Trafikte sorun yaratacak ve motorcular için kötü imaj yaratacak şekilde tehlikeli motor kullanmanın kuryeler arasında çok daha yaygın olduğu doğru. Ama sorunun kaynağını kuryelerde aramak yanlış.
Bir süre bir kredi kartı dağıtım firmasında ben de kuryelik yapmıştım ve bilinçli motor kullanma isteğim bir yere kadar işliyordu. Tehlike yaratmamaya çalışsak da mümkün olduğunca seri bir şekilde aralardan da sıyrılıyorduk, trafik yoksa kırmızı ışıkta da geçiyorduk.
Sorunu söyle özetleyeyim: İşinizi kaybetmemek istiyorsanız günlük belli sayıda kart dağıtmanız gerekiyor ve bu rakamı tutturmanız için mümkün olduğunca hızlı motor kullanmaya mecbursunuz. Yani sorun firmalardan kaynaklanıyor.
Sorunun çözümüyse aslında hiç de zor değil. Trafik kontrolleri ve caydırıcı cezalar bizde de batıda olduğu gibi çok sıkı biçimde uygulansa her tür trafik magandası ve bilinçsiz araba kullanan sayısı ister istemez çok azalacak. Böyle sistematik bir uygulamanın ülkemizde bir trafik kültürü oluşmasına katkı bile sağlayabileceğine inanıyorum ("Hanım gene 250 Lira ceza yedik,aybaşına da daha çok var be!" Bey sen de biraz yavaş kullansan. Hem öyle daha güvenli diyorlar."

). Bunun devlete ek bir maliyeti de yok. Yazılacak cezaların tutarı bu iş için ayrılacak personelin maliyetlerini fazlasıyla karşılayacaktır. Her yıl trafikteki binlerce ölü ve yaralıya rağmen devletin bu konuda halen duyarsız kalması neyle açıklanabilir bilmiyorum.
Şimdi bir de yollarımız artık daha tehlikesiz diye mevzuatta değişiklik yapılarak hız sınırlarının daha da arttırılması gündemde! Yalnız bu değişiklikten de güç alarak AB'ye uyum vb. çerçevesinde çok daha sıkı bir trafik kontrolü uygulamasının başlayacağı yönünde bir beklentim var. Umarım gerçekleşir.