Motosiklet kavramı bazılarımız yüzünden saygısızlık klişeleriyle yüklenirken, otomobil, otobüs ve diğer çok tekerli araçların dikkatsizlikleri nedeniyle iki tekerli yolculuk hayat mücadalesine dönüyor
Millet sağa sola 3-5 günlük gezilere giderken çivilendim ofis koltuğuma yerimden kıpıldayamıyorum. Benim çağım ağustosta başlayacak ve kararlıyım!
Hala motosiklete korkarak biniyorum. Henüz "artık ustayım virajına" gelmedim. Usta bir
motosikletçi olunca bile trafikte risk alabileceğimi sanmıyorum, çünkü yol almak hayatıma kumar değil. Saçmalamalar ve elimde olmayan nedenler başıma neler getirir, bilemem...
Son günlerde art arda gelen ölümler birçok motorcu, motorcu adayı ve ailelerinin kafasını karıştırdı. Ben de kafası karışıklardanım. Bugünlerde bu yıl çok moda olan bazı "motosiklete binenlere" de takık durumdayım. Bana iki kez Tarlabaşı'nda sıkışık trafikte çarpıyorlardı. Hadi onları geçtik, sağlam
motosikletçi Milliyet Yazıişleri Müdürü Cem Dizdar da geçenlerde motorlardan "illallah" demiş. Üç motor sağlı sollu, "Vrnnn, vrnnn" ederek teğet geçmişler. Otomobiliyle hareket eden Dizdar hangisini ezeceğini şaşırmış. Hala söyleniyordu, şimdi ne oldu bilmem.
Motosiklet kavramı bu saygısızlık klişeleriyle yüklenmeye devam ediyor.
Arkadaşlar "sağlamcısın" der. Evet, çünkü, canımı yollarda bulmadım; bir otobüsün, beton mikserinin altında kalayım diye doğmadım. Ancak kırmızı ışıkta duran motosiklete bir dolmuşun arkadan çarpmaması da garanti değil.
Suç duyurusu
İşe gidip gelirken kullandığım bir tür can pazarını, D100 - TEM bağlantı yolunu anlatacağım. Otoyol olarak sınıflandırılan ancak kuralsızlığın hakim olduğu bu yolda hergün en az bir ciddi kazaya tanık oluyorum.
Yasak olmasına rağmen minibüslerin, halk otobüslerinin yolcu indirip bindirdiği yolda, akşam saatlerinde de personel servisleri, mesela ben sağ şeritten giderken birden önüme kırıp durabiliyor. Orta şeritten saatte 100 km. bir hızla giderken de, yolcu dolu bir halk otobüsü 5 santim öteden sollayabiliyor. Allah aşkına şu yollarda adam gibi sonuna kadar şeridini izleyen yok mu? Bu yolda kural yok! Dikkat et, sollamak yerine bir metre dibinden "dat, dat" kornaya basan taksinin müşterisi, yol verdiğinde, dışarı uzanıp "kol hareketi" çekebiliyor.
Avrupa'da öncelik motorların
Kafası karışık yazı tüm hızıyla sürüyor. 15 gün önce Rodoslu
motosikletçilerden bahsetmiştik. Bu hafta sıra Belçika'da; bakalım Milliyet'in Brüksel temsilcisi arkadaşım Güven Özalp Avrupa'dan neler bildiriyor:
"Avrupa ülkelerinde yol güvenliğine verilen değerin Türkiye’dekinden daha fazla olması motor tutkunlarının iki teker üzerinde kalmasını kolaylaştırıyor.
Motorsiklet Avrupa trafiğinde önceliğe sahip. Otomobiller daha dikkatli; motorların önünü kesmeye çalışmak yerine açılarak yol vermeleri de bunun bir sonucu. Ancak bu durum motor sürücülerinin istedikleri gibi davranması (Türkiye'deki gibi!) lüksünü getirmiyor. Polisin kural ihlalinde motorcuya ayrıcalık gösterdiğini söylemek imkansız.
Belki yaşanan en önemli sorun motor ve otomobil sürücülerinin birbirlerini “pek tanımamalarından” kaynaklanan anlaşma sorunu. Belçika’da bir sürücü, sağ ayağını otomobiline doğru kaldıran bir motor sürücüsünün otomobiline tekme atmaya çalıştığını sanabilir. Oysa bu, çoğu zaman motor sürücüsünün sağ elini gazdan çekmemek için selam verme şeklinden başka bir şey değildir."
Honda Motosiklet'in fotoğraf birincisi: Kaan Aybudak
Yarışmayı iyi bilen Honda
Motosiklet'in düzenlediği “Hayatın Her Yanında
Motosiklet” fotoğraf yarışması 25 Haziran'da sona erdi. Dereceye giren tüm fotoğrafların sergilendiği İstanbul Modern Sanatlar galerisinde bir ödül töreni düzenlendi. Beş megapiksel üzerinde birinciliği, Kaan Aybudak alırken Hakan Öztürk ikinci, Vural Çelikoğlu üçüncü oldu.
Kaan Aybudak, 6 yıl önce çektiği fotoğrafının bir gün mutlaka kullanılacağını düşündüğünü söyledi. O gün geldi çattı ve Aybudak Honda'nın yarışmasında birinciliği kaptı. Çevresel anlamlar yüklü fotoğrafın çekildiği yer Antalya Korkuteli yakınlarındaki Avlan gölü. Gezin arkadaşlar...
Motorum ve ben: Gürkan Anbarlı
Bu haftadan itibaren bu özel köşeciği sizden gelen fotoğraf ve kelimelere ayırıyoruz. Yakın zamanda çekilmiş motosikletli bir fotoğrafınızı, duygularınızı anlatan üç, beş satır kelimeyle "mozel@milliyet.com.tr" adresine gönderin ve sayfadaki yerinizi ayırtın. Bu haftaki konuğum
motosiklet.net’ten arkadaşım Gürkan Anbarlı.
Gürkan bu karizma fotoğrafla ilgili şunları anlatıyor: Datça'da düzenlenen 2. Marmok
Motosiklet Festivali'ne katılmak üzere 21 Haziran'da motosikletlerimizi yükleyerek İstanbul'dan yola çıktık. Fotoğrafı Marmaris-Datça yolunda Marmaris istikametine doğru giderken verdiğimiz bir molada çektik. Gidiş-geliş 1,460 km. boyunca sıcaklığın çoğu yerde 40 derecenin üzerinde olmasına rağmen Hyosung GT250R'ım beni hiç üzmedi.
FOTOĞRAF: Sarper Sesli, Burak Ercan, Thomas Wolf, Ümit Salkım, Nural Meriçtan (soldan sağa).
İstanbul'dan bir kurt geçti
En iyi
motosiklet okullarından BMW Rider Academy'nin (RA) başeğitmeni Thomas Wolf geçtiğimiz günlerde hem teftiş hem de eğitim için İstanbul'daydı. RA İstanbul'da da büyük emeği olan Münihli Alman Wolf, yılın 220 gününde dünyayı dolaşıyor, 10'dan fazla ülkedeki RA'ları denetliyor, eğitmenleri bir kez daha eğitiyor. Lisanslarını Wolf'tan alan RA'nın yakından tanıdığımız "hocaları" bir hafta boyunca
motosiklet kurdu Alman'dan yeni teknikler öğrendi.
Kilyos'taki eğitimden henüz gelmiştiler, akşamüstü sohbet için uğradığım İstinye'deki RA'ya. Nural, ellerinde bir günde iki kat kalınlaşan nasır tabakasını göstererek, Wolf'un pestillerini çıkardığını söyledi. Her neyse, İstanbul RA'nın en iyi iki RA'dan biri olduğunu anlatan Wolf da bu kentin trafiğinin deli olmasından yakındı; "İstanbul'da motosikletle yapılabilecek en iyi şeyin park etmek olduğu" esprisini yaptı.
Menderes ÖZEL
mozel@milliyet.com.tr
Motosiklet Günlüğü - Menderes Özel'in Yazıları Milliyet Gazetesi Cumartesi Ekinde Yayınlanır.