- Katılım
- 10 Tem 2006
- Mesajlar
- 2,748
- Konu Yazar
- #1
Sabahın erken saatinde çalan telefonum ile uyandım, 2 aydır adam akıllı motosiklete yani iki teker üzerine çıkmamıştım, hepsi fasafiso 100- 150 km civarı idi,
özlemiştim uzun yol yapmayı, ilk önce hedef aldım istanbuldan ankarayı, daha sonra vazgeçtim karabüke gitmeyi hedefledim,
rüzgar benden tarafa esmedi, tek gitmek istemedim, zira uzun yol olduğu zaman basmak gerkiyor, bunun içinde bana
tek rakip olarak kuzen vardı, ancak onunda işleri nedei ile bana katılma ihtimali %1 di, bunun için akşamdan sevgili arkadaşım ozzy yani oğuzu aradım,
birader dedim gel seninle yola çıkalım diye söylendim, aksine siyledigim günde yağnak yamur yağıyordu dışarda,
aramızda şöyle bir konuşma geçti:
ben : oğuz ne yapıyorsun pazar günü için bir planın vardı?(içimden diyorum yağmur yağarsa gelirmi oğuz hemen arkasından diyorum kesin gelir ozzy)
oğuz: yok hayırdır geziye mi gidiyoruz.
ben : yok be oğuz gezi değilde şöyle kafa dağıtmak için uzun yapayım diyorum, biliyorsun kuzende bağlandı çıkamıyor dükkandan.
oğuz: e o zaman gidelim biryerlere.
ben : tamam gidelim.
oğuz: ama hava durumu yağmurlu gösteriyor, neyse ya yağsada gidelim yağmasada gidelim,
ben : hay sen çok yaşa emi valla aklımdan aynısı geçti, şimdi ozzy ye söylersen o da böyle der dedim,
sabah çıkmak için sözleşik
buluşma yeri: 1.köprü çıkışı saat 07:00
sabah oldu ben 06 da her zaman ki gibi kalkıp buluşma yerine gittim,
hava da o biim yaniiii bulut çok ama bizim için fark etmiyor.
feribotta kahvaltı yaparız diyip gazladık.
özlemişim cbf 250 nin resimleri çekmeyi, ne zaman boş dursam patlatıyorum flaşı ardı ardına.
nostalji takılmak bozmaz bizi..
yeni aldıgım elcik korumalarını cbf 250'ye takıyorum,
aklımdan geçeni oğuz söylüyor ; cbf 500'e benzedi valla..
hay sen çok yaşa emi.
yalova geliyoruz bir iki çay içip yola devam ediyoruz, bu arada buraya kadar nereye gitmeyi karar vermemiştik, burdan
sonra rota belli idi, iznikteki mustafa arkadaşımız,
orhangaziden çıktıktan sonra iznik yolunda sol tarafta sıcak su şelalesi var, hemen duruyoruz.
wc molası veriyoruz, yola devam ediyoruz.
iznik'e geliyoruz ama mustafayı bulamıyoruz, çünkü iznikte yoktu,
biz kalkalım istanbuldan 14 şubatta sevgililer günü diye mustafanın yanına geliyoruz, mustafa yok,
öğreniyoruz ki balıkesire gitmiş. sağlık olsun,
bizde inegöle recep abinin yanına gidiyoruz.
burası barajmış, ancak biz baraja benzer bir yerine göremedik,
inegöle geliyoruz recep abiyi birkaç yere sorduktan sonra kuzen sayasinde gidiyoruz recep abinin yanına
inegölde birkaç tur atıyoruz.
inegöle gelipde köfte yemeden olmaz, bizde hemen köftelere sarılıyoru
recep abiyi gördükten sonra yola çıkıyoruz.
benim depo 207 km oldu daha iki çizgi indi,
ozzy ninki ise bitti, ama bizde anlamadık. sanki ozzy 500 cc kullanıyor.
inegölden sonra bursa yoluna giriyoruz, kestane şekeri almak için duruyoruz.
ozzy benzin alıyor ben almıyorum yola devam.
yağmur yağmak üzere iken benzin istasyonuna girip yağmurlukları giyiyoruz resimlerimizi çekiliyoruz,
yaklaşık15 dakika duruyoruz tam çıkış yapıyoruz, önümüze polis dikiliyor
ne vardı : ehliyet ruhsat,
ozzy dayanamıyor be abi 15 dakkadır burdayız niye sormadın:
polisin cevabı yeni gördüm valla
feribota biniyoruz bizden başka kimse yok,
en arkada oldugum için yaniii full dolu feribot.
burdan sonra durmayız diyoruz bol resim çekiyoruz,
fatih sultan mehmet köprüsüne gelmeden önceki kamyoncuların oldugu yerde çay içiyoruz,
tam o sırada zeki aklıma geliyor,
motosikleti olmadıgı için geçenlerde beni aramıştı, abi hiç görüşemiyoruz, unuttunuz beni dedi,
bendeki cevap ise benim telefonunda kim kayıtlı ise ben kimseyi unutmam, başkası ile karıştırma kuzenleri dedim,
eyvallah demişti,
oğuza dedim gidelim zekinin yanına
geldik zekinin yanına kilo almış gene,
son resimleri çekilip ordan da ayrıldık,
toplam sabah 07 den itibaren 20 ye kadar gezdik,
ben 410 km oğuz ise 435 km civarı yol yaptı,
gerçekten güzel birgündü yağmur yağmadı ama şansımıza keşke yağsaydı demişliğim oldu yolda gelirken.
bu gezide bu kadar inşallah en kısa zaman da tekrar güzel bir gezide görüşmek üzere,
filim kapanışı gibi oldu hee..
buradan sayılı arkadaşlarımın içinde olan ozzy yani oğuza bana 430 km yoldaş oldugu için çok teşekkür ediyorum,
kuzeni aratmadı bana.
özlemiştim uzun yol yapmayı, ilk önce hedef aldım istanbuldan ankarayı, daha sonra vazgeçtim karabüke gitmeyi hedefledim,
rüzgar benden tarafa esmedi, tek gitmek istemedim, zira uzun yol olduğu zaman basmak gerkiyor, bunun içinde bana
tek rakip olarak kuzen vardı, ancak onunda işleri nedei ile bana katılma ihtimali %1 di, bunun için akşamdan sevgili arkadaşım ozzy yani oğuzu aradım,
birader dedim gel seninle yola çıkalım diye söylendim, aksine siyledigim günde yağnak yamur yağıyordu dışarda,
aramızda şöyle bir konuşma geçti:
ben : oğuz ne yapıyorsun pazar günü için bir planın vardı?(içimden diyorum yağmur yağarsa gelirmi oğuz hemen arkasından diyorum kesin gelir ozzy)
oğuz: yok hayırdır geziye mi gidiyoruz.
ben : yok be oğuz gezi değilde şöyle kafa dağıtmak için uzun yapayım diyorum, biliyorsun kuzende bağlandı çıkamıyor dükkandan.
oğuz: e o zaman gidelim biryerlere.
ben : tamam gidelim.
oğuz: ama hava durumu yağmurlu gösteriyor, neyse ya yağsada gidelim yağmasada gidelim,
ben : hay sen çok yaşa emi valla aklımdan aynısı geçti, şimdi ozzy ye söylersen o da böyle der dedim,
sabah çıkmak için sözleşik
buluşma yeri: 1.köprü çıkışı saat 07:00
sabah oldu ben 06 da her zaman ki gibi kalkıp buluşma yerine gittim,
hava da o biim yaniiii bulut çok ama bizim için fark etmiyor.
feribotta kahvaltı yaparız diyip gazladık.
özlemişim cbf 250 nin resimleri çekmeyi, ne zaman boş dursam patlatıyorum flaşı ardı ardına.
nostalji takılmak bozmaz bizi..
yeni aldıgım elcik korumalarını cbf 250'ye takıyorum,
aklımdan geçeni oğuz söylüyor ; cbf 500'e benzedi valla..
hay sen çok yaşa emi.
yalova geliyoruz bir iki çay içip yola devam ediyoruz, bu arada buraya kadar nereye gitmeyi karar vermemiştik, burdan
sonra rota belli idi, iznikteki mustafa arkadaşımız,
orhangaziden çıktıktan sonra iznik yolunda sol tarafta sıcak su şelalesi var, hemen duruyoruz.
wc molası veriyoruz, yola devam ediyoruz.
iznik'e geliyoruz ama mustafayı bulamıyoruz, çünkü iznikte yoktu,
biz kalkalım istanbuldan 14 şubatta sevgililer günü diye mustafanın yanına geliyoruz, mustafa yok,
öğreniyoruz ki balıkesire gitmiş. sağlık olsun,
bizde inegöle recep abinin yanına gidiyoruz.
burası barajmış, ancak biz baraja benzer bir yerine göremedik,
inegöle geliyoruz recep abiyi birkaç yere sorduktan sonra kuzen sayasinde gidiyoruz recep abinin yanına
inegölde birkaç tur atıyoruz.
inegöle gelipde köfte yemeden olmaz, bizde hemen köftelere sarılıyoru
recep abiyi gördükten sonra yola çıkıyoruz.
benim depo 207 km oldu daha iki çizgi indi,
ozzy ninki ise bitti, ama bizde anlamadık. sanki ozzy 500 cc kullanıyor.
inegölden sonra bursa yoluna giriyoruz, kestane şekeri almak için duruyoruz.
ozzy benzin alıyor ben almıyorum yola devam.
yağmur yağmak üzere iken benzin istasyonuna girip yağmurlukları giyiyoruz resimlerimizi çekiliyoruz,
yaklaşık15 dakika duruyoruz tam çıkış yapıyoruz, önümüze polis dikiliyor
ne vardı : ehliyet ruhsat,
ozzy dayanamıyor be abi 15 dakkadır burdayız niye sormadın:
polisin cevabı yeni gördüm valla
feribota biniyoruz bizden başka kimse yok,
en arkada oldugum için yaniii full dolu feribot.
burdan sonra durmayız diyoruz bol resim çekiyoruz,
fatih sultan mehmet köprüsüne gelmeden önceki kamyoncuların oldugu yerde çay içiyoruz,
tam o sırada zeki aklıma geliyor,
motosikleti olmadıgı için geçenlerde beni aramıştı, abi hiç görüşemiyoruz, unuttunuz beni dedi,
bendeki cevap ise benim telefonunda kim kayıtlı ise ben kimseyi unutmam, başkası ile karıştırma kuzenleri dedim,
eyvallah demişti,
oğuza dedim gidelim zekinin yanına
geldik zekinin yanına kilo almış gene,
son resimleri çekilip ordan da ayrıldık,
toplam sabah 07 den itibaren 20 ye kadar gezdik,
ben 410 km oğuz ise 435 km civarı yol yaptı,
gerçekten güzel birgündü yağmur yağmadı ama şansımıza keşke yağsaydı demişliğim oldu yolda gelirken.
bu gezide bu kadar inşallah en kısa zaman da tekrar güzel bir gezide görüşmek üzere,
filim kapanışı gibi oldu hee..
buradan sayılı arkadaşlarımın içinde olan ozzy yani oğuza bana 430 km yoldaş oldugu için çok teşekkür ediyorum,
kuzeni aratmadı bana.