|
30-07-2008, 15:55 PM
burada yıllardır süregelen anlamsız bir çekişme görüyorum ben.
şunları ayırt etmek lazım:
1. çin malı motosikleti olup son derece memnun dolaşanlar, laf atan japoncu italyancılara "gidin işinize, benimki 100.000 km oldu taş gibi" diyenler
2. çin malı motosikleti olup çilelerden çile seçenler, canı fena yananlar, bir an önce elden çıkarıp ya da çöpe atıp doğru düzgün bir markaya geçmek isteyenler
şimdi birinci sınıflakiler zaten motosikleti günde 50 km yapacak şekilde ya da ayda 1 2000 kmlik uzun yol yaparak kullanan kişiler değiller. %80i bakkala çakkala gitmek ya da tatil beldesinde gezmek, en iyimser ifadeyle 10 kmlik mesafede günlük iş-ev durumu için kullananlar. e bu sınıf için zaten çin malları on numara bir tercih neden ufak talepler için 7000-15000 arası rakamları biriktirmeye uğraşsınlar ki?
siz hiç ümmet abi dışında türkiye turuna çıkmaya cesaret etmiş çinli motosiklet sahibi biri gördünüz mü? ki ümmet abinin de eski çinlisiyle sponsorlara rağmen neler çektiğini de ona sorun.
dolayısıyla ikinci sınıf, motosikleti daha fazla benimseyen, kendi yaşam tarzıyla özdeşleştirip günlük olarak kayda değer kmler yapan motosiklet kullanıcılarına hitap ediyor. elbette çinli motosikletler bu bahsettiğim amaçlara kesinlikle hizmet etmiyor.
1 ayda 1500 km yaptıysanız motorun geri kalan ömrü normal şartlarda 6 ay kalmış demektir. ondan sonraki aşamada haftada 1 servise gitmeniz gerekir, gitmezseniz yolda kalırsınız. naparsanız yapın. motosiklet eğitmeni gibi sürün, gene yolda kalırsınız. (yaşadım gördüm)
yanisi, ne kay ekmek, o kay köfte =p
her malın bir alıcısı vardır, dahasını tartışmak yersizdir. çinlisi de, japonu da, italyanı da ülkemize lazım.
|