Dikkatli bir şekilde okuyunca bilmediğim şeyler var diyeceksiniz !

Bu yazı bazı motorcular için hiçbir anlam taşımayabilir. Şehir trafiğinde kasksız bir motosiklet sürücüsüne rastlamak her zaman mümkün. Eğer kaskınız yoksa onu çıkartma probleminiz de yok demektir.

Kask ayrılmaz bir parçadır;
Ama unutmayın başınıza bir kaza gelirse çok daha büyük problemleriniz olabilir. Kask motosikletin bir parçasıdır ve motosiklet satın alındıktan sonra motosiklet sürücüsünün bir parçası haline gelmelidir. Bu önemli ayrıntıyı ihmal ederek önce kendinize, sonra da sevdiklerinize zarar vermeye hiç hakkınız yok.

Çıkartmayı uzman yapmalı;
Kask, direkt olarak kafaya (kafadaki yumuşak dokulara ve kafatası kemiklerine) gelen travmaları engeller ve indirekt travma haline getirir. Dolayısıyla kask olmadığında ölüme yol açabilecek bir çarpma kask sayesinde sadece basit bir tespit aracıdır ve kazadan sonra kafada kalmalıdır. Ancak trafik kazalarında beklenmedik birçok durumla karşılaşmak mümkündür. Önce yaralanmanın derecesini bilmek gerekir. Yaralının, solunum güçlüğü, kanama gibi hayatı tehlikeye sokan olayları düzeltilmeden kımıldatılmaması gerekir. Pek tabiki bu gözetim ve müdahaleler hastane koşullarında, ilgili uzmanların sorumluluğunda yapılacaktır. Kafa yaralanmaları çok defa beynin de yaralanmasına sebep olur. Hastanın hayatı da beyindeki yaralanma derecesine bağlıdır

Dil solunumu tıkarsa;
Sürücüde kaska rağmen beyin yaralanması varsa, sonuç çoğu kez üzücü olabilir. Şişi iyileşse bile bazen tam olarak sağlığına kavuşmayabilir. Bazen de sürücü cepheden darbe yemiştir. Şuuru kapalıdır ve çene kırıkları oluşmuştur. Başta ve boyunda kırık yoktur ancak yaralı baygın olduğu için alt çene kırığından dolayı kasların çekmesiyle serbest kalan dil solunum yolunu tıkayabilir. Bu durumda yaralının kaskı çok dikkatli birşekilde kafa ve boyun kıpırdatılmadan çıkartılmalı. Diyelim ki kask bilinçli ve dikkatli bir şekilde çıkarıldı; dilin solunum yolunu tıkamasına engel olmak için başın geri doğru itilmesi durumunda kişinin boyun omurlarında kırık varsa, omuriliğini zedeleyerek onu kol ve bacaklarını tutmaz (felçli- quadriplejik) hale getirmek çok kolay ve olası bir iştir. Bu durumda yapılması gereken şey başı düz bir pozisyonda tutarak dilin üstüne düz bir şeyle basmaktır. Abeslan, kaşığın sapı, bir dal parçası, vb. herşey bu işi görebilir kaza yeri koşullarında. Ama başı oynatmamak esas kuraldır. Boyunluk takılmadan baş ne sağa sola, ne öne arkaya; hiçbir yöne oynatılmamalıdır. Mümkünse bu işlem kask çıkartılmadan yapılmalı.

Her kaza değişiktir;
Bu durum, kaskın kazadan sonra çıkartılması gerekebileceğinin sadece bir örneğidir. Bu da demektir ki, bu satırlardan, kazadan sonra kaskın çıkartılması konusunda olumlu ya da olumsuz kesin bir hüküm verilmez. Kararı ancak olay anında müdahale edebilecek yetkili kişi duruma göre verir. Daha sonra yaralının sevkini sağlar ve uzman hekimler (ortopedi travmatoloji uzmanı, genel cerrah gibi) gerekli müdahaleyi yapar.

Aşırı hız yapmayın;
Tekrarlamakta yarar var. Eğer ilk yardım konusunda ehliyetli değilseniz ve kaza anında sadece siz yardım edebilecek durumdaysanız, yapacağınız en yararlı şey yaralının mümkünse soluk almasını engelleyeceketkenleri ortadan kaldırmak, kanamalarını kontrol altına almak ve onu enyakın tıp merkezine süratle sevk etmektir. Şu bir gerçek ki, kazalar maalesef çoğu kez kuralları göz ardı etmekten oluyor ve en büyük tehlike de aşırı hız. Yemyeşil ağaçların arasında bir köy yolunda, ya da bir patikada çiçek kokuları ve kuş sesleri arasında rüzgar saçlarınızı okşarken ve motorunuzun mırıltısını dinlerken kimse size kaskınızı takmanız için ısrar etmez.

Hayırlı kazasız ve belasız sürüşler dileklerim sizlerle olsun arkadaşlar...