Eveeeett... Oh be bu hafta fosur fosur tembellik yapacağım işte. Çok şükür, geçen haftaki ‘Pamuk eller klavyeye...’ çağrıma duyarsız kalmadınız. Yoksa okunmadığımı düşünüp kapris yapacaktım bilesiniz. Ama yüzümü kara çıkarmadınız. İşte bu hafta bana yan gelip yatma fırsatı veren maillerden birkaçı.
Yan gelip yatma dediysem yine oturup sağını solunu düzelttim tabii yazıların. Yok yok mana ve ehemmiyetine karışmadım, sadece gramer falan filan... Ben çok biliyorum yaa...

)) Okuyunca göreceksiniz ki yazılar genelde yorum yazıları. Tercihim daha çok tecrübe paylaşımından yana. Hadi iki paragraf bir şey yaz da, önümüzdeki haftalarda senin de motorcu arkadaşlara bir faydan dokunsun. Adres mi? Aşk olsun hala öğrenemediniz mi? (ruzgarinkizi@hurriyet.com.tr) Buyurun bu hafta buradan yakın bakalım, motorcu dostlar bize neler demiş???
Özgürlük sarhoşluğu
Adım Mustafa Özünlü, finansman müdürüyüm. İlk günden beri Kawasaki KLR-600 kullanıyorum. Olağan günlük hayatta hep sınırlamalar, baskılar... Bu unsurlar insanı kendi olmaktan uzaklaştırıyor. Sanki kişinin kendi vücudunda kiracı olması gibi... Ama imkan olduğunda motorunuza binip gaza yüklendiğinizde, vücudunuzda tekrar ev sahibi oluyorsunuz. Hele ki viraja girip yan yattığınızda, özgürlük sarhoşluğu altında kanat takıp uçtuğunuzu hissediyorsunuz. Motor üstündeyken rüzgarın sizle o teması yok mu o teması, sanki tabiat ananın sizi okşaması gibi geliyor insana.
Mustafa ÖZÜNLÜ
Rüzgar’ın Notu: ‘Vücudun ev sahibi olması’ ve ‘özgürlük sarhoşluğu’... Okurken kıskandım namusuzum. Çok güzel tanımlamışsın motor sevdasını, kıskanılası laflar. Helal olsun aşık Mustafa’ya...