Tekil Mesaj gösterimi
Alt
  (#1)
CİHAN
 
CİHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Offline

Üyelik tarihi: 10-07-06
Bulunduğu yer: istanbul/gaziosmanpaşa
Motosikleti: CBF 250...
Kan Grubu: AB Rh+
Cbf 150 Ile Istanbul-karabük 936 Km.... - 29-05-2007, 00:38


Hep aklımdaydı bu uzun yol hikayesi,ben ne zaman uzun yol yapabilirim diye günlerdir düşündüm,16 saatte 1000 km yi nasıl yaparım diye bir iş sabahı erkenden yola çıktım,deneme amaçlı herkeye gidip geldim 200 km yi 3 saatte almıştım,yapabilirim dedim.
ve cumartesi akşamından herşeyimi,motorumu ve kendimi hazırlayıp sabahın karanlıgını beklemek için uyuya kalmışım ki telefonum zırlamaya başladı,bismillah diyerek hemen kalkıp motorun başına geçtim ilk önce depoyu fulleyip tam gaz çıktım yola.saat 3,45 idi.


saat 4,53 de sakarya daydım birz hızlı gidyordum 110 km hızla ama hava aydınlanmadan izmiti geçmeliydim bence.

ilk molamı 2 saat sonra verdim,burda bi çay içmek içi durdugum da pogaça dagıtan elemanla bir iki laf ettik,nereye gittigimi sordu gezi felenmi dedi yok dedim,memleketime gidiyorum dedin karabük'e düzcede yagmur var dikkat et dedi saol birader yagmurlugum var dedim,ve yola devam ettim.

500 metre gittikten sonra tekrar durdum foto çekmeden geçmek yoktu,

sonrada düzce il sınır vardı,

yol devam ederken 4 saat uymuşlugum oldugundan uykum gelmemişti,zaten uyuyamamıştım,tam denk geldi.canım sıkılmaya başlayınca foto çekiyordum gerçekten faydası oluyordu,


üç saatte 205 km yi tamamlamıştım dedim acaba kaç saatte varacaktım,


yogun bir sis başlamıştı,zaten yolda benden başka kimse yoktu,

yüzümde garip bir his vardı dedim ben nerye gidiyorum yaa.



ne yapayım çekecek yer kalmadı bende motorumun tekerşni çekmeye çalıştım.

mola vermeyi sevmemeye başlamıştım aslında ama benzin bittigi için boluya yaklaşmadan benzin almak için durdum.aslında yorgunluk hissetmemiştim,ama bu yol nasıl biter diye söylemedim degil hani.


bolu dagında yeni yapılan yola girmiştim,daha öncede araba ile geçmiştim,ama motorla daha bi zevkli oluyor,buraya gelene kadar yolda ne karşı da ne benim şeridim de bir motor dahi görmemiştim,acaba bende mi anormallik vardı sabahın ilk ışıklarında .



nihayet bolu il sınırları içerisine girebilmiştim.sırda bolu tüneli vardı.


işte bolu dagı tüneli.


4 saatte bolu dagına gelebilmiştim artık,burdan sonrası bana daha da bir zevk vermye başlamıştı,büyük bir hevesle bir kez daha yola devam etmek için gaz verdim.
artık yolda arabalarla buluşmuştum ve bir tanesi vardı ki,adeta benim le oyun oynuyordu,ne o beni geçebildi ne de ben onu geçebildim,

tırın arkasında 110 km hızla gidiyorum ama yanına çıkınca hızım 90 a kadar düşüyordu benimde yana çıkmaya hiç niyetim yoktu,



artık otobandan çıkma zamanı gelmişti,çok zevkli olmasada hızlı olabildigimi söyleyebilirim.


gene durmak zorunda kaldım,ne de olsa gişelere gelmiştim yapmam gereken birşey vardı

otobandan sonraki yol biraz bozuktu,ama geçen ay araba ile geldigimde bu kadar bozuk oldugunu farketmemiştim dogrusu.
ama çok güzel upuzun yolları vardı,ileriyi gördükce gaza basasım geldi ama motoru da yormak istemiyordum,artık tek vucut olmuştum,


yolda olmak kadar güzel ve zevkli birşey yoktu bence,güzel olanda zaten motorun üzerinde olmaktı.


artık memlektimin topragına ayak basmıştım,bu benim için guru veririci bir olaydı,tek başıma motorumla memleketime gelmiştim.
aslına bakarsanız normal gözükebilir ama bence biraz bu iş garip geldi bana.



artık karabük teydim,ne mutlu bana..

demir çelik fabrikası,burda askerlik yapan herkez buranın dumanından şikayetcidir bundan eminim.

güzelim memlektim ben geldim işte daha 15 gün önce burdaydım dayanamdım hasretine atladım motoruma geldim topragına basmaya.


haritada 380 km gösteren istanbul karabük yolun; 380+40 daha eklersek çünkü istanbul pendikten sonra hesaplanıyor ben ise 40 daha uzaktayım 420 km yi 6 saatte aldım,halbuki otobüs bile 6,30 saatte alıyor bu yolu.
gelelim safranbolunun tarihi evlerine,bir içimden durup içini de gezmek istedim ama zamanım olmadıgı için es geçtim.





430 km olmuştu ki az bi yolum kaldı,ama hedefe ulaşmak için bir hayli hızlı gidiyordum,
güzel yurdum güzel memleketim eflani,10 km kaldı, hedefemiz ulaşmaya....

aslında eflani merkeze gelmeden önce yol üzerinde nişanlımın yanına ugradım hasret giderdikten sonra kendi evimize gittim.
sonunda EFLANİ....
saat 11,00 de eflani de idim, yani 468 km yolu 7 saatte almışım.bir saatini resim çekmeye arırırsak 6 saatte gelebiliyormuşum.



bu da bizim evimiz..

bu sinekler başıma musallat oldular,yanıma ıslak mendil almasam önümü göremeyecegim.arada bir silip devam ediyorum .


artık dönüş yolunu geçmek gerek,
akşam hava karamadan yol trafigi çıkmadan eve ulaşmam gerekiyordu,benim asıl meselem buraya gelip gitmek degildi,en büyük hedefim nişanlımı görüp geri dönmekti,nişanlımı yanına geldigimi söylesemde bana inanmamıştı cama çıkıp bakmasını söylesemde, nasılsa gelmedin neden bakıyım diyordu,lap diye eve girmek istemiyordum,ama bir türlü inandıramamıştım,havanın bozuk oldugunu ve hafif yagmur yagıdını söylüyorum olabilir istanbulda da hava bozuktur deyip, beni üzdügünü söyledi,artık sabrım kalmamıştı,üzmek istamamiştim,inanma dedim şimdi yanına geliyorum dedim bakalım beni görünceden inamayacakmısın dedim,evin önünde köpek vardı motor sürerken telefonda kaskın içinde idi,ben ilerlerken hem konuşuyor hem gidiyordumki köpek beni görünce havladı, ve köpegin havlaması,nişanlım telefonundan bana geliyordu,biran durakladı ne oldu sustun dedim baktı evin kapısı aşıldı,tek kelime söyledi cihan sen delisin.
en az bi on dakika konuşmadı öyle baktı bana,inanamadı benim motorla geldigimi,üstüne bide yemek hazırla bir saat sonra gidicem deyince şok oldu,neyseki yemek yedikten sonra ayrılık vakti gelmişti,ve yolcu yolunda gerekdi,son kez vedalaşıp istanbulun yolunu tuttum,en son söyledigi kelime,beynimin en derin yerine kazınmıştı.
seni seviyorum deyişi.....


hızlı bi şekilde daha fazla üzüntü çekmeden tam gaz ayrıldım ordan kendimi eskipazar tünelinde buldum,


aşırı sıcak oldugundan evden çıkmadan kıyafetlerimin kışlıklarını çıkardıgım iyi olmuştu,çünkü ter ensemden aşaya dogru inmeye başlamıştı.
istanbula 294+40=334 km yol kalmıştı,

benzin almak için tekrar durdum ve biraz dinlenmem gerekiyordu,

zaman kaybetmemek için az foto ile dönüş yolunu tamamlaya çalıştım sadece biraz dinlenmek için bolu dagı tüneli girişinde durdum.

saate baktıgım da saat 17 yi gösteriyordu,burdan sonra tam 290 km yol kalmıştı,saat 20 de evde olmalıydım çünkü hesabıma göre 16 saatte 1000 km yol yapmak vardı,kafamın bir yerine kazımış olmalıyım zaten yola çıkmadan öncede iş de evdeyken sayıklıyordum hep 16 saatte 1000 km diye...

bu da ben...

karbükten çıkarken 78 plakalı otobüs az kalsın benim üzerimden geçecektiki beni farketmedi,içimden dedim inşallah yolda denk gelirsin diye,işte o otobüs bu sakarya civarında önüme geçti.bu sırada otobüsün arkasında giderken geçmeye çalışıyorum rüzgarı nedeni ile hızım azlıyor 110 km hızla gidiyor bende bu hızı korumak için rüzgara inat otobüsün arkasından ayrılmıyorum,bi ara sol aynadan bakarken hızlı bir şekilde gelmekte olan bir motoru gördüm ve bir daha baktıgımda görmedim,hafiften sola baktım ve motor solum da benimle beraber seyrediyordu ki benim baktıgımı fark edince,hafif bi şekilde sol elini kaldırdı ve bıraktı,bende aynı şekilde sol elimi kaldırıp bıraktı,hızım 120 oldugu için kafamı ani hareket yapamıyordum,ve zevkli bir selamlaşladan sonra basıp gitti.

tekrar dinlenme molası verdim bir de çorba içinde içim açıldı desem yeridir hani...



bu adamda sinir etti beni gene rüzgarın hızına yetişemedim kamyonetin arkasına geçtim bu sefer adam da benimle yarışa kalktı bende saga çekip gitmesini bekledim hafif hızımı azalttım bastı gitti.

sırada gişeler vardı,son kez otobanda resim

güzelim istanbul özledim senii....




sabah 3,45 de çıkıp akşam 20,10 evde olmam benim için büyük bir gurudu.
16 saatte 936 km yolu kazasız belasız bitirmiştim,bu uzun yol deneyimim ilk olmasına ragmen hiçde zorlamadım,tabiki bunda motorumun honda cbf 150 nin de katkısı vardı,ne kolum ne bacagım ne de boynum agrıdı,herşey normaldi sadece 1 saatte fazla anyı yerde oturunca koltuk rahatsız ediyordu,onunda çaresini az aralıklarla yer degiştirmede buldum.motor süper diyebilirim belkide ben iyiydim,ne diyim memlekette arkadaşımı görmüştüm bana sen kafayı sıyırmışsın, dedi
Tek bişeyi ögrendim,aslolan yolda olmaktı,yola çıkmak adamı korkutuyor ama yola çıkınca tüm korkular yerini, hedefe gitmeye zorluyor.benimde öyle oldu,yola çıkmaya ne kadar ürksemde yolda olunca hedefimde bana yakın oldu.

herkeze hayırlı sürüşler.




  HONDA CBF 250...
  CİHAN - MSN üzeri Mesaj gönder  
Alıntı ile Cevapla