Forumdan Uzaklaştırıldı
- Katılım
- 16 Haz 2006
- Mesajlar
- 139
- Konu Yazar
- #1
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Biraz uzun ama okursanız belki değer
Falcı kadın öyle demişti. 'Bu uzun boylu kısa sarı saçlı senden 3-6 yaş büyük bayan senin herşeyin olacak yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmeyecek'
Demek benden büyük sevgilim olacak demişti delikanlı fala inanmasada
Hayır dedi kadın sevgiliden öte birşey bu hatta yaşanabilcek en güzel şey...
Delikanlı üniversiteye başlamış Adananın sarı sıcağına yavaş yavaş alışırken yeni hayatında yeni arkadaşlar edinmeye başlamıştı...okulun ilk günlerinde tanıştığ bir hatun hayatını değştirebileceğini nerden bilebilirdi ki...
Evet tam da falcının dediği gibi uzun boylu kısa sarı saçlı ve delikanlıdan 6 yaş büyüktü.Üniversiteyi tesadüfen kazanmış memur olmak isteyen Bir kızdı. Delikanlı önceleri bu fal muhabbetini hep sakladı. Araları ise inanlımaz bir şekilde güzel gelişiyordu. Onları tanıyan herkes onlar önceden tanışıyor onlar nişanlı türünde dedikodu türetiyorlardı. Ama ikisininde umrunda değildi onlar sadece dostluklarına bakıyor bu sözlere gülüp geçiyorlardı...
Kızın anlatamdığı şeyler vardı delikanlı bunu anlıyor ama pek de üstüne gitmek istemiyordu. Bir kasım cuması, akşam birlikte olup içmeye gittiler yalnızdılar. Ne olduysa oradan oldu delikanlının en mutlu anlarıydı. Öpüşüyorlardı. İnanıılmaz bir duyguydu. Daha öncelereden çok öpüşmüş olamsına rağmen bu farklıydı. Sankı dudaklarıyla değil yürekleriyle öpüşüyorlardı. Sabah inanılmaz komikti iki yaramz çocuk misali yüzlerine bakamıyorlar birbirlerinden utanıyorlardı...Oğlan kıza evet dedi en güzel duygu bu ama kız reddetti. Bişey yapamamıştı oğlan...
Kader oya bu olaydan 2 gün sonra 3 arkdaş Ankaraya gittiler. Anlık bir olaydı gitmeleri. Akşam 7de gidelim dendi gece 12de 3de otobüsteydi.Dondurucu bir soğuk karşıladı onları Ankarada. (Bu Ankara olayı ayrı bir anlatı ister)Arkaşın evinde kalındı Akşam eğlenilmiş soğuk bir ankara gecesinde yatmaya gitmişti delikanlı odaya, Sabaha doğru gözlerini açtığında yanında yatıyordu kız. Doğruldu ve kendi kendine 'mutluluk yanında yatıyor ve sen o mutluluğu es geçiyorsun kendine gel'dedi. Kızı uayndırdı konuşmaya başladılar. Delikanlı ısrar etmek istemiyor ama yürğide onunla olmak istiyordu. Kız hayır dedi kesin bir dille Delikanlı kaybetmiş bir şekilde arkasını döndü ve uzandı. Aradan bir on dakika sonra kız delikanlıya sarıldı ve onun yanağında öptü. İşte o an herşeyi dize getirebilirdi delikanlı bütün dünyayı dizine getirebilrdi kızın. uzun bir sessizlik sonrası 'ama dedi kimse bilmesin' Delikanlılın canı sıkılmıştı bu konuya ama bie şe söylemedi anın büyüsünü bozmadı kalkma vakti gelmişti delikanlı predeyi sıyırdı soğuk bıraktığı ankara ona yüreğinde ki saf sevgi benzeri bembayez karla kaplamıştı çatıları...
Döndüler Adanaya ama eskisi gibi değildiler mesefaaliydiler delikanlının canı sıkılyorsu bu konuya sonunda açtı bu konuyu okulun en kalabalık yerinde Dedi ki nedi problem aramızda ki yaş mı? Evet dedi kız hiç ağzında lafı gevelemden mertçe... Ve ben yapamıyorum dedi Seni son bir kez öpeceğim ve gideceğim dedi. Öptü ve arkasına dönüp bakmadan gitti.Daha sonraları neden böyle yaptığını öğrencekti. Delikanlı kaldırabileceğini zannediyordu ama öyle olmadı orada kalabalığın ortasında kan ağladı. Hıçkıra hıçkıra... Gitmedi derse köpeklerle konuştu onlarla birlikte içti. Arad kız ve yanına geldi tanrının bir işi gitmediler okulda kaldılar gece ve Delikanlı elinden geleni ardına koymadı ve tekrar başladılar işte belkide hayat delikanı için orda başladı.İnanılmazdılar ellerinden geldiğince birlikte oluyorlar birlikte zaman geçiriyorlardı..
onların bu birlikteliğini kimse bilmiyordu kızın istememesinde dolayı bir süre sonra delikanlınında hoşuna gitmeye başlamıştı bu herhangi bir yerde sözlerle değil gözleriyle birbirleyile konuşuyor sevdiklerini anlatıyorlardı birbirlerine
Kız memurluk istiyordu ek yerleştirmeler açıldı başvurdu ve İzmiri kazandı.Delikanlı ise tarif edilmez bir duygu içindeydi. Onun mutluluğuna ortaktı ama kendisi ne haldeydi onu sadece o biliyordu..
Delikanlı kıza madem gidiyorsun o zaman bu son zamanlarımızı birlikte geçirelim dedi...Ve cıvardaki bütün illere tek tek gittiler Gittikleri bir yerde oturup bir şeyler içtiler bir sürü peçete harcamışlardı ağlamaktan işte o an 'İncitağnem' Sarkısı çalmaya başlamıştı hıçkıra hıçkıra ağlıyordu ikiside...
Deiklanlı onun için küçük bir hediye almıştı ki hediye almak için onu ekmiş ve başka bir arkadaşıyla gitmişti Kız bunu kaldıramaış olsa gerek o gün okula öyle bir gelmiştiki afetten farkı yoktu Deilkanlı ona bir kez daha aşık olmuştu.Hediyesi ise pelış bir ayını parmağına takılmış yüzüktü...
Sonunda Kızın yazısı geldi resmen göreve çağırıyorlardı İzmire. Delikanlıyla birlikte gittiler ki otogarda yaşadıkları mecara anlatılmaz yaşanacak cinstendi...
İkiside hayatlarında ilk defa izmire geliyorlardı... Kızı eski bir arkadaşı yardım etmiş onları merkeze götürüp çalışacağı yerin sosyal tesisine bırakmıştı. Sosyal tesise yerleşmişti ikiside Delikanlı yeni memurlar ve yeni memurların babalarıyyla birlikte aynı oda da kalmış o insanlarla çok güzel sohbetler yapmıştı Kızda yeni memurlarla kalıyordu. Kız İşe başladı delikanlı onun için evlere bakıyor ona en uygun evi arıyordu İzmirde Sonunda güzel bir tutulmuştu. Hiç bir eşya yoktu O eve yoktan eşya yaptılar çok küçük bir rakama evi ev yapan temel eşyaları aldılar. Artık Kız izmirliydi.
Ve Deikanlını dönmesi gerekiyordu. Otogarda ikiside birbirine söz verdi ağlamayacaklardı. Taki muavin Adana yolcusu aşağıda kalmasın diyene kadar artık ikisde ağlıyor ve ayrılamıyorlardı. Ama ne yazıkki bu iki çiftin arasına artık kilometreler girmişti.
Delikanlı bu hasrete sadee 4 gün dayanabildi. Atladığı gibi izmire gitti Evin gömme dolabına saklanmıştı kız eve girip oda anda delikanlı dolaptan fırlamış kızın boynuna sarılmıştı elindeki çiçeği ona vermişti o an delikanlı bir şeyi farketmişti kızın gözlerinde ki o ışık o kadar güzeldi ki bunu hep görmeliydi...
O ışığı ondan sonra hep aradı delikanlı ama bir daha asla görmedi
Falcı kadın öyle demişti. 'Bu uzun boylu kısa sarı saçlı senden 3-6 yaş büyük bayan senin herşeyin olacak yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmeyecek'
Demek benden büyük sevgilim olacak demişti delikanlı fala inanmasada
Hayır dedi kadın sevgiliden öte birşey bu hatta yaşanabilcek en güzel şey...
Delikanlı üniversiteye başlamış Adananın sarı sıcağına yavaş yavaş alışırken yeni hayatında yeni arkadaşlar edinmeye başlamıştı...okulun ilk günlerinde tanıştığ bir hatun hayatını değştirebileceğini nerden bilebilirdi ki...
Evet tam da falcının dediği gibi uzun boylu kısa sarı saçlı ve delikanlıdan 6 yaş büyüktü.Üniversiteyi tesadüfen kazanmış memur olmak isteyen Bir kızdı. Delikanlı önceleri bu fal muhabbetini hep sakladı. Araları ise inanlımaz bir şekilde güzel gelişiyordu. Onları tanıyan herkes onlar önceden tanışıyor onlar nişanlı türünde dedikodu türetiyorlardı. Ama ikisininde umrunda değildi onlar sadece dostluklarına bakıyor bu sözlere gülüp geçiyorlardı...
Kızın anlatamdığı şeyler vardı delikanlı bunu anlıyor ama pek de üstüne gitmek istemiyordu. Bir kasım cuması, akşam birlikte olup içmeye gittiler yalnızdılar. Ne olduysa oradan oldu delikanlının en mutlu anlarıydı. Öpüşüyorlardı. İnanıılmaz bir duyguydu. Daha öncelereden çok öpüşmüş olamsına rağmen bu farklıydı. Sankı dudaklarıyla değil yürekleriyle öpüşüyorlardı. Sabah inanılmaz komikti iki yaramz çocuk misali yüzlerine bakamıyorlar birbirlerinden utanıyorlardı...Oğlan kıza evet dedi en güzel duygu bu ama kız reddetti. Bişey yapamamıştı oğlan...
Kader oya bu olaydan 2 gün sonra 3 arkdaş Ankaraya gittiler. Anlık bir olaydı gitmeleri. Akşam 7de gidelim dendi gece 12de 3de otobüsteydi.Dondurucu bir soğuk karşıladı onları Ankarada. (Bu Ankara olayı ayrı bir anlatı ister)Arkaşın evinde kalındı Akşam eğlenilmiş soğuk bir ankara gecesinde yatmaya gitmişti delikanlı odaya, Sabaha doğru gözlerini açtığında yanında yatıyordu kız. Doğruldu ve kendi kendine 'mutluluk yanında yatıyor ve sen o mutluluğu es geçiyorsun kendine gel'dedi. Kızı uayndırdı konuşmaya başladılar. Delikanlı ısrar etmek istemiyor ama yürğide onunla olmak istiyordu. Kız hayır dedi kesin bir dille Delikanlı kaybetmiş bir şekilde arkasını döndü ve uzandı. Aradan bir on dakika sonra kız delikanlıya sarıldı ve onun yanağında öptü. İşte o an herşeyi dize getirebilirdi delikanlı bütün dünyayı dizine getirebilrdi kızın. uzun bir sessizlik sonrası 'ama dedi kimse bilmesin' Delikanlılın canı sıkılmıştı bu konuya ama bie şe söylemedi anın büyüsünü bozmadı kalkma vakti gelmişti delikanlı predeyi sıyırdı soğuk bıraktığı ankara ona yüreğinde ki saf sevgi benzeri bembayez karla kaplamıştı çatıları...
Döndüler Adanaya ama eskisi gibi değildiler mesefaaliydiler delikanlının canı sıkılyorsu bu konuya sonunda açtı bu konuyu okulun en kalabalık yerinde Dedi ki nedi problem aramızda ki yaş mı? Evet dedi kız hiç ağzında lafı gevelemden mertçe... Ve ben yapamıyorum dedi Seni son bir kez öpeceğim ve gideceğim dedi. Öptü ve arkasına dönüp bakmadan gitti.Daha sonraları neden böyle yaptığını öğrencekti. Delikanlı kaldırabileceğini zannediyordu ama öyle olmadı orada kalabalığın ortasında kan ağladı. Hıçkıra hıçkıra... Gitmedi derse köpeklerle konuştu onlarla birlikte içti. Arad kız ve yanına geldi tanrının bir işi gitmediler okulda kaldılar gece ve Delikanlı elinden geleni ardına koymadı ve tekrar başladılar işte belkide hayat delikanı için orda başladı.İnanılmazdılar ellerinden geldiğince birlikte oluyorlar birlikte zaman geçiriyorlardı..
onların bu birlikteliğini kimse bilmiyordu kızın istememesinde dolayı bir süre sonra delikanlınında hoşuna gitmeye başlamıştı bu herhangi bir yerde sözlerle değil gözleriyle birbirleyile konuşuyor sevdiklerini anlatıyorlardı birbirlerine
Kız memurluk istiyordu ek yerleştirmeler açıldı başvurdu ve İzmiri kazandı.Delikanlı ise tarif edilmez bir duygu içindeydi. Onun mutluluğuna ortaktı ama kendisi ne haldeydi onu sadece o biliyordu..
Delikanlı kıza madem gidiyorsun o zaman bu son zamanlarımızı birlikte geçirelim dedi...Ve cıvardaki bütün illere tek tek gittiler Gittikleri bir yerde oturup bir şeyler içtiler bir sürü peçete harcamışlardı ağlamaktan işte o an 'İncitağnem' Sarkısı çalmaya başlamıştı hıçkıra hıçkıra ağlıyordu ikiside...
Deiklanlı onun için küçük bir hediye almıştı ki hediye almak için onu ekmiş ve başka bir arkadaşıyla gitmişti Kız bunu kaldıramaış olsa gerek o gün okula öyle bir gelmiştiki afetten farkı yoktu Deilkanlı ona bir kez daha aşık olmuştu.Hediyesi ise pelış bir ayını parmağına takılmış yüzüktü...
Sonunda Kızın yazısı geldi resmen göreve çağırıyorlardı İzmire. Delikanlıyla birlikte gittiler ki otogarda yaşadıkları mecara anlatılmaz yaşanacak cinstendi...
İkiside hayatlarında ilk defa izmire geliyorlardı... Kızı eski bir arkadaşı yardım etmiş onları merkeze götürüp çalışacağı yerin sosyal tesisine bırakmıştı. Sosyal tesise yerleşmişti ikiside Delikanlı yeni memurlar ve yeni memurların babalarıyyla birlikte aynı oda da kalmış o insanlarla çok güzel sohbetler yapmıştı Kızda yeni memurlarla kalıyordu. Kız İşe başladı delikanlı onun için evlere bakıyor ona en uygun evi arıyordu İzmirde Sonunda güzel bir tutulmuştu. Hiç bir eşya yoktu O eve yoktan eşya yaptılar çok küçük bir rakama evi ev yapan temel eşyaları aldılar. Artık Kız izmirliydi.
Ve Deikanlını dönmesi gerekiyordu. Otogarda ikiside birbirine söz verdi ağlamayacaklardı. Taki muavin Adana yolcusu aşağıda kalmasın diyene kadar artık ikisde ağlıyor ve ayrılamıyorlardı. Ama ne yazıkki bu iki çiftin arasına artık kilometreler girmişti.
Delikanlı bu hasrete sadee 4 gün dayanabildi. Atladığı gibi izmire gitti Evin gömme dolabına saklanmıştı kız eve girip oda anda delikanlı dolaptan fırlamış kızın boynuna sarılmıştı elindeki çiçeği ona vermişti o an delikanlı bir şeyi farketmişti kızın gözlerinde ki o ışık o kadar güzeldi ki bunu hep görmeliydi...
O ışığı ondan sonra hep aradı delikanlı ama bir daha asla görmedi