Tekil Mesaj gösterimi
Alt
  (#1)
omercem
 
Offline

Üyelik tarihi: 24-03-08
Bulunduğu yer: İstanbul
Motosikleti: Suzuki AN 125
Kan Grubu: A Rh+
Scooter la 4 Vilayet 500 Km... - 09-06-2009, 11:20


Arkadaşlar artık İstanbulun kıyısında köşesinde gezinmekten bıkkınlık geldiğinden eşimle haftasonu Bursa'ya gitmeye karar verdik. Geçen yıl feribotu keşfetmiştim. İstanbul dışına kaçmanın en kolay ve ucuz yolu.. Bu sayede Yalova, Bandırma ve Bursa Gezileri yapmıştım...Yine feribotu kulllanarak Yanikapı Bursa yaptık..Feribot yenikapıdan saat 07:30 da motor + 2 kişi 55 TL.

Bursayı daha önce gezdiğimizden direk gemlik ve iznik istikametine devam ediyoruz. aşagıdaki fotoğrak gemlik ten sonra bir köyden.. Dedelerimizin tahta ve toprakla taptıkları bir apartman..Bugünkü imklanlar olsa neler yapacaklarmış demek ki...



Sonunda İznik e Ulaşıyoruz... Kaymakamlığın ve bir grup gönül insanının katkıları ile çinicilik üzerine epey gelişme yaşanmış...ama hristiyanlığın en önemli kentlerinden ve elimizden gelse vatikan kadar turistik olabilecek bu şehri mahvetmişiz..Tarih adına korunmuş bir şey kalmamış..giderseniz yeşil minareli cami ve müzeyi mutlaka görün. Ayrıca Osmanlı zamanında en makbul zeytin İznik Gölü çevresinde yetişenlermiş ama yerimiz olmadığından alamadık..Yine çinilerde çok ucuz..kırılır diye korkumuzdan alamadık...Burada Kapalıçarşıda 50-60 TL istenen şeyleri 20-25 Tl fiyatlarla satıyorlar...

İznik Gölü;



Yeşil Minareleli Cami ;



Kadir Usta;



Arkadaşlar Kadir usta gözümüzün önünde saniyeler içinde roma, selçuklu, osmanlı eserlerini çamurdan canlandırıyor, hayat veriyor. yüzlerce kilo çamurdan tek seferde yaptığı 170 CM lik vazo ile Guinnes Rekorlar a başvurmuş cevap bekliyor...Sağolsun yaşatıyor bu sanatı...



İznikte ne yenir diyoruz, yöresel bir şey yok herkes pide tavsiye ediyor. Bizde karadeniz pidecisinde pide yiyoruz gerçekten güzel...fotoğraf koymuyorum

yemekten sonra müzeyi geziyoruz...Güzel bir yer çok fotoğraf çektim ..ama çini bölümü o kadar küçük ki aklım almıyor...üzülüyorum..

Bu küpler ne diye tartıştık ben tahıl küpü olarak karar verdim içeri girince ne olduğunu öğrendik..



İznik ye 5.000 Yıl (yazıyla beşbin yıl ) öncesinden kalma ören yeri bulunmuş, ve kadın o zamanda kadın mış , 5.000 yıl önceki artık taş fosil haline gelmiş kolyelere bakar mısınız..



5.000 yıl önceki insan dereden eliyle su içmiyormuş, bardak yapmış, yetmemiş estetik kulplu bardak yapmış, yetmemiş üzerinide süslemiş buyrun;



İşte küplerin işlevi; mezar olarak kullanılıyormuş , orjinal hali ile buyrun ; içindeki ceset gerçek canlandırma filan değil akıl alacak gibi değil 5000 sene diyorum size



İznikten sonra methini sıkça duyduğumuz, taraklı ve göynük kasabalarına doğru yol alıyoruz. Pamukova geyve arasında bir amcaya yol sorma gafletinde bulunuyoruz, Köy yolları bozuktur, anayoldan gidin diyor, anayolda duble yol çalışması varmış 15 km toz toprak çamur tır kamyom içerisinde perişan oluyoruz..neyseki geyveden sonra yoolar muhteşem yapılmış ve taraklıya ulaşıyoruz. Ne yazık ki aynı duyarsızlık bu güzelim kasabayı da mahvetmiş.. tarih yokolup gidiyor ..ama bir kaç girişim başlamış , inşallah devam eder..

Onarılan bir konağı da gezme imkanımız oldu

Onarılan bir konağı da gezme imkanımız oldu dedelerimiz yaşamayı biliyormuş ev futbol sahası gibi, gez gez bitmiyor...
bu da evin manzarası





Eski bir emektar amca kıyıp atamamış bekliyor kapıyı;





Taraklıdan sonra GÖYNÜK;

Arkadaşlar burası muhteşem korunmuş bir Osmanlı Kasabası Mutlaka gidin görün; ayrıca yolları çok tatlı benim viraj kontra tekniğim müthiş gelişti; Donald Duck sağolsun 70-80 le yata yata girmeye başladım virajlara







Ne yazık ki memleketimize özgü sorunlar burada da aynı; turizm nedir kimsenin haberi yok, burada neresi gezilir neresi görülür, bir el ilanı olsun yok, sağolsun bizi ilkokul çocuğu Ümit gezdirdi

Ev pansiyonculuğu gelişmememiş halbuki o kadar müsait ki; gece kalacak yer bulamadık, bir iki tane konak var fiyatlar :Hilton seviyesinde, bir tane otel var beğenmedik pisti, öğretmenevi ise full dolu, sağolsun öğretmenevi sorumlusu İsmail bey tardımcı olduda , sahipleri orada olmamasına rağmen bir pansiyon bulabildik, iki kişi gece için 40 TL ödedik...

Kaldığımız yer ve suzumiz...



Sabahleyinde kalvaltı problemi ile karşılaştık, Turistik Göynük Kasabamızın esnafı saat 10: da hala hiç bir dükkanı açmamıştı.. Bizde pazara giderken Yakaladığımız bir amcadan sebze, bulduğumuz bakkaldan birşeyler olup bizden başka kimsenin olmadığı bir çay bahçesinde kahvaltımızı yapıyoruz...

İstikamet taraklı ve göl pazarı üzerinden Bilecik e;

Yollar Muhteşem; mutlaka bu ara yollar kullanılmalı , kontağı kapattığınızda doğanın sesinden başka hiç bir şey kalmıyor;







15 Km tırmandıktan sonra zirvedeyiz; Oksijen resmen burnumuzu yakıyor;





Yolda Terkedilmiş bir osmanlı köyüne rastlıyoruz, bulduğumuz bir kaç yaşlı köyün 500 yıılık tarihi olduğunu söylüyor . Emekli olunca buraya yerleşmeye karar veriyorum







Bilecikte Şeyh Edebali Hz. Nin Türbesini Ziyaret ediyoruz; Başkada bir şey göremiyoruz Bilecikte ;



Ve Bursa ya dönüyoruz;

Bursa Klasiği ; gerçi bu sefer servisten menun olmuyoruz ama İskender Kendini affettiriyor



Dönüş için Mudanya Feribot İskelesindeyiz. Çeşme Festivalinden gelen Harley Grubuna katılıyoruz
İki tekerse iki teker, macera ruhu ise macera ruhu, haa illa dövme gerekiyorsa onu da yaparız olmazsa ;

Bu arada eşimle yol boyunca süren, Bu motor yetmiyor Burgman alalım hayır Transalp alalım tartışması da burada sona eriyor; gökgürültüsü gibi seslerini dinleyince Harleye karar veriyoruz beraberce




Aslında çok daha güzel fotoğraklar çekilebilir ama hava o kadar sıcaktıki durmak işkence haline gelmeye başladı bir süre sonra hatta montları filanda çıkarmak zorunda kaldık bir ara sıcaktan ;

Konu omercem tarafından (09-06-2009 Saat 14:31 ) değiştirilmiştir.
   
Alıntı ile Cevapla