MotoAVM Motosiklet Aksesuarları
Kapat
Üye Girişi
Hadisatinal Buse - 468x80 - Forum Orta
Reflektörlü Motorcu Yeleği
Hudson Deri
Motosiklet Aksesuarları
1. sayfa 12 SonuncuSonuncu

Satılık Moto ve Oto ilanları (Garip)

  1. #1
    heytbecom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    16 Eylül 2005
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    Suzuki Inazuma
    Reklamlar  
    Kaskcim.com - Dünya Markası Kasklar
    Kuba Motor

    -Bu başlık altında neler var kısaca;
    ---------------------------------------------
    26 şubat 2006=ÖSS'de WC devrimi!... Eklendi..3.sayfada
    25 şubat 2006=İngiltere’de ilginç olay.. İkiz kız kardeşlerin biri siyah biri beyaz !!... Eklendi..3.sayfada
    24 şubat 2006=Böbrek taşını 25 bin dolara sattı!... Eklendi..3.sayfada
    23 şubat 2006=Duvar Yazıları... Eklendi..3.sayfada
    22 şubat 2006=Dizilerdeki Hatalar... Eklendi..3.sayfada
    21 şubat 2006=Türk İcatları... Eklendi..3.sayfada
    20 şubat 2006=Meftaların Son Sözleri... Eklendi..3.sayfada
    19 şubat 2006=Delikanlı Adamın İnternet Lugatı... Eklendi..3.sayfada
    18 şubat 2006=Gereksiz Bilgiler... Eklendi..3.sayfada
    17 şubat 2006=Atasözlerinde ki Tezat Durumlar.. Eklendi..3.sayfada
    16 şubat 2006=Sarışınlar... Eklendi..2.sayfada
    14 şubat 2006=Reha Muhtar klasikleri ve Azerilerin Maç yayını... Eklendi..2.sayfada
    13 şubat 2006=Komik Haberler Serisi... Eklendi..2.sayfada
    12 şubat 2006=Organları arasında asimetri olanlar daha saldırgan... Eklendi..2.sayfada
    11 şubat 2006=ŞEBNEM SCHAFFER KAPAĞI İLE KAYBEDEN TEMPO VE HAFTALIK MELİSSA P. KAPAĞI İLE KAZANDI... Eklendi..2.sayfada
    10 şubat 2006=İkiz Kulelerdeki Türkler... Eklendi..2.sayfada
    09 şubat 2006=Ferrari Ferrari olalı böyle olay görmedi! Eklendi..2.sayfada
    08 şubat 2006=Japon kadınların "erkek" feryadı. Eklendi..2.sayfada
    07 şubat 2006=Duvarı delip hamile bıraktı... Eklendi..2.sayfada
    06 şubat 2006=Karısının mezar taşına 'Hain Avrat', oğlununkine ise 'Zalim Evlat' yazdırdı! Eklendi..2.sayfada
    ---------------------------------------------

    *Satılık Moto ve Oto ilanları (Garip)
    *Böyle şeyler yalnız Amerika'da olur...
    *CEVABINI BİLEN VAR MI?
    *VE GARİP İLANLAR
    *İlginç benzerlikler
    *Garip ama gerçek bilgiler
    *Çeşitli konulardaki ilginç bilgilerin bir bölümü şöyle:
    *Salaklığın tarihi 1
    *KELEPÇENİN ANAHTARINI BULAMADI
    *"GİTMEYEN" ARABA
    *İNADI YÜZÜNDEN ZATÜRRE OLDU
    *ÜNLÜLERİN SALAKÇA LAFLARI
    *18.5 MİLYON DOLARLIK İMLA HATASI
    *SALAK GELENEKLER
    *"@" ne demek?
    *Bu kadar da tesadüf olmaz...
    *Türkler'i nasıl tanırsınız?
    *Tepki çeşitleri
    *uyku sersemi yapılan salaklıklar ))))
    *Bazı olaylar vardır ki aklı selim hiçbir insanın yapmayacağı cinsten... İşte sizi hem güldürecek hem ağlatacak cinsten normal yurdum insanından kesitler...
    *Param yok diye dert etme, Kendini harca!
    *TÜRK YALANLARI
    *Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan çocuklar
    *Tsunami faciasında yaşanan gariplikler
    *Eski Mısırlılar’da Gebelik Testi
    *Başkent'teki 'trafik anketi'nde gariplikler. Belediye çalışanlşarı ve aileleri otobüslerle anket yapmaya getiriliyor. Çocuklar da ankete katılıyor.
    *Dev şirketleri alıyorlar ama ev alamıyorlar!
    *Kızıltepe'de mızrak çuvala sığmıyor!
    *DOSYALARI KAYBETMEK SUÇ DEĞİLMİŞ
    *Mutlak takdir yetkisi diye bir kavram yok’
    *TEMBEL KOCAYA BOŞANMA CEZASI
    *Deprem davasında müteahhide 2 yıl hapis
    *Eşinin tecavüzüne yardım eden kadına 17.5 yıl hapis
    *Cezaevlerinin yeni yüzü
    *Yeni yılda yeni bir hayat
    *Eşe tecavüz ağır suç
    *Hamile eşi terke ceza
    *Özel ajanlar geliyor
    *İşte dünyaca meşhur salaklıklar
    *kucukken yapılan salaklıklar
    *Salaklığın Tarihi...
    haberler:
    *Azerice Bir İtiraf Çok Güzel
    *Aile Cep Mesajları
    *Çocuk öldü kara geçtiniz
    *Tecavüzcü Kadın
    *Zapık PaPaZ'ın duası
    *3 Şili'li gencin eşek şakası
    *kamyon edebiyatı ile prezervatif tanıtımı
    *öldürmeyen Allah öldürmez
    *sevgilisine 50 m.mektup yazdı
    *‘İşe yaramıyor’ dedi ve kesip attı
    *ispiyoncu kuş
    *Kendisine tecavüz eden kişinin testislerini ısırdı
    *striptiz yapmayan eşini boşuyor
    *üstüne düştüğü kadın öldü
    *Okuldan Kampanya
    *Enteresam Durumlar
    *Hırsızlar Geri Getirdi
    *Köy'de Teklonoji
    *Akraba Evliliği
    *72'lik Selahattin bey öldü..?
    *Çocuk Yapmak
    *Trabzonda Şok
    *Ferrari Gürültü Çıkarmaz
    *Yılın Transferi
    *Yerli Olimpiyat



    ----------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=607369
    2002 VESPA ET 4
    Kasa Tipi Scooter
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Bej
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 150 cc
    Motor Gücü 125 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 1.507
    Donanım Seçenekleri :Ayaklık
    --------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=607330

    2006 MONDIAL 125 RT
    Kasa Tipi Scooter
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El Plakasız (yeni)
    Renk Gri-met.
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 125 cc
    Motor Gücü 1 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 0
    ---------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=607333

    2006 MONDIAL 150 KN
    Kasa Tipi Moped
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El Plakasız (yeni)
    Renk Kırmızı
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 150 cc
    Motor Gücü 1 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 0
    ----------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=607331

    2006 MONDIAL 125 KT
    Kasa Tipi Chopper/Cruiser
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El Plakasız (yeni)
    Renk Siyah
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 125 cc
    Motor Gücü 1 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 0
    ----------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=602692

    2004 YAMAHA YBR 125
    Kasa Tipi Moped
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Mavi-açık
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.200 cc
    Motor Gücü 30 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 2.200
    ---------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=604641

    2006 BISAN ROADSTAR
    Kasa Tipi Chopper/Cruiser
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El Plakasız (yeni)
    Renk Kırmızı
    Hasar Durumu Hasarlı
    Silindir Hacmi 250 cc
    Motor Gücü 14 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 2

    :::::::
    Donanım Seçenekleri :Ayaklık
    Diğer Donanım Seçenekleri
    BISAN MARKA MOTOSIKLET BAYISIYIZ HER HURLU BISANLAR MEVCUTTUR.
    --------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=603511

    2005 MONDIAL 125 KT
    Kasa Tipi Enduro/Touring
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El Plakasız (yeni)
    Renk Siyah
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 125 cc
    Motor Gücü 7 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 5

    -----------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=603152

    2006 BISAN Pasific 125
    Kasa Tipi Scooter
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El Plakasız (yeni)
    Renk Çelik Grisi
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 125 cc
    Motor Gücü 7 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Fiyat 18.000 YTL
    Aracın Km'si 2 Fiyat 18.000 YTL
    Diğer Donanım Seçenekleri
    bısan marka bayısı olup cesıtler memcuttur.ROASDSTAR 250 - SENATOR 150 -PASIFIC 125/150 - SHOPPY 50
    -SHALTER 125- RIVAL 125- MOTOCUB 110- VE DIGER HER HURLU CESITLERI VE BISIKLETLERI TEMIN EDILIR.

    -----------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=606622

    2003 SUZUKI DR 650SE
    Kasa Tipi Enduro/Touring
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Mavi-açık
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 650 cc
    Motor Gücü 650 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 9.500

    -bu motorun gücü bu kadar olabilirmi acaba.Bilen lütfen açıklayasın.
    -------------------------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=606543

    2005 HONDA CGL 125
    Kasa Tipi Diğer
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Kırmızı
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 125 cc
    Motor Gücü 125 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 4.000
    ------------------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=605880

    2005 KANUNI 250 C
    Kasa Tipi Atv
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Yeşil
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 2.000 cc
    Motor Gücü 11 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 1.000
    ----------------------------------
    http://www.motorcycle.com/mo/mcbmw/00f650gs.html
    Specifications

    Manufacturer: BMW
    Model: F 650 GS
    Engine: Single-cylinder, Water-cooled, 4-valve,
    DOHC, 4-stroke
    Bore x stroke: 100 x 83 mm
    Displacement: 652 cc
    Carburetion: EFI Bosch-BMW
    Transmission: 5-speed
    Claimed power: 50 hp at 6x.500 rpm
    Claimed torque: 43 ft-lbs at 5000 rpm (6 kgm at 5.000 rpm)
    Wheelbase: 58.3 in.i (479 mm) (58,6 in/1489mm for the Dakar)
    Rear Tire: 100/90 - 17 Tubeless Radial
    Front Tire: 130/80 - 19 Tubeless Radial (90/90 x 21 for the Dakar)
    Fuel Capacity: 4,57 gal. (17.3 L)
    Claimed Dry Weight: 388 lbs (176kg) (385.8 lbs/175kg for the Dakar)
    Color Schemes: Titan Blue, Red and Mandarin Yellow

    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...sid=6040762000 BMW F 650 GS
    Kasa Tipi Enduro/Touring
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Kırmızı
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 650 cc
    Motor Gücü 110 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 28.000
    Fiyat 9.500 EURO

    ------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=605670


    2006 MONDIAL 125 MT
    Kasa Tipi Scooter
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El Plakasız (yeni)
    Renk Mavi-açık
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 124 cc
    Motor Gücü 125 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 0


    Donanım Seçenekleri
    ABS
    Çanta
    Performans Egsozu
    Ayaklık

    Diğer Donanım Seçenekleri
    Ürün Özellikleri Motor Tek Silindir, 4 Zamanlı Silindir Hacmi 124 Silindir Çapı ve Strok 52.4 x 57.8

    Sıkıştırma Oranı 9.2:1 Maksimum Güç 7,5 PS / 7500 Maksimum Tork 7,5 NM / 4000 Soğutma

    ---------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=605662

    2006 MONDIAL 150 UT
    Kasa Tipi Scooter
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El Plakasız (yeni)
    Renk Kırmızı
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 144 cc
    Motor Gücü 150 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 0
    Donanım Seçenekleri
    Çanta
    Performans Egsozu
    Ayaklık
    Diğer Donanım Seçenekleri
    Motor Tek Silindir, 4 Zamanlı Silindir Hacmi 144,6 Silindir Çapı ve Strok 61 x 49.5 Sıkıştırma Oranı

    9.2:1 Maksimum Güç 11 HP / 8500 Maksimum Tork 10 NM / 8000 Soğutma Hava Soğutma Ça

    ---------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=603484

    2004 KANUNI Seyhan 125c
    Kasa Tipi Diğer
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Bordo
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 124 cc
    Motor Gücü 35 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 35.500
    ----------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=605683

    2006 MONDIAL 150 ZAT
    Kasa Tipi Scooter
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El Plakasız (yeni)
    Renk Kırmızı
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 149 cc
    Motor Gücü 150 BG Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 0
    Donanım Seçenekleri
    ABS
    Çanta
    Performans Egsozu
    Ayaklık

    Diğer Donanım Seçenekleri
    Ürün Özellikleri Motor Tek Silindir, 4 Zamanlı Silindir Hacmi 149,6 Silindir Çapı ve Strok 57.4 x 57.8

    Sıkıştırma Oranı 9.76:1 Maksimum Güç 10.5 HP / 7500 Maksimum Tork 9,5 NM / 6500 Soğ

    ---------------------------------
    http://www.bikez.com/motorcycles/suz...ewind_2001.php
    General information
    Model: Suzuki XF 650 Freewind
    Year: 2001
    Category: Enduro / offroad
    Rating: 68.8 out of 100. Show full rating and compare with other bikes
    Engine and transmission
    Displacement: 644.00 ccm (39.30 cubic inches)
    Engine type: Single cylinder
    Stroke: 4
    Power: 48.00 HP (35.0 kW)) @ 7000 RPM
    Torque: 52.00 Nm (5.3 kgf-m or 38.4 ft.lbs) @ 5500 RPM
    Bore x stroke: 100.0 x 82.0 mm (3.9 x 3.2 inches)
    Fuel system: Carburettor
    Valves per cylinder: 4
    Gearbox: 5-speed
    Transmission type
    final drive: Chain
    More details Consult a Suzuki repair manual.

    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=602983

    2001 SUZUKI XF 650 Freewind
    Kasa Tipi Enduro/Touring
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Yeşil-açık
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 650 cc
    Motor Gücü 150 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 20.000
    ------------------------------
    http://www.bikez.com/motorcycles/hon...sport_2001.php

    General information
    Model: Honda CBR 600 F Sport
    Year: 2001
    Category: Sport
    Rating: 76.3 out of 100. Show full rating and compare with other bikes
    Engine and transmission
    Displacement: 599.00 ccm (36.55 cubic inches)
    Engine type: In-line four
    Stroke: 4
    Power: 109.00 HP (79.6 kW)) @ 12500 RPM
    Torque: 65.00 Nm (6.6 kgf-m or 47.9 ft.lbs) @ 10500 RPM
    Bore x stroke: 67.0 x 42.5 mm (2.6 x 1.7 inches)
    Fuel system: Injection
    Valves per cylinder: 4
    Starter: Electric
    Cooling system: Liquid
    Gearbox: 6-speed
    Transmission type
    final drive: Chain
    More details Consult a Honda repair manual.


    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=605117
    2001 HONDA CBR 600 F Sport
    Kasa Tipi Race
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Kırmızı
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.581 cc
    Motor Gücü 110 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 3.450
    ------------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=605063

    2004 YAMAHA Majesty 400
    Kasa Tipi Scooter
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Lacivert
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 400 cc
    Motor Gücü 25 BG
    Yakıt Elektrik
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 9.000

    Diğer Bilgiler
    Garanti kapsamında
    Sahibinden
    Servis bakımlı
    Takaslanabilir
    Masrafsız
    ---------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=604932

    2005 MONDIAL 150 ZAT
    Kasa Tipi Scooter
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Mavi-koyu
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 150 cc
    Motor Gücü 40 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 5.800
    ------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=604921

    2004 KAWASAKI ZX-10R
    Kasa Tipi Race
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Yeşil
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.000 cc
    Motor Gücü 184 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 8.000

    Gerçekte 161.9 HP üretebiliyor.
    ------------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=604419

    2004 BMW K 1200 LT
    Kasa Tipi Diğer
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Mavi-met.
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.200 cc
    Motor Gücü 120 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 4.500
    Fiyat 20.000 EURO

    Diğer Donanım Seçenekleri
    Yüksek ön cam, Krom paket, CD Changer,El ve koltuk ısıtma
    -sadece otomatik pilotu eksik....
    --------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=604319

    1998 SUZUKI AN 400 Burgman
    Kasa Tipi Scooter
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Gri-met.
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 250 cc
    Motor Gücü 1 BG Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 30.000
    --------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=603521

    2005 HONDA Silver Wing
    Kasa Tipi Scooter
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Gümüş
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 600 cc
    Motor Gücü 80 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 4.000
    Fiyat 14.000 YTL
    İlgili Kişi ALDATMAZ 2.EL
    ----------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=603440

    1997 KINETIC Pride
    Kasa Tipi Scooter
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Beyaz
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 80 cc
    Motor Gücü 35 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 3.500
    --------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=603300

    2001 SYM Jet 100
    Kasa Tipi Scooter
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkiden fazla el değiştirmiş
    Renk Şeytan kırmızısı
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 100 cc
    Motor Gücü 0 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 0
    ---------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=603024

    2006 ARORA KS150_23
    Kasa Tipi Race
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El Plakasız (yeni)
    Renk Yeşil
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 150 cc
    Motor Gücü 14 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 0
    Diğer Donanım Seçenekleri
    VADE İÇİN: KİMLİK FOTOKOPİSİ MAAŞLI ÇALIŞAN İÇİN:MAAŞ BODROSU VE ÇALIŞTIĞI FİRMANIN İMZA SÜRKİSİ İŞVEREN
    İÇİN GEREKLİ BELGELER:1.KİMLİK 2VERGİ LEVHASI EMEKLİ İÇİN:KİMLİK FOTOKOPİSİ EMEKLİ MAAŞ C
    Diğer Bilgiler

    Garanti kapsamında
    Takaslanabilir
    Vade olur

    ----------------------------------
    Şimdi sıra otomobillerde:
    ----------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=585482

    2000 MITSUBISHI Canter
    Kasa Tipi Kamyon
    Kullanım Şirket arabası
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Kırmızı
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 3.500 cc
    Motor Gücü 135 BG
    Yakıt Dizel
    Vites Düz
    Aracın Km'si 125.000
    Fiyat 25 YTL

    ---------------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=598711

    1987 MERCEDES 200
    Kasa Tipi Sedan
    Kullanım Şirket arabası
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Siyah
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 2.000 cc
    Motor Gücü 118 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 125
    Fiyat 10 YTL
    İhtiyaçtan (acil) satılık
    Masrafsız
    Sahibinden


    ---------------------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=599308

    2005 FERRARI F 430
    Kasa Tipi Coupe
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Kırmızı
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 4.300 cc
    Motor Gücü 500 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 500
    Fiyat EURO
    -------------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=603307

    1997 OPEL Corsa GSI
    Kasa Tipi Hatchback 3 kapı
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Beyaz
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.600 cc
    Motor Gücü 100 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 145.000
    Fiyat YTL

    ------------------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=606737

    2004 HYUNDAI Getz
    Kasa Tipi Hatchback 5 kapı
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Siyah
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.341 cc
    Motor Gücü 85 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 0
    Fiyat YTL
    İlgili Kişi Müge SÖNMEZ

    ----------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=607079

    2004 MINI Cooper
    Kasa Tipi Hatchback 3 kapı
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Kırmızı
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.600 cc
    Motor Gücü 115 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Tiptronik
    Aracın Km'si 37.000
    Fiyat 1 EURO
    Diğer Donanım Seçenekleri
    UYGUN BANKA KREDİLERİ VEDE DEGERİNDE TAKAS İMKANI
    Diğer Bilgiler

    Masrafsız
    Takaslanabilir
    Vade olur

    ---------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=602974

    2004 RENAULT Master Van
    Kasa Tipi Panelvan
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Beyaz
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 2.800 cc
    Motor Gücü 89 BG
    Yakıt Dizel
    Vites Düz
    Aracın Km'si 98.000
    Fiyat 23 YTL

    ---------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=584969

    2000 HYUNDAI H 100 Açık Kasa
    Kasa Tipi Kamyonet
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Beyaz
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 2.500 cc
    Motor Gücü 990 BG
    Yakıt Dizel
    Vites Düz
    Aracın Km'si 130.000
    --------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=607291

    2000 OPEL Astra CD
    Kasa Tipi Hatchback 5 kapı
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Siyah
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.600 cc
    Motor Gücü 600 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 98.000

    Donanım Seçenekleri
    Modifiye edilmiş
    ---------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=606918

    2005 FERRARI F 430
    Kasa Tipi Coupe
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Kırmızı
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 4.300 cc
    Motor Gücü 500 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 10.000
    Fiyat 290.000 EURO
    Diğer Donanım Seçenekleri
    F1 ŞANZUMAN UYGUN BANKA KREDİLERİ VEDE DEGERİNDE TAKAS İMKANI
    Diğer Bilgiler
    Masrafsız
    Takaslanabilir
    Vade olur
    -Sizce bu para babasını ne ile takas edebilirsiniz...
    -----------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=521661

    2002 CHEVROLET Express Van
    Kasa Tipi Minibüs
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Siyah
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 5.600 cc
    Motor Gücü 400 BG
    Diğer Donanım Seçenekleri
    vip donanımlı full+full
    --------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=606725

    1991 FIAT Kartal Kasa Tipi Station vagon
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkiden fazla el değiştirmiş
    Renk Beyaz
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 3.000 cc
    Motor Gücü 999 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 70.000
    İhtiyaçtan (acil) satılık
    Donanım Seçenekleri
    Alaşım jant
    Merkezi kilit
    Alarm
    -Bu kartal değişik bir kartal Tofaşın değil.Direkt Fiatın (italyan sayılır-ama müslüman)
    ------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=606705

    2005 RENAULT Clio Symbol 16 V
    Kasa Tipi Sedan
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Çelik Grisi
    Hasar Durumu Az Hasarlı
    Silindir Hacmi 1.400 cc
    Motor Gücü 888 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 9.000
    -------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=606495

    2000 HYUNDAI H 100
    Kasa Tipi Minibüs
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Beyaz
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 2.500 cc
    Motor Gücü 950 BG
    Yakıt Dizel
    Vites Düz
    Aracın Km'si 105.000
    ------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=506520
    1991 JAGUAR Daimler

    Donanım Seçenekleri
    Yol bilgisayarı (eşya gözünde bir adet dünya haritası mevcut..şaka şaka.
    91 model arabada yol bilgisayarı olması şaşırttı beni..ama olabilirde.Resimlerde öyle bir şey ama.)
    ------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=606415

    1997 OPEL Astra GLS
    Kasa Tipi Hatchback 5 kapı
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Beyaz
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.600 cc
    Motor Gücü 999 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 90
    ----------------------------
    2004 AUDI RS 6 Avant
    Kasa Tipi Station vagon
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Siyah
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 4.198 cc
    Motor Gücü 541 BG (hayır 480 hp)
    Yakıt Benzin
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 20.000
    -----------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=604551

    2000 PEUGEOT 206 LOOK
    Kasa Tipi Station vagon
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Gri-met.
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 15.600 cc
    Motor Gücü 500 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 0
    ----------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=604503

    2005 RENAULT Clio Symbol
    Kasa Tipi Sedan
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Beyaz
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.500 cc
    Motor Gücü 650 BG (65 yazacakmış eli titremiş 650 olmuş)
    Yakıt Dizel
    Vites Düz
    Aracın Km'si 8.000
    ------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=604302

    2004 FIAT Albea Multijet
    Kasa Tipi Sedan
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Beyaz
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.300 cc
    Motor Gücü 666 BG
    Yakıt Dizel
    Vites Düz
    Aracın Km'si 72.000
    ---------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=546601

    2006 BMW M5 bir araba satıyorsunuz koydugu fotoya bakın...
    ----------------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=601416

    2004 NISSAN Almera Tekna
    Kasa Tipi Hatchback 5 kapı
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Lacivert
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.500 cc
    Motor Gücü 998 BG (98 yazacakmış eli titremiş)Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 31.200
    ---------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=601270

    2004 MITSUBISHI L 200 Magnum
    Kasa Tipi Cip
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Yeşil
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 999 cc
    Motor Gücü 999 BG
    Yakıt Dizel
    Vites Düz
    Aracın Km'si 80.000
    Fiyat 34.500 YTL
    İlgili Kişi ULUGÖL OTOMOTİV

    Diğer Donanım Seçenekleri
    İMMOBİLİZER

    -----------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=600914

    1998 FORD Escort CL
    Kasa Tipi Sedan
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Gümüş
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.600 cc
    Motor Gücü 500 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 165.000
    Fiyat 7.000 YTL
    İlgili Kişi hulya usta
    (bayan eli değdiği belli.Tam 500 bgi nasıl tutturabilirki...)
    -----------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=596306

    1992 TOYOTA Corolla
    Kasa Tipi Sedan
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Kırmızı
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.600 cc
    Motor Gücü 500 BG
    Yakıt LPG
    Vites Otomatik
    Aracın Km'si 140.000
    ----------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=598062

    1998 MERCEDES Sprinter Minibüs 312
    Kasa Tipi Minibüs
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Beyaz
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 30.000 cc
    Motor Gücü 999 BG
    Yakıt Dizel
    Vites Düz
    Aracın Km'si 0
    Fiyat 33.000 YTL
    ----------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=581679

    2005 FIAT Palio Van
    Kasa Tipi Panelvan
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Beyaz
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 12.000 cc (1 sıfır ve 1 nokta fazla koymuş)
    Motor Gücü 960 BG (9 yanlışlıkla yazılmış)
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 45.000
    --------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=583400

    1996 RENAULT 19 Europa
    Kasa Tipi Hatchback 5 kapı
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İkinci sahibi
    Renk Beyaz
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 1.397 cc
    Motor Gücü 930 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Düz
    Aracın Km'si 84.000
    Fiyat 9.700 YTL
    İlgili Kişi HATICE ASLAN
    --------------------------
    http://arabam.milliyet.com.tr/ikinci...spx?sid=577841

    2005 INFINITI Infiniti FX-35
    Kasa Tipi Cip
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    Renk Gri-met.
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 3.498 cc
    Motor Gücü 999 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Tiptronik
    Aracın Km'si 10.000
    Fiyat 98.000 $
    ------------------------
    2006 PORSCHE 997 carrera 4S
    Kasa Tipi Coupe
    Kullanım Yeni (sıfır)
    Kaçıncı El Plakasız (yeni)
    Renk Siyah
    Hasar Durumu Hasarsız
    Silindir Hacmi 3.800 cc
    Motor Gücü 340 BG
    Yakıt Benzin
    Vites Tiptronik
    Aracın Km'si 0
    -porschenin 997 model kodlu dütü varmı.911 olmasın sakın...
    -----------------------
    -Çoğu galeri olmak üzere nasıl bunları yazıyorlar ilginç.Site yenilenmeden önce 1100 Bg gücünde reno toros araba satılıyordu.Herhalde satılmıştır. 2 kere verdiğiniz ilanlar saçam sapan biraz kontrol edin diye mesaj gönderdim. (çünkü sitenin ana sayfasında inanmadığınız ilanları bize bildirin diye bir başlık var dı ama mail adresi yoktu.Bir şekilde gazetenin ilgili mailine göndermiştim.ama sonuç nafile..)Alıcı çıkıyor demek...
    ----------------------
    -Siz alıcı olsaydınız hangisini alırdınız?
    Otomot.NET Kurucusu - Tamindir.com Çalışanı - Siyahinazuma.com sahibi


    AVM Forum
    Motosikletciyiz.com Outdoor & Motosiklet & Motor Aksesuarları
    Motomax
  2. #2
    just_life - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    20 Haziran 2005
    Şehir
    Ankara
    Motosikleti
    Fazer
    Süper ya daha ilk baktıgım motora bittim ben.
    Kullanım İkinci el
    Kaçıncı El İlk sahibi
    \'\'Sadece ileri gitme riskini alanlar, ne kadar ileri gidebileceğini öğrenir\'\'

  3. #3
    heytbecom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    16 Eylül 2005
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    Suzuki Inazuma
    ben onu görememişim.Hemen kırmızı yaptım...O kadar çoklarki bir de sadece bir sitenin tüm veritabanını taradım diğerlerinide tararsak neler çıkar neler...
    Otomot.NET Kurucusu - Tamindir.com Çalışanı - Siyahinazuma.com sahibi

  4. #4

    Üyelik
    25 Eylül 2005
    Şehir
    Aydın
    Motosikleti
    '12 CBF 150
    güselmiş
    Uzaklarda bir güneş doğuyor!..

  5. #5
    rider89 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    03 Haziran 2005
    Şehir
    Evimm
    Motosikleti
    Hussar125
    Evet güzel..Çoook hata var böyle...Gazetelerde daha çoook
    0 Rh (+)
    06 - 09

  6. #6
    heytbecom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    16 Eylül 2005
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    Suzuki Inazuma

    Amerikalılar.....

    Böyle şeyler yalnız Amerika'da olur...
    Gariplikler ülkesi Amerika'da yapılan saptamalar, aşağıdaki olayların sadece bu ülkede gerçekleşebileceğini ortaya koyuyor.


    Örneğin, -Sadece Amerika'da ısmarladığınız pizza, çağırdığınız ambulanstan daha çabuk evinize varır.

    -Sağlıklı kişiler sigaralarını ''drugstore'' denilen dükkanların girişindeki kasalardan kolaylıkla alırken, hasta ve yaşlılar, reçetelerini yaptırmak için dükkanın ta en dibindeki eczaneye kadar yürümek zorunda bırakılırlar.

    -Aşırı şişman kişiler çift çizburger, büyük boy patates kızartması ve bir büyük ''diyet'' kola ısmarlarlar.

    -Bankalar tüm kapılarını ardına kadar açtıktan sonra müşterilerin imza atmakta kullandıkları kalemleri zincirle bağlar.

    -Sadece Amerikalılar beş para etmez lüzumsuz eşyalarını garaja doldurup, binlerce dolarlık arabalarını yol kenarına park ederler.

    -Amerikalılar, telefon eden kişinin kim olduğunu anlamak için telesekreter kullanırken, konuşma sırasında arayan kişileri kaçırmamak için ''call waiting'' denilen iki hattı birden kullanma yöntemine başvururlar.

    CEVABINI BİLEN VAR MI?
    -Neden güneş saçlarımızın rengini açar da cildimizi esmerleştirir?

    -Geleceği gördüklerini öne süren falcıların lotoyu tutturdukları neden hiç görülmemiştir?

    -Neden ''Windows'' programını durdurmak için ''Başlat-Start'' tuşuna basmamız gerekiyor?

    -Neden hazır limon suyunun içine suni koku konur da, limonlu bulaşık deterjanlarında gerçek limon kullanılır?

    -''Lezzetlendirilmiş'' köpek mamalarını kim lezzet testinden geçiriyor?

    -İdam mahkumlarının infazında kullanılan zehirli şırıngaların iğneleri neden sterilize edilir?

    -Uçak düşse bile zarar görmeyen kara kutuları hepimiz biliriz. Peki neden uçakların tamamını bu maddeden yapmazlar?

    VE GARİP İLANLAR

    -Amerika'da satılan ''Fritos'' marka patates cipsi paketlerinin üzerinde şöyle bir ilan vardır: ''Siz de kazanabilirsiniz. Satın almak mecburiyeti yoktur. Ayrıntı paketin içindedir.''

    -''Dial'' marka sabunların üzerinde ''Lütfen normal sabun gibi kullanınız'' yazısı vardır.

    -''Swanson'' marka dondurulmuş hazır yemeklerin üzerindeki yazıdan: ''Tüketmeden önce buzların çözülmesi tavsiye olunur.''

    -''Tesco'' marka tiramisu tatlı paketinin alt tarafındaki yazı: ''Lütfen paketi baş aşağı etmeyiniz.'' -''Marks & Spencer'in sattığı pudinglerin üzerinde, ''Bu ürün ısıtılınca sıcak olur'' yazar.

    -''Rowenta'' ütülerinin üzerinde, ''Elbiseleri üzerinizdeyken ütülemeyiniz'' yazar.

    -5 yaşından küçük çocuklar için satılan öksürük şurubunun üzerindeki uyarı: ''Bu ilacı içtikten sonra araç kullanmayınız.''

    -''Nytol'' marka uyku ilacında ''Dikkat: Bu ilaç uyku verebilir'' yazar.

    -Noel ağaçlarını ışıklandırmada kullanılan küçük ampullerin üzerinde şöyle bir yazı vardır: ''Sadece ev içinde ve dışında kullanılır.''

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    İlginç benzerlikler

    Abraham Lincoln 1860 yılında ABD Başkanı oldu.

    John F. Kennedy 1960 yılında ABD Başkanı seçildi.

    Lincoln ve Kennedy isimlerinin ikisi de 7 harften oluşuyor.

    İkisi de Beyaz Saray'da yaşarken birer evlatlarını kaybettiler.

    İki Başkan da bir Cuma günü suikasta kurban gitti.

    İki Başkan da kafasından vurularak öldürüldü.

    Lincoln'un sekreterinin adı Kennedy'ydi.

    Kennedy'nin sekreterinin adı ise Lincoln'du.

    İkisi de birer Güneyli tarafından vuruldular.

    İkisinin ölümünden sonra da yerlerine bir Güneyli başkan atandı.

    Her ikisinden sonra başkan atanan kişinin adı Johnson'du.

    Lincoln'den sonra başkan olan Andrew Johnson 1808 doğumluydu.

    Kennedy'den sonra başkan olan Lyndon Johnson 1908tarihinde doğmuştu.

    Lincoln'u vuran John Wilkes Booth 1839 yılında doğmuştu.

    Kennedy'yi vuran Lee Harvey Oswald ise 1939 yılında dünyaya gelmişti.

    Her iki katilin de üç isimden oluşan 15 harfli adı vardı.

    Suikasttan sonra Booth, tiyatro salonundan kaçmış ve bir depoda yakalanmıştı.

    Oswald ise depodan kaçmış ve bir sinema salonunda yakalanmıştı.

    Hem Booth hem de Oswald mahkemelerinden önce vuruldular.
    ________________

    * İnternetten

    Garip ama gerçek bilgiler

    Son aylarda sayıları gittikçe artan ''garip ama gerçek'' türünden bilgiler vererek merak uyandıran internet siteleri, doğruluğu çok fazla da bilinmeyen garip bilgilerle ilgi çekiyor.

    Çeşitli internet sitelerinden derlenen bilgilere göre, ''gereksiz'' olarak nitelendirilen internet bilgileri arasında en popüler olanlarını, hayvanlar aleminden verilen garip örnekler oluşturuyor.

    Sadece dişi sivrisineğin ısırabildiği, kedilerin beyninde 32 adet kas bulunduğu, bukalemunların dillerinin vücutlarından iki kat daha uzun olduğu gibi merak uyandıran metinlere yer verilen sitelerde şu tür bilgiler sıralanıyor:

    Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.

    Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.

    Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.

    Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler.

    Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır.

    Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler.

    Timsahlar renk körüdür.

    Bu tür bilgilerin yanı sıra insanların günlük yaşamına ilişkin tuhaf veriler de ilgi çekiyor.

    Bir erkeğin, hayatının ortalama 3 bin 350 saatini tıraş olmak için harcadığı, ABD'de 20 ile 29 yaşları arasındaki zenci erkeklerin üçte birinin hapiste ya da gözaltında tutulduğu ve evlenenlerin yarısının boşandığı gibi ''gereksiz'' olarak nitelendiren bilgiler günlük yaşamda sohbetlerin en popüler konuları arasında yer alıyor.

    Çeşitli konulardaki ilginç bilgilerin bir bölümü şöyle:

    Bir kilo limonda, bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.

    Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.

    Salatalığın yüzde 96'sı sudur.

    Yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadır.

    Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.

    Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.

    Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretmez.

    Kıta isimlerinin hepsi A harfiyle başlar ve A harfiyle biter.

    İnsan elinde en yavaş uzayan tırnak baş parmakta ve en hızlı uzayan ise orta parmakta bulunmaktadır.

    Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunuyor.

    Venüs, saat yönünde dönen tek gezegendir.

    Eyfel Kulesi'nin tepesine kadar 1792 basamak vardır.

    Rodin'in ünlü ''Düşünen Adam'' heykeli aslında İtalyan şair Dante'nin portresidir.

    Marilyn Monroe'nun altı adet ayak parmağı vardı''

    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Salaklığın tarihi

    Ortalama bir insanın 120 IQ'ya sahip olduğu bir dünyada, üzerinde ismi yazılı şapkasıyla soygun yapan bir inşaat işçisinin durumunu nasıl açıklarsınız: Salaklık...

    Bob Fenster'in kaleme aldığı ve Aykırı Yayınları'ndan piyasaya çıkan kitapta, "Salaklığın Tarihi" anlatılıyor.

    "Ünlü insanların hayatından salak anılar", "Salakça kehanetler", "Salakça icatlar", "Önlenebilir salaklıklar" gibi bölümlerin yer aldığı kitapta, insanların akılsızca attıkları bir adımın bile hayatlarına mal olabileceği dile getiriliyor.

    Salaklık örnekleriyle dolu kitapta, Fransa'da gömleğindeki lekeyi çıkarmak için çamaşır makinesine bir bardak da benzin koyan adamın evini havaya uçurmasından, soygunlarında golf eldiveni kullandığı için parmak izlerinden yakayı ele veren komik hırsıza kadar pek çok ilginç örnek yer alıyor.

    Kitaptaki, örneklerden bazıları şöyle:

    -1964'de Pepsi'nin reklam ajansının "Canlanın, siz Pepsi kuşağındansınız" sloganı, tercümanların beceriksizliği yüzünden Almanca'ya, "Mezarınızdan diri olarak çıkın"a, Çince'ye ise "Pepsi atalarınızı mezarlarından çıkarır" olarak çevrilmişti.

    -Bir inşaat işçisi Arkansas'taki bir marketi soyduktan kısa süre sonra yakalandı. Çünkü adam soygun sırasında önünde ismi yazan bir şapka takmıştı.

    KELEPÇENİN ANAHTARINI BULAMADI

    -Arizonalı bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtarı bulamadı. Kendisini kurtarmak için çilingir çağırmak yerine polisi arayınca başı belaya girdi. Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemiş bir kefalet borcu bulunduğunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler.

    -Bir banka soyguncusu Florida'da bir veznedara şartlı tahliye kartının arkasına yazdığı soygun notunu verince yakalandı.

    - Florida'da bir başka soyguncu ise parmak izlerinden yakalanınca şaşırdı. Çünkü her soygunda eldiven giymeye özen göstermişti, fakat yarım parmaklı golf eldiveni kullanıyordu.

    -Ünlü İngiliz avukat F.E. Smith, bir otobüs kazasında kolu yaralandığı için dava açan ve kolunu sadece omuz mesafesine kadar kaldırabildiğini belirten bir dolandırıcıya, "Kazadan önce kolunu ne kadar yükseğe kaldırabildiğini" sordu. Adam kolunu başının üzerine doğru kaldırarak gösterince, davayı Smith kazandı.

    "GİTMEYEN" ARABA

    -Gillette şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya başladığında yüzlerce erkek onlardan aldı. Sonra da bu jiletlerin sakallarını kesmediğini söyleyerek onları çöpe attılar. Gillette yetkilileri, mutsuz müşterilerin tıraş olmadan önce jiletin sarıldığı kağıdı çıkarmadıklarını fark ettiler.

    - Chevrolet, yeni model arabası için "Nova" ismini buldu ama sonra arabayı Latin Amerika'da satamayacakları anlaşıldı. Çünkü "Nova", İspanyolca'da "gitmez" anlamına geliyordu.

    -1897'de bir matador, boğayla bir bisiklete binerek güreşmek istedi. Bundan hiç etkilenmeyen boğa, adamı bisikletiyle birlikte duvara fırlattı.

    İNADI YÜZÜNDEN ZATÜRRE OLDU

    -1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules Noel'in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı. Çünkü atışı izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasını izlemek için arkalarını dönmüşlerdi.

    -1840'da ABD başkanlığına seçilen William Henry Harrison, çok soğuk bir günde Washington'da açık havada düzenlenen göreve başlama töreninde şapka ve palto giymeyi reddederek yaptığı uzun konuşma sonucu zatürre oldu. Yeni başkan sadece bir ay görev yaptıktan sonra öldü.

    -Meksika'daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetine mezarlığın sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istediğini ısrarla ekletmeye çalıştı.

    ÜNLÜLERİN SALAKÇA LAFLARI

    Sinema yıldızı Brooke Shields, sigara hakkında görüşlerini açıklarken, ''Sigara içmek öldürür. Öldüğünüzde hayatınızın önemli bir bölümünü kaybedersiniz'' dedi.

    George Orwell'in ünlü romanı "Hayvan Çiftliği"ni geri çeviren kitap editörü, "Amerika'da hayvan hikayeleri satmak imkansızdır" dedi.

    Ünlü kemancı Zubin Mehta, "Bence bir orkestrada kadınlar olmamalı. Erkekleşiyorlar. Erkekler onlara eşit davranıyor. Bence bu çok korkunç bir şey" dedi.

    Washington D.C. Valisi Marion Barry şehri ile övünürken, "Cinayetler dışında en düşük suç oranına sahibiz" demişti.

    18.5 MİLYON DOLARLIK İMLA HATASI

    -1962'de Marine 1 adlı füze, rotayı belirleyen bilgisayar programında bir - işaretinin yanlış yere konulması yüzünden rotasından çıkınca dünyaya çarpmaması için havaya uçuruldu. Bu operasyon 18,5 milyon dolara mal oldu.

    -1971'de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilim adamları, büyük bir yağmur fırtınası efekti yaratmak için bir tepeyi yangın hortumlarıyla adam akıllı suladılar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydana gelen heyelanda, dört bilim adamıyla 11 izleyici hayatını kaybetti.

    -Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmelerini sağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağır ve içinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayınlarla havaya uçmadan önce pusuya yatan düşman askerleri tarafından vuruluyorlardı.

    -16. yüzyılda bir müzisyen kedi orgunu icat etti. Kediler rezonanslı bir kutuya konuyor, kuyrukları ise kutunun altındaki deliklerden dışarıya çıkarılıyordu. Sonra müzisyen kuyrukları çekerek orgu çalıyordu.

    -Alman besteci Richard Wagner ne zaman Felix Mendelssohn'un bir eserini yönetse eldiven giyerdi. Müzik bittiğinde de eldivenleri atardı. Çünkü Mendelssohn yahudiydi.

    -Clinton-Levinsky skandalından sonra Avustralya'nın Sidney kentindeki Madam Tussaud balmumu müzesinin yetkilileri Clinton'un balmumu heykeli yüzünden zor anlar yaşadılar. Ziyaretçiler şaka olsun diye Clinton'un balmumu heykelinin pantolonunun fermuarını açıp duruyorlardı. Müze yetkilileri sonunda fermuarı mühürleyerek kapatmak zorunda kaldılar.

    -1985'de New Orleanslı cankurtaranlar o yıl şehrin havuzlarında kimsenin boğulmamasını kutlamak için bir parti verdiler. Partide konuklardan biri boğuldu.

    -1975'de İngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programı izlerken erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü. Eşi, cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak, kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için teşekkür etti.

    -Ünlü oyun yazarı Tennessee Williams, 71 yaşında burun spreyi sıkmak için başını arkaya yatırdığında, ağzına düşen sprey kapağı boğazına takılınca boğularak öldü.

    -1983'de mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San Diegolu bir kadın polislere eğer onu bırakmazlarsa morarana kadar nefesini tutacağını söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten ölünceye kadar nefesini tuttu.

    SALAK GELENEKLER

    -Viktorya İngiltere'sinde, kütüphane kurallarına göre kadınlarla erkeklerin yazdığı kitaplar, kişiler evli olmadığı sürece aynı rafta yan yana bulunamazdı.

    -12. yüzyılda Avrupalılar kuşları ağaçların doğurduğuna inanıyordu.

    -Binlerce yıl kuyruklu yıldızların, insanların günahlarının sıkıştırılmış hali olduğuna inanıldı.

    -17.yüzyıl Avrupası'nda hapşırmak, iyi bir aileden gelmenin ve iyi yetiştirilmiş olmanın bir işareti olarak kabul edilirdi. Bu yüzden üst sınıflar enfiye çekmeye başladı.

    -1600'lerde Fransa'da idam edilen katillerin kalıntılarının şans getirdiğine inanılırdı. Yanan veya kafası kesilen insanlardan kalanları didiklemek için kalabalıklar toplanırdı.

    -16. yüzyıl Paris'inde popüler aktivitelerden biri, yazın ortasına denk gelen günde torbalar dolusu kedi yakmaktı.

    -Bazı Afrika kabilelerinde öpüşmek insan yeme tehdidi olarak algılanırdı. Çünkü öpüşme eylemi insanlara, yılanların kurbanlarını yemeden önce yalamalarını hatırlatırdı
    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    "@" ne demek?
    Şaraptan Bilgisayara İnternetin sembolü haline gelen "@" işaretinin hikayesini hiç merak ettiniz mi?

    Sapienza Üniversitesi profesörlerinden Giorgio Stabile'nin açıklamasına göre internetin sembolü "@" işareti 1536 yılında Latin Amerika'dan İtalya'ya mal taşıyan Floransalı tacirlerin oldukça sık kullandığı bir işaret.

    Yaklaşık 500 yıl önce şarap ve tahılda ölçü birimi olan "amphora" nın sembolü olarak kullanılan "@" işareti uzak mesafeler arası ticareti belirtmek için de kullanılıyordu.

    İnternet'in günümüzde dünyanın en uzak mesafelerini birbirine bağlayabilme gücünün olduğu göz önüne alınacak olursa bu sembolün 500 yıldır anlamını kaybetmediği de ortaya çıkıyor.

    ________________

    * İnternetten

    Bu kadar da tesadüf olmaz...

    Londra Üniversitesi uzmanları ve ünlü İngiliz tarihçiler, geçtiğimiz 2 yüzyıl içinde insanları 'birbirine yakınlaştıran' tesadüfleri sıraladı:

    İlk tesadüf hikayesi ünlü aktör Anthony Hopkins'ten... Hopkins, George Feifer adlı yazarın "Petrovka'li Kız" adlı kitabını bulamıyordu. Yazara telefon ederek kıtabı istedi. Yazar kitabı 2 hafta sonra Londra'ya getireceğini söyledi. Evden çıkan Hopkins, metroya bindi. Aradığı kitabın yandaki koltukta unutulduğunu gördü. 2 hafta sonra yazarla buluşan Hopkins, metrodaki kitabın, yazardan çalınan özel sayılı ilk baskı olduğunu öğrendi.

    Yer Amerika'nın California eyaleti. Richard Bensinger adlı emekli demiryolu işçisi, 1957'de Eureka kasabasındaki köprüde yürürken fenalaşıp öldü. 2 yıl sonra oğlu Hiram, aynı köprüde başına bir kalas isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. 6 yıl sonra Hiram'in oğlu David de aynı köprüde araba kazasına kurban gitti.

    Ingiltere'nin Bristol limanı açıklarında 5 Aralık 1668'de bir şilep battı. Yalnızca Hugh Williams adlı bir yolcu kurtuldu. 1784'de aynı bölgede yeni bir kaza oldu. 60 denizci arasında yalnızca ikinci kaptan Hugh Williams kurtuldu. 1952'de aynı yerde üçüncü bir şilep battı. Kurtulan tek yolcunun adı Hugh Williams'tı.

    Güney Afrika Cumhuriyeti'nde Cape Town Ticaret Odası’nın yıllık kongresi’de, İşadamı Daniel de Toit konuşmasını şöyle bitirdi:

    “Hayat beklenmedik bir zamanda beklenmedik şekilde sona erebilir... De Toit kürsüden inerken ağzına attığı şekerin boğazına kaçması sonucu öldü.

    James Langley, İngiltere'nin Eastbourne bölgesindeki evinden sokağa çıktı. Şemsiyesini almak için geri dönerken ayağı kaydı, başını yere çarptı ve öldü. Bir hafta sonra evden çıkan eşi Teresa, şemsiyesini almak için geri dönerken başını kapıya çarptı, beyin kanamasından öldü.

    ChrIstIna Veroni, 1991'de İtalya'nın Torino kentinde tramvay çarpması sonucu öldü. 4 yıl sonra babası Vittorio, aynı geçitte aynı sürücünün kullandığı aynı tramvayın çarpması sonucu öldü.

    Tesadüfler zincirinin en inanılmazı, 1981'de ABD'nin Boston kentinde meydana geldi. Randolp Matika, yyıldırım çarpması sonucu evinin önünde öldü. Adamın dul eşi yeniden evlendi. Damat Pepero düğün gecesi sigara içmek için balkona çıktı. Düşen yıldırım, damadın ölümüne neden oldu. Kadın sinir krizleri geçirdi. Tedavi için gittiği klinikte bir doktora aşık oldu ve evlendi. 1 hafta sonra hastasını ziyarete giden doktoru da yıldırım çarptı.

    1898'de gazeteci-yazar Morgan Robinson "Titan" adlı bir kitap yazdı. Kitapta büyük bir yolcu gemisi, okyanusta buzdağına çarpıyordu. 14 yıl sonra "Titanik" deniz faciasi meydana geldi.

    James Dean'in ölümüne neden olan otomobilinin hurdası birçok kişiye felaket saçtı. Hurdayı garaja götüren tamirci, araba bacağının üzerine düşünce sakat kaldı. Dean'in arabasının motorunu satın alan bir doktor araba kazasında öldü. Doktorun kardeşı de aynı motorun sergilendiği salonda çıkan yangında can verdi. Yıllar sonra motor ve kaporta yeniden sergilendi. İlk gece, araç bir seyircinin üzerine düştü. Seyirci ağır yaralandı.

    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Türkler'i nasıl tanırsınız?

    Tek abdestle beş vakit namaz kılmak için iki büklüm kıvranan kişi tabii ki Türk’tür.

    Desenlerini çok beğenerek aldığı yeni bir mobilyanın üstünü başka bir örtü örterek kullanan kişi Türk’tür.

    Çayı, çay tabağına döküp içen bir Türk değil midir?

    Geçirdiği bir trafik kazasından sonra kanlar içinde çıkıp, çarpılmış arabasına üzülen kişi Türk’tür.

    Tüp kaçırıyor mu, kaçırmıyor mu diye kibrit yakıp kontrol eden Türk’ten başkası olabilir mi?

    Yemekte eti bıçakla değil, çatalın yanıyla kesmeye çalışan bir kişi görürseniz gözlerinden öpün, o bir Türk’tür.

    Kırmızı ışıkta durduğunuz için size ancak bir Türk bağırabilir.

    Otoyolda, otomobilin gaz pedalına tuğla koyup, yorulmadan kullanma fikri bir Türk’ündür.

    Ancak bir Türk, Cola’yı çalkalayıp fışkırtarak asitsiz içmeyi akıl edebilir.

    Elektonik hesap makinesini, uzaktan kumandasını naylona sarmış, üzerine de ambalaj lastiği geçirmiş birini görürseniz hemen boynuna sarılın. Türk’tür o.

    On yıllık bir otomobilin koltuk ambalaj naylonlarını çıkarmadan kullanma becerisini ancak Türkler gösterebilir.
    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Tepki çeşitleri

    KLASİK TEPKİ: "Sıraya geç kardeşim"

    NEOKLASİK TEPKİ: "Şeker kardeşim sıraya geçiver"

    REALİST TEPKİ: "Sıra var"

    SÜRREALİST TEPKİ: "Sallandıracaksın bunlardan ikisini Kızılay'da bak bir daha yapabiliyorlar mı?"

    ROMANTİK TEPKİ: "Beyefendi galiba sırayı görmediniz"

    NATÜRALİST TEPKİ: "Sırana geç"

    MODERN TEPKİ: "Efendim insanımız eğitimsiz.Halbuki Avrupa’da..."

    POST-MODERN TEPKİ: "Sırana geç lan ayı!"

    UZLAŞIMCI TEPKİ: "Acelesi olmasa one geçmezdi; üzmeyin garibi"

    DEVRİMCİ TEPKİ: "Alt yapı sorunları çözülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek"

    KADERCİ TEPKİ: "iki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür"

    FELSEFECİ (septik-kuşkucu) TEPKİ: "Ön ve arka kavramları görecelidir. O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtigini zanneden, aslında arkaya geçmis olabilir"

    KANT'CI TEPKİ: "Efendim algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa, adam yok olur"

    KÖTÜMSER VAROLUŞCU TEPKİ: "Herkes bir gün ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adam da ölecek"

    İYİMSER VAROLUŞCU TEPKİ: "Sıkmayın canınızı, şu anın tadını çıkarmaya calışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor"

    HUMANİST TEPKİ: "İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince, aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz."

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    -devamı geliyor.....
    Otomot.NET Kurucusu - Tamindir.com Çalışanı - Siyahinazuma.com sahibi

  7. #7
    heytbecom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    16 Eylül 2005
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    Suzuki Inazuma
    uyku sersemi yapılan salaklıklar ))))

    tuvalte gidiyorum diye mutfaga girip salak salak etrafa bakıp ilginc ruya yorumları dusunmek


    gozlugu cikarmadan yuzu yıkamaya calısmak.

    kendine kahve yapmak icin kettlea su koyup, ocagi yakip, suyu isitmak icin kettlei yanan ocagin uzerine koymak.

    daha kalkmaya 3 saat varken banyoya girip daha sonra da giyinmek

    sabahın altı-yedisi gibi kalkılır.
    - birbuçuktaki finale çalışılmaya daha yeni başlanır.
    - afyon daha patlamamıştır, duş almaya karar verilir..
    - lastik malibu terliklerle esneye esneye duşa girilir..
    - bahsi geçen terliğin ıslandığında hayvanlar gibi kaydığı hatırlanmaz
    - sabunlamak için sağ bacak yerden kesildiğği anda..
    swiss,, gümm... (kafa önce duş armatürünü sıyırır ardından yere çarpar...)

    sonuç: alna onsekiz dikiş.. tüm sınavlardan rapor.. (ölümden döndüm lan!)

    traş kremiyle dişleri fırçalamak.

    uykudan uyanıp ta hala uykuda olduğum bir sabah alelacele taksiye atladığım ve işe vardığımda taksicinin benden bozuk bir milyon istemesi sonucu

    - yok maalesef ! diyeceğime

    -yok maşallah dediğim ve akabinde şöförü kırıp geçirdiğim en salak salaklıktır....akabinde bende uykudan uyanmışımdır....

    uyurken telefon çalınca, yerde olan telefon yerine terliği almak ve aloooooo demek, hatta telefon sesine gelen anneye terliği uzatmak ve yıllarca anne kişisi tarafından dalga geçilmek, her yerde anlatılmak...

    su şişesi yerine buzdolabındaki sirke şişesini kafaya dikmek.

    alelacele bi omlep yapıp servise yetiseyim derken yumurtaları cöpe kırıp kabuklarını tavaya atmak

    oturma odasının perdesini çekiştirip yatak odasına götürmek istemek, hatta bi de bunun son derece normal olduğunu sinirli bi şekilde savunmak.

    vapurda uyudugum bir sabah, beni nazikce uyandiran adami artik nedense babamin is arkadasi zannetmis ve "babis ne zaman gelecek, gordun mu babisi ?" seklinde anlamsiz bir soru sormustum.
    demek ruhum, idim libidom oyle bir sekilde allak bullak oluyo ki uyurken..... adama rezil olduguma mi uzuleyim, yoksa 19 yasinda babama hala 'babis' diye hitap etmeme mi yanayim?

    ayilmak icin kahve almaya gittigim bir sabah, adama eksik para verip *, adam kibarca * istediginde, maalesef diyip, kahveyi alip birde para ustu sormustum. adam saskin saskin suratima baktiginda anlam verememis, kahvenin dibine vardigimda durum kafama dank etmistir.

    sabah kalkip lensleri takmak icin aynanin karsisina gecip lens kabini yikayip kurulayip sonra da icinde lens aramak

    asetonla makyaj çıkarmaya çalışmak.*

    rüyada tuvalete gidip işediğini görürken,bi ıslaklık içinde uyanmak...


    genelde hatirlamasam da, cebim her bosaltildiginda su replik annem tarafindan bana mutemadiyen hatirlatilir.

    anne: oglum 20 ytl aliyom cuzdanindan...
    ben: zzzzz... hmmmm...
    anne: tamam mi?
    ben: hi hii... tamam tamam...

    anneyle babanın odasının kapısı açmak ve .....

    kibritle sigara yakıp kibrit kutusunu çöpe, yanık kibriti cebe atmak.

    +kalk oğlum deprem oluyo
    -yav amaan sanki durmayacak. yatın allaasen.
    +oğlum delirdin mi sen kalk hadi çabuk
    -off ya aman birahat uyku uyutmadınız bee.

    konuyla alakalı duydugum en matrak hikaye bir tanidigimizin gece bebeginin aglamasi uzerine kalkip ,bebegi de alarak mutfaga gitmesi , bebegi doyurmasi , sonra da bebegi giriste fortmantoya birakip gidip yatmasidir..sabah feryat figan bebegim yok diye aglayarak polisi aramak uzere telefona yonelmis ve o arada fortmantoda bebegini misil misil uyurken bulmustu

    tuvalete gidip klozet kapağını kaldırdığını sanarak işemek. sonrasında yapılan işlemler insanı çok rahat bir şekilde kendine getiriyor.

    pazar akşamüstü yatılmış geç bir öğle uykusunun akabinde, babayla birlikte hepsiburada'dan dijital fotoğraf makinesi siparişi verirken, bir de bellek kartı alalım deyip kingston linkini ıskalayarak klitorisin sırrı linkine basmak.

    daha önce hırsız giren eve alarm taktırılmıştır. sabah hem uyku sersemi hem akşamdan kalma kalkılır. kankaya telefon edilip '1-2 saat geç buluşalım' denecektir. alarmı kapatmak amacı ile şifre girilecek kutunun önüne gelinir ve kankanın ev numarası çevrilir. alarm yanlış şifre girmekten bas bas bağırmaya tüm apartman halkını ayağa kaldırmaya başlar; peki ama numara çevrildiği halde niçin telefon düşmemektedir.

    sigarayı tersten yakmaktan; tv kumandası ile telefon etmeye çalışmaktan; çalmakta olan telefonu açmadan kulağa dayayıp 'alo..alo' diye bağrınmaktan... söz bile etmek istemiyorum.

    suların kesik olduğunu unutup çatur çutur zıçtıktan sonra sifonu çekmek, su gelmeyince bi daha çekmek ve arkasından tuvalet kağıdı ile umutsuzca çabalamak.aynı şeyi bizim eve gelen bi hatun da yapmıştı yazık bi daha yüzünü göremedik kaçtı gitti.

    televizyon acilir, soba yakilir, kumanda sobanin uzerine konup tuvalete gidilir. daha sonra "ne kokuyo boyle lan" denilerek ayilinir.

    yurtta yatakhanede uyumadan önce oda arkadaşına dolap kapaklarını kapaması için ricada bulunulur.
    gece o akla takılır. zaten oda arkadaşı da örtmemiştir kapağı. lady gözleri kapalı iken neresinden gördü ise görmüştür bunu. gecenin üçünde uyanılır. etrafa uzaylı zekiye gibi göz gezdirilir. üst kattan neo atlayışı* ile yere inilir. artiztik bir hareketle "şak şuk" dolaplar kapatılır. eller yeniçeri misali bele konulur ve "hıh" denir. merdiven tek adımda cevval bir zıplama ile aşılır. androidlerin yatağanlarına sinmesi gibi yatılır. 1 dakika sonra nefes düzene girer.

    kaynak: sabah dumur olmuş bir şekilde olanları anlatan karşı ranzadaki şaşkın arkadaş

    donu indirmeden işemek

    pantolonu ters giymek. evet yapılmıştır. üstelik kendileri kumaş pantolon olduğundan dikim yerleri ve pırpırları yanlardan bir güzel şarkmıştır. fark edildiğinde iş işten geçtiği için işyerine kadar bir güzel maymun olunmuştur. hani kendime çılgın bir insan görünümü vermeye çalışıp kasıtlı yapmış gibi görünmeye kalksam yok, o da yemez. ceket, gömlek, kıravat ve elde çanta nereye böyle?

    işten güçten uyuyamayıp sabahın beşinde yattığınızda, eşiniz de sabahın altısında sizi uyandırıp çok önemli bir müjde verdiğinde delice sevinmenizin ardından tekrar devrilip bayılmak, 4 - 5 saat sonra nihayet uyanınca eşe telefon açıp "o konu ne oldu?" diye sormak, sabahın altısında yaşanan konuşmayı rüya sanarak hayırdır inşallah demek.

    caydanlık yakmak : 7 kere , (sonunda kettle aldım istesemde yanmıyor ama demleme cayın tadını hiçbirseye değişmem.)
    tras olmadan işe gitmek: 13 kez ( ücüncüden sonra masamın alt cekmecesinde tras kopugu ve permatık bulundurmaya basladım.)
    kravat takmadan işe gitmek : 20 den fazla sayamadım. (alt cekmece, yedek kravat)
    zemin katta bulunan evimin sabah cıkarken parmaklıksız penceresini acık unutmak: 5 kez 2 defası hafta sonu dahil üç gün geri donmemek üzere (hırsız arkadaslara duyurulur.)
    televizyonu acık unutmak : 30 dan fazla (pencereyı acık unutmayla beraber iyi oluyor. zira evde biri var zannediliyor.)
    cüzdan, anahtar, cep telefonu, işle ilgili evrak, ajanda, kendimi unutmak : rutin olarak donusumlu

    telefon calar, uyanılır, telefonda askerdeki abi ile konuşulur, telefon birden kapatılır(çünkü abi "beni bir ara kontürüm yok" demişmiştir), odadan cıkılır, 20 metre ötedeki diğer odaya gidilir, abinin iki hafta önce aldığı hattın 11 haneli numarası cevrilir. yaklaşık 3 dakika konuşulur, abiye nişanlısı hakkında rapor verirlir, anne baba çekiştirilir, abiye onu çok özlendiği söylenir, telefon kapatılır gidilir uyunur. ve hiç bir şey hatırlanmaz*
    kaynak: ertesi günü, nişanlısına hediye almamızı tembileyen, sonra teyit için aradığın da hiç bir şey hatırlamadığımı göre abi tabi ki.

    kız arar, konuşulur ama pek hatırlanmaz. ancak sonra kafaya dank edebilir. lakin hatun kişiye unut beni! denmiş olabilir. sen kimsin ya! neyi unut filan cevabı alınmasa da...karabasan göreydim, star wars expanded universe yaratsaydım da unut beni demeseydim salağım komiğim denilir. lakin uyku sersemiyken telefonda konuşulmaz. konuşulsa da hatırlamamaya çalışın! hatırlatmasınlar bi de...

    küçücükken üstünü örtmeye gelen anneden su istenir. fırsattan istifade, tuvalete gidicem diye kalkılır, fakat tuvalet kapısı bir şekilde ıskalanır. sonraki kapı seçilir, girilir içeri. hiçbir seyden habersiz annenin sıcacık yatağına klozet diye bir güzel oturulur ve uyku haliyle olaylar geliştikten sonra hiç bir sey olmamış gibi yatağa geri dönülür...
    -----------------------------------------------------------------
    -----------------------------------------------------------------

    Bazı olaylar vardır ki aklı selim hiçbir insanın yapmayacağı cinsten... İşte sizi hem güldürecek hem ağlatacak cinsten normal yurdum insanından kesitler...
    *Otobüs şoförü "yandaki kazaya bakarken" otobüsü devirdi: Altı ölü... 11 Şubat
    * Malatya`da hırsız çaldığı malları koyduğu yerde bulamayınca polisi aradı!... 27 Şubat
    * 73 yaşındaki dede ineğe tecavüz ederken yakalandı...
    * Show TV`nin "Kaçak" adlı yarışmasındaki "kaçan adam" Bursa`da kendisini gören 10 kadar işgüzar tarafından "Kaçak lan bu," denilerek dövüldü...
    * Diyanet isleri eski Başkanı ve eski Devlet Bakanı Dr. Lütfü Doğan kadınların ne hissettiğini anlamak için evinde türbanla dolaştığını açıkladı... 9 Ekim
    * Tansu Çiller Kırklareli halkına "Allah`ı size emanet ediyorum," diye seslendi... 12 Ekim
    * Televole ekibi taaa Kıbrıs`a kadar giderek Çağla Şikel`in mesajında adi geçen tostu yapan makineyi buldu...
    * Bıçaklanan adamı arkadaşları beş dakika mesafedeki İzmit Devlet Hastanesi yerine "Tanıdık doktor var," diyerek Gölcük`e götürürken yolda can verdi... 15 Şubat
    * Evine gelen elektrik faturasını gören Kemal Derviş "Bu faturalar herkese böyle mi geliyor? Bu millet buna rağmen isyan etmiyor ha. Türkiye`de isyan çıkmayacağına inandım," dedi... 25 Şubat
    * Bursa`da Umut Semerci adli genç "Bir Çift Yürek"i okuyup Aborjinlere katılmak üzere evden kaçtı... 4 Mart
    * Bir adam halay çekerken kendini bıçakladı...
    * İstanbul Büyükşehir Belediyesi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için düzenleyeceği şenliğe çağıracağı adları açıkladı: Tecavüzden hapis yatan Doğuş ile kadın dövmeyi savunan İbrahim Erkal... 5 Mart
    * Bülent Ecevit dramatik bir tonla "Barış değil savaş istiyoruz," dedi, aynı gün Tayyip Erdoğan`ın sürç-ü lisanı "Kürdistan" oldu... 7 Mart
    * Yozgat`ta "McDavut`s" adıyla köftecilik yapan adama McDonald`s uyarıda bulundu. Köfteci "McDonald`s`a bir zarar verdiysek özür dileriz," dedi... 9 Mart
    * Diyarbakır`da DGM katibi ile odacısı yargıcın kaşesi ile mührünü kullanarak Avrupa`ya iltica etmek isteyenlere para karşılığı "gıyabi tutuklu ve PKK`lı" belgesi verirken yakalandı...
    * Rize ve Giresun`da iki kişi kendi kestikleri ağacın altında kaldı... 11 Mart
    * Bartın`da 34 yaşında bir adam ahir kapısına bağladığı kuzuya tecavüz ederken yakalandı... 13 Mart
    * Konya`daki bir markette avakadonun yanında "kullanma kılavuzu" verilmeye başlandı... 15 Mart
    * Trabzon`daki bir çiftin kızlarına her gün önünden geçtikleri GiMA marketin adini verdikleri ortaya çıktı...
    * Tunceli`de 3000 kişi birahanede çalışan 8 kadına karsı yürüdü... 25 Mart
    * Nuri Ergin "Şambabası, satanist, anafo, sanal Pokémon, kınalı kuzum, Ciguli, Marziye" benzetmeleri yaptığı Alaattin Çakıcı ile barışabileceğini söyledi...
    * "Kümes Hayvanları Derneği" adı altında horoz dövüştüren gruba Hayvan Dostları Derneği baskın yaptı, 4 kişi yaralandı...
    * Urfa`da iki çete 13 yaşındaki usta kapkaççı M.Y`yi transfer etmek için otomobil önerdi, kavga çıktı, 11 kişi tutuklandı... 31 Mart
    * Sheraton Otel faturası Zekeriya Beyaz`in erotik yayın yapan Pay TV`yi izlediğini ortaya koydu. Televizyonu açtığında porno yayınla karşılaştığını savunan Beyaz "Dört kişi ne yapıyorlardı öyle, insan insanlığından çıkıyor vallahi," dedi... 9 Nisan
    * Kayseri`de "Ben Cebrailim (Azrail bile değil!) hepinizin caninizi alacağım," diyerek tehditler savuran adam çevresinden 200 milyon Lira haraç aldı... 21 Nisan
    * Sinop`ta bomba dersi veren bir adam "gerçek bomba ile verdiği" derste pimi açık unutunca yaralandı... 26 Nisan
    * İngiltere`de bir midilliye tecavüz ederken pantolon ve cüzdanını düşüren Tuncay Özcan polise soygun ihbarı yaptı. Ancak DNA testi skandalı ortaya çıkardı... 30 Nisan
    * Bursa`da iki adam uzun yolculukta tek kapılı arabada arkada oturan ve sürekli tuvalet ihtiyacı duyan arkadaşlarını başını mermere vurarak öldürdü... 30 Nisan
    * Bursa`da bir adam fabrikada çayına çis karıştırıp şaka yapan üç arkadaşını pompalı tüfekle öldürdü... 3 Mayıs
    * Gaziantep`te bir adam yavru kazını yiyen kediyi pompalı tüfekle vurdu, kedinin sahibi de döner bıçağıyla adamı öldürdü... 19 Mayıs
    * Silifkeli Ünal Pişirgen inek makedinin içine koyduğu soğutucudan "sağdığı" ayrana "inek kola" adını verdi... 22 Mayıs
    * Vanlılar köy-kent projesi için gelen Dünya Bankası yetkililerine "Biz kent istemiyoruz, inek verin yeter," dedi... 28 Mayıs
    * Bursa`da bir adam diğerini "sol eliyle çorba içtiği için" öldürdü.. 29 Haziran
    * Adanalı seyyar lokantacı Osman Çakmak zabıtadan kaçmak için büfesini raylı sistemle taşıdı... 8 Temmuz
    * Kıyısında "içtiği" Sapanca Gölü`nü "o kafayla" yüzerek geçeceği iddiasına giren Ali Pehlivan boğuldu... 10 Temmuz
    * Konya`da akil hastaları hasta bakicinin anahtarlarını çalarak kaçtı... 15 Temmuz
    * Giresun`da çarpışan otomobillerde kavga çıktı bir ölü, iki yaralı... 15 Temmuz
    * Giresun`da cami avlusunda iskambil oynayan kardeşleri uyaran müezzin öldüresiye dayak yedi... 19 Temmuz
    * Adana`da döner ustası Yunus Sen dürümün içindeki eti az bulan müşterisince öldürüldü... 19 Temmuz
    * Sarhoş olup beş ay önce taşındığı evi kendi evi zannederek içeri giren, rahat rahat televizyon seyreden adam ev sahiplerinden yediği dayak nedeniyle öldü... 22 Temmuz
    * Adana`da oğlunun sünnet düğününde hep ayni şarkıyı çaldıran grupla tartışan adam bir kişiyi öldürdü... 22 Temmuz
    * iki komşu kadın TV sesinin yüksekliği nedeniyle gündüz kavga ettiler, gece de esleri kavga etti, bir ölü... 24 Temmuz
    * Gaziosmanpaşa`da üç kafadarın 370 metrelik elektrik kablosuyla yaptıkları ışıklı uçurtmayı halk UFO sandı... 27 Temmuz
    * Rize`de boşanmadaki mal paylaşımında kavga çıktı: Bir ölü, beş yaralı... 10 Ağustos
    * İzmit`te Ahmet Üstün`ü kaçırdığı genç kızın yakınları önce dövdü, sonra da iki saat boyunca kırmızı bez parçalarından yapılan bir dansöz kıyafeti ve topuklu ayakkabılarla mahallede "oynattı"... 13 Ağustos
    * Kolici katil tahliye talebi reddedilince yargıca saatini fırlattı... 24 Eylül
    * Konya`da biri cami avlusuna krizde bakamadığı gerekçesiyle hamster bıraktı...
    * Cihangir Parkı`nda Keje adlı dizinin çekimlerinde rol gereği biri bıçaklandı. Tinerci Adil Çalışkan "Güçsüz birine saldırmak olur mu," diyerek iki kameramanı kalçasından bıçakla yaraladı... 29 Eylül
    * BBG üçüncü dönem birincisi Kaan`ın annesi İstanbul ikinci bölgeden bağımsız milletvekili adayı oldu, oğlunun fotoğrafıyla dolaşıp "Bu çocuğu ben yetiştirdim," diyerek oy istedi...
    * Eskişehir`de taraftarlar derneği başkanı Deniz Yılmaz`ı gözaltına alındı. Polis Yılmaz`ın kendini duvara vurup akciğerlerini patlattığını kaburgalarını kırdığını açıkladı...
    * Erzincanlılar Arçelik reklamında "korkak" bir bekçiyi canlandıran Şafak Sezer`e kızınca oyuncu özür diledi... 27 Kasım
    * Samsun`da bir genç silahla Atatürk büstünü rehin aldı. Ertesi gün de büste çiçek koydu...


    --------------------------------------------------------
    --------------------------------------------------------

    Param yok diye dert etme, Kendini harca!AIDS virusu de, Ebola virusu de maymun patentli. Maymundan gelip gelmediğimiz belli değil ama... Maymundan gideceğimiz kesin
    Soğuk savaştan sıcak savaşa geçiverdik bir anda. Dünya çatlamasa bari.
    Baştan aşağı okudum mektubunu.. Bir daha japonca yazma.
    Şu çocuğu doğuramadım yaa... İçimde kaldı.
    Milyonlarca sperm arasından birinci gel. Bir de yaşadığın şu hayata bak!
    En güzel veli toplantısı, annemin gelmediği gündür.
    İkilede biz dört köşe olalım.
    Bu duvar yetmez, bana ÇİN SEDDİ lazım.
    Pişmemis HAMBURGER'E, HAM-BURGER denir.
    Dost sandıklarımız arazi oldu.
    En güzel kardeş uyuyan kardeştir.
    Anneler en doğrusunu bilir, ama kimse onlara kulak asmaz.
    Yemek eğer sebzeliyse berbat, tatlıysa harikadır.
    Dağ dağa kavuşmaz, bilgisayar bilgisayar'a kavuşur (İnternet olayı!).
    Bir PC'nin nesi, iki PC'nin network'u var.
    Arayan virusunu de bulur , truva atını da.
    Virusunu söylemeyen anti-virusunu bulamaz.
    Şifreni söyleme dostuna, o da söyler dostuna.
    Vakitsiz kilitlenen bilgisayarı resetlerler.
    Bu dahil pek çok cümle yanlıştır.
    Virus geliyorum demez.
    Tuşa basmakla klavye eskimez.
    Acele programa bug karışır.
    Babişkooo FORMAT C: ne işe yarar? Bu neyi sayıyor böyle ?
    Duvaksız gelin, CD-ROM sürücüsüz PC olmaz.
    Virus demekle, virus bulaşmaz.
    Temel: DOS garip bir mesaj ferdu! her ihtimale karşı format attım.
    Al programın orjinalını, çekme kaygısını.
    Akılsız algoritmanın cezasını eller çeker.
    Sosyal hayata devam etmek için RESET düğmesine basınız.
    Antivirussuz PC'yi virus kapar.
    Disket virusu ile gelir.
    Bilgisayar oyunlarıyla hayat arasındaki tek fark hayatı save edememektir.
    Sabrın sonu resettir.
    Ummadığın program, makineyi kilitler.
    Güzelliğine güvenme sivilce alır gider, Pc'ne güvenme virus alır gider.
    Sakla utility'i gelir zamanı.
    Yavuz virus, ev sahibini Doom oynarken bastırır, bilgisayarı kilitler.
    Doktor ölecekmiyim?... HAYIR! Upgrade edileceksin!...
    Virus : Ben programı uzantısından tanırım.
    Virus olur, gözü diskette kalır.
    Lütfen bu satırda durmayın, otomatik tagline çarpar.
    Virus gelince "back-up" ını aldın mı, "şimdi musait misiniz ?" diyesormaz.
    Virusun başı küçükken ezilir.
    Yiğitlere isimleri kahramanlıktan , viruslere isimleri verdiği zarardan sonra verilir.
    Virus istedi 1 EXE, Allah verdi 2 EXE.
    Abi işlemci adaptörünü devre dışı bıraktım, alet 220 V'da canavar gibi.
    Delinin biri Network'u bozmuş, 40 supervisor düzeltememiş.
    PC 'in var mı derdin var.
    Virusu an, antivirusunu hazirla.
    Her virus bir tecrübedir.
    Her virusun bir yoğurt yiyişi vardır.
    Her virus makınayı kilitlemez.
    Temizlenen virus, bulaşanı aratir.
    Cins virus diskette öter.Kötü viruse PC'yi kilitle demişler, "Şimdi bir bug kilitler" demiş.
    Yol sormakla, keyword aramakla bulunur.
    Sabır açıdır, meyvesi resettir.
    İşleyen PC'yi virus tutar.
    Virus, ferman dinlemez.
    Virus bulaşa bulaşa yayılır.
    Az veren "sabit disk"ten, çok veren "boot"dan...
    Viruse bulaşıncaya kadar utility denir.
    Taşıma suyla hard-disk kopyalanmaz, çünkü "taşıma su" küçük bir Japon çocuğudur.
    Disket kullanabilirsiniz.
    Ayağını kotana (wslimit'ine) göre uzat.
    Doom oynaya oynaya tenefüs uzar.
    Kedi kullanamadığı programa, virüslü der.
    Fazla utility,göz çıkarmaz.
    Aynı memory adresinde iki değişken ötmez.


    -----------------------------------------------------------------
    -----------------------------------------------------------------
    TÜRK YALANLARI

    Kalsaydınız bişeyler yerdik...

    Yengen karpuz kescedi

    Valla ha sarıda geçtim memur bey...

    Kazanmak önemli diil mühim olan yarışmaya katılmaktı...

    Dünya ahiret bacımsın...

    Şuan 65 milyon bizi izliyor...

    Bu son sigaram...

    Bütün kadınlar güzeldir...

    İki saat kapıda bekledim, açam olmadı...

    Seni düşünmekten bütün gece gözüme uyku girmedi...

    Sen bi de beni gençliğimde görecektin...

    Ağlamıyorum... Gözüme bişey kaçtı...

    Yemezsen arkandan ağlar...

    Seni leylekler getirdi yavrum...

    Akşama erken gelicem...

    Bu aldığım en güzel hediye...

    Bi oturuşta iki büyük devirirm...

    Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için...

    Ağzıma sigara sürmedim...

    Ben almiyim rejimdeyim...

    Eee ne zaman gidiyoruz içmeye?...

    Kadınlar en çok kel erkeklerden hoşlanır...

    İşim bitsin ben seni ararım...

    Bir kez olsun yüzüm gülmedi...

    Hayatımda hiç ilaç almadım...

    İharaç fazlası bunlar...

    O elinizdeki tek kaldı, başka yok...

    Bi`tanem...

    Seni Seviyorum...

    Beni seçerseniz size...

    Ben de tam seni arayacaktım...

    Bi şey olmaz...

    Ben eski yüzücülerdenim...

    Bizi davet ettiler ama gitmedik...

    Valla bu size çok yakıştı...

    Senin annen bir melekti yavrum...

    Bana yan bakan daha anasının karnından doğmadı...

    Merak etme hayatım sekreterimi görsen çok çirkin....

    Büyük ikramiyeyi kazanmak istemiyorum önemli olan alın teri...

    Merhaba karıcım, mesai yeni bitti de...

    Üzülme sevgilim evlenince anneni yanımıza alırız...

    Evi boşaltın! Almanya`dan oğlum geliyor...

    İki gözüm önüme aksın ki...

    Kilolarımla barışığım ben böyle mutluyum!

    Formu doldurun biz sizi ararız

    Bu sene üniversite soruları çok basitti, keşke sınava girseydim...

    Ben her bahar aşık olurum...

    Gerçek aşkı sende buldum...

    2 saat bekledim...Gelmedin!


    ---------------------------------------------------------------------
    ---------------------------------------------------------------------
    Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan çocuklar, büyüklerin değil kendi kafalarının, çocuk dünyalarının tanımladığı, büyük bir
    güven duyup, büyük bir umutla bağlandıkları "çocukların tanrısı"na bir dolu mektup yazmışlar. Eric Marshall ve Stuart Hample
    adlarında iki yazar da bu mektuplar arasında uzun bir çalışma yapıp bazılarını kitaplaştırmışlar. Çoğu inanılmaz saflık ve ciddiyet
    içinde. Ama yine de ister istemez gülümsetiyor insanı. ( bunları sadece küçük çocukların yazdığını unutmayın)

    - Sevgili tanrı, geçen hafta Newyork'a gittiğimizde Sen Patrick Kilisesini gördüm. Bayağı güzel bir evde oturuyorsun (Frank).

    - Sevgili tanrı. Eğer ben tanrı olsaydım, bu kadar iyi olmazdım. Bunu aklından çıkarma (Michelle).

    - Canım tanrı. Kucaklaşmayı sen mi buldun? Çok güzel bir şey (Brenda).

    - Sevgili tanrım niçin hiç TV'ye çıkmıyorsun? (Kim).

    - Sevgili tanrı öğretmen günlerin önce kısaldığını, sonra uzadığını söyledi. Artık bir karar vermelisin (Mindy).

    - Sevgili tanrı. Eğer öldükten sonra yaşayacaksak, niye öldürüyorsun?

    - Sevgili tanrı sen zengin misin, yoksa sadece ünlü mü? (Steven).

    - Sevgili tanrı bu soğuklar ne işe yarar? (Rodaw).

    - Sevgili tanrı yeni öyküler yazamaz mısın? Yazdıklarının hepsini okuyup, bitirdik ve yeniden başa döndük (Terry).

    - Sevgili tanrı yağmur yağdığında ne kadar süreceğini nereden biliyorsun? Kitabını okudum ve beğendim. O kadar fikirler
    nereden aklına geldi? (John).

    - Doktor olmak istiyorum. Ama o aklına gelen nedenden değil (Fred).

    - Niçin daha sonra yeni hayvanlar bulup göndermedin? Hâlâ eskileri ortada dönüp dolaşıyorlar (Johny).

    - Şu her gün ezip durduğum karıncaların umarım sence bir önemi yoktur (Alis).

    - Gönderdiğin bebeği geri almazsan, odamı temizlemem (Joy).

    - Kiliseye sözüm yok, ama kuşkusuz daha iyi müzikler yazabilirsin. Umarım yazdıklarıma kırılmazsın (Dostun Barry).

    - Eğer hiç kimse bilmeyecekse, iyi olmanın ne yararı var? (Mark).

    - Sevgili tanrı hıncımı aldım, teşekkürler (Raymond).

    - Ne olur beni kuş yap. Söz veririm senden uzun süre bişi istemiycem (Lee).

    - Bi kere kar yağdırdın okul kapandı. Bi daha yapsana (Guy)

    -----------------------------------------------------------
    -----------------------------------------------------------

    devam ediyorrrr...........
    Otomot.NET Kurucusu - Tamindir.com Çalışanı - Siyahinazuma.com sahibi

  8. #8
    heytbecom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    16 Eylül 2005
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    Suzuki Inazuma
    Tsunami faciasında yaşanan gariplikler
    Bilim ve ötesi


    Hiç bir hayvan ölmedi mi?

    Reuters´in haberine göre Sri Lanka´daki vahşi yaşam yetkilileri şok olmuş durumdalar. Hafızalardaki en korkunç Tsunami olarak bilinen en son yaşanan faciada Hint Okyanusu kıyılarında şimdilik 22.000 ölü kaydedildi. Ama yetkililerin söylediğine göre hiç bir hayvan cesedi bulunamadı.

    Tsunami sırasında Sri Lanka´nın en büyük ulusal parkı Yala´da dev dalgalara maruz kaldı. En az 2 mil içeri kadar girip, yıkıp döken dalgaların vurduğu parkta yüzlerce fil ve sürülerce leoparlar yaşıyordu. Ulusal Vahşi Yaşam Başkanı H.D. Ratnayake çarşamba günü " Garip bir şekilde hiç bir ölü hayvan bulamadık. Kayıtlarımızda yok. Bırakın filleri bir tavşan ölüsü bile bulamadık. Sanıyorum hayvanlar böyle olayları altıncı hisleri ile bizden çok önce hissedebiliyorlar. " diye demeç verdi. Aynı parkta 9´u Japon asıllı olmak üzere 40 Turist ölmüştü.

    Böylesine büyük bir Tsunami´de bir tavşan kadar bile önlem alamıyoruz ama kainatın en güçlü yaratığı olarak kendimizi gösteriyoruz. Belki de tavşanlar bize gülüyordur. Kimbilir?

    http://www.bilinmeyen.com/news.php?id=9

    --------------------------------------------------------------------
    --------------------------------------------------------------------


    Eski Mısırlılar’da Gebelik Testi


    Arkeo-mitoloji


    Mısır’da 1898 yılında Sir Flinder Petrie adlı bilim adamının ortaya çıkarttığı Kahoun Papirüsü ile 1862 yılında bulunan Smith Papirüsü ve 1873 yılında bulunan Ebers Papirüsü’nde gebelik, idrar hastalıkları, varisler ve gebelik testleriyle ilgili bilgiler yer alıyor. Müzelerde sergilenen papirüslerde yer alan bilgilere göre, hamile şüphesi olan bir kadın her gün sabah idrarıyla biri buğday, diğeri arpa dolu iki torbayı sularmış. Hamilelik şüphesi olmayan bir başka kadın da yine ayrı ayrı buğday ve arpa torbalarını idrarıyla sularmış. Hamilelik şüphesi olan kadının idrarla suladığı buğday ve arpa dolu torbalar, diğer kadının suladığı torbalardan daha önce çimlenirse, hamile olduğu anlaşılırmış. İki kadının suladığı buğday ve arpalar aynı anda çimlenirse hamilelik olmadığı ortaya çıkarmış. Hamile olan kadınların sabah idrarlarında aşırı miktarda hormon bulunduğu için, buğday ve arpa torbaları diğer normal idrarlarla sulananlardan çok daha önce yeşerirmiş. Günümüzde meyve ve sebzenin daha erken sürede yetiştirilmesi için hormon kullanılması da aynı yöntemin bir benzeridir.

    Bebeğin Cinsiyeti
    Mısırlıların kullandığı yöntemde, doğacak bebeğin cinsiyeti de önceden tesbit edilebiliyordu. Hamile kadının idrarıyla sulanan tohumlardan, buğday taneleri daha önce filizlenirse bebeğin erkek, arpa taneleri daha önce filizlenirse bebeğin kız olacağı anlaşılıyordu.

    Prof. Julias Manger, 1933 yılında laboratuvarda kutuların içerisinde kurutma kağıtları üzerine yerleştirdiği buğday ve arpa tanelerini, idrarla sulayıp, Mısırlıların kullandığı gebelik ve cinsiyet belirleme yönteminin doğruluğunu ispat etmiştir. Günümüzde kullanılan gebelik testleri de, kadının idrarındaki hormon sayısının yoğunluğuna göre sonuç verir ve aynı esaslara göre uygulanır.

    Prof. Dr. Hulusi Köker de, Mısırlıların kullandığı gebelik testi yönteminin bilimsel olarak doğrulandığını ve hatta bebeğin cinsiyetinin de aynı yöntemle belirlenebildiğini onaylıyor.

    Doğum Kontrolü
    Mısırlılar, kadında kısırlığın tespiti için rahim ağzına (uteris) akşam yatarken sarmısak veya soğan yerleştirmişler. Sabah kadın uyandığında genzinde sarmısak veya soğan kokusu duyarsa tüplerinin açık olduğu ve gebe kalmasına bir engelin olmadığı anlaşılırmış. Koku duyulmazsa kadının tüplerinin kapalı olduğu, bu nedenle hamile kalamayacağı bilinirmiş. Ayrıca kadının rahminin içerisine paslanmayan metallerden olan altın veya gümüş yüzük konularak gebelik önlenirmiş. Arap kervancılar da bu yöntemi öğrenip, uzun çöl seyahatlerinde dişi develerin gebe kalmalarını önlemek için rahimlerinin içerisine temizlenmiş çakıl taşı doldururlarmış.


    -----------------------------------------------------------------
    -----------------------------------------------------------------
    Başkent'teki 'trafik anketi'nde gariplikler. Belediye çalışanlşarı ve aileleri otobüslerle anket yapmaya getiriliyor. Çocuklar da ankete katılıyor.
    25.10.2003, 10:59

    --------------------------------------------------------------------------------

    Kızılay'daki trafik düzenlemesinin devam edip etmemesi konusunda yapılan "anket" başladı.
    Milli Müdafaa Caddesi üzerine kurulan çadırların içinde ve Kızılay Metro İstasyonu'nda toplam 100 sandık kuruldu. Vatandaşlar "ankete" yoğun ilgi gösteriyor.
    Sandıklarda, Büyükşehir Belediye Başkanlığı Meclis Üyeleri ve ilçe belediye meclis üyeleri gözlemci olarak görev alıyor.
    Belediye çalışanlarının aileleri ile birlikte, belediye otobüsleriyle Kızılay'a gelerek oy kullandıkları gözlendi. Bazı sandıklarda otobüslerle getirilen küçük çocukların da "ankete' katıldıkları görüldü.
    "Anket"e katılanlara Yüksek Seçim Kurulu'ndan (YSK) sağlanan seçim boyaları işaret parmaklarına sürülüyor. Parmakları boyalı olanlar gün boyunca ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanacaklar.
    Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Kızılay Metro İstasyonu'ndan kendi sesinden yaptırdığı anonslarla vatandaşları "anket"e katılmaya çağırıyor.
    "Referandumun" durdurulması istemiyle dün YSK'ya başvurulmuş, YSK da belediyelerin referandum yapma yetkisi olmadığına işaret etmişti. Vatandaşlar sandıklara oy atarak tercihlerini belirtmesine karşın, belediye yetkilileri, YSK'nın bu kararı nedeniyle yapılanı "anket" olarak nitelendiriyor.


    ------------------------------------------------------------------
    ------------------------------------------------------------------

    Dev şirketleri alıyorlar ama ev alamıyorlar!




    Güzel yurdum, gariplikler cenneti.

    Lütfen sadece şu son bir yıldaki bazı "yabancılaştırmalara" bakın:

    * Türk Telekom'un hisselerinin yüzde 55'i, Saudi Oger ve Telecom Italia'nın oluşturduğu Ojer Telekomünikasyon A.Ş'ye 6.55 milyar dolara satıldı.

    * Singapore Port Authority firması, iş adamı Hamdi Akın'la birlikte Mersin Limanı'nı 715 milyon dolara özelleştirdi.

    * Araç muayene istasyonlarını 615 milyon dolara alan grubun üç ortağından biri Alman TÜVSÜD firması.

    * TÜPRAŞ'ın yüzde 13'ü mart ayında İsrailli Offer'a 453 milyon dolara satıldı.

    * Galataport İhalesi'ni 2 milyar 650 milyon euro'ya yine Offer Grubu kazandı.

    * ERDEMİR'in yüzde 49,2'lik hissesini 2 milyar 960 milyon dolara satın alan OYAK Grubu, aldığı hisselerin yarısını Fransız Arcelor'a satmak için görüşmeleri sürdürüyor.

    * Kanadalı ıÜüCanWest, 33 milyon 100 bin USD'ye Süper FM'i, 22 milyon 850 bin dolara da Metro FM'i aldı.

    * Son olarak dün yapılan ihalede TELSİM, 4 milyar 550 milyon dolar karşılığında İngiliz Vodafone'a geçti.

    Hepsi bu kadar değil elbette...

    Özel sektörde de son bir yılda inanılmaz bir yabancı sermaye atağı var...

    Sadece bankacılık sektörüne bakalım:

    FORTIS Dışbank'ı, BNP Paribas TEB'i satın aldı.

    Unicredito Koç Holding'le birlikte Yapı ve Kredi Bankası'nın yeni sahibi oldu.

    Hollandalı Rabobank Şekerbank'tan hisse aldı.

    General Electric ise Garanti Bankası'nın yeni ortağı oluyor.



    ***

    Tüm bu örnekleri neden mi verdim?

    Hemen her sektördeki en önemli kuruluşlarının yabancılara satılmasında hiçbir sakınca görmeyen (ki bence de yok) Türkiye, her nedense "ev, arsa" satışında aynı "hoşgörüyü" bir türlü gösteremiyor.

    Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği, yabancıların mülk edinebilmesini sağlayan yasa tasarısı, aylar geçmesine ve hükümetin defalarca söz vermesine rağmen hâlâ Meclis'in gündemine gelmedi.

    Son bilgilere göre Bakanlar Kurulu üyelerinin tamamı yasa tasarısını imzaladı ama; Sayın Başbakan'ın imzası hâlâ eksik.


    ***

    Kısacası, daha birkaç yıl öncesine kadar "özelleştirilemez, hele hele yabancılara satılamaz" dediğimiz, "stratejik" bulduğumuz bazı kuruluşlarımızı bile bugün rahatlıkla yabancı sermayeye devredebiliyoruz.

    Ama tüm bunları büyük bir güvenle yaparken, her nedense yabancılara ev, arsa satmaktan ödümüz kopuyor.

    Sanki tüm dünya ülkemizin bütün arazilerini kapışacak ve bize toprak kalmayacakmış gibi bir paranoya içinde debelenip duruyoruz.

    Ben de bu "yaman çelişki"yi anlamakta güçlük çekiyorum.

    Bir suça birden çok ceza olur mu?
    Telekomünikasyon Kurumu, tüm dünya tarafından takdirle karşılanan bir uygulamaya imza attı ve kayıt dışı cep telefonlarını kayıt altına almak için harekete geçti.

    Düzenlemeye hiçbir itirazım yok...

    Ama; uygulamaya var!

    Diyelim ki; bundan yıllar önce kayıtdışı bir telefon aldınız. Aynı telefon sizden çocuğunuza, ondan dedesine, sonra ninesine, en sonunda da halasına geçti...

    Diğer bir deyişle bu tek "makina"ya, sizinki de dahil olmak üzere 5 ayrı cep telefonu kartı takıldı.

    İşte; bugün bu uygulama yüzünden o "tek" telefonu kullanan 5 GSM abonesinin her birinden "5'er milyon liralık ceza" kesiliyor.

    Ya da telefonunuzun şarjı bittiği için geçmişte SİM kartınızı bir arkadaşınızın kayıt dışı telefonuna takarak kullandınız...

    Bugün telefonunuza gelen maile "Hayır" yazıp göndermediğiniz sürece sizden de para tahsil ediliyor.

    Oysa; yasaların "yasadışı" saydığı makine sayısı, sadece 1...

    Peki; "Sence ne yapılmalıydı?" diyorsanız; bu sorunun yanıtı belli:

    5 milyon lira, sadece şu andaki "aktif kullanıcı"dan alınmalıydı!

    Böylece "mükerrer ceza"nın önüne geçilmeliydi.


    ***

    Umarım olmaz ama; vatandaşın biri çıkıp da bu yüzden uygulamanın iptali için dava açarsa; büyük bir olasılıkla kazanır!

    Bu da; böylesi bir "parlak iş"e gölge düşürür.

    Bu nedenle; Telekomünikasyon Kurumu konuyu hukukçularına danışarak, yanlıştan geri adım atmalı ve "mükerrer ceza"ları, mağdurlara iade etmelidir.

    http://www.vatanim.com.tr/root.vatan...ryid=4&wid=102

    ----------------------------------------------------------------------
    ----------------------------------------------------------------------

    01 ocak 2005 tarihli gazetelerden

    Kızıltepe'de mızrak çuvala sığmıyor!

    Kızıltepe iddianamesinde ifadeleriyle polis operasyonunun başlamasına gerekçe gösterilen itirafçının birgün sonra yakalandığı ortaya çıktı. Evde bulunan iki avukata ait kartvizitler "örgüt üyeliği" için kanıt olarak gösterildi

    Gökçer Tahincioğlu/MİLLİYET

    Kızıltepe'de Ahmet Kaymaz (31) ile 12 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi oğlu Uğur Kaymaz'ın ölümüyle sonuçlanan olayın ardından anne Makbule Kaymaz'ın "örgüt üyesi" olduğu iddiasına gösterilen kanıtlardan birisi, evde bulunan iki avukata ait "kartvizitler" oldu.
    Kızıltepe Savcısı Pınar Akkoç Haktanır, 21 Kasım'daki olayla ilgili iki ayrı fezleke hazırladı. İlk fezlekede, ölümlere neden olan dört polis hakkında 6 - 12 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmasını isteyen savcılık; ikinci fezlekede Makbule Kaymaz'ı bölücü örgütün "sair efradı olmak"la suçladı. Diyarbakır Başsavcılığı'na gönderilen ikinci fezlekeye ait soruşturma dosyasında, zaman zaman örgüt davalarına da giren Diyarbakır Barosu'na kayıtlı Metin Kılavuz ve Ayla Akad adlı avukatların kartvizitlerinin de kanıtlar arasında gösterilmesi dikkat çekti.

    Savcı - polis çelişkisi
    İlk fezlekeyi iddianameye dönüştüren Mardin Başsavcılığı da, 27 Aralık'ta dört polis hakkında dava açtı. İddianamede, "operasyon düzenleme nedenleri" olarak "155 ihbar hattına açılan bir telefon, itirafçı Öztürk'ün ifadeleri ve istihbari bilgiler" sıralandı. Ancak soruşturma dosyasında yer alan Mardin Emniyeti'nin Kızıltepe Başsavcılığı'na gönderdiği 24 Kasım tarihli yazı, itirafçı Öztürk'ün operasyondan bir gün sonra, Gaziantep'te yakalandığını ortaya koydu. Yazıda, Öztürk'ün "22 Kasım'da, emniyetin 5255 nolu ihbar hattına gelen telefon üzerine akrabalarının yanında yakalandığı ve Mardin emniyetine teslim edildiği" anlatıldı.

    Kaymaz'ı tanımıyordu
    Yazıda, üç aydır Mardin'de faaliyet gösteren "Hamza" kod adlı Öztürk'ün verdiği ilk bilgilerde, "Kabat" kod adlı örgüt üyesinin jandarmaya yönelik eylem düzenleyeceğini ve eylem yerine en yakın milis evinde kalacağını anlattığı kaydedildi. Öztürk'ün, örgüt üyesini ağırlayan milisin kim olduğunu bilmediğini, ancak silahların önceki eylemlerde de kullanıldığını anlattığı, Kabat'ın milislerle buluştuğu 20 Kasım'da örgütten kaçtığını söylediği ifade edildi.
    Daha sonra hazırlanan iddianamede, Ahmet Kaymaz'ın, evinde sakladığı öne sürülen "Kabat" kod adlı Nusret Bali'nin gizlice kaçması için oğlu Uğur'u kullandığı, polislerin çocuğu bu nedenle tanıyamadığı savunuldu. Ancak iddianamede, çatışmayı başlattıkları iddia edilen Uğur ve Ahmet Kaymaz'ın "sırtlarından da vuruldukları" belirtildi.

    'Operasyon mevzuata uygun'

    İçişleri Bakanlığı müfettişleri, 12 yaşındaki Uğur için "terörist" ifadesi kullanan Mardin Valisi M. Temel Koçaklar'ın herhangi bir suç işlemediğini ve sorumluluğu olmadığını belirtti. İl Emniyet Müdürü İsmet Taşhan'ın konumunu da değerlendiren müfettişler, operasyonun gerek adli, gerek idari olarak yasa ve yönetmeliklere uygun gerçekleştirildiğini kaydetti. Müfettişler, ilçe savcısı Pınar Haktanır Akkoç'un mevzuata uygun davrandığını savundu.

    İddianameye büyük tepki

    'Savcı Hanım savunma yapmış'

    TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi, CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Güler: Hayretle karşıladım. Biz en ufak bir çatışma izi görmedik. Savcı Hanım bunları kanıtlamak zorunda. Savunma refleksiyle hazırlanmış bir iddianame. Biz mahkemede de olayın takipçisi olacağız. Çatışma halindeki şahsın vücudundaki kurşun izleri değişik bölgelerde olur. Uğur Kaymaz'dakiler çok düzenli. Emniyet bize evde silah bulunmadığını sadece PKK sempatizanı olduklarını söylemişti.
    İnsan Hakları Derneği Başkanı Yusuf Alataş: En iyi savunma saldırıdır mantığı. "Olsa olsa biraz aşırı davranılmıştır" diye hazırlanmış bir iddianame. Kadıncağız (Makbule Kaymaz), ölümlerin hesabını mı sorsun, örgüt üyesi olmadığını mı kanıtlasın? Ama bunun peşini bırakmayacağız. Hazırlayan savcı hakkında yasal başvuruda bulunacağız.
    Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Yavuz Önen: Çok kötü bir polisiye senaryo bu. "Güvenlik güçlerinin elini soğutmayalım, görev yapma şevkini kırmayalım" anlayışı sürüyor. Bir yandan suçlular korunurken, bir yandan da anne suçlanarak, mağdurlar baskı altına alınıyor. Bu bir taktik. Hayatla, gerçekle, adaletle hiçbir ilgisi yok.
    Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Hüseyin Biçen: Savcılığın yaptığı, ölümle sonuçlanan operasyona delil yaratmak. Şu anda pratiğin teorisi yazılmaktadır. En kolay bulunan yol da itirafçılar. Ama bazen mızrak çuvala sığmıyor. Gerçekler ortaya çıkıyor.

    Ahmet ve Uğur Kaymaz'ın öldürülmeleriyle ilgili soruşturmada yanıtsız kalan pek çok soru var

    Kızıltepe çelişkiler yumağı
    Dosyadaki çelişkiler ve gariplikler 6 metre uzaktakinin çocuk olduğu anlaşılmadı. 4 6 metre için dürbün gerekçesine sığınıldı. Baba oğlunu kalkan olarak kullandı. 4 'Çatışma' bitti, ateş sona ermedi. Kasıtlı ateş öldürücü değildi.
    İLHAN TAŞCI /CUMHURİYET

    ANKARA - Kızıltepe'de ''yargısız infaz'' iddialarını güçlendiren olayda 12 yaşındaki Uğur Kaymaz 'ın öldürülmesinin, 6 metre öteden çocuk olduğunun anlaşılamaması ve saat 16.00 sularında ''gece görüş dürbününün'' olmayışıyla savunulmaya çalışılması dikkat çekti. Savcılığa göre Uğur Kaymaz'ı, babası polislere karşı, ''örgüt üyesi arkadaşının'' kaçışını sağlayabilmek için kalkan olarak kullandı. Bütün olayın yaşandığı 6 metre çaplı alan içindeki kamyona nasıl olup da tek bir kurşunun isabet etmediği sorusunun ise hâlâ yanıtı bulunamadı. Sanık polislerden Salih Ayaz 'ın ''çatışma'' bittikten sonra bile baba Kaymaz'ın bacağına ateş etmesi iddianamede, ''hayati tehlike'' yaratmadığı gerekçesiyle savunuldu.

    21 Kasım'da Mardin'in Kızıltepe ilçesinde, Ahmet Kaymaz ile oğlu Uğur Kaymaz'ın öldürülmesine ilişkin olayın dosyası, gariplikler ve çelişkiler yumağıyla dolu. Yaşandığı belirtilen çatışma, Ahmet Kaymaz'a ait tankerin de içinde yer aldığı yaklaşık ''6 metre çaplı'' bir alanda gerçekleşti. 6 metrelik alanda yaşanan çatışmada kullanılan 37 mermiden hiç birisinin alan içindeki kamyona isabet etmeyip yalnızca ''teröristlere'' sıralı şekilde isabet etmesinin sırrı da çözülemedi.

    12 yaşındaki Uğur Kaymaz, olayla ilgili dosyada bir yandan ''terörist'' olarak nitelendirilirken bir yandan da ölümünün ''istemeden'' gerçekleştiği vurgusu yapılmaya çalışıldı. Uğur Kaymaz'a çocuk olduğunun anlaşılamaması nedeniyle ateş edildiği savunulurken özel harekâtçılara gece dürbünü verilmemiş olmasının da Uğur'un ölümünde etkili olduğu öne sürüldü. Olayın 16.00 sıralarında, henüz havanın kararmaya başladığı saatlerde yaşandığı ve çatışmanın 6 metre çapında bir alanda meydana geldiği dikkate alındığında, Uğur Kaymaz'ın öldürülmesinin gece dürbününün olmayışıyla açıklanmaya çalışılması ciddi bir çelişki olarak ortaya çıkıyor.

    Olayla ilgili hazırlanan iddianame, ''Bir baba çocuğunu çatışmada polislere karşı kalkan yapar mı'' sorusunu da gündeme getirdi. İddianameye göre, Ahmet Kaymaz, PKK'li ''Kabat'' kod adlı Nusret Bali 'nin evin arka kısmından kaçışını sağlayabilmek için oğlu ile dışarı çıktı. İddiaya göre Uğur Kaymaz, polisler tarafından Nusret Bali ''zannedilmesi'' nedeniyle öldürüldü. Sanık polis Salih Ayaz 'ın, Kaymazlar ile polis arasında yaşandığı öne sürülen çatışma bittikten sonra, Ahmet Kaymaz'ın bacağına ateş etti. İddianamede, çatışma bitmesine karşın polisin silahını kullanması, Adli Tıp Kurumu'nun söz konusu atışın ''hayati tehlike'' yaratmadığı görüşüyle savunulup takdirin mahkemeye bırakılması da dikkat çekti.

    İddianameye göre, Kızıltepe olayının yaşanmasına dayanak gösterilen itirafçı Halil İbrahim Öztürk 'ün, olayın yaşandığı 21 Kasım tarihinden bir gün sonra 22 Kasım tarihinde gözaltına alınmış olması ise infaz kuşkusunu güçlendiriyor.

    2004'ün son yargısız infazı

    26 Aralık'ta jandarmanın açtığı ateş sonucu ölen Yücel Solmaz 2004'ün son yargısız infaz kurbanı oldu. Mülki idare amirleriyle Cumhuriyet Başsavcısı, "Fevri hareketle ateş edildi. Kanunsuz güç kullanımı var" dediler.

    KEZBAN BÜLBÜL / ANKARA /YENİ ŞAFAK

    Türkiye'de 2004 yılının son ayına 'yargısız infaz' iddiaları damgasını vurdu. Son olarak 26 Aralık gecesi Van'ın Edremit ilçesinde jandarmanın dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle ateş açtığı araçta bulunan 35 yaşındaki Yücel Solmaz hayatını kaybetti. Olayı araştıran insan hakları örgütleri, Solmaz'ın ölümünün yargısız infaz olduğunu açıkladı.

    İnsan Hakları Derneği, Mazlum-Der ve Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) yöneticilerinden oluşan bir heyet, Edremit'te mülki amirler, görgü tanıkları ve Yücel Solmaz'ın yakınlarıyla görüşerek bir inceleme raporu hazırladı. Raporda, olay yerinin jandarma bölgesi değil polis bölgesi olduğu, jandarma nizamiyesine 30 metre mesafede ve aydınlatılmış bir yol olduğu, aracı durdurmak için geçerli bir neden veya ateş açmak için kanuni bir emir bulunmadığı gibi pek çok önemli tespit yeraldı. Raporda, olayın aynı gün sabah erken saatlerde evinde yakalanan eski Milletvekili Mustafa Bayram'ın evinin yanında meydana geldiği kaydedildi.

    'Ateşe gerek yoktu'

    Heyetin görüştüğü Edremit Kaymakamı İsmail Kaygısız, ateş etmeyi gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını belirterek, "Kanunun verdiği yetkiyi icra ettirecek bir durum da mevcut değildir. Vaka, hukuk dışı gerçekleşmiş bir vakadır. İki er, fevri bir hareket ile ateş ediyorlar. Olayda, kolluğun yol üzerinde bulunmasına dair özel bir yetki yoktur" dedi. İsmail Kaygısız, olayın adliyeye intikal ettiğini ve gerekenin yapılacağını söyledi.

    Van Cumhuriyet Başsavcısı Kemal Kaçan ise heyete yaptığı açıklamada, ateş edilmesine gerek duymadan aracın durdurulabileceğini belirterek, "Bunu birçok yöntemle gerçekleştirebilirlerdi. Örneğin, bir sonraki güvenlik noktasına haber verilebilirdi veya yaşam hakkına yönelmeden aracın lastikleri hedef alınabilirdi. Böyle olmadığı için, kanunsuz güç kullanılmıştır. Ateş emrinin uzman çavuş tarafından verildiğine inanıyorum. Erlerin kendi başına üstlerinden habersiz ateş açabileceklerine inanmıyorum" dedi. Kaçan, araca önden tabancayla arkadan ise uzun namlulu silahla ateş edildiğini belirterek, ölüme sebep olan merminin uzun namlulu silahtan atıldığını ve enseye isabet ettiğini kaydetti.

    'Dur ihtarı yapılmadı'

    Yücel Solmaz'ın vuruluğu araçta bulunan üç görgü tanığı ise arabanın yavaş gittiğini, yolda durmaları için bir işaret veya ikaz olmadığını, kendilerine dur ihtarı yapılmadığını anlattılar. Olayı araştıran heyet, raporda şu tespitlere yer verdi:

    · Olay yerinin rutin güvenlik tedbirleri için konulan bir arama noktası yok, bölge jandarma değil polis mıntıkasıdır. Jandarmanın özel arama veya araç durdurma izni yok.

    · Olay yeri son derece işlek bir yer, aydınlatma lambalarıyla ışıklandırılmış ve kısa mesafe görüş alanı net.

    · Aracı durdurmayı haklı kılacak bir neden ve/veya ateş etmeyi gerektirecek yasal icra emri olmamasına rağmen kanunsuz bir şekilde araca ateş açılmıştır.

    · Yalnızca maktul Yücel Solmaz' ın yaşamını yitirmesine yol açan asker tutuklu, bunun dışında ateş emri verdiği iddia edilen amir uzman çavuş Halit ile araca ateş eden diğer Er Halit ve tabanca ile ateş eden uzman çavuş Atalay tutuklanmadı; halihazırda hiçbir görevli tedbiren açığa alınmadı ve görevlerinin başında duruyor.

    İşte cevap bekleyen sorular

    Raporda, aydınlatılması gereken hususlar şöyle sıralandı:

    · Olay yerinin arama noktası olmaması ve polis mıntıkası olmasına rağmen, jandarma görevlilerinin araca ateş açmasının nedeni nedir?

    · Aracın, yaşam hakkına yönelik bir ihlalle sonuçlanabilecek tarzda ateşe tabi tutulması yerine, insan hayatına öncelik verecek alternatif yöntemlerle durdurulmasına başvurulmamasının nedeni nedir?

    · Kanunsuz icra emri konusu tartışmalı iken, adı geçen güvenlik görevlilerinin halen görevleri başında olması ve tedbiren açığa alınmamış olmaları, delillerin karartılması riskini doğurabilir mi?

    · Mustafa Bayram'ın olay günü sabah saat 05:00 sıralarında Edremit' deki evinden gözaltına alınmış olmasının ve bu vakanın da söz konusu evin hemen karşısında gerçekleşmesinin, kanunsuz ateş açılması olayıyla bir ilgisi var mıdır?

    · Ülkemizde askeri bürokrasi içerisinde emir-komuta hiyerarşisinin katı bir şekilde uygulanması gerçekliğine karşın, bu vakada ateş açan askeri görevlilerden sadece birinin tutuklanmış olması, adil bir yargılama süreciyle çelişmemekte midir? Nitekim olayda toplam üç kişi ateş açma fiilini gerçekleştirmiştir.

    · Son aylarda Gümüşhane, Trabzon, Kızıltepe, Şemdinli'de yaşanan yargısız infaz vakalarından sonra, son olarak Edremit ilçesinde Yücel Solmaz isimli yurttaşımızın yaşam hakkına kast edilmesiyle sonuçlanan bu ihlaller, demokratikleşme sürecini baltalamaya çalışan kesimlerin girişimleri midir?

    Devrimci Yol davası…

    DOSYALARI KAYBETMEK SUÇ DEĞİLMİŞ
    İNAN GEDİK/ANKARA (BİRGÜN)-
    Devrimci Yol Ana Davası’nda kaybolan dosyalar hakkında yapılan suç duyurusuna Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan ilginç bir yanıt geldi: “Böyle bir suç yok.'' 1996’daki resmi yazışmalarda geçen 488 klasörün mahkemeler arasında gidip gelerek 465’e düştüğü resmi belgelerde yer almasına karşın Başsavcılık herhangi bir delil bulunmadığını bildirdi.

    12 Eylül darbesinin ardından 18 Ekim 1982 tarihinde açılan ve aradan geçen 23 yıla karşın bir türlü sonuçlandırılamayan Devrimci Yol davasında kaybolan klasörlerin nerede ve nasıl olduğu bir türlü öğrenilemiyor. Klasörlerin sayısının bile tam olarak bilenemediği davada mahkemeler arasında gidip gelen klasörlerin sayısı sürekli değişti.
    İlk olarak 1982 yılında Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı’nda 475 klasörle başlayan davanın klasör sayısı, Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1996 yılında yapılan yargılamada 488 klasör, Ocak 1997’de 470, Mayıs 1997’de ise 740 adet olarak değişti. Son olarak Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay 11. Ceza Dairesi’ne yazdığı yazıda 465 klasörden bahsetti. Tam olarak bilinemeyen klasör sayısının yanı sıra yanı sıra sayfa numaraları birbirini tutmuyor, çoğu sayfalar yırtık ve tahrip edilmiş durumda.
    Bir tek klasörün bile sanıklar için hayati önem taşıdığı davada sanıklardan Yaşar Kanbur’un avukatı, Ömer Kavili, “Mahkeme dosyalarını yok etmek, sahte tutanak hazırlamak, tutanak üzerinde rakamları değiştirmek, savunma makamından belgeleri gizlemek ve belge vermemek iddialarıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
    “BÖYLE BİR SUÇ YOK''
    Kavili’nin suç duyurusunu inceleyen Başsavcılık, Türk Ceza Kanunu’nda böyle bir suçun olmadığını belirtti. Ankara Cumhuriyet Savcısı Fethi Şimşek’in verdiği kararda, “Şikayetçinin iddiaları yarılama ve temyiz aşamalarında talep edilmesi gereken yargılama usulüne ilişkin ve TCK kapsamında herhangi bir suç oluşturmayan iddialardan ibaret olduğu, ortada herhengi bir sanık ya da sanıklar bulunmadığı gibi suç oluşturup kamu adına takibi gereken herhangi bir eylem de bulunmadığından iddialar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına…'' denildi.
    Şimşek, Yargıtay tarafından sanık avukatlarına dosyaların verilmemesini, Yargıtay’ın çözmesi gereken idari bir işlem olduğunu belirtti..
    Kayıp klasörleri gizlemek için Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin resmi evrak olan dizi pusulasında oynama yaptığını ileri süren avukat Ömer Kavili, gıyabi tutuklama kararı çıkarılan müvekkili Yaşar Kanbur’un mahkemeye ifade verme sırasında, mahkemenin resmi evrakta sahtecilik yaptığını dile getirmiş ve bunun üzerine mahkeme Kavili hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

    Kayıp trilyonu ödeme başvurusu

    milliyet
    Kapatılan RP'nin son genel başkanı Necmettin Erbakan, ev hapsi uygulamasından yararlanmak amacıyla, 2 yıl 4 ay ağır hapis cezasına çarptırılmasına neden olan "kayıp 1 trilyonu" ödemek için Maliye Bakanlığı'na başvurdu. Bakanlık ise, "Devletin uğradığı zararın geri alınması" için açılan davanın henüz sonuçlanmadığını gerekçe göstererek ödemeyi kabul edemeyeceğini bildirdi. Bu durumda Erbakan ev hapsinden yararlanmak için devam eden davanın sonuçlanmasını beklemek zorunda kalacak.

    Köşk’ün savunmasını yetersiz bulan mahkeme Sezer’den gerekçe istedi

    Metin Arslan/ZAMAN

    Ankara 2. İdare Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı’nın rektörlük seçimlerinde en fazla oyu almasına rağmen atamadığı Gazi Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan’la ilgili savunmasını yetersiz buldu.

    İdari Mahkeme, rektör atamasında ‘mutlak takdir’ yetkisini kullandığını belirten Cumhurbaşkanlığı’ndan Ayhan’ın atanmama gerekçelerini sordu.

    Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in atamadığı Prof. Dr. Rıza Ayhan’ın, Ankara 2. İdare Mahkemesi’nde açtığı dava devam ediyor. İdare Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık’tan eski Rektör Ayhan’ın atama işleminden sorumlu olduğuna karar vererek savunma istemişti. Başbakanlık, savunmasında atama ile ilgili Başbakanlık’ın hiçbir ilgisinin bulunmadığını vurgulamıştı. Cumhurbaşkanlığı ise Sezer’in mutlak takdir yetkisini kullandığını belirtmişti. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu tarafından mahkemeye gönderilen savunmada, Anayasa’nın 125’inci maddesine göre, cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemlerin yargı denetiminin dışında olduğu, kanuna uygun yapılan idari işlemleri kısıtlayacak ya da kaldıracak yargı kararı verilemeyeceği savunulmuştu. Yasanın, rektör atamalarında cumhurbaşkanına mutlak takdir yetkisi tanıdığı bildirilerek, “Bu yetki ‘bağlı takdir’ ile sınırlanmak isteseydi, YÖK, cumhurbaşkanına rektör olarak atanmak üzere üç aday sunulması konusunda düzenleme yapmaz, öğretim üyelerince en çok oy verilen adayın rektör olarak atanmasını öngörmekle yetinirdi.” denilmişti.

    İdare Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı’nın ve Başbakanlık’ın savunmalarını inceledi. İdare Mahkemesi, Başbakanlık’ın atamadan sorumlu olmadığını belirterek davalı konumdan çıkarırken doğru davalının Cumhurbaşkanlığı olduğunu ifade etti. Mahkeme, verdiği kararda, “Rıza Ayhan’ın YÖK tarafından seçilerek Gazi Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanmak üzere sunulan üç adaydan en yüksek oyu almasına karşın atanmama gerekçesinin” ne olduğunun Cumhurbaşkanlığı’ndan sorulmasını istedi. Mahkeme ayrıca, konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin birer örneğinin talep edilmesine, bunun için de Cumhurbaşkanlığı’na 20 gün süre verilmesine karar verdi.

    Rıza Ayhan, mahkemenin verdiği kararı şöyle yorumladı; “Mahkemeler hukukun nasıl uygulanacağını kanunlara göre değerlendirir, nasıl yorumlanacağını davalı ya da davacı gösteremez. Mahkemenin istediği, takdir yetkisinin hukuk kurallarına uygun kullanılıp kullanılmadığının tespitidir. Cumhurbaşkanlığı’nın savunması mahkemeyi tatmin etmemiş.” dedi. Ayhan, davayı açmadan önce, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde Cumhurbaşkanı’na 4 yıl önce kullandığı, “Somut ve objektif veriler olmadan öğretim üyelerinin iradesinin yok sayılması hukuk devleti, demokrasi ve özerk üniversite anlayışıyla bağdaşmaz.” sözünü hatırlattığını belirtti. Ayhan, “O zaman Sezer YÖK’e somut ve objektif gerekçeleri sormuştu, şimdi mahkeme Sezer’e soruyor.” diye konuştu. 01.01.2005



    Mutlak takdir yetkisi diye bir kavram yok’
    Ankara Üniversitesi İdare Hukuku öğretim görevlisi Doç. Dr. Ali Ulusoy ise Danıştay içtihatlarında mutlak takdir yetkisi diye bir kavramın bulunmadığını söyledi.

    Cumhurbaşkanı’na takdir yetkisi verilerek, seçme hakkı tanındığını belirten Ulusoy, “İdare, takdir yetkisini hizmet gerekleri ve kamu yararına uygun kullanmak zorundadır. İdare, haklı gerekçelerle kamu yararını kanıtlamak zorundadır.” diye konuştu. Ulusoy, “Mahkeme, ‘cumhurbaşkanının yaptığı rektör ataması işlemi yargılamanın dışındadır’ dememiş, Danıştay içtihatları paralelinde karar vermiş.” dedi.

    Gazi Üniversitesi İdare Hukuku öğretim görevlisi Doç. Dr. Ethem Atay, takdir yetkisinin mutlak kullanılamayacağını, hukuk devletinde takdir yetkisinin milletin gerekleri ile uyum içerisinde olması gerektiğini belirtti. İdare hukukçusu Atay, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve AİHM’nin tanınan takdir yetkisinin hukuka uygun bir gerekçe ile kullanılması yönünde kararları olduğunu ifade etti. Atay, “Cumhurbaşkanı da takdir yetkisini hukuki bir zemine oturtmak zorunda. Cumhurbaşkanlığı hukukun üstünlüğüne yemin ederek göreve başlıyor. Diğer kurumlar nasıl ki takdir yetkisini kullanırken hukuka uygunluğu gözetiyorsa, Cumhurbaşkanı daha fazla gözetmek zorunda.” diye konuştu. Ayhan’ın avukatı Sedat Aksakallı tarafından Ankara İdare Mahkemesi’ne yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle geçtiğimiz eylül ayında dava açılmıştı. Aksakallı tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde, üniversitede yapılan rektör seçiminde bin 64 oy alarak birinci olan Ayhan’ın yerine 366 oy alan Prof. Dr. Kadri Yamaç’ın atanmasının hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı öne sürülmüştü.

    'Mükerrer oy' mahkemelik

    (47 kişi okudu)

    RADİKAL - ANKARA - CHP, kısa süre önce yürürlüğe giren 5272 sayılı Belediye Yasası'nı Anayasa Mahkemesi'ne götürdü.
    CHP TBMM Grup Başkanvekili Ali Topuz, iptal başvurusunu Anayasa Mahkemesi Genel Sekreteri'ne verdikten sonra, dava gerekçelerini şöyle açıkladı: "Söz konusu yasanın son oylaması yapılmamış, Anayasa'nın öngördüğü 'son oylamada gerekli çoğunlukla kabul' koşulu gerçekleşmemiştir. Bu nedenle yasa hukuken varlık kazanamamıştır. Oylamada 375 oy kullanılmış, 327 kabul ve 48 ret oyu çıkmıştır. Verilen aradan sonra birleşimi yöneten başkan, 4. geçici maddenin yasaya eklenmesine ilişkin önergenin oylama sonuçlarına yapılan itirazlar üzerine yedi oyun mükerrer olduğunu belirlemiştir. Söz konusu 4. geçici madde af niteliği taşımaktadır, bunun için nitelikli çoğunluk aranması gerekirken bu yapılmamıştır."
    Topuz, aynı yasanın bazı hükümlerinin esastan iptali için de dava açacaklarını açıklarken, bunun gerekçelerini ise şöyle sıraladı: "Bu kanun, daha önce Cumhurbaşkanı'nca TBMM'ye iade edilen Kamu Yönetimi Temel Kanunu ve İl Genel Meclisi Kanunu ile paralellik taşıyor. Yürürlükteki Anayasa'ya bu kanun aykırıdır." mbel kocaya boşanma cezası

    TEMBEL KOCAYA BOŞANMA CEZASI
    ERSİN BAL/AKŞAM

    Yargıtay'ın kararına konu olay, İstanbul'da yaşandı. Çalıştığı işyerinden sıkıldığını belirterek istifa eden H.C., yeni iş olanakları ortaya çıkmasına rağmen çalışmayı reddetti. Zamanının büyük bölümünü uykuya ve arkadaşlarına ayıran H.C., karısı G.C. ve çocuklarının bakımını da aksattı. Gündelik işler bularak evinin bakımını karşılamaya çalışan G.C., tüm gayretine rağmen giderleri karşılayamadı. İş araması konusunda kocasını uyaran ancak bir sonuç alamayan G.C., çocuklarını alarak babasının evine yerleşti ve kocası H.C.'ye karşı boşanma davası açtı. İstanbul'daki mahkeme, Medeni Kanun'da öngörülen boşanma koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davayı reddetti. Karara itiraz eden G.C., Yargıtay'a başvurarak temyiz talebinde bulundu. Davayı inceleyen Yargıtay 2'nci Hukuk Dairesi, kocanın tutumunu, 'evlilik birliğini temelden sarsacak davranış' olarak yorumladı ve yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay'ın kararında özetle şöyle denildi:

    '...Davalı koca, keyfi nedenle işten ayrılmış ve geçerli neden olmaksızın çalışmayı reddetmiştir. Çalışmadığı sürede ortaya çıkan iş olanaklarını değerlendirmeyen, ev işlerine destek olmayan, kocanın tutumu, müşterek hayatın devamına imkan vermeyecek niteliktedir. Kocanın evlilik birliğini temelden sarsan davranışı karşısında boşanmaya karar verilmesi gerekir.'
    --------------------------------------------

    Deprem davasında müteahhide 2 yıl hapis

    İzmit /hürriyet

    Kocaeli'nin Gölcük İlçesi'nde, Marmara depreminde yıkılan ve enkazında 8 kişinin öldüğü binanın müteahhidi ve fenni sorumlusu mühendis 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın son duruşmasına tutuksuz yargılanan müteahhit Muammer Usta ile fenni sorumlu mühendis İhsaniye Belediye Başkanı Ahmet Levent'in vekilleri hazır bulundu.

    Duruşmada söz alan Usta'nın avukatı Ayla Kökmen, dosyadaki bilgilerin yetersiz olduğunu ve bu olayda sanıklara sorumluluk yüklenemeyeceğini savundu. Müvekkilinin, bu olayda sadece mali sorumluluğu bulunduğunu, cezai sorumluluğunun olmadığını öne süren Kökmen, Usta'nın beraatını istedi.

    Ahmet Levent'in avukatı İsmet Özkan ise binanın, yandaki binanın çarpması sonucu yıkıldığını ve müvekkilinin kusuru bulunmadığını söyledi.

    Cumhuriyet Savcısı Muharrem Akkaya da, esas hakkındaki mütalaasında, 17 Ağustos 1999 depreminde yıkılan Yüzbaşılar Mahallesi Yüzbaşılar Caddesi Yeşim Apartmanı'nın enkazında 8 kişinin öldüğünü belirterek, bilirkişi raporlarına göre kusurlu görülen sanıkların cezalandırılmasını istedi.

    Mahkeme, binanın yıkılmasında yüzde 10 kusurlu görülen müteahhit Muammer Usta ile fenni sorumlu Ahmet Levent'e 2'şer yıl ağır hapis cezası ve 60 milyon lira ağır para cezası verdi.

    Üç liseliye cep telefonu gasp etmekten 11 yıl hapis cezası

    zaman

    Gaziantep’te, cep telefonu gasp ettikleri iddiasıyla yargılanan üç lise öğrencisi, 11’er yıl 1’er ay 10’ar gün hapis cezasına çarptırıldı.

    Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar M.Ü., Abu Hasret Özdemir ve Ü.Ş. ile avukatları katıldı.

    Duruşmada tanık olarak ifade veren Tuba Yapışkan, müşteki Koray Özen’in kendisini rahatsız etmesi üzerine durumu arkadaşı M.Ü’ye söylediğini, daha sonra M.Ü. ile müşteki arasında kavga çıktığını söyledi. Mahkeme heyetinin davanın son aşamaya geldiğini belirtmesi üzerine söz alan sanık avukatlarından Hasan Deniz, olayın, bir kız öğrencinin rahatsız edilmesi nedeniyle çıkan kavgadan kaynaklandığını, bu kavga sırasında gasp edildiği öne sürülen cep telefonunun yere düştüğünü iddia etti. Deniz, M.Ü’nün daha sonra bulunarak kendisine getirilen telefonu satmış olabileceğini, ancak olayda gasp suçunun meydana gelmediğini, mağdurun darp olayını hazmedemediği için olayı gasp olarak ileri sürdüğünü söyledi. Sanıklar M.Ü. ve Ü.Ş. son savunmalarında, haklarındaki suçlamaları kabul etmediler. Mahkeme heyeti, sanıkları 11’er yıl 1’er ay 10’ar gün hapis cezasına çarptırdı. Duruşma çıkışında kararı öğrenen sanıkların aileleri tepki gösterirken, bazıları fenalaştı.

    Gaziantep’te, Koray Özen’in cep telefonunu bıçakla gasp ettikleri iddiasıyla M.Ü., Abu Hasret Özdemir ve Ü.Ş. hakkında, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Gaziantep, aa 01.01.2005

    Eşinin tecavüzüne yardım eden kadına 17.5 yıl hapis
    Nail KAHRAMAN BURSA, (DHA) /HÜRRİYET

    Munise Hersekli, ‘Bursa’nın Manukyan’ı’ olarak tanınıyor. Munise Hanım (43) ve kocası Cüneyt Hersekli (33), birlikte yargılandıkları tecavüz davasında, toplam 35 yıla máhkum oldular.

    Munise Hersekli’nin suçu; sekreteri G.G.’yi, kollarından tutarak kocası Cüneyt’e tecavüz ettirmek. Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuksuz olarak yargılanan Munise ve Cüneyt Hersekli çifti, dün karar duruşmasında suçlamaları reddedetti. G.G. ise, karı- kocanın yalan söylediğini belirterek, cezalandırılmalarını istedi. Mankeme heyeti de, Hersekli çiftini, zorla alıkoyma ve ırza geçme suçlarından máhkum etti. 17 yıl 5’er ay hapis cezasına çarptırılan Munise ve Cüneyt Hersekli, tutuklanarak cezaevine konuldu.

    Cezaevlerinin yeni yüzü
    · EVİN GÖKTAŞ / ANKARA /YENİ ŞAFAK

    Adalet Bakanlığı Müsteşarı Fahri Kasırga, eskiden cezaevi denilince akla ölüm orucu, açlık grevi, firar, çatışma, rehin alma, öldürme ve yaralamaların geldiğini belirterek, "Cezaevleri şimdi artık bu korkunç ve ürkütücülüğünü yitirdi" diye konuştu.

    Yeni Şafak'a konuşan Kasırga, "Cezavleri eğitim ve ıslah merkezleri haline geldi. Gün geçmiyor ki bir cezaevinde sanatsal, kültürel, sosyal, sportif ve zanaatsal etkinlikler düzenlenmesin. Bütün cezaevlerimiz okul oldu" dedi. Şimdi artık cezaevleri denilince el sanatları, çiniler, vazolar, hayvanlar, süslemeler, tablolar, halılar ve kilimlerin geldiğini anlatan Kasırga, hizmetlerin insan haklarına, uluslararası normlara uygun olarak sürdüğünü ifade etti.

    Cezaevlerine dışarıdan yiyecek ve diğer malzemelerin girişinin engellendiğini hatırlatan Kasırga, cezaevlerinin yeni yüzü ile ilgili şunları anlattı:

    "Cezaevlerine dışarıdan pişmiş yemek ve çiğ besin maddesi getirilmesi yasaklanmıştır. Günlük iaşe bedeli, ödenek yetersizliğinden çok düşük kalmaktadır. 171 ceza ve infaz kurumunda, hükümlü ve tutukluların meslek ve sanatlarını koruyup geliştirmek, onlara bir meslek ve sanat öğretmek, ürettikleri ekonomik değerleri pazarlamak için oluşturulan tesis, atölye ve işyurtları bulunmaktadır. 2003'de 4 bin 481 persoünel ve 18 bin 178 hükümlüye toplam 3 trilyon 893 milyar 806 milyon 774 bin 368 lira kar payı ödemesi yapıldı."

    Adalet Bakanlığı ile PTT arasında sözleşme imzalandı, tebligatlar gecikmeyecek

    Adliye pul sıkıntısını aşıyor
    1 Ocak tarihinden itibaren pul kullanılarak yapılacak tebligatların ücretleri, PTT Genel Müdürlüğü nezdinde Adalet Bakanlığı adına açtırılan posta çeki hesabına aktarılan ödenekten karşılanacak.
    ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yargıda, tebligat ve diğer posta giderlerinde yaşanan pul sıkıntısı, Adalet Bakanlığı ile PTT arasında imzalanan sözleşmeyle giderildi.

    Adalet Bakanı Cemil Çiçek 'in yayımladığı genelgede, adli ve idari yargı birimlerinin resmi posta pulu kullanarak yapacakları adli tebligat ve diğer posta gönderilerinde kullanılmak üzere ödenek tahsisinin bakanlık bütçesinden yapıldığı belirtildi.

    Genelgede, adil yargılama hakkının en üst düzeyde gerçekleştirilmesi için yargı birimlerinin ilgili mevzuatı gereğince yapması zorunlu adli tebligat ve posta gönderisi ücretlerinin karşılanmasına yönelik ödenek tahsisi ve harcanmasının esas ve usullerinin PTT Genel Müdürlüğü ile Adalet Bakanlığı arasında yapılan sözleşme ile yeniden belirlendiği bildirildi. Buna göre, 1 Ocak 2005 tarihinden geçerli olmak üzere mahkemeler, cumhuriyet başsavcılıkları ve diğer birimlerin resmi posta pulu kullanarak yapacakları adli tebligat ve diğer posta gönderi ücretleri, PTT Genel Müdürlüğü nezdinde Adalet Bakanlığı adına açtırılan adli yargı için 891030 No'lu, idari yargı için 891040 No'lu posta çeki hesabına aktarılan ödenekten karşılanacak.

    Yeni yılda yeni bir hayat
    Türkiye, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu ve Ceza İnfaz Kanunu'ndaki değişiklikler nedeniyle 2005'te yeni uygulamalara sahne olacak. Yeni uygulamalar, Nisan 2005'te yürürlükte...

    ANKARA Milliyet

    Hakarete 2 yıl hapis
    Yeni Türk Ceza Kanunu'na göre, trafik kazası gibi nedenlerle yaralananları görmezlikten gelenlere 1 yıla kadar hapis ve para cezası verilecek.
    Kürtaj süresi 10 hafta olacak. Bu süre aşıldıktan sonra kürtaj yapanlara 5 - 10 yıl hapis cezası verilecek.
    Eğitimi ve okul binasına girmeyi engelleyenlere 1 - 3 yıl hapis cezası verilecek. İbadet ve ayinlerin toplu olarak yapılmasının zorla engellenmesine de aynı ceza verilecek.
    Hukuka aykırı biçimde üst araması yapan polis, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. İzinsiz telefon dinlemenin cezası 1 - 3 yıl olacak. Hakaret suçu 6 aydan 2 yıla kadar hapis getirecek.
    Kapkaç suçu, "nitelikli hırsızlık" kapsamına alınırken, cezası 3 - 7 yıl hapis olacak. Yaşlı, çocuk ya da sakatlara karşı işlenen kapkaç suçunda ceza 9 yıla kadar çıkacak.

    Eşe tecavüz ağır suçYangına, çığ düşmesine neden olanlar, 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası alacak.
    Alkol veya uyuşturucu veya başka bir nedenle tehlikeli araç kullanan kişi, 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
    Gecekondu yapanlara veya yaptıranlara 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.
    Tecavüz girişimine 7-12 yıl ceza isteniyor. Çocuklara tecavüzde bu süre 15 yıla kadar çıktı. Kocanın eşine tecavüzü de aynı kapsamda, ancak şikâyete bağlı suç haline geldi.
    Çocuklara pornografik yayın dağıtan, satan veya reklamını yapanlara 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası istenecek.
    Çocukları fuhşa teşvik eden, yurtdışına çıkaran veya ülkeye sokanlara 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilecek.

    Hamile eşi terke cezaÇocukları dilendirenler, 1 - 3 yıl hapis cezasına çarptırılacak.
    Dini nikâhla evlenenlere 6 aydan 2 yıla kadar, bu nikâhı kıyanlara da 2 aydan 6 aya kadar hapis cezası verilecek.
    Çocuğunu döven anne babaya 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezası uygulanacak.
    Hamile eşini veya evli olmayan bir kadını terk eden kimse, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası alacak.
    Nisanda yürürlüğe girecek Ceza Muhakemeleri Kanunu ile Cumhurbaşkanı, istemesi halinde tanıklık yapacak. Devlet sırları mahkemeye karşı gizli tutulamayacak. Örgütlü suçlarda, tanığın hayatı tehlikesi söz konusu ise kimlikleri gizli tutulacak. Maske takılarak tanıklık yapılabilecek.
    Her vatandaş suçluları sokakta yakalama yetkisine sahip olacak. "Susma ve avukat isteme" gibi yasal hakları, zanlılara, ABD'de olduğu gibi artık yakalandığı an bildirilecek.

    Özel ajanlar geliyorSuçüstü ve gecikmesinde sakınca bulunan haller dışında, geceleri konutta, işyerinde, bar ve genelev gibi diğer kapalı yerlerde arama yapılmayacak.
    Devlet, örgütlü suçlar için özel ajan yetiştirecek. Ajanlar, görevini yerine getirirken suç işleyemeyecek.
    Şüpheli veya sanıkların, kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyeri, filmlerde olduğu gibi sokaktaki bir arabadan teknik araçlarla izlenerek ses ve görüntü kaydı alınabilecek.
    Yurtdışında bulunan kaçak sanıkların duruşmaya gelmesini sağlamak için, Türkiye'de bulunan mallarına, hak ve alacaklarına el konulabilecek.

    Otomot.NET Kurucusu - Tamindir.com Çalışanı - Siyahinazuma.com sahibi

  9. #9
    Bulent abi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    19 Ocak 2006
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    Odunc alinmis honda beat
    heytbecom,

    Mesela bir-iki tanesini ornek alalim.

    ucagin hepsi karakutudan yapilsaydi, o ucak ucamayacak kadar agir olurdu.
    Ambulansta pizza dan daha cabuk geliyor. Sahsen sahit oldum.

    Baska sorulara yanit istersen, elimden geldigince yardimci olmaya calisirim.
    Life starts at 8000 RPM

  10. #10

    Üyelik
    26 Kasım 2005
    Şehir
    istanbul
    abiii sen ne sıkılmışsın yaw. allah acil şifalar versin!amin..

  11. #11
    Bulent abi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    19 Ocak 2006
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    Odunc alinmis honda beat
    bencede Amin...
    Life starts at 8000 RPM

  12. #12
    heytbecom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    16 Eylül 2005
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    Suzuki Inazuma
    İşte dünyaca meşhur salaklıklar
    Yaşanan olaylar kimi zaman bizi çok üzüyor kimi zaman ise o üzüntülü olaylar çok komik bir hal alıyor. Şaşırarak okuyacağınız traji-komik olaylar: Meksika'daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetine mezarlığın sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istediğini ısrarla ekletmeye çalıştı.
    ...Ve işte bunun gibi dünyaca meşhur salaklıkların diğerleri;


    - Florida'da bir soyguncu parmak izlerinden yakalanınca şaşırdı. Çünkü her soygunda eldiven giymeye özen göstermişti, fakat yarım parmaklı golf eldiveni kullanıyordu.

    - Gillette şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya başladığında yüzlerce erkek onlardan aldı. Sonra da bu jiletlerin sakallarını kesmediğini söyleyerek onları çöpe attılar. Gillette yetkilileri, mutsuz müşterilerin tıraş olmadan önce jiletin sarıldığı kağıdı
    çıkarmadıklarını fark ettiler.

    - Chevrolet, yeni model arabası için ''Nova'' ismini buldu ama sonra arabayı Latin Amerika'da satamayacakları anlaşıldı. Çünkü ''Nova'' İspanyolca'da ''gitmez'' anlamına geliyordu.

    - 1897'de bir matador, boğayla bir bisiklete binerek güreşmek istedi. Bundan hiç etkilenmeyen boğa, adamı bisikletiyle birlikte duvara fırlattı.

    - 1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules Noel'in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı. Çünkü atışı izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasını izlemek için arkalarını dönmüşlerdi.

    - 1840'da ABD başkanlığına seçilen William Henry Harrison, çok soğuk bir günde Washington'da açık havada düzenlenen göreve başlama töreninde şapka ve palto giymeyi reddederek yaptığı uzun konuşma sonucu zatürre oldu. Yeni başkan sadece bir ay görev yaptıktan sonra öldü.

    - Meksika'daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetine mezarlığın sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istediğini ısrarla ekletmeye çalıştı.

    - Sinema yıldızı Brooke Shields, sigara hakkında görüşlerini açıklarken, ''Sigara içmek öldürür. Öldüğünüzde hayatınızın önemli bir bölümünü kaybedersiniz'' dedi.

    - George Orwell'in ünlü romanı "Hayvan Çiftliği"ni geri çeviren kitap editörü, Amerika'da hayvan hikayeleri satmak imkansızdır" dedi.

    - 1962'de Marine 1 adlı füze, rotayı belirleyen bilgisayar programında bir işaretinin yanlış yere konulması yüzünden rotasından çıkınca dünyaya çarpmaması için havaya uçuruldu. Bu operasyon 18,5 milyon dolara mal oldu.

    - 1971'de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilim adamları, büyük bir yağmur fırtınası efekti yaratmak için bir tepeyi yangın hortumlarıyla adam akıllı suladılar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydana gelen heyelanda, dört bilim adamıyla 11 izleyici hayatını kaybetti.

    - Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmelerini sağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağır ve içinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayınlarla havaya uçmadan önce pusuya yatan düşman askerleri tarafından vuruluyorlardı.

    - Clinton-Levinsky skandalından sonra Avustralya'nın Sidney kentindeki Madam Tussaud balmumu müzesinin yetkilileri Clinton'un balmumu heykeli yüzünden zor anlar yaşadılar. Ziyaretçiler şaka olsun diye Clinton'un balmumu heykelinin pantolonunun fermuarını açıp duruyorlardı. Müze yetkilileri sonunda fermuarı mühürleyerek kapatmak zorunda kaldılar.

    - 1985'de New Orleanslı cankurtaranlar o yıl şehrin havuzlarında kimsenin boğulmamasını kutlamak için bir parti verdiler. Partide konuklardan biri boğuldu.

    - 1975'de İngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programı izlerken erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü. Eşi, cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak, kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için teşekkür etti.

    - Ünlü oyun yazarı Tennessee Williams, 71 yaşında burun spreyi sıkmak için başını arkaya yatırdığında, ağzına düşen sprey kapağı boğazına takılınca boğularak öldü.

    - ''Siz Pepsi kuşağındansınız'' sloganı, tercümanların beceriksizliği yüzünden Almanca'da, "Mezarınızdan diri olarak çıkın", Çince'de ise "Pepsi atalarınızı mezarlarından çıkarır" olarak çevrildi.


    18 Haziran 2004 Cuma

    http://www.imedya.com/asp/haberdetay.asp?a=128450&z=23
    --------------------------------------------------------------------
    --------------------------------------------------------------------
    kucukken yapılan salaklıklar
    1.
    sandalyede sallanırken düşmek,kendi gözüne yumruk atmak gibi nice örnekleri bulunan saf eylemler silsilesi*
    (gilda, 19.05.2005 16:37:31 ~ 20.05.2005 20:35:39 )




    2.
    cubuk kraker yemeye calisirken krakeri agiz yerine burun goz vb. yuz organlarına sokmak
    (amenofis, 06.06.2005 02:04:25 )




    3.
    sandalyeye yönelip oturmak için hamle yaptığınızda ve oturduğunuzda ayak küçük parmağınızın sandalyenin ayağının altında ezilmesi bu başlığa örnek verilebilir. parmağınızın üstünde sandalyenin metal ayağı,onun üstünde de siz varsınızdır. dolaylı olarak siz ayak küçük parmağınıza oturmuş olursunuz ve çok acır. *
    (Jamjam, 06.06.2005 02:10:57 )




    4.
    evin küçük kızı rolüyle * bi yerlerden akıllara kazınmış olan misafire kolonya vermek gibi adetlerin sonunda küçük kızın buzdolabindan sirkeyi kaptığı gibi misafirlere akın etmesi *
    (echoes, 06.06.2005 12:59:19 )




    5.
    kahvaltı masasında masaya çıkıp reçel tabağının içine oturmak, oyuncaklarını balkondan aşağı atıp ağlamak, elektirik süpürgesinin sesinden kaçıp ortalığı birbirine katmak*
    (echoes, 06.06.2005 13:02:11 )




    6.
    annenin sözünü dinlemeyip kaldırım kenarından yürüyüp dengeyi kaybederek düşmek
    (xenaphobiac, 06.06.2005 15:54:05 )




    7.
    lunaparkta çarpışan arabalara binip sıkı tutunmayıp ilk çarpışmada kafayı direksiyona toslamak ve ortalığı büyük bir yaygarayla ayağa kaldırmak...
    (xenaphobiac, 06.06.2005 15:55:08 )




    8.
    sokakta düşünce anne beni döövvmmeee diye ağlaya ağlaya eve gitmek..anneyi gülmekten yerlere yatırmak...
    (xenaphobiac, 06.06.2005 15:55:56 )




    9.
    gaz içmek.. çorap kıskaçlarını kulağa sokmak.. burna köpük sokmak... * * *
    (the day as heaven wept, 06.06.2005 20:48:33 ~ 06.06.2005 20:50:05 )




    10.
    (bkz: yıldıza girmek) *
    (mammamia, 06.06.2005 21:00:57 )




    11.
    yalan rüzgarındaki insanların türkçe konuşabildiklerini düşünmek*
    (The Pooh, 06.06.2005 22:01:57 )




    12.
    kolanın içine şeker atıp köpürmesini izlemek, bu işten zevk alıp şekerin dozunu sürekli kaçırmak , en sonunda çok tatlı diye içmeyip lavaboya boşaltma (bkz: çoçuk işte)
    (tricky, 06.06.2005 22:21:08 ~ 06.06.2005 22:21:55 )




    13.
    annenin yaptığı ev işlerine özenmek...babanın çoraplarını yıkamak...
    (xenaphobiac, 08.06.2005 00:08:29 )




    14.
    köftenin içinde et yok sanmak, abiyle kuzenin buzluğa sakladıkları dondurmayı donunca balık olcak birşey sanmak.
    (Lethe, 08.06.2005 01:45:29 )




    15.
    sümüklerini yiyen ilkokul arkadaşımın,ben görünce tatakları sıranın altına yapıştırması ve daha sonra ordan alıp yemesi!
    (tgrkpln, 08.06.2005 11:22:57 )




    16.
    kaşıkla çeneyi yarmak, geri geri yürürken kafayı kalorifere çarpıp yarmak, çocuk bahçesinde hedeyi döndürürken yere düşüp kafayı kaldırıp yarmak, buzdolabına mum koyup buzdolabını yakmak, yapılan karışımı komşunun çamaşırlarını atıp ben yapmadım demek*, 9. kattan yola su dolu balonları atmak, su dolu balonu buzluğa koyduktan sonra kapağı açıp beyin travması geçirmek, yolda bulunan mantarı yumurtaya benziyor diye afiyetle yemek, civcive karate öğreteyim derken bayıltmak..*
    (kasamadim, 14.06.2005 14:01:55 )




    17.
    çizgi filmlerden etkilenip 3 tekerlekli bisikleti koltuga cikarip ucmaya kalkmak ucamayip sehpaya kafa ustu girmek sonucunda cene ve dudaklarda hala gecmeyen yara izlerine sahip olmak
    (l5202020, 14.06.2005 14:59:37 )




    18.
    yalova ya gidilen piknikte dereye sogumasi icin konulan karpuzun orda yetistigini dusunmek baskasina ait karpuzu kucaklayip goturmeye kalkismak karpuzun tasiyandan buyuk olmasi sonucu dusurup parcalamak
    (l5202020, 14.06.2005 15:02:32 )




    19.
    koltugun altina kacan oyuncagi almaya calisirken daha net gormek icin bi kibrit yakmak koltugun tutusmasi korkup disari cikmak cikarken kapiyi kapatmak ebeveynlerin duman ve koku sonucu yangini farketmeleri sonuc olarak yanmıs bir adet koltuk perde ve hali
    (l5202020, 14.06.2005 15:05:15 )




    20.
    balkon korkulugunun ustunde yurumeye calismak, bu kisi balerin olmak istiodu.
    (ksl, 14.06.2005 15:52:29 )




    21.
    erkek kardeşin kapıyı suratına çarpmasından dolayı kafanın yarılması ve hastaneye kaldırıldıktan sonra acil müdahele salonunda dikiş atılırken doktorun bacak arasına okkalı bir tekme indirmek...**
    (xenaphobiac, 29.06.2005 08:59:14 ~ 06.07.2005 16:47:19 )




    22.
    salıncakta sallanırken acaba maksimum ne kadar hızlı sallanabilirim diye merak etmek ve denemek sonucunda salıncağın kapasitesinin aşılmasıyla salıncağın veleti takla attırmak suretiyle aşşa atması veletin jimnasikçiler gibi iki ayak üstüne konması sonra veletin bir an düşünüp vay be diyip kendiyle gurur duyması sonra hiç bişiy olmamış gibi eve gitmesi
    (tricky, 04.07.2005 22:00:22 )




    23.
    trt 2 de devlet sanatçılarının arkalarında orman, göl kenarı gibi fonlar varken şarkı söylemelerini dinlerken, bayan sanatçıları haliyle daha çok severdim, ve hani eğer birisi kameraya bakarak çekime dahil olursa onu sonradan izleyen birisi direk kendisine bakıyomuş gibi görür ya, neyse sayın okur işte trt sanatçıları da bütün şarkılarını gözlerini kameradan bir saniye bile almadan söylerlermiş, ve bu devamlı nasıl oluyorsa kadının bana bakarak şarkı söylemesi ilk başlarda hakikaten hoşuma gitmesi, fakat gözgöze söylenen, dinlenen 5. şarkıdan sonra ulan lanetlendim mi, yoksa hakikaten televizyonun içinde insanlar mı var diye kıllanmak, pozisyon değiştirmek fakat gözlerin beni takip ettiğini görünce perdenin arkasına saklanmak, fakat artık çocuk gözlerimde gitgide çirkinleşen bu kadının hala bana baktığını görünce ananeee ananeee diye ağlamaya başlamam.
    (pure morning, 04.07.2005 22:17:12 )


    24.
    bir otobüs durağındaki sehirici haritanın üzerinde su an bulunduğunuz yer yazısını görünce,-anne bizim burada oldugumuzu nerden biliyo bunlar- diye sormam.
    (melkisedek, 04.07.2005 23:11:20 )
    --------------------------------------------------------------------------------
    -------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Salaklığın Tarihi...

    30 Kasım 2004 Salı
    (Salaklığın sınırı var mı diye merak ederiz ya; ben olmadığını
    anladım...
    Bob Fenster'in "Salaklığın Tarihi" kitabından örnekler verince, siz
    de olmadığını anlayacaksınız...)
    * Arizonalı bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve
    anahtarı
    bulamadı... Kendisini kurtarmak için çilingir çağırmak yerine
    polisi arayınca başı belaya girdi... Onu kelepçeden kurtaran
    polisler,
    ödenmemiş
    bir kefalet borcu bulunduğunu belirleyince onu yeniden
    kelepçelediler...
    * Gillette şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya başladığında
    yüzlerce
    erkek satın aldı... Sonra da bu jiletlerin sakallarını kesmediğini
    söyleyerek onları çöpe attılar... Gillette yetkilileri, mutsuz
    müşterilerin
    tıraş olmadan önce jiletin sarıldığı kağıdı çıkarmadıklarını fark
    ettiler...
    * Chevrolet, yeni model arabası için "Nova" ismini buldu ama sonra
    arabayı
    Latin Amerika'da satamayacakları anlaşıldı... Çünkü "Nova",
    İspanyolca'da
    "gitmez" anlamına geliyordu...
    * 1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules
    Noel'in
    disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı... Çünkü atışı
    izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasını
    izlemek için arkalarını dönmüşlerdi...
    * 1840'da ABD başkanlığına seçilen William Henry Harrison, çok
    soğuk
    bir
    günde Washington'da açık havada düzenlenen göreve başlama töreninde
    şapka
    ve palto giymeyi reddederek yaptığı uzun konuşma sonucu zatürre
    oldu...
    Yeni başkan sadece bir ay görev yaptıktan sonra öldü...
    * Meksika'daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetine
    mezarlığın
    sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istediğini ısrarla ekletmeye
    çalıştı.
    * 1971'de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilim
    adamları,
    büyük
    bir yağmur fırtınası efekti yapmak için bir tepeyi yangın
    hortumlarıyla
    adam akıllı suladılar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydana
    gelen heyelanda, dört bilim adamıyla 11 izleyici hayatını kaybetti.
    * Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmelerini
    sağlayan
    patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağır ve
    içinde
    yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayınlarla havaya uçmadan önce
    pusuya
    yatan düşman askerleri tarafından vuruluyorlardı...
    * 1985'de New Orleanslı cankurtaranlar o yıl şehrin havuzlarında
    kimsenin
    boğulmamasını kutlamak için bir parti verdiler. Partide konuklardan
    biri
    boğuldu.
    * 1975'de İngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programı
    izlerken
    erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek
    öldü...
    Eşi, cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak,
    kocasını
    hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için teşekkür
    etti.
    * 1983'de mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San Diegolu bir
    kadın polislere eğer onu bırakmazlarsa morarana kadar nefesini
    tutacağını söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten
    ölünceye kadar nefesini tuttu.

    -----------------------------------------------------------------------

    sayfada yazılanlarin tum haklari universitesozluk.org 'ye aittir.kaynak belirtmek sartiyla sagda solda kullanmak serbesttir,caizdir.acilan baslik,girilen entrylerden yazarlari sorumludur


    devamı gelecek.
    -Yazılan tümyazılar alıntıdır.sadece ilk mesaj kendim tarafımdan hazırlanıp sunulmuştur.....(konu dışı ne de olsa)
    Otomot.NET Kurucusu - Tamindir.com Çalışanı - Siyahinazuma.com sahibi

  13. #13
    heytbecom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    16 Eylül 2005
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    Suzuki Inazuma
    görünmez kaza
    Buyuksehir Belediyesi kuruluslarindan KIPTAS'in Genel Mudur Yardimcisi, sevgili Emin Batur santiyelerden birinde meydana gelen bir kaza sonunda kazaya maruz kalan duvarcı ustasının yazdığı tutanak: "Is kazasi tutanagina planlama hatasi diye yazmistim. Bunu yeterli gormeyerek ayrintili anlatmami istemissiniz. Su anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen asagida anlattigim gibi olmustur; Bildiginiz gibi ben bir duvar ustasiyim. Insaatin altinci katindaki isimi bitirdigim zaman biraz tugla artmisti. Yaklasik 250 kg kadar oldugunu tahmin ettigim bu tuglalari asagiya indirmek gerekiyordu. Asagi indim, bir varil buldum, ona saglam bir ip bagladim, altinci kata ciktim. Ipi bir cikriktan gecirip ucunu asagiya saldim. Tekrar asagiya indim ve ipi cekerek varili altinci kata cikardim. Ipin ucunu saglam bir yere baglayip tekrar yukari ciktim. Butun tuglalari varile doldurdum. Asagi indim, bagladigim ipin ucunu cozdum. Ipi cozmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasil bulmayayim? Ben yaklasik 70 kiloyum.250 kilogramlik varil suratle asagiya duserken beni yukari cekti. Heyecan ve saskinliktan ipi birakmayi akil edemedim. Yolun yarisinda dolu varille carpistik. Sag iki kaburgamin bu sirada kirildigini saniyorum. Tam yukari cikinca, iki parmagim iple beraber cikriga sikisti. Parmaklarim da bu sirada kirildi. Bu esnada yere carpan varilin dibi cikti ve tuglalar etrafa sacildi. Varil hafifleyince, bu sefer ben asagi inmeye varil yukari cikmaya basladi ve yolun yarisinda yine varille carpistik. Sol bacagimin kaval kemigi de bu sirada kirildi. Can havli ile ipi birakmayi akil ettim. Basimi yukari kaldirdigimda bos varilin suratle uzerime geldigini gordum. Kafatasimin da boyle catladigini saniyorum. Bayilmisim, gozumu hastanede actim. Cenab-i Hak'tan tum kullarini boyle gorunmez kazalardan korumasini diler, hurmetle ellerinizden operim." Duvarci ustaniz Osman ..
    ================================================
    Azerice Bir İtiraf Çok Güzel
    Salam! Men etiraf etmek isteyirem ki, menim zamana ehtiyacim var . Ozude cox! Men demek olar ki,butun gunu manitorun qarshisinda oluram .Demeli komputerin zastavka deyilen yerinde (hansiki, komputeri en azi 5 deq. ishletmiyende oz ozune sifarish verdiyin soz manitorda yazilacaq ) men bele bir cumle sifarish vremishem yeni yazmisham " her shey otub kececek !!!" 2004 apreli ayinin axirindan indiye kimi durur o cumle. Herdefe calishmisham ki silim daha otub kecdi her shey, amma yenede o cumleye ehitiyacim oldugunu hiss eldim ilin axiridi yenede cumleni pozmaq istemirem .Menim zamana ehtiyacim var ! Isteyirem 2004 -cu il tez bitsin . Haminizin qarshidan gelen yeni il bayramini tebrik edirem .Inshallah o cumle mene lazim olmaz 2005 ci ilde ================================================
    Aile Cep Mesajları
    Anne Baba Mesajları Super cep mesajlari!!!! 1. "Ekranda satır bitse de sen kelimeyi yazmaya devam et, satır sonu kesme işaretiyle (-) kelimeyi bölmene gerek yok, bana geldiği zaman zaten düzenli geliyor" uyarısının akabinde annemin attığı mesaj: "bizvardıkiyiyizöpüyorumayten" 2. 3 gün boyunca eve uğramamam sonucunda annem tarafından yollanılan sms: "dünyadan, kayıp uzay aracına! kayıp uzay aracı nerdesin?" 3. -Anne benim param bitti,babama caktirmadan para yollar misin bana? -annen banyoda,daha dun para yolladim. baban. 4. Oglumu kaybettim, hukumsuzdur... imza cok muhim, "annen" degil "annesi"...
    =================================================
    Çocuk öldü kara geçtiniz
    Trafik kazasında ölen 8 yaşındaki çocuğun ailesinin açtığı tazminat davasında, bilirkişi, ‘Aile, çocuğu büyütmek için yapılacak masraftan kurtuldu’ diye rapor verdi. Çocuk öldü masraf bitti tazminata gerek kalmadı Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’nde yolcu otobüsünün çarpması sonucu ölen sekiz yaşındaki Meki Ayaz’ın ailesinin açtığı tazminat davası, bilirkişi raporlarıyla komediye dönüştü. Çocuğunun ölümünün aileyi masraftan kurtardığını iddia eden bilirkişi Sema Güleç, böyle bir durumda tazminat ödenemeyeceğini söyledi. DİYARBAKIR’ın Bismil İlçesi’nin Köseli Köyü’nde 23 Nisan 2003 günü meydana gelen kazada, Öz Batmanlılar firmasına ait 73 AH 554 plakalı otobüsün çarptığı ilköğretim okulu ikinci sınıf öğrencisi Meki Ayaz yaşamını yitirdi. Kaza yerinde yapılan incelemede, otobüs sürücüsü yüzde 75, ölen Meki Ayaz da yüzde 25 kusurlu bulundu. Kazada oğlunu yitiren baba Medeni Ayaz, 4.5 milyar lira tazminat talep etti. Ancak otobüsü sigortalayan şirket bu ödemeyi yapmayınca Ayaz Ailesi, geçtiğimiz yıl Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tazminat davası açtı. Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi de ilk duruşmadan sonra, kusur ve tazminat hesaplamasının bilirkişi tarafından yapılması için, dosyayı Ankara nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderdi. ÜNİVERSİTE OKUYAMAZ Dosyanın verildiği Ankara 25’inci Asliye Hukuk Mahkemesi, konunun uzmanı olduğu gerekçesiyle avukat Sema Güleç’i bilirkişi atadı. Avukat Güleç hazırladığı raporda, Ayaz Ailesi’nin çocuğunu büyütmek için 55 milyar 926 milyon 240 bin 197 lira masraf yapacağını, buna karşılık çocuğun 18 yaşından sonra kazanacağı paranın 13 milyar 234 milyon 447 bin 990 lira olacağını belirtti.
    ==================================================
    Tecavüzcü Kadın
    Bir erkeğe tecavüz ettiği iddia edilen 23 yaşındaki kadın, suçunu önce inkar etti. Bugüne kadar erkek tecavüzcüleri yargılamış olan hakim Stein Dons, tecavüze uğrayan adama suçsuz olduğunu söyleyerek teselli edip moral verdi. Tecavüze uğrayan adam, kadının kendisine 100 kron tazminat ödemesi talebinde bulundu. Hakim Dons, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi
    ==================================================
    Zapık PaPaZ'ın duasıABD’nin Virginia Eyalet Meclisi’ne açılış duası için davet edilen lezbiyen bir papazın Tanrı’dan istedikleri vekilleri şoke etti. Papaz Debra Peevey, Richmond Eyalet Meclisi’ndeki açılış duasında ‘Ey kutsal olan sen!.. Bizlere liderlik ve kılavuzluk yapmayıp da bu eyalette, güçlerini, küçük bir azınlık olan gay ve lezbiyenlere zarar vermek için kullananları mahkum et!.. Eşcinsel evliliğe karşı çıkan yetkilileri mahkum et!.. Hepimiz, bizi birleştiren yanlarımızın bilincinde olmalıyız, bizi karşı karşıya getirenlerin değil. Sen bizi uyardın ki, bölünmüş olan bir ev ayakta duramaz’ dedi. Papaz Debra Peevey’nin bu duası karşısında meclis üyeleri şoke oldu. Meclis üyesi Christopher Saxman, lezbiyen papaz Peevey’ye müdahalede bulunarak duayı yarıda kesti. Saxman, ‘Üç yıllık meclis yaşamımda ilk defa bir duayı durdurdum. Söyledikleri talihsizlikti. Dualar, siyaset yapılmayan zamanlardır’ dedi
    ==================================================
    3 Şili'li gencin eşek şakası
    3 Şili'li genç eşek şakası yaptı: Dev dalga geliyor diye 3'ü birden kaçınca, tüm kent peşlerinden koşmaya başladı Şili'nin Pasifik kıyısındaki Conception kentinde üç genç plajdan, "Dalga geliyor" diye bağırarak koşmaya başladı. Peşinden de kent tamamen boşaldı. Reuters'ın haberine göre vali Rodrigo Diaz'ın verdiği bilgiye göre, dün yerel saatle 02.00'de üç gencin plajdan 'Dev dalga geliyor' diye bağırarak koşması üzerine, 12 bin kişi evini terk etti. Şili'nin en kalabalık 3. kentinde, Pasifik kıyısına yakın bölgelerde yaşayanlar en yakın tepelere doğru koşmaya başlarken, en az dört trafik kazası yaşandı. Radyodan yapılan 'Sakin olun' çağrılarına rağmen halk olaydan saatler sonra bile tepelerden aşağı inmeye çekinirken hastanelerde şok geçirenlerin bulunduğu belirtildi. 1960 yılında Şili'de boyu 11 metreyi bulan dalgalar en az bin kişinin ölümüne yol açmıştı.
    ==================================================
    kamyon edebiyatı ile prezervatif tanıtımıSağlık Bakanlığı'nın onayı ve UNICEF'in finansal desteğiyle hazırlanarak, Türkiye genelinde dağıtımı yapılan prezervatif tanıtıcı bir broşür, ilginç ve mizahi içerikli sloganlarla dikkati çekiyor. Osman Durmuş'un Sağlık Bakanlığı döneminde, Türk Eczacıları Birliği'ne bağlı Cinsel Sağlık Eğitim ve Danışma Merkezi'nin katkılarıyla bastırılan broşürde, popüler şarkı sözlerine yapılan göndermelerin yanı sıra ''kamyon edebiyatı''nı çağrıştırıcı sloganlar yer alıyor. Üniversite, hastane ve ana çocuk sağlığı merkezleri gibi yerlerde, vatandaşları prezervatif kullanımı konusunda bilinçlendirmek amacıyla halen ücretsiz dağıtılan broşür, ''Koruyucu Meleğim Olmadan Asla'' başlığını taşıyor. Prezervatifin, istenmeyen gebeliklerden korunmanın yanı sıra insanları AIDS başta olmak üzere cinsel yolla bulaşan hastalıklardan uzak tuttuğu vurgulanan broşürde, HIV'in bulaşma yolları ve vücuda girdikten sonraki aşamaları detaylı şekilde anlatılıyor. Prezervatifin nasıl kullanılacağı ve muhafaza edileceği konusunda bilgilerin de yer aldığı broşürde, okuyucuların dikkati ise ilginç ve mizahi içerikli sloganlarla çekiliyor. ''Koruyucu Meleğim Olmadan Asla'' başlıklı broşürde yer alan, her biri birbirinden ilginç sloganlardan bazıları şöyle: -AIDS'in zulmü varsa, sevenin kondomu var. -Fidayda da Ankaralım fidayda, kondomunu taktın bir anda. -Atem tutem men seni, kondoma sarem men seni -Kasksız girme inşaata canın yanar, kondomsuz girme ilişkiye hayatın kayar. -Takmak ya da takmamak, işte bütün mesele bu. -Elin adamı gidiyor fezaya, biz kondomu taktıramadık Rıza'ya. -Tak tak tak, kim olursan ol tak. -Tak tak tak beni doğru tak, ilk önce son kullanım tarihime bak, tarihim geçmişse çöpe at. -Tak kondomun hasını, çekme AIDS yasını..
    ================================================== ===
    öldürmeyen Allah öldürmez
    Sibirya'nın koylerinden birinde cenaze mezarlıga goturuluyormus. Misir tarlasinin ortasinda tabut koylulerin ellerinden dusuvermis.Tabutun icindeki ceset dusup dereye yuvarlanmis Akinti cesedi dinamitle avlanan balikcilarin yanina suruklemis. Balikcilar"Acaba adamy dinamitle biz mi oldurduk" diye endiseye kapilarak cesedi askeri kislanin tellerine birakmislar. Nobetci er,bolgeye birinin yaklastigini dusunerek cesedi yaylim atesine tutmus.Hemen ambulans cagrilmis.Delik desik olan ceset hasaneye kaldirilmis.Operasyon alti saat surmus.Ameliyattan cikan doktor alnindan akan terleri silmis ve"cok zor oldu ama galiba yasayacak" demis
    ================================================== ===
    sevgilisine 50 m.mektup yazdıHakkari'de 6 yıldır birlikte olduğu kız arkadaşından 2 ay önce ayrılan gencin yazdığı mektup, 25 metreye ulaştı. Hakkari'de 6 yıldır birlikte olduğu kız arkadaşından ayrılan Naci Kara da sevgisini ve aşkını 50 metrelik mektuba sığdırmaya çalışıyor. Hakkari'de yaşayan, 22 yaşındaki “derbeder” lakaplı Naci Kara, 6 yıldır birlikte olduğu kız arkadaşıyla 2 ay önce kıskançlık yüzünden tartışarak ayrıldığını, bu nedenle haftalarca odasından çıkmadığını söyledi. Arkadaşına duyduğu özlemin giderek artması üzerine mektup yazmaya karar verdiğini belirten Naci Kara, 2 hafta önce yazmaya başladığı mektubun 25 metreye ulaştığını kaydetti. Aşkını, özlemini, pişmanlığını ve sitemini dile getirdiği mektubu 50 metreye ulaştıktan sonra ayrıldığı kız arkadaşına göndereceğini bildiren Naci K, “Sevgilime olan sevgim, Mecnun'un Leyla'ya duyduğu sevdadan da öte bir yerde durmaktadır. Umarım, bu mektup sayesinde barışarak eski güzel günlerimize kavuşuruz” dedi.
    ================================================== =====
    ‘İşe yaramıyor’ dedi ve kesip attı Bayburt'ta uzun süredir iktidarsızlık sorunu yaşayan 4 çocuk babası işçi emeklisi Mehmet Ölmez, önceki gün tedavi amacıyla SSK Erzurum Hastanesi'ne geldi. Sorununu doktorlara anlatmaya çekinen ve utancını bir türlü yenemeyen Ölmez, tuvalete girip cinsel organını kökünden kesti ve tuvalete attı. Ancak şiddetli acıya dayanamayan ve kanı durduramayan Ölmez, Acil Servis'e başvurdu ama kestiği penisi bulunamadığı için yerine dikilemedi. Ölmez, "İşe yaramıyordu. Ben de kökünden kestim, kurtuldum" dedi.
    ================================================== =====
    ispiyoncu kuş
    Çin'in güneybatısındaki Chongqing kentinde yaşayan bir ev hanımı, konuşan kuşunun sayesinde eşinin bir başka kadınla ilişkisi olduğunu öğrendi. Resmi Xinmin Akşam Postası gatesinin haberine göre, Çinli kadın, bir aylığına gittiği tatilden döndükten sonra evinde beslediği Doğu'ya özgü bir kuş türü olan ''mina''sının ''Boşanmak'', ''Seni seviyorum'' ve ''Sabırlı ol'' gibi farklı kelimeler söylediğini fark etti. Haberde, adı açıklanmayan kadının, kuşun her telefon çalışında daha da konuşkan olmaya başlaması üzerine kocasının ilişkisi konusundaki şüphelerinin doğru çıktığını söylediğini yazdı. Kadının, eşine karşı açtığı boşanma davasında kuşunu tanık göstermek istediği, ancak avukatların buna iyimser bakmadığı belirtildi.
    ================================================== ====
    Kendisine tecavüz eden kişinin testislerini ısırdıABD'nin Chicago kentinde bir kadın, kendisine tecavüz eden bir kişinin testislerini ısırdı ve daha sonra testisleri karakola götürdü. Polis memuru Thomas Donegan, 42 yaşındaki kadının, tecavüz sırasında saldırganın testislerini ısırarak kopardığını ve testisleri, saldırıya uğradığı yerin yakınındaki karakola getirdiğini söyledi. Saldırganın, kaldırıldığı hastanede başarısız bir ameliyat geçirdiği belirtilirken, kadının da diğer bir hastanede tedavi altına alındığı ve daha sonra serbest bırakıldığı kaydedildi
    ================================================== ====
    striptiz yapmayan eşini boşuyor
    Antalyada eşlerini yıllar önce kaybeden emekli albay İbrahim Fikret Erciyes (85)ile emekli bankacı Birsen Erciyes(62)dostlarının araya girmesiyle geçen yıl tanışıp evlendi.Ancak İbrahim Fikret Erciyes,geçen hafta mahkemeye başvurup karı-koca ilişkisi kuramadıklarını ileri sürüp boşanmak istedi.Birsen Erciyes ise eşinin günde 3 kez cinsel ilişkide bulunmak istediğini ileri sürdü.Birsen Erciyes dilekçesinde şu iddialarda bulundu:''beni sadece cinsel obje olarak görüyor.Bu da yetmiyormuş gibi benden sapıkça isteklerde bulunuyor.Hergün dansöz gibi karşısına geçip oynamamı,striptiz yapıp yavaş yavaş üzerimdeki elbiseleriçıkartırken,kendiside bana para yapıştırmak istiyor.Günde 3 kez sex yapmayı istiyor,bunu da kısa süreli değil en az 1 saat sürmesini istiyor.buna benim gücüm yetmez.''
    ================================================== ====
    üstüne düştüğü kadın öldü23’üncü kattan atladı üstüne düştüğü otomobildeki kadını öldürdü Tayvan’da intihar etmeye kalkışan Chang isimli 44 yaşındaki adam, bir binanın 23’üncü katından atladı, ancak park halinde olan bir aracın üzerine düştü ve yaralı olarak kurtuldu. Aracın içindeki kadın ise tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Ayağı kırılan Chang ölen kadının ailesinden özür diledi ancak, ailenin yüklü bir tazminat davası açacağı açıklandı.
    ================================================== ====
    Okuldan Kampanya
    Almanya`nın başkenti Berlin`deki bir okula ilk prezervatif otomatı konuldu. Almanya`nın başkenti Berlin`deki bir okula ilk prezervatif otomatı konuldu. Berlin`de orta okul ve lise öğrencilerine eğitim veren ``Robert-Jungk Gesamtschule``de pilot deneme olarak konulan otomat, genç kızlar arasında gittikçe yaygınlaşan istenmeyen hâmileliklere karşı tedbir olarak düşünülüyor. Haberi veren B.Z gazetesi, Berlin`de her yıl yaklaşık 1000 kızın hâmile kaldığını ve çocukların ilk cinsel tecrübelerini ortalama 13 yaşında edindiklerini yazdı. Okul Müdürü Ruth Glaska, amaçlarının, öğrencilerin çekinmeden prezervatif edinmelerini sağlamak olduğunu belirterek, ``Öğrenciler, marketlerden ya da eczanelerden prezervatif almaya utanıyor. Okuldaki otomattan utanmadan prezervatif edinme imkanı olacak`` dedi. Pilot denemenin diğer bazı okullarda da başlatılacağı, okullara konulacak otomatlardaki prezervatif fiyatlarının dışardaki fiyatlara göre daha düşük olacağı bildirildi. Bu uygulamaya, okullarda cinsel ilişkiye teşvik ettiği gerekçesiyle çok sayıda ailenin karşı çıktığı da belirtildi. Berlin AIDS`e Karşı Yardım Derneği Başkanı Tom Schwarz ise uygulamanın sağlık yönüne dikkat çekerek, ``Her yıl AIDS`e yakalananların yüzde 20`si 20 yaşın altındaki gençlerden oluşuyor`` dedi
    ================================================== ====
    Enteresam Durumlar
    Sütü ziyan olmasın diye köpeği günde 2 kez emziriyor!.. Yeni Zelandalı Kura Tumanako, iki aylık bebeği memeden kesilip biberonla beslendiği için sütü ziyan olmasın diye yine iki aylık olan köpeğini emziriyor. Maori yerlilerinden olan Tumanako, köpeği emzirmekte bir yanlışlık görmediğini söyledi.Kuzeydeki küçük ada kasabası Hastings’de oturan Tumanako, “Bebekten daha fazla süt emiyor. Acıtmıyor ama birazcık gıdıklıyor” dedi. Kızı meme emmeyi bıraktığı günden beri köpek yavrusunu günde iki kez emzirdiğini belirten Tumanako şunları söyledi: “Sütümü ziyan etmek istemedim ve köpeğe verdim. Onu bebekle birlikte büyütmek istiyorum. Büyüyünce kızımı koruyacak.’ Honey Pauline Philomina Flo adlı kızı 29 Ağustos’ta doğan Tumanako yine hamile ve köpeği emzirdiği için insanların hakkında ne düşüneceklerine aldırmadığını ifade etti.” Enteresan Durumlar İşte... Allahtan Türkiye Değil Taşlarlar Ama Olsun PANTER EMEL ABLA KURTARIR.
    ================================================== =====
    Hırsızlar Geri Getirdi
    Niğde'de yapımı süren müftülük binasının kapı ve korkuluklarını çalan hırsızlar, çaldıklarını satamayınca geri getirdiler İbrahim A. ile Yılmaz S. Niğde'nin Bor İlçesi'nde yapımı süren müftülük binasının inşaatından çaldıkları 2 adet alüminyum kapı ile pirinçten yapılmış merdiven korkuluğunu Ali T. adlı hurdacıya satmak istediler. Hurdacının şüphelenip çalıntı kapıları satın almaması üzerine 2 hırsız, kapı ve korkuluğu geri getirip inşaata bıraktılar. Hırsızların gözaltına alındığı, soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi
    ================================================== ===
    Köy'de TeklonojiÇemişkezekli Nuray Örtmen, depremleri iki saniye önce haber veren bir sistemi, tamamen köy olanakları ile hayata geçirdi... Örtmen, rekorunu iki saniye daha geliştirmek için çalışmalarına aralıksız devam ediyor... Görüşlerine başvurduğumuz Köy Olanakları şu şekilde konuştu: Köyümüze elli yıldır gelen ilk öğretmen olan Nuray Öğretmen için canımız feda, elbette tüm olanaklarımızı seferber edeceğiz. Köyün muhtarı ise, biraz sitemkar bir hava takınarak, "yahu muhabir kardeş, koskoca köyün muhtarı yanı başında gayvesini içerken, sana yakışıyor mu hiç Köy Olanaklarından demeç almak?" Mahcubiyetinden dudakları kuruyan ve yutkunma ihtiyacı hisseden muhabirimize bir Allah' ın kulu su vermedi. O da Lant roverine bindiği gibi terkedip gitti o köyü
    ================================================== ===
    Akraba Evliliği
    Yetismis bir kizi olan bir dulla evlendim.Babam uvey kizimla evlendi. .. Bu sekilde babam benim DAMADIM oldu, uvey kizim da babamin karisi olmasi dolayisiyla ANNEM oldu.Benim karim bir oglan cocuk dogurdu. Bu cocuk tabiatiyla BABAMIN KAYINBIRADERI ve benim uvey annemin BIRADERI olmasi nedeniyle de benim DAYIM oldu.Babamin karisi da bir oglan cocuk dogurdu. Tabii dogan cocuk benim KARDESIM oldu fakat ayni zamanda kizimin oglu olmasi dolayisiyla da TORUNUM oldu. Boylece, karimda annemin annesi olmasi dolayisiyla benim BUYUKANNEM oldu. Kocasi ve ayni zamanda onun torunu oldugumdan, bir kimsenin buyuk annesinin kocasi da buyuk babasi olacagindan dolayi, KENDI KENDIMIN BUYUK BABASI oldum Ne olacak Bu işin Sonu
    ================================================== ===
    72'lik Selahattin bey öldü..?ADANA (İHA) - Olay, dün saat 15.30 sularında Adana'nın merkez Seyhan İlçesi Yeşiloba mahallesinde bulunan Adana Genelevi'nde meydana geldi. Genelev B blok binası ikinci katına çıkan 72 yaşındaki Selahattin Sönmez, hayat kadınlarının çalıştığı evin önüne geldiğinde heyecana kapılarak bir anda fenalaştı. Genelev çalışanlarının şaşkın bakışları arasında olduğu yere yığılıp kalan yaşlı adama, görevliler müdahale yaptı. Ancak Sözmez, geçirdiği kalp krizi sonucu olay yerinde hayatını kaybetti. Genelev çalışanları, yaşlı vatandaşın ayda 2 kez geldiğini ve bugün de kapının önüne geldiği esnada olduğu yere düştüğünü söyledi. Olayla ilgili tahkikat yapan polis ekipleri, belediye tabibinin ölüm sebebinin kalp krizi olduğunu bildirmesi üzerine yaşlı vatandaşın cenazesini yakınlarına teslim eti
    ================================================== ==
    Çocuk Yapmak
    Ankara-İstanbul arasında yolculuk yapan iki genç herkezi şaşııttı mola yerinde birden bire ortadan kayboldular nereye gittikleri ancak istanbulda öğrenildi asılında hiçbir yere gitmemişlerdi otobüsün bagajı açılınca o manzarayla karşılaşınca her kez şok oldu..? Gençlerin Cevabı çocuk yapmaya karar verdik oldu
    ================================================== =
    Trabzonda Şok
    Trabzon'da yerel Akça Televizyonu'nda haftada bir yayınlanan ‘‘Müzik Ziyafeti' programını hazırlayan mahalli sanatçı İsa İlhan, geçen haftaki programında Temel fıkralarını aratmayan bir sürprizle karşılaştı. Her programında olduğu gibi izleyici istekleri almaya başlayan İlhan, canlı telefon bağlantıları yapmaya başladı. Bir kaç telefondan sonra bir bağlantı daha yapan ve türkü isteği almayı bekleyen İlhan, ‘‘İsa abi, ben sizin mahalledeki tüpçü Rıfat. İstediğin tüpü eve götürdük fakat patron, ‘veresiye olmaz, parasını alın' dedi. Şimdi dükkándayız. Televizyonda seni görünce bunu söylemek için aradım’’ sözlerini duyunca şoke oldu. Neye uğradığını şaşıran İsa İlhan programa beş dakika reklam arası verdi
    ================================================== =
    Ferrari Gürültü Çıkarmaz
    Son model Ferrari marka aracýyla Antalya trafiğine çıkan genç sürücü, trafik polislerinin ceza radarına yakalandı. Arabası çok gürültü çıkardığı için trafik cezası alan Hasan Tahsin Kaya, uzun süre polislere dil döktü. Cumhuriyet Caddesi'nde 34 FRR 94 plakalı Ferrari marka arabasıyla dolaşan Hasan Tahsin Kaya, çok gürültü yaptığı gerekçesiyle görevli trafik polisleri tarafından durduruldu. Neye uğradığını şaşıran Kaya, istanbul'da dahi böyle bir uygulamayla karşılaşmadığını belirterek, "Diğer illerde bu arabayla trafiğe çıkıyordum.
    ================================================== ==
    Yılın Transferi
    Transferin flaş takımı Galatasaray bir bomba daha patlatmaya hazırlanırken bomba elinde patladı. Uzun süredir Galatasarayla adı geçen ve tüm otoritelerce yeryüzündeki en moron kaleci olarak gösterilen Niharahua'lı kaleci Bakakal'ı transfer etmek isteyen Galatasaray bu transferden de sonuç alamadı. Bakakal konu ile ilgili olarak "Bizim ortanca yeğenin arkadaşının arkadaşı hastalandı, bu yüzden burada kalmak zorunda kaldım" dediği öğrenildi
    ================================================== ==
    Yerli Olimpiyat
    1. Uluslararası su içme yarışması rekor katılımla dün İstanbul'da yapıldı. Konu ile ilgili olarak Boş İşler Bakanı SN. Beyhude Nafile "Olimpiyatları Türkiye'ye verecekleri yok. Biz de kendi olimpiyatımızı kendimiz yapacağız. Bu yarışma da olimpiyatımızın temelini oluşturmaktadır. Vatana millete hayırlı olsun!" dedi. Büyük ilgi çeken yarışmada 1. olan Su Sudan isimli sporcu 1 bardak soğuk su ile ödüllendirildi.
    ================================================== =
    http://www.takil.net/ adresinden alıntı yapılmıştır.......
    Otomot.NET Kurucusu - Tamindir.com Çalışanı - Siyahinazuma.com sahibi

  14. #14
    xxxxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    19 Kasım 2005
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    honda cbf 500
    ne diyelim heytbecom coştun coşturdun topici eline sağlık
    ben giderim adım kalır dostlar beni hatırlasın

  15. #15
    heytbecom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    16 Eylül 2005
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    Suzuki Inazuma
    Bu kadarı yetmez kaldıgım yerden yarın devam edeceğim.
    -diyelim bir işe girdim işin ilk günü tüm biliklerimi anlatırsam uygularsam ertesi güne ne kalacak diymi ama.
    -yarın devam edeceğim.Bir nevi blog yapacağım bu konu başlığını.Garip bir ülkede yaşıyoruz-bin bir çeşit insan ve başlarından geçen bin bir çesit gariplik var.eee tabiii hepsini bir anda da vermek olmaz.Alıştıra alıştıra...
    ----------------------------------------------------------
    -yarınki konular kısaca;
    şaka şaka.yarınki ruh halime göre neler eklerim bilmiyorum. Ama elimde geniş bir google arşivi varken kolay kolay bitmez gibi geliyor bana.

    -her nerde ve nasıl yaşatılıyorsa...(bu ne yaaa.Rehacığımın kullakları çınladı vallahi)
    ----------------------------------------------------------

    *Her gün 1 tane yeni gariplik bu konu başlığı altında sizleri bekleyecektir.
    *Konunun ilk mesajında bugün hangi gariplik eklendi görebilirsiniz.


    Saygılarımla;
    HeytbecoM
    Otomot.NET Kurucusu - Tamindir.com Çalışanı - Siyahinazuma.com sahibi

  16. #16
    heytbecom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    16 Eylül 2005
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    Suzuki Inazuma
    6 şubat 2006=Karısının mezar taşına 'Hain Avrat', oğlununkine ise 'Zalim Evlat' yazdırdı!

    Babanın kini! Karısının mezar taşına 'Hain Avrat', oğlununkine ise 'Zalim Evlat' yazdırdı

    Adana'da Kabasakal Mezarlığı'nda yaptırılan 'Hain Avrat', 'Zalim Evlat' mezarlar görenleri hayrete düşürüyor.
    Ramazan Bayramı arifesi Kabasakal Mezarlığı'na akın eden vatandaşlar, kin kokan yazıların bulunduğu mezarları görünce şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar. Vatandaşlar, eşine 'hain', oğluna da 'zalim' diye mezar taşı yaptıran İsmail Hazar'ın hiç de iyi niyetli olmadığını öne sürerken, , tüm ısrarlara rağmen İsmail Hazar'ın bulunduğu yeri ve telefonunu vermekten kaçındı.
    Mezarlık görevlileri ise 'Hain Avrat', 'Zalim Evlat' yazılı mezar taşlarını yaptıranı tanımadıklarını belirtirken, mezar başından korkuyla uzaklaştı.
    İsmail Hazar tarafından yaptırıldığı öne sürülen 'Hain Avrat', 'Zalim Evlat' yazılı mezarların ne amaçla yaptırıldığı da bilinmiyor.

    http://www.ilginchaber.com/haber.asp?Haber=725
    Alıntı yapılan yer.....
    Otomot.NET Kurucusu - Tamindir.com Çalışanı - Siyahinazuma.com sahibi

  17. #17
    motomonster - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    21 Aralık 2005
    Şehir
    Istanbul
    Motosikleti
    CBR 600F
    tabe yauw salakligin sonu yokkine demi

  18. #18
    DARKDIAMOND - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    24 Ocak 2006
    Şehir
    üsküdar/istanbul
    "heytbecom",uğraştırmış bu iş seni.Çok teşekkür ederim,eğlenceli yazı olmuş.

  19. #19
    Forumdan Uzaklaştırıldı Sonsovalye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    11 Ocak 2006
    Şehir
    HAKKARİ
    Motosikleti
    Polaris Kar Motoru
    Ellerine sağlık..

  20. #20
    heytbecom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    16 Eylül 2005
    Şehir
    izmir
    Motosikleti
    Suzuki Inazuma
    Fotolarını bulursam burada yayınlayacağım. şaka şaka....(aman haaa)
    --------------------------------------------------------
    Duvarı delip hamile bıraktı...

    Cezaevindeki Kadriye Kübra Sevgi'nin nasıl hamile kaldığını araştıran müfettişler, sevgilisi Seylan Çördük'ün koğuşu ile arasındaki duvarda bir delik buldu.

    Cinsel ilişkinin 20 santim kalınlığındaki delikten gerçekleştiği ileri sürüldü.

    Kartal Özel Tip Cezaevi'nde ortaya çıkarılan aşk skandalı, önceki gün koğuşta yapılan inceleme sonunda yeni bir boyut kazandı. 27 aydır tutuklu bulunan Balkan kardeşler cinayeti sanığı Seylan Çördük'ün aşık olduğu ve evlilik hazırlığı yaptığı Mısır Çarşısı'ndaki patlama olayının sanığı Kadriye Kübra Sevgi'yi koğuşlar arasındaki duvara açtığı delikten hamile bıraktığı iddia edildi.

    Türkiye'nin en güvenli cezaevlerinden biri olan Kartal Özel Tip Cezaevinde yaşanan olay geçen hafta ortaya Kadriye Kübra Sevgi'nin hamile olduğunun anlaşılması üzerine ortaya çıkmıştı. Genç kadının yan koğuşta kalan cinayet sanığı Seylan Çördük'ten hamile kaldığı ileri sürülünce Adalet Bakanlığı skandalı soruşturması için cezaevine hemen iki müfettiş göndermişti. Cezaevi koridorlarda görüşe giderken karşılaşan ve selamlaşmayla başlayıp giderek aşka dönüşen Çördük ile Sevgi'nin ilişkileri genç kadının hamile kalmasına kadar gitmişti.

    CİNSEL ORGANIN BOYU ÖLÇÜLDÜ

    Cezaevinde inceleme yapan ve ifade alan müfettişler hafta sonu görevlilerle birlikte Çördük'ün koğuşunda inceleme yaptı. Bu inceleme sırasında duvarda üzerine bir resim yapıştırılarak saklanan 8-10 santim çapında 20 santim uzunluğunda bir delik bulundu. Sevgi'nin koğuşuna açılan deliğin nasıl açıldığı araştırılırken ifadesi alınan Çördük, deliği sadece karşılıklı konuşabilmek için açtığını söyledi. Durumdan şüphelenerek ilişkinin bu delikten gerçekleştiğini düşünen görevliler, DNA testi için Adli Tıp Kurumu'na gönderilen Seylan Çördük'ün önceki gün de cinsel organının boyunun ölçüldüğü bildirildi. Bevliye uzmanın tarafından yapılan ölçümde ereksiyon halindeki cinsel organın 25 santim olduğu belirlenirken görevlilerin şüphelerin haklı olduğunu düşünerek soruşturmayı bu yöne kaydırdığı iddia edildi. Bu arada dün cezaevine giden Çördük'ün Avukatı Bilal Kalaycı müvekkilinin kendisine bu iddiaları doğruladığını söyleyerek ‘‘Müvekkilinin penisi ereksiyon halinde iken ölçmüşler. Odasında bulunan delikten ilişkinin gerçekleştiğinden şüpheleniyorlarmış. Müvekkilimin penisi deliğin uzunluğundan zannedersem 5 santim uzunmuş. Uzmanlardan bu konuda bilgi istemişler’’ dedi. Avukat Bilal Kalaycı olay ile ilgili yaptığı ilk açıklamada cezaevinin güvenlik zafiyetinden ziyade müvekkilinin becerisi ile ilişkinin yaşandığını söylemişti.

    (Hürriyet)


    http://www.ilginchaber.com/haber.asp?Haber=259 sitesinden alıntı yapılmıştır...
    Otomot.NET Kurucusu - Tamindir.com Çalışanı - Siyahinazuma.com sahibi
    Reklamlar  

1. sayfa 12 SonuncuSonuncu

Konu içerisindeki kullanıcılar

Şu an bu konu içerisinde 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 misafir)

Bu Konudaki Etiketler