- Katılım
- 24 Ocak 2006
- Mesajlar
- 342
- Konu Yazar
- #1
05.12.2005 tarihli Hürriyet gazetesinin Seyahat ekinde okuduğum bir haberi size aktarıyorum.
1960larda İngiltereye çalışmaya giden Ordulu Osman Gürsoy, boş zamanlarında kısa gezilere çıkmak için ikinci el bir Vespa motosiklet satın aldı. 1969da yenilediği motoruyla Ordu-Londra arasını 19 kez katetti. Londraya her dönüşünde ayrı bir yoldan giderek, Arnavutluk ve Finlandiya dışında tüm Avrupayı gezdi. Motorunu uçağa koyup Amerikaya gitti.
50 günde New Yorktan Seattlea ABDyi ve Montreale kadar Kanadayı dolaştı. Bugüne kadar toplam 180 bin kilometre aşıp, dünyanın çevresini beş kez dolaşacak kadar yol yaptı. Gezilerinde, 3 bin saat motor üzerinde kaldı. Sekiz ton yakıt, 350 kilo yağ harcadı. Gürsoy, Arizona Çölünü bile geçtiği 150 cclik motoru Koç Müzesine bağışlamak istiyor.
Dünyayı deniz, kara ve havadan turlayan çoktur. Ama bunu yıllık izinlere sığdıran, üstelik altı beygirlik şehir motosikletiyle, profesyonel yardım almadan yapan nadir gezginlerden biri Osman Gürsoy. 180 bin kilometrelik yolculuğu Vespa üreticilerini bile şaşırtmış, ona yepyeni bir motosiklet hediye etmişler. Yine de 70 yıllık yaşamının 36 yılında kullandığı eski motoru hálá elinin altında.
Gürsoyun motor tutkusu 45 yıl öncesine uzanıyor. 1959da Yalova Karamürseldeki NATO Üssünde garson olarak çalışan Gürsoy, işe gidiş gelişlerinde kullandığı bisikletine motor takar. Bu naif alet ayağını yerden keser. Ama öylesine nazik bir motorlu taşıttır ki bir gün rüzgar çıkınca, dayandığı ağaçtan kurtulup yakındaki göle uçar. Gürsoy, kurutup kullanmaya devam eder. 1966da İngiltereye giderken satar. İngilteredeki ilk aylarında eşi ve çocukları yanında olmadığı için çok canı sıkılır. Satın aldığı ikinci el Vespayla çevre gezileri yapar. 1969da yeni bir Vespa alır, Türkiyeye tatile motoruyla gelmeye başlar. Bir kez eşini de yanına alır. Her tatil önce Yalovadaki evlerine sonra da Ordudaki ailelerini ziyarete giderler. Tatil dönüşü eşi Cevriyeyi trene bindirip her seferinde farklı bir yoldan gider. 1970li yılların ikinci yarısına gelindiğinde, Arnavutluk ve Finlandiya hariç tüm Avrupayı gezmiştir. Arnavutluka vize alamadığı için gidememiştir. Finlandiyaya ise arkadaşlarının tavsiyesi yüzünden: Çok pahalı, sakın deneme!
ÇÖLDE BİR VESPA
Avrupanın her yerini görünce Gürsoyun yine canı sıkılmaya başlar. ABDyi görmeye kafasına koyar. 1978de işyerinden üç ay izin alır. Vespasını paketleyip New Yorka gönderir. Ardından kendi atlar uçağa. Motorunu teslim alırken görevlilerin alaylarına muhattap olsa da yılmaz, bir kamyona yükleyip en yakın servis istasyonunun yolunu tutar. Colombia, Florida-Miami, Atlanta, Tenessee, Alabama, Arkansas ve Dallastan sonra Teksasa varır. Yolda Vespa bayilerine uğrar. Çılgın Türkü gören bayiler ihtiyacı olan parçaları ücretsiz verir. Sıcaktan otomobil aksamlarının eridiği Teksas çölünü bir günde geçer, Los Angelestan sonra San Franciscoya varır. Hayatının en büyük korkularını San Fransiscoda yaşar. Kent köprülerle doludur ve her birinde yol ızgaralardan oluşmuştur. Vespanın küçük tekerleklerini zıplarken zaptetmek çok zorlanır. Seattledan sonra Kanada sınırına vardığında hiç de hoş karşılanmaz. Nereye? diye soran gümrük memuru, Ülkenin bir başından öbür başına cevabını alınca bir Vespaya bir de üstündekine bakar. Pasaporta damgayı vurur. Turunu tamamlayıp New Yorka döner. Motosikletini teslim etmek için havaalanının kargo bölümüne girdiğinde, 50 gün önce müstehzi ifadeyle karşılayan görevli donup kalır. Gürsoyun motorunu kendi eliyle kargoya hazırlar.
MACERA TÜRKİYEDE BİTTİ
Osman Gürsoy, bir süre daha Türkiyeye motoruyla gelip gitmeyi sürdürür. 1980de Güney Avrupa yolundan dönüşü sırasında İtalyada Vespa fabrikasına uğrar. Motoru görüp, macerasını dinleyen yetkililer şaşırır. Ona yepyeni bir Vespa göndereceklerini söylerler. 1981de yeni motoru Londradadır. Fabrika geleneklerini bozmayarak, sadece alüminyum parası olan 200 sterlin alarak, Gürsoya yeni motorunu verir. Ama alışkanlıklarından ve sahip olduklarından asla vazgeçmeyen Gürsoy, yeni motorunu pek kullanmak istemez. Altı ay sonra yenisini satar ve emektar motoruna binmeyi sürdürür. Osman Gürsoy, 1986da motorunu, minibüse yükleyerek Türkiyeye getirir. Yaşadığı maceraları anlatıp, sadece hatırası için Türkiyeye soktuğunu belirten bir yazıyla Gümrük Bakanlığından muafiyet ister. Reddedilince 160 bin lira ödeyerek, motorunu yurda sokar. Önceleri Yalovadaki evinde duran motoru daha sonra Orduya getirir. Şimdilerde ise Boztepeden şehir merkezine sekiz dakika süren yolculuklar dışında motorunu kullanmıyor. Nedeni trafik kurallarına uyulmaması.
RADYOLU KAYIT CİHAZLI MOTOSİKLET
Osman Gürsoy, motosikletine üç dalgalı bir otomobil teybini modifiye ederek yerleştirmiş. Kısa dalga adaptörüyle dünyanın dört bir yanını dinleyebildiği 13 dalgalı radyo ve ses kayıt cihazına bir de mikrofon takmış. Gezileri boyunca, hem gezdiği yerleri anlatmış kasetlere, hem de tanıştığı, evlerinde kaldığı kişilerin üşüncelerini kaydetmiş. Şimdi elinde maceralardan kalan 60 kaset var.
NOT: haber eski bir haber, velakin benim çok hoşuma gitti, belki bazı arkadaşlar da okumuşlardır ama sitede arattırdım ve daha önce verilmemiş gördüğüm kadarıyla, yorumu size bırakıyorum,
NOT2: alıntıdır!
sevgiler herkese:rendeer:
1960larda İngiltereye çalışmaya giden Ordulu Osman Gürsoy, boş zamanlarında kısa gezilere çıkmak için ikinci el bir Vespa motosiklet satın aldı. 1969da yenilediği motoruyla Ordu-Londra arasını 19 kez katetti. Londraya her dönüşünde ayrı bir yoldan giderek, Arnavutluk ve Finlandiya dışında tüm Avrupayı gezdi. Motorunu uçağa koyup Amerikaya gitti.
50 günde New Yorktan Seattlea ABDyi ve Montreale kadar Kanadayı dolaştı. Bugüne kadar toplam 180 bin kilometre aşıp, dünyanın çevresini beş kez dolaşacak kadar yol yaptı. Gezilerinde, 3 bin saat motor üzerinde kaldı. Sekiz ton yakıt, 350 kilo yağ harcadı. Gürsoy, Arizona Çölünü bile geçtiği 150 cclik motoru Koç Müzesine bağışlamak istiyor.
Dünyayı deniz, kara ve havadan turlayan çoktur. Ama bunu yıllık izinlere sığdıran, üstelik altı beygirlik şehir motosikletiyle, profesyonel yardım almadan yapan nadir gezginlerden biri Osman Gürsoy. 180 bin kilometrelik yolculuğu Vespa üreticilerini bile şaşırtmış, ona yepyeni bir motosiklet hediye etmişler. Yine de 70 yıllık yaşamının 36 yılında kullandığı eski motoru hálá elinin altında.
Gürsoyun motor tutkusu 45 yıl öncesine uzanıyor. 1959da Yalova Karamürseldeki NATO Üssünde garson olarak çalışan Gürsoy, işe gidiş gelişlerinde kullandığı bisikletine motor takar. Bu naif alet ayağını yerden keser. Ama öylesine nazik bir motorlu taşıttır ki bir gün rüzgar çıkınca, dayandığı ağaçtan kurtulup yakındaki göle uçar. Gürsoy, kurutup kullanmaya devam eder. 1966da İngiltereye giderken satar. İngilteredeki ilk aylarında eşi ve çocukları yanında olmadığı için çok canı sıkılır. Satın aldığı ikinci el Vespayla çevre gezileri yapar. 1969da yeni bir Vespa alır, Türkiyeye tatile motoruyla gelmeye başlar. Bir kez eşini de yanına alır. Her tatil önce Yalovadaki evlerine sonra da Ordudaki ailelerini ziyarete giderler. Tatil dönüşü eşi Cevriyeyi trene bindirip her seferinde farklı bir yoldan gider. 1970li yılların ikinci yarısına gelindiğinde, Arnavutluk ve Finlandiya hariç tüm Avrupayı gezmiştir. Arnavutluka vize alamadığı için gidememiştir. Finlandiyaya ise arkadaşlarının tavsiyesi yüzünden: Çok pahalı, sakın deneme!
ÇÖLDE BİR VESPA
Avrupanın her yerini görünce Gürsoyun yine canı sıkılmaya başlar. ABDyi görmeye kafasına koyar. 1978de işyerinden üç ay izin alır. Vespasını paketleyip New Yorka gönderir. Ardından kendi atlar uçağa. Motorunu teslim alırken görevlilerin alaylarına muhattap olsa da yılmaz, bir kamyona yükleyip en yakın servis istasyonunun yolunu tutar. Colombia, Florida-Miami, Atlanta, Tenessee, Alabama, Arkansas ve Dallastan sonra Teksasa varır. Yolda Vespa bayilerine uğrar. Çılgın Türkü gören bayiler ihtiyacı olan parçaları ücretsiz verir. Sıcaktan otomobil aksamlarının eridiği Teksas çölünü bir günde geçer, Los Angelestan sonra San Franciscoya varır. Hayatının en büyük korkularını San Fransiscoda yaşar. Kent köprülerle doludur ve her birinde yol ızgaralardan oluşmuştur. Vespanın küçük tekerleklerini zıplarken zaptetmek çok zorlanır. Seattledan sonra Kanada sınırına vardığında hiç de hoş karşılanmaz. Nereye? diye soran gümrük memuru, Ülkenin bir başından öbür başına cevabını alınca bir Vespaya bir de üstündekine bakar. Pasaporta damgayı vurur. Turunu tamamlayıp New Yorka döner. Motosikletini teslim etmek için havaalanının kargo bölümüne girdiğinde, 50 gün önce müstehzi ifadeyle karşılayan görevli donup kalır. Gürsoyun motorunu kendi eliyle kargoya hazırlar.
MACERA TÜRKİYEDE BİTTİ
Osman Gürsoy, bir süre daha Türkiyeye motoruyla gelip gitmeyi sürdürür. 1980de Güney Avrupa yolundan dönüşü sırasında İtalyada Vespa fabrikasına uğrar. Motoru görüp, macerasını dinleyen yetkililer şaşırır. Ona yepyeni bir Vespa göndereceklerini söylerler. 1981de yeni motoru Londradadır. Fabrika geleneklerini bozmayarak, sadece alüminyum parası olan 200 sterlin alarak, Gürsoya yeni motorunu verir. Ama alışkanlıklarından ve sahip olduklarından asla vazgeçmeyen Gürsoy, yeni motorunu pek kullanmak istemez. Altı ay sonra yenisini satar ve emektar motoruna binmeyi sürdürür. Osman Gürsoy, 1986da motorunu, minibüse yükleyerek Türkiyeye getirir. Yaşadığı maceraları anlatıp, sadece hatırası için Türkiyeye soktuğunu belirten bir yazıyla Gümrük Bakanlığından muafiyet ister. Reddedilince 160 bin lira ödeyerek, motorunu yurda sokar. Önceleri Yalovadaki evinde duran motoru daha sonra Orduya getirir. Şimdilerde ise Boztepeden şehir merkezine sekiz dakika süren yolculuklar dışında motorunu kullanmıyor. Nedeni trafik kurallarına uyulmaması.
RADYOLU KAYIT CİHAZLI MOTOSİKLET
Osman Gürsoy, motosikletine üç dalgalı bir otomobil teybini modifiye ederek yerleştirmiş. Kısa dalga adaptörüyle dünyanın dört bir yanını dinleyebildiği 13 dalgalı radyo ve ses kayıt cihazına bir de mikrofon takmış. Gezileri boyunca, hem gezdiği yerleri anlatmış kasetlere, hem de tanıştığı, evlerinde kaldığı kişilerin üşüncelerini kaydetmiş. Şimdi elinde maceralardan kalan 60 kaset var.
NOT: haber eski bir haber, velakin benim çok hoşuma gitti, belki bazı arkadaşlar da okumuşlardır ama sitede arattırdım ve daha önce verilmemiş gördüğüm kadarıyla, yorumu size bırakıyorum,
NOT2: alıntıdır!
sevgiler herkese:rendeer:
Ekli dosyalar
Moderatör tarafında düzenlendi: