girseniz, hızlı da girseniz her zaman size gerekli düzeltmeyi yapacak zaman sunuyor. Biraz viraj ustası iseniz virajdan viraja, sonu gelmez bir histeriyle kendinizi evinizden çok uzaklarda buluvermeniz işten değil. Ayrıca pek de teknolojik. Mesela bu hacimdeki motosikletler içinde sadece F650’de ABS sistemi var ve pek çok defa ‘İyi ki ABS vardı!’ dediğimi hatırlıyorum. Pek de kıskanç bu afacan. Kışın, yolculuk sonrasında eşiniz ya da sevgilinizin ellerinizi ısıtmasını falan istemez. Yolda giderken ‘Bas düğmeye ben ısıtayım sıcacık’ deyiverir. Hani hiç mi hoşa gitmeyecek bir huyu yok derseniz, tek silindirli olması yüzünden alışana kadar biraz titreşimli çalışması bir de eğer fabrika çıkışı rüzgarlığı kullanırsanız uzun sürüşlerde rüzgar manyağı yapması diyebilirim. Alışınca onlar da nazarlık olsun deyiveriyor insan. Kısacası F650 GS afacan, ama bir o kadar da sahibini düşünen heyecanlı, deli dolu bir motosiklet.

HONDA TRANSALP

Gelelim Transalp’e. İlk karşılaşmamızda Transalp şöyle der gibiydi: ’Selam ben Honda Transalp. Nasılsınız? Umarım yolculuğumuzdan memnun kalırsınız!’. Vay bee ne centilmen!!! Evet, takım elbiseli, ama sporcu ruhlu bir beyefendi gibiydi ki zaten de öyle. ‘Merhaba’ deyip üzerine ilk binişinizde 840 milimetrelik sele yüksekliğiyle ‘ya sağ ayak yerde ya da sol’ durumuyla karşılaşınca anlıyorsunuz ki bu beyefendi pek şaka kaldıracak biri değil. Ciddi, titiz, olgun bir motosiklet Transalp. Ciddi derken üzerine oturduğunuzda eğer spor motosiklet kullanır gibi eğilirseniz oldukça komik görünüyorsunuz. Mağrur bir motora dik oturmak gerekiyor. Dağa taşa da çıkayım ben bununla deyince pek çok beklentinizi tatmin edecek kadar titiz hazırlanmış. 1987’den beri üretildiğinden olgunlukta pek az rakibi var. Biraz eski kafalı olduğunu düşünebiliyor insan, ama bu sağlamlık ve güvenilirlik olarak size geri dönüyor. Motor sahibi arkadaşlarınızla konuşurken ‘Benim motorun şu parçası bozuldu, bunu değişti, şunu eskidi’ dediklerinde siz gülümsüyor ve ‘Periyodik bakım zamanı gelse de servise gitsem, yolunu unuttum yahu’ diyor, ortamı mahvediyorsunuz. V2 4 bujili, 7500 devirde 52 beygir güç üreten bir motora sahip Transalp. BMW gibi heyecanlı olmasa da düşük devirlerde inatçı bir çekişi var. Egzozdan garip sesler çıkarıp silkelemek kolay değil. Yüksek devirleri genç rakipleri kadar sevmiyor. Hem 191 kilogramlık kuru ağırlığıyla, ağır abilik ona daha çok yakışıyor. Öyle elektronik beyinler, enjeksiyon sistemleri, ABS falan kullanmıyor. Elleriniz üşüyorsa, sevdiğinizle aranıza girmiyor üstelik artçı koltuğunda pek konforlu seyahat etmesi için elinden gelen centilmenliği yapıyor. Eski usul, safkan enduro, harbi delikanlı olmak istiyor. Motosiklete alışana kadar viraj girişlerinde bizim afacan kadar esneklik sunuyor, ama uyarıları biraz daha ciddi. Hata yaptığınızda ‘Bak böyle kullanacaksan gitmeyelim, sen otur bir yerde çay iç, dinlen, öyle devam edelim’ der gibi paylıyor sürücüsünü. Kullanıcısı biraz tecrübeli olduğu takdirde özellikle uzun mesafelerde yollar bitsin istemiyorsunuz. Standart gelen rüzgar koruması gayet yeterli. Tertipli, çalışkan öğrenciler gibi düzenlenmiş göstergeleri var. Transalp biraz daha mantık, fonksiyonellik düşünülerek üretilmiş, yıllardır da kullananlar ile seviyeli, ama güçlü dostluklar kurmayı başarmış bir motosiklet.

Her ikisi ile de uzun yolları keyifle tükettiğim için birini diğerinden ayrı tutmam mümkün değil. F650 GS eğlenceli ve konforlu bir keyif motoruyken, Transalp işini tam olarak tüm ciddiyetiyle yapmaya çalışan bir enduro. Ailecek seviyoruz ikisini de


Ayşe Şule BİLGİÇ...
   
Yüksek hp li bir motosiklet ile başlamak, küçük bir çocuğun oyuncak sepetine el bombası bırakmak gibidir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Etiketler: ,



Konu Seçenekleri

Yetkileriniz
Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Powered by vBulletin
Copyright © 2000 - 2006, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.0.0 RC8

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70