Bana göre Sabah gazetesi bir süredir
motosiklet konusunda bir dizi yanlış yapıyor. "Kask takmadı, öldü" haberlerinin arasında, bir gün şampiyon Kenan Sofuoğlu ile muhabir Nurdeniz Kutsel'in kasksız, kötü örnek fotoğrafını birinci sayfadan koskoca basıp "Motosikletle böyle hava atılır" mesajı veriyor. Bir pazar günü de "Öldüren tutku" başlığıyla İstanbul'da trafiğinde en çok insanın öldüğü, aniden başlayan sağanak yağmurlu bir akşamda olan dramatik
motosiklet kazasını manşet yapıyor, benim gibi birçok kişiyi şoke ediyor.
Ertesi günlerin birinde "Sabah'ın öldüren tutkusu" yazı dizisi oldu; "Motosikletlerin fark edilme savaşı başlığı" ve Nurdeniz Kutsel imzasıyla. Haydi motosikletleri gündemde tutalım; dizideki adam aşırı hız kazasından ölmeden önce gazetecilere rica ediyor; "Haberim büyük, fotoğrafım motosikletli olsun..."
Söz veriyorum...
Bir diğerindeyse üç kişinin bindiği farı sönük bir
motosiklet ters şeritten gittiği O-1 Karayolu'nda otomobile çarpıyor, ikisi ölüyor. Anne, babacığım, bebeğim, siz gazeteye bakmayın, söz veriyorum ben çok dikkatli kullanacağım. Ama "trafikte" ölürsem benimki de yazı dizisi olsun, fotoğrafım da motosikletli...
Sabah'ta bu işte parmağı olan herkese Murat Z. Özbilgi'nin "Motosiklete bin oğlum çünkü
motosiklet hayattır" (internette bulunur) yazısını 100 kere okuma cezası vermek lazım.
Diğer yandan,
motosiklet bu ülkede tehlikeli bir araçtır. Siz ne kadar dikkatli olursanız olun, bugün yaşadığım gibi, üzerinizden bir cip, bir panelvan geçmeye çalışabilir. Ve bu tehlikeleri bertaraf etmek için yasal limitlerin iki katı bir hızda yol almak zorunda kalırsınız. Niye kimse kurallara uymuyor, trafikteki bu terörizm ortamı neden son bulmuyor!
Dahası da var, az önce yazı işleri toplantısında İstihbarat Şefi Tunca Bengin'in ağzından, alkollü araç kullandığı için ehliyetine daha önce el konan içkili bir manyağın Harem'de çarptığı motorcuyu 200 metre nasıl sürüklediğini dinledim. Trafik teröristlerine geceleri bir de asfalt sapıkları ekleniyor. Tamam
motosiklet bir tutku ama
motosiklet ve tutkusu değil, insan öldürüyor!
Harley sağlam, ya motorcu?
Harley Davidson 1936'da Türkiye'de böyle pazarlanıyormuş. İlanda "sağlamlık" maddesinin işaret ettiği pozisyon, "motorcunun sağlamlığı" sorusunu gündeme getiriyor. Şahsen motorumla o pozisyonda yüzleşmek istemezdim. Bu arada Harley Davidson şu anda kampanyada, istediğiniz Harley'e peşin fiyatına taksitlerle sahip olabilir ya da eski Harley'inizi götürüp yenisini alabilirsiniz.
Born to be wild
Beni teşvik edip motosiklete binmeyi öğreten Dr. Ayten Görgün'ün (iletişim doktoru) 3 Eylül'de bir kızı oldu; adı Emily Sera. Outdoor insanı Ayten'in kızı kendisi gibi doğuştan "born to be wild" mizaçlı mıdır, bekleyip göreceğiz. Emily Sera, Ayten ve Robert Smith'e birlikte mutlu, uzun bir ömür diliyorum...
Motosiklete en yakışan şarkılardan "Born to Be Wild"ı, İstanbul trafiğinde yola çıkmadan önce dinlemeyin.
Intel'den siber motosiklet!
Haberi Motohaber'de gördüm. Aslında "copy / paste" ve takla atan kelimeler tekniğiyle "motosiklet edebiyatı"ndaki intihal literatüründe kendime yer açacaktım; site "copy / paste"e izin vermiyormuş. Bir bulalım şu Intel'in basın bültenini: Intel, Orange County Choppers ile işbirliğine giderek Quad-Core Xeon 5300 işlemcili, bilgisayarlı geleceğin, hayır, 2007'nin chopper'ını yaratmış.
250 beygirlik
motosiklet parmak iziyle çalışıyor, çalınırsa çalıştırılması imkansız. Mekanik bir beygirden çok daha fazlasını vaat eden bu canavarda ayna yerine kamera sistemi kullanılmış; böylece "kör nokta" kavramı da tarih olmuş. Diğer dikkat çeken özellikleri ses ve görüntü sistemleri, GPS ve wireless... Ona sanal yaşam Second Life'ta da sahip olunabiliyor; artık paran hangisine yeterse...
Menderes ÖZEL
mozel@milliyet.com.tr
Motosiklet Günlüğü - Menderes Özel'in Yazıları Milliyet Gazetesi Cumartesi Ekinde Yayınlanır.