|
17-04-2008, 17:13 PM
ALINTIDIR
Bölge İşsizlik oranı (%)
Marmara 11.4
İç Anadolu 10.2
Karadeniz 4.8
D.Anadolu 6.3
Ege 10.7
Akdeniz 10.9
G.Doğu Anadolu 21.6
(bu değerler 07.04.2004 tarihli Milliyet gazetesinden alınmıştır.)
Yıllardan beri hep bilinir ki; Türkiye’de en fazla nüfus artışı Güneydoğu’dadır. Dolayısıyla en fazla işsizlik oranı da bu bölgede olacaktır. Yukarıdaki tabloya bakıldığı zaman, Güneydoğu’daki işsizlik oranının, bazı bölgelerin iki katı, bazı bölgelerin de 3-4 katı olduğu dikkat çekmektedir..
Bugün, Güneydoğu’da, nüfusun yaklaşık 2/3’ü otuz yaşın altındaki nüfustur. Yani nufüs artışıyla oranltılı olarak oldukça genç bir nüfus bulunmaktadır. Yıllardır nüfus planlaması konusunda, Türkiye bir adım bile ileri gidememiştir. Bu konuda hazırlanan, hatta zaman zaman uygulamaya konulan projeler, amacına ulaşamadan, tipik devlet dairesi yorgunluğuna bürünmüş; bu proje kapsamında görev verilen kişiler de sadece maaşlarını almakla yetinmiştirler.
Kaldı ki Güneydoğu’da nüfus planlamasını başarılı kılabilmek için olağanüstü bir çaba ve gayret gerekmektedir. Özellikle kırsal kesimde “Allah veriyor, ne yapalım”, “önlemeyi bilmiyoruz”, “engel olmak günahtır” düşünceleri hakimdir. Bu düşüncelerle mücadele etmek kolay değildir. Son nüfus sayımında, en fazla nüfus artış oranı Şanlıurfa’ya ait idi.
Bir ülke için genç nüfusa sahip olmak güzel bir şey. “Biz Avrupa’nın en genç nüfusuyuz” diye övünmek de güzel bir şey. “Gençlik geleceğimizdir” sözü de doğrudur. Ancak geleceğiniz olarak gördüğünüz gençliğe, gelecek sağlayabilmek gerekir! Aş ve iş veremediğiniz gençlik, her zaman tahriklere açık, potansiyel bir tehlike olabilir.
Bu bilgiler eyogn arkadaşımız her ne kadar ekonomik durumu iyi olan ailelere çocuk yapmalarını önersede bu önerileri genelde fakir ve/veya eğitimsiz aileler uygulamaktadır. Sonuçta düşünmeyen, analiz etmeyen, üretmeden tüketmeyi yaşam amacı haline getirmiş kuru kalabalıklar ülkenin her tarafına yayılmaktadır.
1-gelir düzeyi ortalamanın altındaki bölgelerde aile planlaması çalışması yapılması zorunludur.
2-ülkemizin kaynakları söylendiği gibi bol döküm değildir, şu anda stratejik tüm noktalar uluslararası sermayenin elindedir, ülkemiz su fakiri ülkeler arasındadır, tarımda kendine yeten bir ülke iken şu an tamamen dışa bağımlı bir ülkeyiz, (son günlerdeki hububat krizi tuzu biberi)
3-yanlış yazmak istemem ama hukuğumuza yerleşmiş "galatı meşhur fasihi mehçurdan evladır" diye bir tanım var, yaygın yanlış terk edilmiş doğrudan üstündür der.
Konu muhozo tarafından (17-04-2008 Saat 17:15 PM ) de değiştirilmiştir..
|