Türkiyenin En Büyük Motosiklet Aksesuarları Sitesi
Kapat
Üye Girişi
Motoruma.com
Motomax
Dragon 50
1. sayfa 12 SonuncuSonuncu

AVRUPA'YA DOĞRU

    Leoncino
    Motosiklet Online
  1. #1
    Vista86 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    22 Kasım 2018
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    Benelli bn251
    AVRUPA'YA DOĞRU ;

    Belki beni “GÜNLÜKLERİM” den hatırlarsınız... Ybr 125 i satıp uzun yol yapmak için 250 cc almayı düşünen adam.. 250 cc yi aldım.. Benelli BN251..

    Uzun yol için!

    Gülmeyin., aklım o kadara eriyordu, öyle yaptım.. Meğer bu motosiklet “naked”miş.

    Yunan Konsolosluğuna altı aylık vize başvurusu yapmıştım, bir yıllık vermişler..
    Şaşırdım... gerek yoktu... üç ay bile bana yeterdi ama neyse...

    Yan çantalar için, yanlarına iki demir ayarlayıp vidaladım.. Arka çanta yerine de artçı oturağına bir valiz bağladım..

    Avrupa'ya gidiyorum...

    Gerçi motosikleti kullanmayı da tam bilmiyorum ama gideceğim.

    Kararlıyım..
    Cyan, potasyum, ufoz ve 1 diğerleri bunu beğendiler..


    Motosiklet Aksesuarları ve Ekipmanları Online Satış Sitesi
    Premium Motosiklet Servis Randevusu
    Motomax
  2. #2
    fatih.met - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    10 Aralık 2015
    Şehir
    iss
    Motosikleti
    TVS Apache
    Ön camı böyük taktır giderken rüzgar yemen azalır

  3. #3
    Vista86 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    22 Kasım 2018
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    Benelli bn251
    Alıntı fatih.met adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    Ön camı böyük taktır giderken rüzgar yemen azalır
    Maalesef taktırmadan gittim..

    ---------- Mesajlar birleştirildi - 13:22 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:19 ----------

    Güzel bir Mayıs sabahı evden çıktım..

    Evden çıkarken uzun uzun vedalaştık.. Herkes geri döneceğimden umudu kesmiş vaziyette.. Söylemiyorlar ama belli...

    İpsala gümrük kapısına öğleden sonra geldim. Sıra var.. Sıraya girdim. Birkaç araç sahibi “bekleme öne geç” dedi. Ben de öne geçtim..

    Gerçi ben böyle bir yüzsüzlüğü pek yapmam ama teşvik edildim.. Kanıma girdiler..

    Hemen Türkiye'den çıktım.. Kendi vatanım beni sepetlemek için meğer can atıyormuş.

    Yunanistan gümrüğü de aynı.. Pasaportu vermemle damgalamaları bir oldu..

    Yaa beni niye incelemiyorsunuz...? Ben tehlikeli biri olamaz mıyım.. Bende bu potansiyeli görmüyor musunuz?

    Yunanistan tarafı bana biraz tenha göründü.. Ortalıkta pek kimse yok.. Dedeağaç'a kadar boş yollarda geldim...

    Dedeağaç'ta bir kamp yeri var. Herkesin bildiği gibi.. Kamp yerini çok kolay buldum. Navigasyonda incelemiştim. Tekrar bakmaya bile gerek duymadım.

    Kamp yeri, Türkiye'de kaldığım kamp yerlerinden çok daha iyi durumda. Fiyatı da makuldu.

    “İki gece kalayım” dedim.. Kaldım..
    ufoz ve Bilinmez bunu beğendiler.

  4. #4
    Motosiklet Eğitmeni COQ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    27 Ocak 2008
    Şehir
    France
    Motosikleti
    Honda
    Abicim doğru dürüst anlatsana şunu.
    Yoksa biz seni konişturmasını biliriz.

    Arkadaşlar;
    Öttürücüyü getirin!
    espresso bunu beğendi.

  5. #5
    Vista86 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    22 Kasım 2018
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    Benelli bn251
    Alıntı COQ adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    Abicim doğru dürüst anlatsana şunu.
    Yoksa biz seni konişturmasını biliriz.

    Arkadaşlar;
    Öttürücüyü getirin!
    Anlatıyorum..

  6. #6
    ahmetmert58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    14 Mart 2019
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    PCX
    ayıp değilmi usta bu şekilde anlatman şimdi merak etmicekmiyiz bunun rotası neresi şuan nerede ne yapıyor, oralar nasıl diye ? herkes kızacak size lakin fotoğraflarsanız belki kendinizi affettirebilirsiniz..

  7. #7
    E.Yzr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    25 Şubat 2018
    Şehir
    Muğla
    Motosikleti
    CBR 125R , CBR 250R , R25
    Bu gezi için ne kadar bütçe ayırdınız ? Vizesiydi pasaportuydu gezmesiydi vs vs

  8. #8
    Vista86 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    22 Kasım 2018
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    Benelli bn251
    Alıntı ahmetmert58 adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    ayıp değilmi usta bu şekilde anlatman şimdi merak etmicekmiyiz bunun rotası neresi şuan nerede ne yapıyor, oralar nasıl diye ? herkes kızacak size lakin fotoğraflarsanız belki kendinizi affettirebilirsiniz..
    Fotoğraf pek çemiyorum.. Telefonla birkaç tane çekmiştim ama yeterli değiller..

    ---------- Mesajlar birleştirildi - 20:22 ---------- bir önceki mesaj zamanı 20:20 ----------

    Alıntı E.Yzr adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    Bu gezi için ne kadar bütçe ayırdınız ? Vizesiydi pasaportuydu gezmesiydi vs vs
    Biraz tuhaf olacak ama öyle çok hesap tutan birisi değilim. Toplam 1500 Euro gitmiş olabilir.. Siz yine de bunu yüzde 30 artı veya eksi diye tahmin edin..

    ---------- Mesajlar birleştirildi - 20:57 ---------- bir önceki mesaj zamanı 20:22 ----------

    2. GÜN

    Dedeağaç (Aleksandropolis);

    Dedeağaç'ta eksik olan bazı ihtiyaçlarımı almak için kasabayı gezmeye çıktım..

    Benim gibi yürüyüşçü olan biri için kasaba küçük kaldı.. Bütün marketlerini gezdim.. Hepsi birbirinin aynı ürünleri satıyorlar.. Ve bizdeki zincir marketler gibi çeşitlilik yok.

    Terlik lazım, hiç birinde yok. Sinek ilacı yok.. Şort, mayo yok.. Sadece gıda ürünleri var..

    Su aldım, geldim..

    Arkamdaki kamp yerine GS 1200 motosikletleri ile bir Alman çift geldi.. Motosiklet altlarında küçük kalıyor.. Anlayın yani...

    Kampta yan komşum Makedonyalı.. Çat pat Türkçe konuşuyor.. Yunanistan'dan sonra Makedonya'ya gel diyor.. Yollarının, şehirlerinin, doğasının çok iyi olduğunu söylüyor..

    Bilmiyorum.. Pek bi yol haritam yok.. Belki giderim...

    ---------- Mesajlar birleştirildi - 08:30 ---------- bir önceki mesaj zamanı 20:57 ----------

    3. GÜN

    Türk Köyleri;

    Kavala'ya gitmek için yola çıktım..Yol beni doğrudan otobana soktu. Otoban çok tenha.. 120 km. hızla uzun süre yol aldım..

    Yolda iki Aydın (09) plakalı motosiklet gördüm. Canavar gibi gidiyorlardı.. Benim 120 km.lik hızım onların yanında yürüyüş gibi kaldı..

    Otoyolda devam ederken yolun sağ tarafında, dağların eteklerinde köyler gördüm.. Köylerde camiler vardı.. Minareleri görünüyor.. “Bunlar batı Trakya'daki Türk köyleri” dedim.. Otobandan çıkıp o köylere doğru yol aldım.. Merak ettim.. Oralarda hayat nasıl acaba?

    Yakın olan köye girdim..Köyün meydanında kahve var.. Kahvenin önüne motosikleti çektim.. Selamlaştık...Köyde Türkler ve Yunanlılar birlikte yaşıyorlar.. Türkler dahil hepsi Rumca konuşuyor..

    Kahveyi Yunanlı güzel bir kadın işletiyor.. Boynunda da kocaman bir haç kolye taşıyordu.

    Bana nereden geldiğimi sordular. “İstanbul” dedim.. Kahve söylediler, (Şu Yunan kahvesini de hiç sevmem.. Çay istemiştim ama yokmuş.)

    Biraz sohbet ettik... Tuhaf olacak ama havadan sudan konuştuk.. Epey soru da motosikletten sordular.. Ben de kim Türk, kim Yunanlı olduğunu bilmediğim için sıkıntı olacak konulara girmedim..

    İkinci bir kahve içmek korkusundan dolayı kalktım. İzin istedim. Ayrıldım..

    Başka bir kaç köyden daha geçtim.. Özetle köyler çok güzel ve temizler..Maalesef bizim köylerimize fark atarlar..

    Navigasyon aracılığıyla hedefimdeki kamp yerine doğru yola koyuldum.. Navigasyon ile son derece mükemmel sonuç alıyorum.. Motosiklet ile bu ilk navigasyon kullanışım..

    Artık bana karada ölüm yok.

    Kamp yerini buldum.. Yer çok sakin.. Deniz kıyısında..Kamp Bulgar kaynıyor..Çoğu genç aileler ve küçük çocukları var.. Buraya gelme nedenleri sanırım deniz çok sığ.. Küçük çocuklar için mükemmel..

    N'apalım ben de yaşlı biri olarak kampa renk katarım..
    espresso, okanbagiscan, ufoz ve 1 diğerleri bunu beğendiler..

  9. #9

    Üyelik
    07 Kasım 2016
    Motosikleti
    Yamaha x max 250 ABS
    Alıntı Vista86 adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    Maalesef taktırmadan gittim..

    ---------- Mesajlar birleştirildi - 13:22 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:19 ----------

    Güzel bir Mayıs sabahı evden çıktım..

    Evden çıkarken uzun uzun vedalaştık.. Herkes geri döneceğimden umudu kesmiş vaziyette.. Söylemiyorlar ama belli...

    İpsala gümrük kapısına öğleden sonra geldim. Sıra var.. Sıraya girdim. Birkaç araç sahibi “bekleme öne geç” dedi. Ben de öne geçtim..

    Gerçi ben böyle bir yüzsüzlüğü pek yapmam ama teşvik edildim.. Kanıma girdiler..

    Hemen Türkiye'den çıktım.. Kendi vatanım beni sepetlemek için meğer can atıyormuş.

    Yunanistan gümrüğü de aynı.. Pasaportu vermemle damgalamaları bir oldu..

    Yaa beni niye incelemiyorsunuz...? Ben tehlikeli biri olamaz mıyım.. Bende bu potansiyeli görmüyor musunuz?

    Yunanistan tarafı bana biraz tenha göründü.. Ortalıkta pek kimse yok.. Dedeağaç'a kadar boş yollarda geldim...

    Dedeağaç'ta bir kamp yeri var. Herkesin bildiği gibi.. Kamp yerini çok kolay buldum. Navigasyonda incelemiştim. Tekrar bakmaya bile gerek duymadım.

    Kamp yeri, Türkiye'de kaldığım kamp yerlerinden çok daha iyi durumda. Fiyatı da makuldu.

    “İki gece kalayım” dedim.. Kaldım..
    Dedeağaç'taki kamp yeri Türkiye'dekilere göre çok çok iyi durumda. Biz iki gece kaldık ailecek, denizini çocuklar çok sevdi, biz de kampın sakinliğini v temizliğini sevdik. Tam bir aile kampı. Çoluk çocuk gidip rahat rahat tatil yapmalık bir yer. Fiyatları da Gökçeada'da kaldığımız kampingin yarı fiyatına gelmişti. Hatırlattığın iyi olmuş. Seneye yine oraya gideriz.

    Kampingde Türkiye plakalı araba çok görmüştüm. Avrupa turundan dönen TR plakalı motorculara da rastlamıştım. İpsala'ya yakın olduğu için tam yol üstünde uğramalık bir yer.

  10. #10
    Vista86 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    22 Kasım 2018
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    Benelli bn251
    4. GÜN

    Müthiş Bir Gün;

    Bugün sabah ile akşamın arasında sanki bir ay geçmiş gibi hissediyorum..

    Sabah 8,45 te yola koyuldum. Hava güneşli. Niyetim Selanik yakınlarında bir kamp yeri bulmak.

    Yola çıkınca, bir süre sonra bir benzinciye rastladım. Benzin aldım. Otobana girmeden Kavala'ya gitmek için benzincideki çocukla konuştum.. Çocuk Kavala ve Selanik deyişimden Türk olduğumu anlamış.
    “Abi ben Türk.. Türkçe konuş .” dedi..Biraz Türkçe biliyor.. Yolu tarif etti. Ayaküstü biraz konuştuk. İstanbul'u görmeyi çok istediğini söyledi.

    O kadar da görmek istenecek bir şehir değil ama herkesin bir hayali var.. Gerçeğiyle uyuşmasa bile..

    Yola devam ettim..

    Navigasyon harika; “Paralı yollar hariç bir rota oluştur” diyorum, öyle yapıyor.

    Kavala'ya gelmeden 10 km. önceydi sanırım,bir kasabadan geçiyordum. Börekçi gördüm..
    “NİĞDE AKSARAY'LI YORGO” Tabelada böyle yazıyor..

    İçeri girdim. Tezgahta kuyruk var. O kadar işi yoğun.. Yer self servis işliyor.. Kuyrukta bekledim, sıra bana geldi;

    Türkçe “Bir porsiyon peynirli börek, bir büyük çay.” Dedim.

    Yorgo dondu kaldı..”Aaa! Türk” dedi.

    Ben de neden bu kadar şaşırdığına şaşırdım.. Sonuçta buralarda, seyahat eden çok Türk var.. Tabelayı da Türkçe yazmış.

    Yorgo “Uzun zamandır Türkçe konuşmadım” dedi. Çay bardağını aldı hala şaşkın.. Hesabı uzattım, “sonra alırım, sen şimdi otur.” dedi.

    Masaya oturdum börekle çayı içtim. Börek harika. Zaten müşterilerden belli..

    Hesabı ödeyip gitmek için tekrar tezgaha gittim. Yine kuyruk var..

    “Bekle” dedi. Bekliyorum da benim de gitmem lazım. Onun niyeti biraz konuşmak.
    Konuşuyor da. İstanbul'dan, Türkiye'den, babasından daha bir sürü şeyden..

    Kuyruk bekliyor.

    “Yorgo kuyruk uzuyor. Hesabı al, ben gideyim.” dedim.

    “Biraz vaktin olsaydı, oturup konuşsaydık. “ dedi. “Hesap falan yok. Kendine iyi bak”. Dedi.

    Ayrılırken, ne oldu anlamadım, ikimizde duygusallaştık..

    Yola devam ederken bütün bunlara sebep olan nedenler kafamdan geçiyor.. Tarih, coğrafya, milletler, dinler, diller...

    Karma karışık. Çöze bilene bravo.. Ben çözemedim..

    Çok sonra motosiklet sürdüğümü fark ettim..

    ---------- Mesajlar birleştirildi - 12:22 ---------- bir önceki mesaj zamanı 19:49 ----------

    YORGUNLUK;

    Yola devam ediyorum.. Kavala'ya geldim.

    Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın memleketi. Tepedeki eski mahallede evi var. Şimdi müze olarak kullanılıyor. Evin önünde de bir heykeli var..

    Orayı gezdiğimde görevli kız bana “Mehmet ali Paşa burada doğmuş, Mısır'da yaşamış bir Yunan kahramanıdır.” Dedi.

    Hayret biz buradan başka türlü görüyoruz.

    Birkaç yıl önce de Kavala'ya tekneyle gelmiştim. Şehri biliyorum.. Hiç te sevmemiştim. Bana enteresan gelen hiç bir tarafı yok.

    Sadece güzel espreso kahvesi olan bir yer vardı. Orayı hatırladım. Gittim, buldum..

    Kapısının önünde bir Transalp motosiklet duruyor. Onlarda uzun yolcu. Yüklerinden belli..
    Yanına motosikleti çektim. İçeri girdim..

    Transalp'le yolculuk eden çift içerideler. Giyimleri tam robokop gibi. Kahvemi içerken durmadan birbirimize baktık.. Ben dedim onlar önce konuşsun, ben konuşmayacağım. Onlar bana bakıp aralarında konuştular. Bu kadar bakışmadan sonra hiç konuşmadan ayrıldık. Komik oldu...

    Selanik'e daha çok yolum var.. Devam ettim..

    Yolu yarılamışken yağmur başladı.. Motosikleti bir kenara çekip yağmurlukları gidim.. Yağmur git gide şiddetlendi. Hızımı hiç kesmedim.

    Tuhaf; Daha Kavala'da iken sıcak bir güneş vardı..

    Selanik'e gelmeden güneye inmem lazım. Haritada bulduğum kamp yeri orada, Halkiyadis'te.

    Güneye inişte çok güzel manzaralarla karşılaştım. Güzel kasabalar ve yerleşim yerleri vardı.

    Kamp yeri çok uzakmış. Bugün epey yoruldum. Yorgunlu ne demek PERİŞANIM. Naked motosikletle ola çıkmanın cezası..
    Çadırı kurup, çimenlerin üzerine uzandım.

    “ Ah ! Dedim . Şimdi biri bana bir yorgunluk kahvesi yapıp getirse, ne güzel olur.”

    ---------- Mesajlar birleştirildi - 19:34 ---------- bir önceki mesaj zamanı 12:22 ----------

    .................................................. .................................................. ................

    5. GÜN

    YAĞMUR...!!!

    Halkiyadis'teki kamptan yola çıktım.. Planım Selaniği biraz turladıktan sonra Kalambaka (Meteora) ya gitmek.

    Selaniğe otoyoldan gittim.. Otoyoldan sonra Sealinğe giriş tam bir facia. Daracık sokaklarda arabaları takip ede ede merkeze indim. Böyle bir giriş mi olur ?

    Merkezinde bulunan ana caddeleri dolaştım.. Küçük bir kafede kahvaltı yaptım. Böyle yerler ucuz oluyor. Kahve dahil kahvaltı 3 Euro tuttu.. Sonra Kalambaka'ya doğru yola koyuldum..

    Selanik'ten aklımda kalan tek şey, şehir her şeyiyle çok “eski”. Yollar, binalar, otobüsler, duraklar, herşey eski.... Fakat bu eskilik Roma gibi tarihi bir eskilik değil, öylesine sıradan bir eskilik..

    Kalambaka'ya giderken yollar dağlardan geçiyor. Çok dağlık.. Dağlara çıktıkça hava epey soğudu.. Bu yaz havasında ciddi üşüyorum.. Derken soğuk yetmezmiş gibi bir de yağmur başladı.. Motosikleti kenara çekip yağmurlukları giydim..

    Sular seller içinde gidiyorum.. Ne yol bitiyor, nede yağmur.. Üstelik hava da çok soğuk.

    Güya geziyorum. İşkence........

    Ana yol bitti, dağ yolları devam ediyor.. O kadar yağmura rağmen ne hız kestim, nede virajlara yavaş girdim.. Gözümü kararttım.. Motosiklette ne bir milim olsun kayıyor, nede kıç atıyor.. Nasıl oldu anlamıyorum..?

    Çok risk aldım.. Yapmamam lazımdı, biliyorum.. Çok pişmanım.. Yorgunlu ve bitmeyen yollar bana bunu yaptırıyor..

    Nihayet geldim.. Kamp yerini buldum. Yağmur sağ olsun hiç hız kesmiyor.. Yağmur altında çadırı kurdum. İçeri girer girmez yattım.. Derin bir uyku çektim.. Ne kadar zaman geçti, bilmiyorum, sonra biri bana sesleniyor. “Merhaba..... bakar mısınız? “ Tuhaf ...Türkçe. Çadırdan kafamı çıkardım iki kız, Türkiye'den..

    “Sizin plakanızı gördük. Türkiye'den diye, tanışalım dedik..”

    Uykulu uykulu tanıştık... Bursa'dan geliyorlarmış. Bayram tatilini değerlendirmek istemişler... vs. Ve gittiler..

    Hava karadı.. Yağmur dindi. Çadırın önüne rejisör koltuğumu çıkardım. Bir kahve yaptım..

    Aptal aptal etrafa bakınarak içtim..

    ---------- Mesajlar birleştirildi - 08:48 ---------- bir önceki mesaj zamanı 19:34 ----------

    .................................................. ......................................
    6. GÜN

    Meteora;

    Burayı işleten Yunanlı iriyarı, şişman biri. Çok sempatik. Fenerbahçeli olduğumu öğrenince durmadan bana takılıyor. Bu sene Fenerbahçenin durumuyla ilgili dalga geçiyor.. “İyi ki ligden düşmediniz.” falan diyor. Kendisi Panatinaykoslu..

    Türk takımları hakkında epey bilgiye sahip.. Ben onun kadar detaylı bilmiyorum.

    Çok tuhaf ...

    Gece yarısı karşımdaki boşluğa bir İsrail'li motosikletçi gelmiş. Çadır kurmuş..
    V-Storm'u var.. O da benim gibi tek takılıyor..

    Sabah kalkınca konuştuk. Türkiye'den geçip İsrail'e gidecekmiş..

    Nasıl yapacaksa.. Bana hiç akıl işi gibi gelmedi.. Türkiye'den sonra Suriye yada Irak
    hiç güvenli değil.. Kendi bilir..

    Az ilerimde bir Alman abi ile eşi var.. Mercedes arabalarıyla çektikleri bir karavanı var.. Abi tam bir teknoloji delisi. Her şey için otomasyonu var. Karavanı uzaktan kumandayla yönetiyor. Karavanın amörtisörlerini de, brandayı da... Pes doğrusu..

    Meteora uzun zamandır görmek istediğim bir yerdi. Dimdik sarp tepelerin üstüne manastırlar yapmışlar.. Gerçekten enteresan.. Merdivenleri, en kenarlardaki duvarları
    hakikaten çok ilginç.. İnsanlar dinler adına neler yapmışlar.. Bu kadar zor yerlere bunları yapmak akıl işi değil..
    Çoğu da kullanılmıyor.. Turistik amaçlı bakım yapılıyor.

    Çok detaylı da gezmedim.. Yakınlardaki bir kaç tanesini ziyaret ettim, o kadar

    Bu gün buradayım.. Hiçbir yere gitmiyorum.. Yorgunum... Bütün gün yatacağım..

    ---------- Mesajlar birleştirildi - 19:03 ---------- bir önceki mesaj zamanı 08:48 ----------

    .................................................. .................................................. ............................

    7. GÜN

    DAĞ BAŞINDA;

    Bugün yola çıkıyorum... Kuzeye doğru. Ben gezginim, hiç bir yerde uzun süre kalamam.

    Kuzeye çıkarken, Arnavutluk'tan geçerek devam etme kararı aldım.. Makedonya bu noktadan sonra yoluma biraz ters kalıyor..

    Gerçi Arnavutluğu da biraz tehlikeli bulanlar var ama olsun... İstanbul'da eski mahallemin aşağısında
    Arnavut göçmenler vardı. Pek bi zararlarını görmedik.

    Kamptaki bir Fransız buraya gelirken Arnavutluk'tan geçmiş.

    “Yolları falan berbat.. Kamp yeri bulmakta da biraz zorlanabilirsin.” Dedi..

    Neyse, yola çıktım.

    Yunanistan'ın bu tarafı hep dağlık. Dağ geçişlerinde müthiş tüneller yapmışlar. Türkiye, yollarını tünellerle
    kolaylaştırmaya biraz geç kalmış. Yunanistan buradaki tünellerle bize çok fark atmış.

    Yine dağları geçiyorum, yine çok üşüyorum.. Öncek günden deneyimliyim. O nedenle çıkmadan önce iyi giyindim ama yetmedi..

    Ulan bu yaz gününde bu soğuk, olurmu bee..!

    Yunanistan bitti. Gümrüğe geldim. Arnavutluk sınırı. Yer dağın başı.. Bomboş.. Memurlar gevezelik ediyorlar... Sohbeti
    bile kesmeden pasaportu mühürlediler..

    Hemen geçtim.

    Arnavutluk'ta bir kamp yeri işaretlemiştim.. Adriyatik kıyısında. Oraya gidiyorum..

    Navigasyon(maps.me) beni bir dağ yoluna soktu.. Buralarda dağ köyleri var.. Bir süre gittim.
    Normal yollar bitti.. İnanılmaz, mıcır ve toprak yollar.

    Bir köyün içinden geçerken yol bir evin bahçesine girdi. Bahçede oturanlar bana tuhaf tuhaf
    baktılar. Bahçenin ortasında dönüş yapıp çıktım..

    Navigasyon falan buralarda hikaye oldu.

    Lanet olsun sana maps.me!!

    Arnavutluğun bu dağlarında yolu bulmak artık imkansız.. Dağ başında kaldım..

    Hava kararıyor. Bu dağ başında kurda kuşa yem olacağım. Buradan öte bir adım daha gidemem..

    Sabahtan beri yollardayım..Çok yorgunum.. Sonuç hiç iç açıcı değil.

    Bittim. Resmen bittim. Bu yaşta, bu motosikletle buralara gelirsen olacağı buydu.

    Bu dağın başına çadırı kurup yatacağım. Ne olursa olsun. Başka yolu yok..

    On Her Bike'daki kadın Tacikistan steplerinde çadırda yattı da ben burada mı yatamayacağım.

    Yolun aşağısındaki tek ağacın altına çadırı kurdum. Yemek te yemedim.. Tek istediğim uyumak..

    Aşağıda bir koyun ağılı var. Bir de uzakta bir köy. Akşam olunca ışıklarından fark ettim.

    Aç karınla yattım. Hemen uyumuşum..
    Onur34, potasyum, guven61 ve 6 diğerleri bunu beğendiler..

  11. #11
    hn33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    28 Haziran 2015
    Motosikleti
    Yamaha xj6 diversion
    malesef Bence resimsiz hiçbir anlamı kalmıyor çok gezi yazılarını okudum ama nedense Sizinki Ne okuyarsım gelmedi

  12. #12
    ersoyb - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    10 Ağustos 2019
    Muhteşem yazmışsın, beğendim.. devamını gelir umarım

  13. #13
    Vista86 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    22 Kasım 2018
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    Benelli bn251
    Alıntı ersoyb adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    Muhteşem yazmışsın, beğendim.. devamını gelir umarım
    Teşekkür ederim.. Her gün yazıyorum..
    Bilinmez bunu beğendi.
    Sadece gideceksin.

  14. #14

    Üyelik
    19 Şubat 2016
    Yazıların roman tadında, iyi geziyorsun.

  15. #15

    Üyelik
    18 Ağustos 2014
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    TVS Apache RTR 180
    Son derece eylenceli. Böyle devam

  16. #16
    kurubuzz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    02 Kasım 2018
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    Bajaj discovery
    Roman gibi olmuş merakla yeni bölümleri bekliyoruz.
    Not: yurt dışında cep telefonu hattını nasıl yapıyoruz .

  17. #17
    Vista86 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    22 Kasım 2018
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    Benelli bn251
    Alıntı kurubuzz adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    Roman gibi olmuş merakla yeni bölümleri bekliyoruz.
    Not: yurt dışında cep telefonu hattını nasıl yapıyoruz .
    Her gittiğim ülkenin gsm operatörüne hat otomatik geçiş yapıyor. Konuşma ücreti çok pahallı.

    Wi-fi bulunan yerlerden WhatsApp ile görüşmek en iyisi.

    ---------- Mesajlar birleştirildi - 08:41 ---------- bir önceki mesaj zamanı 08:36 ----------

    .................................................. .................................................. ................

    8. GÜN

    SERENDE;

    Sabah uyandığımda güneş doğmuştu... Çadırdan çıktım.. Biraz aşağıda koyunlar
    otluyor. Çıngırak seslerini uykumda bile duymuştum..

    Burası dağ başı olmasına rağmen korkutucu değil. Sanki burada bir ay kamp yapsam da olur..

    Dinlenmişim.. Keyfim yerinde ve açım..

    İlk işim kahvaltı yapmak oldu. Bir sandviç hazırladım. Bir kutu portakal
    suyuyla birlikte yedim..

    Toparlanıp yola çıktım. Bu sefer böyle ufak tefek kamp yeri falan aramayacağım. Belli bir kasabada
    otelde kalırım. Hiç olmazsa yolu falan belli olur. Böyle dağ başlarında kaybolmam.

    Navigasyon ve tahminle ana yolu buldum.. Epey içerilere girmişim.. Sonra Ana yoldan giderken bir yol
    kavşağında “Serende” diye bir tabela gördüm..

    “Hah işte dedim. Adriyatik kıyısında, yolu belli, sağlam bir kasaba. “ Hemen saptım.. Yol tabi ki yine
    dağlara yöneldi. Virajları ve uçurumları bol bir yol.. Viraj viraj artık başım döndü..
    Ama nihayet sahil kasabasına geldim.

    Burası bizim sahil kasabalarına hiç benzemiyor.. Denizden yüksekte.. Hotelleri çok ve ucuz.
    Ama hotellerin resepsiyonlarındaki ortam güven verici değil. Biraz tuhaf..

    Temiz bir hotel aradım ve buldum. Fiyatı gecelik kahvaltı dahil 20 euro..

    Resepsiyondaki kadın Türkiye'den geldiğimi görünce “Ben de müslümanım.” dedi. Arnavutluğun yarıya
    yakını müslümanmış. Ama Türkçe bilmiyorlar. Tek tük bazı kelimeleri Türk dizilerinden öğrenmişler.
    Türk dizileri burada çok popülermiş..

    Odaya çıktım.. Çadırdan sonra normal bir odadayım. Duş, yatak, tuvalet.... Bu ne konfor...

    Bir duş alıp sonra kasabayı dolaşayım...

    ---------- Mesajlar birleştirildi - 19:19 ---------- bir önceki mesaj zamanı 08:41 ----------

    .................................................. .................................................. .........

    9. GÜN

    Kasaba da (Serende) enteresan hiç bir şey yok..

    Turizm ve para için yapılan her yer gibi yapmacık. Bol bol hotel ve restoran var.. Dün akşam
    kaldığım dağın başı daha iyiydi..

    Fakat kaldığım hotelin tasarımını çok beğendim. Usta bir mimarın elinden çıktığı belli.

    Kasabada dolaşırken ilginç bir şey oldu. Bir kafede televizyonda Türk dizisi oynuyor, alt
    yazılı. Konuşmalar Türkçe orijinal dilinde..

    Dizileri seyretmediğim için hangisi olduğunu bilmiyorum.. Ama hoşuma gitti..
    ................................................

    Sabah hotelde kahvaltıya indim.

    Resepsiyondaki müslüman kadın Türkçe “Günaydın. Nasılsınız?” dedi. Telaffuzu o kadar iyi ki, dün
    konuşmamış olsaydık Türk zannederdim..

    Kahvaltıdan sonra yol hazırlıklarım başladı.. Motosikleti yüklemek tam bir iş. Öyle Givi
    marka arka ve yan çantalarım yok. Arkadaki büyük çantayı şerit kayışla bağlıyorum..

    Kasabadan çıkmadan bir markete uğradım. Aklımda bir kaç şey var onları almak istiyorum.
    Marketin önü tam bir curcuna.. Markette gençler var. Alış veriş yapıyorlar.. Fakat bakışları
    ve beden dilleri çok kötü... haince.. İnsana güven vermiyor..

    Aklıma “motosiklete bir şey olur mu?” endişesi geldi. Alış verişi bırakıp dışarı çıktım.
    “Boş ver alış verişi. Yürü oğlum yoluna.” Dedim.

    Dönüş yine dağ yolları ve yine viraj.. Bir de önümüze bir kamyon düşmez mi, arkasında biz
    kuyruk.. Sollama ihtimali eksi -10.

    Ana yola gelinceye kadar öğlen oldu..

    Bir an evvel Tiran'a kadar gidip, Tiran yakınlarında bir kamp yeri bulmalıyım.. Ertesi gün de
    Karadağ'a (Montenegro) geçmeliyim.

    Bu kadar Arnavutluk yeter!

    ---------- Mesajlar birleştirildi - 09:41 ---------- bir önceki mesaj zamanı 19:19 ----------

    .................................................. .................................................. .................

    GEBERİYORUM;

    Ana yol diye gittiğim yol, bizim köy yollarından beter.

    Arnavutlu günümüzden 50 sene geride yaşıyor.. Yolları, altyapısı, kasabaları
    çok kötü durumda.

    Yol kenarında büyük bir dinlenme tesisine girdim. Kahve istedim, “Yapamayız. Sular yok” Dediler. Birkaç
    gündür sular akmıyormuş. Hayret ! Koca tesis, su yok..! Aklım almıyor doğrusu..

    Parayı bulan Arnavutların çoğun eski kasa Mercedes almış. Şu manda kasalardan.. Yollarda terör estiriyorlar. Virajlarda
    sollamalar, hız sınırını açık ara aşmalar..

    Buraları görünce “Yunanlıların gözünü seveyim” dedim... Aramızda ufak tefek kırgınlıklar
    olsa da, iyi ki komşumuz onlar ..

    Neyse; Konu gündeminden saptı.. Boş verin..

    Bu gün yol yine çok uzadı.. İlk iki saatten sonra motosiklet sürüş performansım düşüyor.. Bir dinlenme
    molası veriyorum fakat sonrasında yarım saate bir yoruluyorum..

    Haritadan bulduğum iki kamp yeri de fake çıktı. Çevredekiler “Buralarda böyle bir şey yok” dediler..
    Üçüncüyü aramaya başladım.. Otuz kilometre ileride görünüyor. Eğer o da boş çıkarsa
    bir yerde çadırı kurup yatacağım..

    Yine ana yoldan çıktım. Navigasyon beni tozlu topraklı yollara soktu. Gidiyorum.. Tam umudu kesecekken
    küçük bir tabela gördüm.. “Camping 7 km.”

    Bu yollarda 7 km. daha gitmeye razıyım, yeter ki kamping olsun.

    Evet.. Bu ıssız yerde, bir ailenin işlettiği kamp yeri varmış... ve geldim..

    Ama, ben yine yorgunluktan “GEBERİYORUM”.
    espresso, ersoyb, ufoz ve 1 diğerleri bunu beğendiler..

  18. #18

    Üyelik
    07 Kasım 2016
    Motosikleti
    Yamaha x max 250 ABS
    Çok güzel yazıyorsunuz. Devam edin. Ama foto yoksa okumam diyenlere aldırmayın. Her şey foto değil ya. Foto kısmını okurken kafamızda hayal ederek canlandırırız nasıl olsa.
    GezeGeze bunu beğendi.

  19. #19

    Üyelik
    26 Mart 2018
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    2016 CB500F
    Alıntı espresso adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    Çok güzel yazıyorsunuz. Devam edin. Ama foto yoksa okumam diyenlere aldırmayın. Her şey foto değil ya. Foto kısmını okurken kafamızda hayal ederek canlandırırız nasıl olsa.
    Valla ben de yazıyı tercih ederim. Şimdi yeni moda var internet gazetelerinde video haber diye; gördüğüm anda uyuz olup direkt kapatıyorum! Video seyretmek istesem gazetenin sitesinde işim ne!? Bir TV sitesine giderim veya direkt TV seyrederim...

    Yaşlandım galiba, yeni neslin okumayla arası yok herhalde o yüzden siteler de böyle yapıyor maalesef.
    espresso bunu beğendi.

  20. #20
    Vista86 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    22 Kasım 2018
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    Benelli bn251
    Alıntı espresso adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    Çok güzel yazıyorsunuz. Devam edin. Ama foto yoksa okumam diyenlere aldırmayın. Her şey foto değil ya. Foto kısmını okurken kafamızda hayal ederek canlandırırız nasıl olsa.
    Sağolun.. Cesaret verdiniz..
    espresso ve Bilinmez bunu beğendiler.
    Sadece gideceksin.


    Leoncino
    Daelim Motosiklet
1. sayfa 12 SonuncuSonuncu

Konu içerisindeki kullanıcılar

Şu an bu konu içerisinde 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 misafir)